12 Aralık 2010 Pazar

Fernandes Geliyor

Transferde sene başında şov yapan Beşiktaş harekata devre arasında da devam ediyor.Beşiktaş Valencia'dan kiraladığı Manuel Fernandes ile yarın sözleşme imzalamak üzere oyuncuyu Türkiye'ye getiriyor.

Bu transferi değerlendirecek olursak bence önemli bir iş yapıyor Beşiktaş ve ben bir taraftar olarak memnunum bu hamleden.Tabata gibi geldiği günden beri vasatı aşamamış bir oyuncu yerine Fernandes gibi bir yıldızı getirmek önemli bir hamle.Keza Fernandes bileklerine çok hakim çok yetenekli bir oyuncu ve ayrıca oyunu iki yönlü olarak oynayan bir isim.Sakatlık geçirmeseydi muhtemelen şu an çok daha farklı yerlerde olabilirdi ancak bu onun yeteneklerini göz ardı etmemiz gerektiği anlamına gelmez ya da Beşiktaş'ın bu hamlesini küçümsemek anlamına..Çünkü Fernandes buraya Schuster'in isteği doğrultusuyla geldi ve onun sistemine uygun bir oyuncu.Bu yüzden de çok önemli çünkü eğer Schuster buraya getirmek istediği sistemi tam olarak oturtursa Beşiktaş çok farklı bir yerde olabilir.Beşiktaş'la ilgili bir değerlendirme yapacağım yakın bir zamanda zaten.

Konuyu dağıtmadan devam etmek gerekirse Fernandes dediğim gibi çok yetenekli bir oyuncu.Zaten 18 milyon euro gibi bir bonservis bedeliyle transfer olması da bunun göstergesi.Beşiktaş'ta eğer bonservisini almak isterse 8 milyon euro karşılığı Fernandes'i kadrosunda tutmaya devam edecek.Fernandes'in gelişiyle Guti,Ernst gibi isimlerin orta sahada yükü daha azalıcaktır ve forvetle defans arasındaki köprü güçlenecekti ayrıca ofansif olarak ta takımdaki zenginlik artıcaktır bence.Bu yüzden Fernandes transferini çok iyi bir hamle olarak görüyorum ve eğer uyum sağlarsa Beşiktaş'a çok şey katacaktır.Ama Schuster istediyse uyum sağlayabileceğini düşünmüş olmalı muhakkak.

Son olarak dediğim gibi ben faydalı bir transfer olarak görüyorum Fernandes'i.Hayırlı olsun Beşiktaş'a.

Büyük Usta

Şener Şen'in oyunculuğunu anlatmaya bilmiyorum gerek var mı?Türkiye'de yetişmiş en iyi oyuncular arasında rahatlıkla gösterebiliriz.Şu son Av Mevsimi filmiyle de ustalığını kanıtladı gerçekten.Harika bir oyunculuk sergiledi yine hayran bıraktı büyük usta.Büyük bir saygı duyuyorum kendisine müthiş bir oyuncu.

Daha önce Beyaz Show'a konuk olduğunda onun için hazırlanmıştı biz de paylaşalım dedik bunu tekrardan.Buyrun efendim saygıyla büyük ustadan seçmelerle hazırlanan bu güzel video..

Süper Gelişim


Derrick Rose..2008 yılında Chicago Bulls tarafından 1.sırada seçildiğinde takımının ondan beklentisi çok çok fazlaydı.Süperstarlık potansiyeli barındırdırdığı ilk günlerden itibaren belliydi.Rose her sene oyununu ve kişiliğini geliştirdi ve bu sezonda gerçekten müthiş bir başlangıç yaptı öyle de devam ediyor.Bugün Nba Tv'de Bulls'un maçını izledim ve Rose'un oyununu ne kadar geliştirdiğine şahit oldum.Bu yazımda da Rose'un bu seneki çıkışına ve gelişimine dikkat çekeceğim.

Rose lige ilk geldiği günlerden itibaren müthiş hızlı ilk adımıyla kendini belli etmişti.Ben de kendisine sempati duyuyorum açıkçası.Oyun stilini,liderliğini filan beğeniyorum ilk yıllardan beri.Rose'a dönecek olursak Rose içeriye etkili drive'ları,çabukluğu,saha görüşü ve atletikliğiyle Bulls'a yeni bir heyecan getirdi.En büyük eksikliği şutu olarak görülüyordu Rose'un.Çaylak yılında 16.8 sayı 6.3 asist ve 3.9 ribaunt ortalamaları tutturarak takımının play-off'lara kalmasında büyük bir rol oynadı ve tabiki bu başarılardan sonra Yılın Çaylağı Ödülü de Derrick Rose'un oldu.Ancak Rose'un asıl sahneye çıktığı zaman play-off'lar oldu.Son şampiyon Boston Celtics'le eşleşen Bulls müthiş bir seri izlememizi sağladı.Rondo'yla Rose'un düellosu ve müthiş çekişmeli maçlarla dolu olan 7 maçlık seri gerçekten harikaydı.Rose da bu seride bir çaylaktan çok daha fazlasını oynadı.Takımını sırtladı.Belki elendiler ama taraflı tarafsız herkes Rose'un performansını takdir etti.Ben de tabiki Rose'u favori oyuncularım arasına eklemiştim çoktan.

Derrick Rose 2.sezonuna sakatlıklardan dolayı biraz tutuk başlasa da tam olarak iyileştikten sonra giderek artan performansıyla Doğu All-Starları arasına seçildi.Rose yine can alıcı drive'larıyla ön plandaydı takımı adına.İçeriye girdi mi müthiş bir kararlılıkla bitiriyordu pozisyonları ve çok zor pozisyonlarda dahi sayı bulmayı başarıyordu.Ancak yine en büyük sorunu şutlardı.Kendisini uzaktan alan savunmalara karşı sıkıntı yaşıyordu Rose.Bulls üst üste 2.sezon play-off'lara kalırken 20.8 sayı 6 asist ve 3.8 ribauntla Rose yine ön plandaydı.Play-off'larda bu sefer rakip bir başka dişli takım Lebron'lu Cleveland'tı.Bulls 5 maçta teslim olurken Derrick Rose takımı adına ayakta kalan tek isimdi diyebiliriz.Seri boyunca Cavs onu durduramadı ve o da 26.8 sayı ve 7.2 asistle müthiş bir seri geçirdi.

Rose ve Chicago bu yazı boş geçirmedi.Bulls müthiş Fa piyasasında ilk hedefleri olan Wade veya Lebron'dan birini kadrosuna katamasada All-Star forvet Carlos Boozer kadroya dahil edildi.Böylece Bulls'tan beklentiler iyice arttı dolayısıyla Rose'dan da.Rose'sa bu yazı Amerika Milli Takımı'yla Türkiye'de Dünya Basketbol Şampiyonası'nda geçirdi.Yoğun guard rotasyonu arasında savunmasıyla ve topa yaptığı baskıyla ön plana çıktı Rose.Amerika'nın Dünya şampiyonu olmasında Durant'ten sonra en çok katkısı olan isimlerden biriydi.Ayrıca bu yazla birlikte şut çalışmalarını arttıran Rose oyununun en önemli eksikliğini giderme yolunda çok büyük bir adım attı.

                                             

Kadroya yeni katılan Boozer'ın elini kırması ve sakatlığı nedeniyle oynayamayacak olmasıyla Rose'un üstündeki sorumluluk arttı.Ancak o bunun altından kalkmayı bildi.Rose şutunu ne kadar geliştirdiğini oyunuyla herkese göstermeye başladı.Artık onu geriden alan rakiplere karşı tereddüt etmeden kaldırıp şutuyla cezayı kesiyor Rose.Daha komple bir oyuncu olarak bu sezon karşımızda.Drive'ları aynı etkinliğini korurken orta mesafe şutlarını ve üçlüklerini inanılmaz geliştirdi Rose.Bu sezon daha önce de belirttiğim gibi son saniye üçlüğünü bile tereddüt etmeden kaldırıp attı ve isabeti de buldu ve artık son anları da çok çok daha olgun oynuyor ki zaten ilk yılından itibaren bu anlarda sinmeyen tam tersine öne çıkmayı seven Rose için bunu daha da geliştirmesi inanılmaz bir artı puan.Keza yine bu seneki Lakers maçı gibi bir çok maçta son anlarda sahneye çıktı ve takımına galibiyetleri kazandırdı.Şimdiden ilk 2 sezonda attığı üçlük sayısını geçmiş durumda Rose.Takımına müthiş bir liderlik ediyor şut tercihleri filan çok çok doğru.Bulls bu sezon 14-8'lik bir derece de ve Boozer'ın da dönüşüyle son 5 maçını kazanmış durumda.Tabiki burda en çok takdir edilmesi gereken oyuncu şüphesiz Derrick Rose.25.1 sayı 8.1 asist ve 4.30 ribaunt ortalamalarıyla süper bir sezon geçiren Rose için asıl dikkat çekici olanlardan biri de %46'lık saha içi ve %41'lik üçlük isabeti yüzdesi.

Dediğim gibi şutunu da geliştirince çok daha komple bir oyuncu oldu.Şutunun getirdiği rahatlık sayesinde hücum yönü inanılmaz gelişti.Yani neredeyse hiç şutu olmayan bir oyuncunun böyle gelişimine saygı yıllardır eleştirilen şutunu neredeyse hiç geliştiremezken Bulls'un genç yıldızı kendini çok çok geliştirdi.Nash ve Kidd'in artık kariyerinin son dönemlerini yaşamaya başladığı şu yıllarda Rose belki de ileride Nba'in en iyi oyun kurucusu olacak.Belki bu sene değil ama ilerleyen senelerde de şampiyonluğun en güçlü adaylarından biri olacak olan Bulls komutayı çok doğru bir adama teslim etti.Bizde bu heyecan verici genç oyun kurucuyu izleme zevkine sahibiz.

Yaratıcı BozBaykuşlar



Bir incisözlük oluşumu olan Bozbaykuşlar,İBB takımının taraftar grubunu oluşturmaktalar.Taraftar grubu derken büyük bir şey hayal etmeyin,ancak değişik pankart ve yazılarla değişik bir grup olduklarını gösteriyorlar.Bugunkü İBB-Trabzonspor maçında da güzel bi pankart açmışlar gördüğünüz üzere.

Semih Erden'in Gecesi



Bu sabaha karşı oynanan maçta Boston Celtics Charlotte Bobcats'i 93-62'lik skorla geçmeyi başardı.Tabii bu normal bir durum.Bizi ilgilendiren kısmı ise Semih Erden'in 41 daika süre alması.Oldukça anormal bir durum gibi geliyor dimi?

Shaquille O'neal,K.Perkins,Jermaine O'neal'ın yokluğunda meydan Semih'e kaldı.-ki ben JO'dan daha fazla hak ettiğini düşünüyorum,rotasyondaki yerini.-Semih böylelikle 2 maç üst üste ilk beş çıkmış oldu Celtics formasıyla.Geçen maç ilk beş çıkıp 18 dakika süre almasına rağmen,bu kez maçın gidişatıyla da dolaylı olarak tam tamına 41 dakika süre aldı.Maç boyunca çeşitli hatalar yapsada-özellikle yardım savunmasını yaparken,kendi adamını kaçırma gibi hatalar yaptı.Avrupa basketbolundaki yardım savunmasını NBA'de yapmaya çalıştığınız zaman,diğer oyuncular size yardıma gelmediğinde siz adamınızı kaçırmış gibi oluyorsunuz.Semih'te 2-3 kez bu durumla karşılaştı.-Öte yandan genel anlamda savunmaya sertlik getirdiğini söylebiliriz.Ancak rakip Charlotte Bobcats olduğundan söyleyeceğimiz tüm güzel şeyler hafiften havada kalır nitelikte.Yaptığı 5 blok savunmadaki gayretinin bir göstergesi.

Öte yandan en önemli konu şu ki,hiç sırıtmıyor Semih Erden.Rondo-Allen-Pierce-Garnett-Erden,nasıl sırıtmaz diyenleriniz vardır.Ondan söz etmiyorum,genel anlamda işine konsantre,ne yapacağını bilen bir oyuncu izliyorsunuz Semih'i izlerken.Hücumda Vafer'ın son dakikaki asistleriyle çift haneye ulaşmayı başarıp,kariyer sayı rekorunu da bi güzel kırdı.Shaq'ın ne zaman döneceğini bilmiyorum ama bu maçlarla Doc Rivers'ın gözüne girmeyi başardığını düşünüyorum.Bir de şuna değinelim,Semih'in serbest atış yüzdesi de onun için büyük avantaj,dün 4-4'le attı çizgiden.



Olayın asıl beni ilgilendiren kısmına geçersem,Jordan'a üzülüyorum abiler.Herif acı çekiyor kenarda.Bobcats'in bu sene son dakikada kaybettiği maç sayısı az buz bişi değil.Bir de böyle mağlubiyetler...Kısaca Jordan'ın kanser olmasından korkuyorum.

Kobe Bryant THY'de



Evet evet yanlış okumadınız.Türk Hava Yolları sponsorluk işini iyice abarttı ve dünyanın en iyi basketbolcusu olarak gösterilen Kobe Bryant'la tanıtım elçiliği yapması konusunda anlaşmaya vardı.Böylece Los Angeles hattını açmaya hazırlanan THY büyük bir reklam yapma şansı yakaladı.

Daha önce Barcelona ve Manchester United gibi dev klüplerle sponsorluk anlaşması imzalamıştı THY.Bu da dev bir adım oldu tanıtım konusunda.Kobe de bu anlaşmadan baya heyecanlanmış gibi."Türk Hava Yolları'nın küresel marka tanıtım elçisi olarak seçildiğim için gururluyum. Türk Hava Yolları 77 yıldır yolcularına mükemmel bir hizmet sunuyor ve artık Los Angeles'lıların da bu hizmeti ilk elden deneyimleyeceği için de mutluyum. Türkiye doğal güzellikler ve binlerce yıllık tarihi açısından zengin bir ülke ve ben bu ihtişamın dünyadaki diğer insanlara ulaştırılmasında Türk Hava Yolları ile işbirliği yapacağım için mutluyum. En kısa sürede Türk Hava Yolları ile uçmak ve mükemmel servisi ve üst seviyede övgü alan yemekleri kendim denemek için sabırsızlanıyorum" açıklamasını yapmış.Kobe gibi birinin sadece para için bunu yaptığını düşünmek zaten hayalcilik olur.Bu yüzden onun da demek ki ilgisini çekmiş bu anlaşma.

 Kobe'nin rol alacağı reklam filmleri,bilboard'lar vs 2011 yılından itibaren yayınlanıcakmış.Böyle büyük bir iş yaptığı için THY'yi kutlayıp her 2 tarafa da hayırlı olsun diyelim bizde.Umarız Kobe de Türkiye'ye ziyarete gelir bu anlaşma sayesinde biz de onu görme şansı yakalarız.

T-Mac'in Dönüşü

Tracy Mcgrady şüphesiz ligin sakatlıklardan en çok çeken oyuncusu.Çok uzun ve çok ağır sakatlıklardan belini doğrultamadı hatta bir ara emekli olma aşamasına kadar geldi.Ligin en iyi skorerlerinden birinin bu hallere gelmesi üzücü.Bu yaz da veteran minimum kontratıyla Detroit Pistons'a katıldı ve benchten gelerek bence iyi bir katkı veriyor.Bazen de eski günlerinden ufak bölümler sunuyor bize.Ama hala saktlıklarının etkisi var.

Dün geceki Detroit-Toronto maçında müthiş bir aley-oop yaptı T-Mac.Ben Nba Tv'de özetleri izlerken gördüğümde bir an Austin Daye sandım.Yani ondan hiç beklemiyordum.Ama gerçekten çok güzel bir aley-oop olmuş.Will Bynum'un pasını havada yakalayıp müthiş tamamlamış T-Mac.Bu da onun hayranları adına güzel bir işaret.Sakatlıklarının etkilerini silmeye başladığının bir göstergesi.Tabi bir daha tekrar eskisi gibi olması çok çok çok zor ve düşük bir ihtimal ama yine de dediğim gibi hayranları adına çok güzel bir hareket olmuş bu.

11 Aralık 2010 Cumartesi

Bu Nedir Ya?


Bu görüntü Dha'ya bomba gibi düştü açıkçası.Bende görünce çok şaşırdım.Abd'de bir geyik avcısı ormanda avdayken bir anda önüne fırlayan bu yaratığın fotoğrafını çekmiş.Makinesi kaçarken kırılsa da hafıza kartı zarar görmediği için fotoğrafları yayınlamış.Gerçek olduğunu herhangi bir oynama yapmadığını yada fotoğraf hilesi kullanmadığını söylemiş.

Herhangi bir açıklama da gelmedi bu konuda yani hile var filan diye.Nasıl bir yaratık bu anlamadım gerçekten.Yani insan olmadığı kesin.Gözleri hadi flaştan parlamış olsada suratı çok garip.Burnu ağzı falan insanca değil.Vücudu biraz zayıf bir insanı andırıyor gibi.Ya gerçek mi bilmiyorum tabiki böyle şeyler daha önce de çok söylendi yazıldı resimler kullanıldı çekildi.Ama bu son olay bomba gibi düştü dediğim gibi.Bir de malum NASA son dönemde çok soru alıyor bu konuda.Bir de bu çıkınca insan işin Gora'daki gibi feyk(!) olduğu ihtimalini arttırır gibi.Ama yine de şaşırdım görünce ondan sizlerle paylaşmak istedim.

10 Aralık 2010 Cuma

Vecizeler-2



Sunucu:Sergen Türkiye'de 18 yaş altındakiler de İddaa oynuyorlar onlara söylemek istediğin bir şey var mı?

Sergen:Valla bu aralar Almanya Ligi'nden uzak dursunlar çok süpriz oluyor.."

9 Aralık 2010 Perşembe

Hoşgeldin Walker



D-League'de basketbola geri dönen Antoine Walker,güzel bi geri dönüş yapmış,buyrun videoya..

İtalyan İşi



Toronto Raptors bu yaz Chris Bosh'u kaybettiğinde takımı kimin üzerine kuracakları için pek düşünmediler.Çünkü İtalyan forvet Andrea Bargnani hala kadrolarındaydı ve onlar zaten onu 1.sıradan seçerek ondan beklentilerinin büyük olduklarını belirtmişlerdi.Tabiki Bosh gittikten sonra takımın 1 numaralı oyuncusu da Bargnani'den başkası olamazdı.

Bargnani sezona biraz tutuk başladı ama sezon ilerledikçe açıldı İtalyan oyuncu ve bu sabah New York Knicks karşısında da müthiş bir oyun sergileyerek günün etkileyici performanslarını belirttiğimiz bu köşemizde yer almaya hak kazandı.Kullandığı 24 şutta 16 isabet bularak inanılmaz bir yüzde yakalayan ve bu etkileyici performansın yanına 7 ribaunt 6 asist ve de 2 top çalma ekleyen Bargnani buna rağmen takımının son dönemin çok formda takımı Knicks'i geçmesini başaramadı ve Knicks maçı kazandı.Ama İtalyan oyuncu bu saygı duyulası performansıyla Raptors için doğru adam olduğunun sinyallerini vermeye devam etti.

3,2,1 Fisher!!

Los Angeles Lakers'ın tecrübeli guardı Derek Fisher yıllanmış şarap gibi.En kritik yerde en kritik şutları hiç eli titremeden atabilir.Mr. 0.4 bu tip şutların üstadıdır bildiğiniz gibi.Normal sezon veya play-off farketmeden bu tip şutları atıyor.

Bu sabahki maçta da Fisher takımına maçı kazandıran sayıyı attı.Ancak bu sefer bir şutla değil bir turnikeyle kazandırdı maçı.Fisher için son yıllarda söylenen şey şutlarının turnikelerinden daha yüksek olduğuydu.Ancak Fish soğukkanlılıkla zor pozisyonda DeAndre Jordan'ın üstünden sol eliyle turnikeyi yüksekten bıraktı ve Lakers'ın zorlandığı Los Angeles derbisinde Clippers'ı geçmesini sağladı.

8 Aralık 2010 Çarşamba

Bir Çakın Artık

Minnesota Timberwolves'un genç oyuncuları Kevin Love ve Wes Johnson son maçta bir faulden sonra birbirlerini tebrik etmek istediler.Ama bu baya zor oldu onlar için.Bir türlü çakamadılar sonra Love yanına gidip istediği beşliği aldı Wes Johsnon'dan.İşte o sahne.

Maldonado Williams'ta



Williams'ta bilinmezlik içinde olan boş koltuğa kimin oturacağı bu hafta belli oldu.Hulkenberg gibi yetenekli bir pilot ile kontrat yenilemeyen Williams takımının neden böyle bi karar aldığını anlamamıştım doğrusu.Yetenekli ve gelecek bir pilot diye tanıyorum Hulkenberg'i.Neyse olan oldu Hulkenberg boşa çıktı.Peki onun yerini kim alıcaktı.Bizi şimdi ilgilendiren konu bu.2011 sezonunu Barichello'nun yanında kim olucak sorularına yanıt geldi Williams takımından.Bu pilot GP2 şampiyonu Pastor Maldonado.Gerekli olan test sürüşlerinden sonra anlaşmaya varışmış genç pilotla.Barichello'dan alacağı fayda ile önemli bir kariyer yapabilir bu genç ve yetenekli pilot.GP2'da şampiyon olmak o kadar basit bi olayda değil.İlginç olan bi iki nokta daha var bu antlaşma içerisinde.Birincisi 30 yıl aradan sonra ilk defa bi Venezuella'lı bir pilot Formula1 de yarışacakmış.Asıl ilginç olan kısımda Petrov gibi Maldonado'nunda takımına sponsor desteği sağlayabilirmiş.Ülkesi tarafından.Bu da işin mali kısmı.Ama Williams takımı sadece mali açıdan karlı çıkmayacaktır.Formula1'e hemen ayak uydurursa puan bakımından katkı sağlayacaktır.Neyse 2011'de bir yeni yüz izleyeceğiz.GP2 geleneği ve kendini gösterme isteği olarak bol geçiş yapma gayreti içinde olacaktır.Sezona renk katması dileğiyle...

Şimdi de Shaq Mı Geliyor ?




Hemen bu sabah düşen bi haberden bahsetmek istiyorum.Allen İverson'u getiren yönetim bu temaslar sırasında Shaq ile de temas içerisine geçilmiş.Fakat Shaq'ın dediğine göre Boston'da bir sezon kalıp şampiyonluk yaşamak istiyormuş.Ama önümüzdeki sezon için söz alınmış kendisinden! Buraya dikkat söz vermiş Shaq.Nekadar doğru bilinmez diye içimden geçirirken İverson'un manajeri Shaq ile görüştüm İverson ile beraber oynamaya hazır açıklamasında bulunmuş..Ee bu adam gelirse seneye gelicek peki o zaman İverson kalıcak mı kesin Beşiktaş'ta.İverson'un niyeti NBA'de bir sezon daha oynamak.Ayrıca arka arkaya 2 sezon ve daha fazlasını oynayan bi Cehver var heralde bu takımda.İverson gittiği halde Shaq gelir mi? Shaq'ında İverson gibi paraya ihtiyacı olmadığı aşikar.Takımdan aldığı maaş haricinde gelirleri yüksek bi adam Shaq.Şimdilik arap saçı olan bu transfer haberi daha netlik kazanmış değil.Bi sürede dedikodudan öteye gidilmez.Yeni bir haber çıkmadığı sürece beklemede olucaz.Ama ismi Beşiktaş ile anılması hoş.Şimdi anca 37 yaşında gelir muhabbetleri dönmez umarım.Böyle bi adam 25 yaşında gelicek değil ya.Neyse efendim esen kalın..

7 Aralık 2010 Salı

Biz Daha Ölmedik



San Antonio Spurs...2000'li yıllara damgasını vurmuş bir hanedanlık diyebiliriz.Ancak son dönemde kadrosunun ana çekirdeğini oluşturan oyuncuların yaşlanmasından dolayı kazandıkları başarılar da giderek düştü.Spurs'ün bir daha asla eski seviyesine dönemeyeceğini düşünenlerin sayısı çok fazlaydı.Nitekim biz de sene öncesi şampiyonluk adaylarını değerlendirdiğimiz ufak yazı dizisinde.Herkes Batı'da dengelerin değişmesiyle Lakers'ın rakipsiz kaldığını düşünüyordu.Ancak Spurs sezona hiç beklenmedik bir başlangıç yaparak onları asla göz ardı etmemek gerektiğini hatırlattılar bize.

San Antonio sezona ciddi bir takviyeyle başlamadı aslında.Avrupa'nın iyi pota altı oyuncuları arasında gösterilen Thiago Splitter ve Türkiye'den tanıdığımız Gary Neal Spurs'ün bu sezonki takviyeleri oldu.Kağıt üzerinde pek te öyle ciddi bir katkı gibi durmuyor tabiki.Ayrıca benchin önemli isimlerinden Roger Mason da takımdan ayrıldı.Ancak Spurs sezona müthiş bir başlangıç yaptı ve 17-3 'lük derecesiyle Nba lideri şu anda.Peki bu başarının sırrı nedir.Nasıl böyle bir başlangıç yaptılar devamı gelir mi?İşte bunları değerlendireceğiz yazımızda.Hem de sene başı şampiyonluk adayı olarak göstermediğimiz Spurs'ten de böylece özür dilemiş oluruz.


Öncelikle Spurs bu sezon da ana çekirdeğini koruyarak başladı.Parker-Manu-Duncan üçlüsü yıllardır Spurs'ü sürükleyen oyuncular.Hele Duncan'ın değeri tartışılmaz bile.Bu üçlü özellikle geçen sene çok sakatlık problemleri yaşamışlardı.Ancak bu sene şu döneme kadar herhangi bir sakatlık problemi yaşamadılar.Yine geçtiğimiz senelerde Duncan hariç diğer oyuncuların adı ayrılık dedikodularına karışmıştı.Özellikle Manu'nun yaşlanan kadroya bir çözüm bulmak için gözden çıkartıldığı söyleniyordu.Ancak yine şimdiye kadar hiç bir ayrılık dedikodusuna karışmadı adları bu oyuncuların.Tabi ayrılık dedikodusuna karışmadılar derken Tony Parker-Eva Longoria olayını saymıyorum.Parker'ın oyunu şu ana kadar bu ayrılıktan etkilenmemiş gibi.Duncan'la başlıyalım performansları değerlendirmeye bu üçlünün.Duncan sene başı çok iyi bir hazırlık dönemi geçirdi ve kilo kaybederek başladı yani formuna kavuştu.Şu ana kadar da takımın kendisinden istediğini yapıyor yine Duncan.Tabiki Popovic te onu yormamaya çalışıyor elinden geldiğince.Bazı maçlarda 20 dk civarı oynadı sadece Duncan.Parker'sa dediğimiz gibi çok iyi başladı sezona ve ayrılıktan da etkilenmedi.Geçen sene çok uğraştı sakatlıklarla Parker ancak bu sene sağlıklı ve geçtiğimiz senelerde kendisini All-Star yapan performansına yakın bir performans sergiliyor.Takımını çok iyi yönetiyor gerçekten ve öldürücü drivelarına eklediği belli mesafeye kadar şut menziliyle çok önemli bir skor gücüne dönüşmüş durumda.Manu da keza Parker gibi sakatlıklardan çok çekti ama bu sene o da çok formda gerçekten.O da kendisini All-Star yapan performansı sergiliyor.Hücumda takımını sırtlıyor Manu.Yani konuyu bağlıyacak olursak Spurs'ün üçlüsü çok verimli bir sezon geçiriyor gerçekten.


Spurs'e bu sezon en büyük katkılardan biri Richard Jefferson'dan geliyor.Takıma geçtiğimiz sezon katılan Richard Jefferson geçen seneki başarısızlık yüzünden en çok eleştirilen oyuncu oldu.Sisteme alışamayan Jefferson oldukça verimsiz bir sezon geçirdi ancak Spurs onun arkasında durdu ve güvendi ona.O da bu güveni şimdiye kadar boşa çıkartmıyor.Takımdaki rolünü iyice kavrayan R-Jeff çok önemli katkılarda bulunuyor.Bu üçlünün en büyük yardımcısı oluyor hatta zaman zaman bu üçlü ona yardım ediyor.Savunmada da yıllardır görmediğimiz bir gayret sergiliyor Richard Jefferson.Tabiki tüm bunlar Spurs adına çok olumlu gelişmeler.Jefferson onlar için çok kritik bir oyuncu.Kaldıki yıllardır onun oynadığı pozisyonda istikrar abidesi Bruce Bowen oynamışken...Jefferson da bu sezonki başarı da önemli bir pay sahibi kesinlikle.

Diğer oyunculara bakıcak olursak geçen sene Parker yokken başarılı işler yapan genç guard George Hill bu sene de benchten gelmeyi pek yadırgamamış.Çok önemli katkılar yapıyor takımına.Parker'ın sahada olmadığı dönemlerde takımını çok güzel kontrol ediyor.Geçen sene yine çok iyi bir performans sergileyen Dejuan Blair'se bu sezon geçen seneden pek farklı değil.Yani pek geliştirememiş gibi kendini.Yine çok iyi ribaunt topluyor ribaunt sezgisi sayesinde.Mcdyess'la Splitter da aldıkları sürelerde çok olumlu işler yapıyorlar.Tabi bu Duncan'ın dinlendirilmesi açısından çok kritik.Şu ana kadar bu açıdan da işler yolunda gidiyor Spurs adına.Spurs'e benchten gelen bir başka önemli katkı ise pek yabancı olmadığımız ve Karşıyaka'dan tanıdığımız Gary Neal'dan geliyor.Neal Spurs sistemine çok çabuk uyum sağlamış.Aldığı sürelerde çok iyi bir katkı veriyor Spurs'e ve bench in oyunda olduğu dönemlerde sayı bulmayı kolaylaştırıyor.

Yazının sonuna gelicek olursak San Antonio bu sezona kimsenin beklemediği kadar iyi başladı ve hedeflerinin play-off'a kalmak filan değil şampiyonluk olduğunu gösterdiler herkese şu ana kadarki dilimde.Yaşlandılar,iyi değiller vs vs eleştirilerinin tam aksini oynuyorlar şu an ve Nba'in en başarılı takımı konumundalar.Eğer sağlıklı kalabilirlerse Lakers'ın Batı'daki en büyük rakibi olucaklar.Şampiyonluk mu?Neden olmasın?


Cem Yılmaz-Hayde

Av Mevsimi filmini değerlendirdiğim yazımda Cem Yılmaz'ın türkü söylediği sahnenin çok güzel olduğunu söylemiştim.Nitekim videosu da internette rekor kırıyormuş.

Söylediği türkü,milleti ayaklandırışı,neşeli tavrı ve ortamı bir anda neşelendirmesiyle filan gerçekten süper olmuş.E 2 ay çalışmışlar bu sahne için işe ne kadar özendikleri de ortaya çıkan üründen besbelli.Tekrar tekrar izlenesi bir sahne.Buyrun efendim..

6 Aralık 2010 Pazartesi

Karikatür -2




Penguen bu kapağını anlaşıldığı gibi Tophane'deki sanat galerisi baskınından sonra çıkartmıştı.Çok gülmüştüm o zaman.İnternetten de bulunca bloga da koyayım dedim.

Av Mevsimi Değerlendirmesi



Geçenlerde filmden bahsetmiştim gidilip izlenesi film diye.En kısa zamanda izleyip değerlendirme yapıcam demiştim.Filmi Cumartesi günü izledim değerlendirmesi bugüne kısmet oldu.Pek uzatmadan filme geçiyim.

Film bir cinayetin gizini çözmeye çalışan polislerin hikayesini konu alıyor.Şener Şen ekibin başı olan tecrübeli polis "Avcı"'yı canlandırıyor.Cem Yılmaz "Deli İdris"'i Okan Yalabık ta ekibe yeni katılan "Çömez"'i,Çetin Tekindor zengin bir işadamı olan "Battal"'ı Melisa Sözen de Deli İdris'în boşandığı eşini canlandırıyor.Burada oyunculuklara bir parantez açmak istiyorum.Zaten oyuncuların isimleri duyulduğundan beri bu film konuşuluyordu ve hepsi de inanılmaz güzel canlandırmış rollerini.Şener Şen ve Çetin Tekindor zaten usta.Onları konuşmaya bile gerek yok.Beni asıl şaşırtan kendisine çok zıt bir karakteri canlandıran Cem Yılmaz'ın bu rolün altından başarıyla kalkması oldu.Gerçekten çok güzel oynamış Cem Yılmaz.Keza diğer oyuncular da çok güzel yapmış rollerini.

Dediğim gibi film bir cinayetin izini süren polisleri anlatıyor dolayısıyla Cem Yılmaz var komik bir filmdir diye gidecek olanlar baştan vazgeçsinler.Tabiki filmde güldüren yerler var ama film polisiye bir film.Konusu filan gerçekten çok güzel kurgulanmış.Çok sürükleyici bir film.Çok ta güzel bir senaryosu var yani bu işe çok kafa yorulduğu belli.Olaylar çok güzel birbirine bağlanmış.Herhangi bir yerde bir kopukluk yok dolayısıyla da filmden sıkıldığınız bir bölüm de yok.En azından benim.

Sonuç olarak film hakkında konusu dışında pek bir bilgi vermek istemiyorum çünkü polisiye bir film olduğundan ve olaylar dediğim gibi çok iyi bağlandığından tadını kaçırmak istemiyorum filmin.Ben çok beğendim.Beklentilerimi karşıladı yani film kesinlikle de tavsiye ederim.Bir de unutmadan Cem Yılmaz'ın türkü söylediği sahne süper gerçekten.

Facebook ve Zamazingoları..




Facebook günümüzün çoğu bölümünü zaptetmekte artık. Haberleri, mesajlaşmayı her şeyi oradan hallediyoruz. Bunda sorun yok zaten. Yalnız bir de saçmalıkları var ki onlar hiç çekilmiyor.

Geçen sene ortaya çıkan Farmville manyaklığı ve sürekli davet gelmesi, şu aralar dönen arkadaş röportajı zamazingosu, '' salak '' bir kızın hadi sütyen rengimizi yazalım demesi üzerine binlerce kişinin buna katılması vs.

Bugün de 'Çocuk istismarı' için herkes profil resmini Çizgi Film karakteri yapsın muhabbeti var. Tamam konu hassas falan da, yapınca ne olacak Allah aşkına. Hayır, çoğu arkadaş da bunu kız düşürmek, aa aynı şeylerden hoşlanıyormuş muhabbetini açmak için kullanıyor. Asıl istismar bu değil mi? Facebook üstünden vatan kurtaranla bunlar arasında hiç bir fark yok gözümde.

Neyse, herkes katılacaksa biz de katılalım dedik.

İroni!

Who is Your Mother?

How I Met Your Mother'i bilirsiniz, ilk 2 sezonundan sonra git gide daha az güldüren bir dizi oldu. İlk sezonların hatrına izleniyor yine de saygıdan. Bu sezon bitme ihtimali varmış 13. bölümde. Bence yerinde olur, yani koca sezonda 1-2 bölüm dışında hep vasat ilerliyordu zaten. Şu anneyi de görelim bakalım 6 sezona değer bir şey mi değil mi?

Ee dizi bitiyor ne izleyecem lan ben? diyenlere bir kaç tavsiye.. Chuck, 2,5Men, Spartacus, Fringe, Gossip Girl vs vs..

Bu Nasıl Hava? #3



Şu mevsimlere baya bir anormal kaçan sıcaklara taktım biliyorsunuz.Geçen gün de yazdım soğuk hava geliyormuş nasıl olcak o iş diye.Hakkaten de Cumartesi günü kısa kolluyla gezebilirken bir günde hava 180 derece değişti.

Bir anda buz gibi bir hava oldu.12-13 derece rahat düşmüştür yani.Acaip şaşırdım ya nasıl böyle ani ve büyük bir değişim oldu.Hiç sallamamıştım bu kar geliyor falan filan açıklamalarını ama fena patladık.Yani bir gecede bu kadar büyük bir değişim hiç beklemiyordum.Cumartesi günündeki havayı da görünce iyice takmadım.

Havayla köşe kapmaca oynuyorum resmen.Kazakları yurda İstanbul'a götürdüm hava sıcak piştim.İzmit'e ince giysilerle geldim buraya gelince de hava buz oldu iyi mi.Bir türlü tutturamadım ritmi.

5 Aralık 2010 Pazar

Zıpçıktı:Cafer


Zıpçıktı nerden uyduruldu,tahmin edebiliyorum.95 yıllarında ünlü olmuş bir şahıstan bahsediyorum.Türk işi problem çocuk cafer.Nerden geldiyse aklıma,sabahtan beri Hüdaverdi ve Cafer'le ilgili bir şeyler arıyorum.Cafer'in inanılmaz sesi,hareketleri,mimikleri gerçekten muazzam.Tabii ününü uzun zaman sürdüremedi,ancak yaptığı işler akıllarda.Şuanda ne yapar,ne eder bilmiyorum.Hata bi sitede 2006'da öldü diye bir yorum okudum,ancak ne derecede gerçektir bilemiyorum.5-6 tane yorumda Galatasaray'da amigoluk yaptığı yönünde.

Sonuç olarak şuanda ne yaptığını bilmesekte-belki buralarda belki uzaklarda-hafızalarımızda yer edindiğini belirtelim.


cafer zıpçıktı komedi
Yükleyen qp_747. - Griffinbulvarı