Dizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Kasım 2011 Pazar

Modern Family



Son zamanlarda dizi arayışına girmiştim.Güzel bir komedi dizisi arıyordumki sağ olsunlar arkadaşlarım bana "Modern Family" i önerdiler.İyiki de önermişler müthiş bir diziye başlamış oldum.Herkese tavsiyemdir.

Diziyi kısaca özetleyecek olursak 3 aile var resimde gördüğünüz aileler ve bunların günlük yaşamlarıyla ilgili gelişmeleri izliyoruz.Alışılmış dizi tarzından çok farklı.Amatör bir çekim ortamı yaratılmış ki bence çok başarılı.Karakterler bireysel röportaj yapıyorlar o da çok eğlenceli oluyor.Dizideki aileler birbiriyle bağıntılı.En soldaki ailedeki Jay diğer ortadaki ailedeki Claire ve sağdaki ailede Mitchell'ın(İnce olan) babası.Her karakterin ayrı eğlenceli yanları var.Yaşanan olaylar da gerçekten çok güzel anlatılıyor.

Dizideki favori karakterimse açık ara Phil yani Claire'ın kocası.Apayrı bir adam ve o kadar doğal komik ki insan gülmekten kendini alamıyor.Rolünü de müthiş yapıyor.Hele oğlu Luke'la olduğu sahneler tadından yenmiyor.Hala başlamamış olanlar için kesin tavsiyemdir Modern Family.

7 Eylül 2011 Çarşamba

The Wire



Fazla dizi izleyen bir tip değilim. Tercihim daha çok filmlerden yana. Fakat son 1 senedir birkaç tane diziyi izlemeye başladım. Önceden Kurtlar Vadisi 'ni izlerdim ama onu saymıyorum. Neyse konumuz benim izlediğim eski dizilerden değil. 1. sezonunu yeni bitirdiğim The Wire adlı dizi hakkında 2 kelam etmek istiyorum. Hiçbir bilgim olmadan sadece İmdb'de aldığı 9.7 lik puana göre izlemeye karar verdim. Tamam, tamam kabul ediyorum afişindeki zencilerde beni izlemem karşı teşvik etti. 2002'de dizi çekilip yayınlandığı için çoğu kişi izlemiş olabilir. Ben izlemeyenlerin bir temsilcisi ve yol göstericisi olarak burada bu satırları dolduruyorum.

Dizi Amerika'nın Maryland eyaletinin Baltimore adlı şehrinde geçiyor. Bu şehir Amerika'nın en büyük 20. şehri imiş. Bizim konumuz uyuşturucu işin içinde olunca, Baltimore şehrinin kötü mahallelerinde geçiyor haliyle. Dizini konusu şimdilik polis,narkotik ve cinayet üzerine. Pek cinayet olmasa da arada cinayette işleniyor. Ee kirli para,uyuşturucu ve hayat kadınlarının bol olduğu bu kentlerde cinayette olmazsa olmazlardan bir tanesi oluyor ne yazık ki. İlerleyen bölümlerde iş biraz siyasileşecek ve devlet büyüklerine dokunacak, onları sıkıştıracak bölümler olduğu izlenimini hissettim ilk sezon olarak. İkinci sezonda kirli para miktarı büyüdükçe işe karışan kıdemli adam sayısı da artacaktır doğal olarak. Teknolojinin o zaman ki durumuyla bir suçlunun peşinden gitmenin ne derece zor olduğunu da dizini ilk sezon bölümlerinde rahatlıkla görebiliyoruz. Çağrı cihazları, telefon dinlemenin zorlukları vesaire. Fakat bu zorluklar dizinin daha bir izlenesi yapan faktörlerden bir tanesi. O polislerin bu zorluklara rağmen suçluları yakalama gayreti çabası... İlk sezonda sadece olaya polis tarafından da bakmamak gerek. O uyuşturucu satılan sokaklarda ki zorlukları , yaşam standartlarının ne denli zor olduğunu, özellikler satıcı olan o çocukların küçüklükten itibaren bu pislikle uğraşmak zorunda olduklarını gözler önüne seren bir dizi olarak gerçekten hem ders veren hemde sıkmadan bir polisiye dizisi yapan yapımcılara ve oyunculara teşekkür etmek isterim.



Dizini başrol oyuncularından kısaca bahsedelim. Öncelikler gözü kara polisimiz Dominic West dizide ki karakteri Bay McNulty, adam üstleri için tam bir baş belası ama işini bu denli seven bir polis az bulunur. Suçluyu takip ettirmesi için 8 yaşında ki çocuğunu kullanabilecek kadar gözü kara. İkinci başrol oyuncumuz Wood Harris, dizide ki karakteri Avon Barsdale, uyuşturucu ticaretinin Baltimore'da ki en yetkili ismi. Çetenin birinci adamı, bütün pislerin beyni ve inanılmaz derece de zeki bir adam (pis işler için ). Dizinin afişine layık olmuş Larry Gilliard, Jr. var sırada. Dizi karakteri D'Angelo. Bütün dizi bu adam üzerinden dönüyor. Avon'un yeğeni en sevdiği adamlardan bir tanesi ama bu işler için pekte iyi olmayan birisi. Fazla duygusal yapılan kötülüklere ve uğrunda işlenen cinayetlere minnet duyulması beklenirken o tersini düşünüyor ve bu işlerden uzaklaşma peşinde. Dizinin ağır toplarından bir tanesi, Lance Reddick. Dizi karakteri Teğmen Daniels, ilk başlarda biraz tutukluk yapsada McNulty sayesinde o da üstlerinin başını belaya sokan polis memurlarından bir tanesi olma yolunda. Bu dava için her şeyini ortaya koyacak bir polis memuru aynı zamanda. Son olarak bahsetmek istediğim bi bayan polis memurumuz var. Kendileri Sonja Sohn. Dizide ki karaketeri Memur Kima. Erkeklerle bir çok ortak noktası var. Gözü kara bir polis memuru. Davası için bir çok şeyden vazgeçmeye hazır iyi polislerden bir tanesi. Ortak bir noktası daha var o da erkekler gibi bayanlardan hoşlanması. Evet kendileri bir lezbiyen polis memuru. Ve son olarak bahsetmek istediğim adam Idris Elba. Uyuşturucu çetesinin 2. adamı. Avon Barksdale'nin sağ kolu. En önemli işlerin peşinden koşturuyor. Ayrıca bilgi danışmanlığını yapıyor. Dizideki karakteri Stringer. Şahsen çok karizma adam olarak görüyorum.



Filmde bahsetmek istediğim son bir dipnot daha var. İzlemek istediğiniz site size bunu belirtir ama ben burada söylemek istiyorum. Dizi biraz değil inanılmaz derece de küfür içeriyor. Tabi dizinin geçtiği mekanın şehirlerin ucra köşeleri olduğunu bildiğimiz için fazla bir şaşkınlık yaratmayacaktır. Fakat bir bölümde yaklaşık olarak 3-4 dakika da söylenen tek kelime f.ck oldu ve bu da baya bi kastı. Bu dip notu da dikkate almanızı tavsiye eder Baltimore'a da bekleriz efendim. Esen kalın...

6 Aralık 2010 Pazartesi

Who is Your Mother?

How I Met Your Mother'i bilirsiniz, ilk 2 sezonundan sonra git gide daha az güldüren bir dizi oldu. İlk sezonların hatrına izleniyor yine de saygıdan. Bu sezon bitme ihtimali varmış 13. bölümde. Bence yerinde olur, yani koca sezonda 1-2 bölüm dışında hep vasat ilerliyordu zaten. Şu anneyi de görelim bakalım 6 sezona değer bir şey mi değil mi?

Ee dizi bitiyor ne izleyecem lan ben? diyenlere bir kaç tavsiye.. Chuck, 2,5Men, Spartacus, Fringe, Gossip Girl vs vs..

26 Kasım 2010 Cuma

Türk Malı'nda Beklenen Ayrılık


Daha önceki bir yazımızda Türk Malı dizisinde başrol oyuncuları Şafak Sezer ve Binnur Kaya arasında yaşanan tartışmayı söylemiştik.Bu olay üstünden pek te uzun bir zaman geçmeden Binnur Kaya'nın diziden ayrılacağı açıklandı.

Açıkçası ben bekliyordum bunu.Şafak Sezer'in değil Binnur Kaya'nın bu yaşananlara kayıtsız kalamayacağını ve dizide bir ayrılığın yakın olduğunu...Sonuçta birkaç bölüm sonra Abiye karakterini canlandıran Binnur Kaya diziden ayrılacakmış.Onun yerine düşünülen isimler arasında da Zuhal Topal'la Hande Ataizi varmış.Öncelikle diziden herhangi bir oyuncunun ayrılması ve yerine o karakteri canlandıracak başka bir oyuncu gelmesi açıkçası benim açımdan dizinin keyfini kaçırıyıor.Bir kere yadırgıyor insan ilk başlarda.Abiye karakteri de önemli bir karakter dizi için ve Binnur Kaya da bu rolü iyi yapıyordu açıkçası.Seyirci de iyice özdeşleştirmişti bu karakteri onla.Onun ayrılması tabiki kötü olucak yani.En azından dediğim gibi bir yadırgama süreci olucak.

Yerine gelecek isimlere bakıcak olursak ta Hande Ataizi ne alaka anlamadım.Yani karakterle ben pek uyuşturamadım.Zuhal Topla daha mantıklı gibi geldi ama o da İzdivaç programında malum sırf bu yüzden Geniş Aile'yi bırakmıştı zamanında.Neyse dediğim gibi Binnur Kaya'nın ayrılması kötü olmuş Türk Malı adına.Şafak Sezer de bu tip kavgalarda sıkça yer alıyor malum başka anlaşmazlıklar çıkıp ta dizi biterse pek şaşırmam açıkçası.

23 Kasım 2010 Salı

Spartacus Geliyor..

Spartacus dediğim gibi çok severek izlediğim bir diziydi.İlk sezondan sonra dizinin baş karakteri Spartacus'ü canlandıran Andy Whitfield'in kanser olması nedeniyle neler olcağı ve dizinin akıbeti bilinmiyordu.Ama 2.sezon Spartacus Gods Of the Arena adıyla geliyor ve Spartacus'ten önce Batiatus'un evinin hikayesi anlatılcakmış.Böylece Andy Whitfield ta tedavi sürecini aksatmayacak ve iyileşirse 3.sezonla dizi kaldığı yerden devam edicek.

Bu da Spartacus Gods Of The Arena'nın yayınlanan ilk teaser'ı.


21 Kasım 2010 Pazar

Kanal D'nin Arka Bahçesi?



Kanal D'nin dizisi Küçük Sırlar Star'a transfer olmuş.Bundan böyle Star'da yayınlanıcakmış.İyi güzel hoş tamam da bu kaçıncı dizi Kanal D'den geçen Star'a.Aralarında bir ortaklık mmı var acaba.Kanal D'nin reuytingi düşen yada programda yer bulamadığı diziler Star'a geçiyormuş gibi düşünüyorum ben.Özellikle bu sezon geçen 2. dizi oldu bu.

Bundan önce Sihirli Annem,Acemi Cadı,Küçük Kadınlar ve Geniş Aile geçmişti Star'a benim bildiğim yine böyle.Bu dizilerde başlarda yakaladıkları reytingi daha sonra kaybetmişlerdi.Bu da oluşturduğum teoriyi destekliyor.Kanal D'yle Star arasında kardeş kanal(!) anlaşması olabilir.Böylece de dizilerin transferi kolaylaşıyor olabilir.Özellikle Kanal D'de çok ve sevilen dizilerin olması buna yol açıyor.Neyse dediğim gibi Küçük Sırlar 29 Kasım'dan iyibaren saat 8'de Star'da yayın hayatına devam edicek.

6 Kasım 2010 Cumartesi

The Walking Dead


The Walking Dead, AMC'nin yeni dizisi. Konusu adından ve resimden de anlaşıldığı gibi zombiler. Vampir dizilerinin çok tuttuğu bir dönemde iyi bir yapım. Konusu sıradan gelebilir belki ama zombi deyince fazla orjinal bir şey de yapılamaz zaten. Çizgi romandan uyarlanmaymış, aynı öykü işlenir mi bilmem.


Geçen hafta pilot bölümü yayınlandı ve izlenme rekoru kırdı ABD'de. Bir çok ülkede (Türkiye'de dahil) tanıtımı yapılıp, ünlü kişilerin zombileştirilip sokağa çıkmasıyla yankı da uyandırdı. Pilot bölüm durgundu (olması gerektiği gibi) ama sonlara doğru toparladı. Dizinin en dikkat çekici yanı makyajlar ve vahşet. Çok gerçekçi. İlk bölümde bir at sahnesi var ki aman aman..

Neyse, siz de benim gibi zombi manyağıysanız kaçırmayın derim.

5 Kasım 2010 Cuma

Spartacus Blood and Sand




Spartacus'ün ilk bölümüne denk gelmiştim izlemiştim.İlgimi çekti ama takip ediceğim pek aklıma gelmemişti.Sonra yine ara ara bölümlere denk geldim Cnbc-e'de ama internetten hiç aramadım nedir ne değildir kaç bölümü var diye.Böyle böyle birkaç bölüme daha denk geldim izledim yavaş yavaş sarmaya başladı.Daha sonra da Çağlar Yıldız'ın blogunda şu yazıyı gördükten sonra internetten sezon finaline kadar indirip izledim ve iyiki de izlemişim diyorum.

Konusuyla,hikayesiyle,senaryosuyla,her bölümde değişebilen dengeleriyle ve beklenmedik süprizleriyle fena halde fanatiği oldum diyebilirim dizinin.Bölümler 50'şer dakika civarı olmasına rağmen su gibi geçiyor gerçekten zaman izlerken.+18 işaretinin de hakkını veren bir dizi yanlız.Sağolsun indirdiğim altyazı da da küfürler eksiksiz olarak çevrilmişti yani bu konuda izleyecek olanlara şimdiden bir uyarı yapalım.Ama dediğim gibi hikayesi filan acaip sarıyor dizinin.Olaylar çok akıcı ve birkaç sahneyi kaçırdın mı bir anda kopabiliyorsun.Yayınlanan bölümlerin hepsi çok güzel ama sezon finali gerçekten bambaşka bir bölüm olmuş.Mutlaka tavsiye ediyorum yani izlemenizi özellikle de şu sezon finalini.

Dizi şu ana kadar 13 sezon yayınlandı ve şu an tatilde.Lenf kanseri olan Andy Whitfield(Spartacus)'ın durumundan dolayı Ocak'ta filan başlanacağı söyleniyor dizinin.Gerçekten bir an önce başlamasını istiyorum dizinin merakla bekliyorum herkese de tavsiye ediyorum ama dediğim gibi +18'in hakkını veren bir dizi.

28 Ekim 2010 Perşembe

"Adamlar Kendini Aşmış Usta"

Arka Sokaklar'da Mesut(Şevket Çoruh) ve Hüsnü(Özgür Ozan) arasındaki diyaloglar çok eğlenceli geçiyor.İkilinin alaycı tavrı,böyle tabiri caizse bıyık altından gülerek dalga geçmeleri filan gerçekten çok eğlenceli.Bu sefer Murat(Uğur Pektaş) ta katılmış onlara ve şu son yaptıkları çok harika olmuş.Kıvanç Tatlıtuğ'un reklamıyla dalga geçmişler ve çok ta güzel geçmişler dalgalarını açıkçası ben çok güldüm izlerken.


19 Ekim 2010 Salı

Türk Malı'ndaki Kavga

Türk Malı ilk çıktığında izlemiştim.Başlarda komikti ama sonra kendini tekrar etmeye başladı.Son dönemde Melek Baykal ve Özkan Uğur'un katılımıyla yeniden hareketlenmeye başlamıştı dizi.Ancak bu seferde bugün okuduğum habere göre dizinin 2 başrol oyuncusu arasındaki kavga yüzünden çekimler iptal olmuş.

Evet Şafak Sezer'le Binnur Kaya yani Erman'la Abiye kavga etmiş ve Şafak Sezer "Defol git!" diyerek setten kovuş Binnur Kaya'yı o da göz yaşlarına hakim olamıyarak setten ayrılmış.

Açıkçası üzüldüm.Sonuçta fanatiği olmasamda izlediğim bir diziydi ve bu kavgaya rağmen devam etse de bana eski tadı veriycek çünkü oyuncuların arasındaki soğukluğu öğrenmiş olduk artık.Ayrıca Binnur Kaya adına da üzüldüm çünkü Şafak Sezer'in yaptığı ayıp gibi duruyor.Tabi detaylı bir bilgi okuyamadım ama okuduğum kadarıyla yapıyorum bu durumu.Hem bu Şafak Sezer'in ilk olayı da değil daha önce de Hababam Sınıfı ve Maskeli Beşler'den rol arkadaşı Peker Açıkalın'la da tartışmaları olmuştu.

Binnur Kaya'yı şu güne kadar her hangi bir kötü olayla anmadık,ayrıca kişilik açısından da düzgün iyi birine benziyor ve muhtemelen bunda da Şafak Sezer'in bir sert çıkışı olmuş olabilir.Sonuç olarak bu soğukluğun olması diziye direk yansıycak.İnşallah kendi aralarında gerçekten tatlıya bağlarlar ama bu olayın halka yansıması kötü oldu çünkü dizide karı kocayı canlandırıyor bu ikili ve böyle bir soğukluğun olması hem rol yapmalarını zorlaştırır hem diğer oyuncuları da etkiler hem de gerçekçiliği azaltır.O yüzden düzgün bir şekilde hallolması herkes açısından iyi olur bu sorunun.



2 Ekim 2010 Cumartesi

Dady Is Back!

How I Met Your Mother izleyen birçok kişinin favorisi ki buna bende dahilim Barney Stinson'dur.Barney müziktede çok yetenekli olduğunu aşağıdaki videoda kanıtlıyor resmen.Büyük adamsın hatta"legend wait for it ary"sin Barney..

25 Eylül 2010 Cumartesi

Chuck Me!

Dün Jay Leno'ya Wade ve Chuck'u canlandıran Zachary Levi konukmuş. Jay Leno Zachary'i çağırdıktan sonra gelişi ve hareketleri efsane. İkisi oturduktan sonra Wade'nin yüz ifadesi ayrı bir efsane.

Chuck bu hareketle ayrıca fethetti gönlümüzü. Büyüksün..

24 Eylül 2010 Cuma

Geri Döndüler!


Kaç senedir hep anneme söylenirdim ' Bu kadar dizi izlenir mi? ' diye, geçen oturdum saydım 8 dizi olmuş benimde. Anneler her zaman haklıymış yani heheh..

Diziler bu hafta patır patır düşmeye başladı ABD'de. Bizde bayram ettik haliyle. The Big Bang Theory, How I Met Your Mother, Two And a Half Men, Chuck zaten uzun süredir takip ettiğim dizilerdi. Şimdi bunların yanına bu yaz başladığım True Blood*, Fringe, Spartacus'u da ekleyince ekranın başından kalkamaz olduk.

Neyse teşekkür amacıyla girişmiştim bu yazıya, edip bitirelim. Torrent ve Divxplanet, çok büyüksünüz hocam!

*True Blood'la ilgili özel bir yazı yazıcam yakında.