Spor Toto Süper Lig etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Spor Toto Süper Lig etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Mart 2012 Salı

Yine Belediye Yine Hüsran



Play-off'a az bir süre kaldı malum.Beşiktaş ta puan farkı olarak rakiplerinin gerisinde ve şampiyonluk zor gibi gözüküyor.Bu yolda Galatasaray ve Trabzonspor'un puan kaybettiği haftada önemli bir şans geldi Beşiktaş'ın eline.Yeni başkanla yeni bir hava yakalayıp Olimpiyat'ta belalımız Belediye'yi yenmek istiyorduk olmadı ve yine çelmeyi taktı Belediye bize.

Belediye'nin oyun tarzı yıllardır belli büyük takımlara karşı ve3 bu taktiği en iyi uyguluyan takımlardan birisi zaten bu yüzden de büyük takımların belalısı denildiğinde akla ilk gelen takım.Olimpiyat Stadı'nda neredeyse boş tribünler önünde rüzgarı ve golü yiyerek başladı Beşiktaş.Quaresma'dan ziyade Almeida'nın olmayışının hücumda bizi zorlayacağını düşünüyordum nitekim öyle oldu üstüne bir de gol gelince hepten Belediye'nin istediği ortam oluştu.Çok şık bir gol attı Efe gerçekten.Cenk'in yapacağı bir şey yoktu.Golden sonra da Belediye atakları vardı ancak yararlanamadılar pozisyonlardan.Daha sonra da Beşiktaş daha doğrusu Fernandes yavaş yavaş oyuna ağırlığını koymaya başladı.

Kalecinin başlattığı topu orta sahada alan Fernandes ceza sahasına sokuldu Mustafa'yla verkaç yaptı ceza sahasına girdi topu çok klas önüne aldı zor pozisyonda bitirdi ve eşitliği sağladı.Bireysel yeteneğin ön plana çıktığı bir goldü.Fernandes yine klasını konuşturdu ve maça eşitliği getirdi.Golden sonra Beşiktaş baskısını iyiden iyiye arttırdı.Yine Fernandes'in şahane pası Hilbert'in ortasında Mustafa uygun durumda golü kaçırdı ardından da kornerden gelen topta yine Mustafa'nın kafa vuruşunu Oğuzhan çok güzel kurtardı.İlk yarı da böylece 1-1 eşitlikle sona ermiş oldu.



2.yarıya da hızlı başlayan Beşiktaş oldu.Fernandes'in süper pasında Simao ortaya güzel kesti ve Mustafa da topu ağlara yollayıp uzun süren suskunluğuna son verdi.Fernandes yine inanılmaz bir pas attı gerçekten golde katkısı çok büyük ama Simao'nun ortası da bence çok güzeldi.Golden sonra biraz geriye çekilince Beşiktaş Belediye art arda pozisyonlar buldu ancak Cenk çok güzel kurtarışlar yapıp gole izin vermedi.Cenk'e çok kızıyorum çünkü çok yetenekli bir kaleci ama ciddiye almıyor gibi maçları.Bu maçta da ilk yarı kolay bir pozisyonda sektirdi ve az daha gol oluyordu ama 2.yarı kendini gösterdi ve net pozisyonlarda gole izin vermedi.

Beşiktaş ta kontra ataklarla gol aradı.Son bölgede biraz daha isabetli paslaşmalar yapılsa belki de farkı arttırabilecektik olmadı.Özellikle Veli'nin çok uygun mesafede ve uygun pozisyonda kaçırdığı gol çok şaşırttı beni.Veli'nin gerçekten şut konusunda önünde gitmesi gereken çok yol var.Fernandes'in insanüstü deparını da ayakta alkışlamamak elde değil.İnanılmaz bir depar attı Fernandes ve topu takımına kazandırdı.Veli'nin kaçırdığı golden sonra gelişen Belediye atağında arka alanda boş kalan Visca topu ağlara yolladı.Kalan bölümde 2 takım da pozisyonlardan yararlanamadı ve Beşiktaş bir kez daha Olimpiyat Stadı'nda Belediye'ye puan kaybetti.



Maçın yıldızı tartışmasız Fernandes'ti.Portekizli tabiri caizse döktürdü ne yazık ki çabaları yetmedi 3 puan için.Verdiği paslar attığı gol gerçekten klasına yakışır cinstendi.Onun gibi bir oyuncuya sahip olduğumuz için gerçekten şanslıyız.Onun dışında beklerimizin oyuna pek katılamaması sıkıntı oldu.İsmail'in olmayışı ve Hilbert'in de savunmayı düşünerek ileriye çıkmaması hücumda zorlanmamıza sebep oldu.Zaten Hilbert'in her hücuma çıkışında tehlike yarattık.Almeida'nın yokluğunu çok aradık.Onun gibi fizikli ve formda bir golcü olsaydı maçın sonucunun farklı olacağını düşünüyorum.İlk defa ilk 11'de forma giyen Burak Kaplan'ı da tam hazır görmedim ama normal çünkü ilk defa oynuyor.Bence mutlaka forma şansı bulması lazımdı geçtiğimiz dönemlerde.İlk kez Beşiktaş forması giyen Bebe de uzun süren sakatlığın etkisiyle doğal olarak tam hazır değil gibi.

Beşiktaş yine kritik bir virajı alamadı ve az da olsa puan farkını azaltmayı başaramadı.Çok keyifli bir maç oldu futbolsever olarak bakarsak yüksek tempolu ve bol pozisyonlu ama sonu güzel bitmedi bizim adımıza.Haftaya Trabzon-Fenerbahçe maçı olacak ve Beşiktaş ligden düşmek üzere olan Samsun'la oynayacak.Bu maçta mutlaka 3 puan almak lazım.Son olarak Carvalhal'in de bu takım için yeterli olmadığı görüşüm günden güne daha da güçleniyor.

5 Ocak 2012 Perşembe

Sisten Beşiktaş Çıktı



Spor Toto Süper Lig'de 2.yarı başladı.Ara kısa sürdü ama ne yalan söyleyeyim ben Beşiktaş'ı özlemişim.Keyifli bir maç oldu.Ligin dişli ekiplerinden Eskişehir karşısında beklediğimden iyi bir futbolla hak ederek 2-0'lık bir galibiyet aldık ve takibe devam ettik.

Maçla birlikte kontrol Beşiktaş'a geçti.Eskişehir uzaktan bir kaç kez kaleyi yokladı ama Cenk güven verdi kalesinde.Beşiktaş top hakimiyetini çok iyi sağladı ancak forvet bölgesinde Edu-Almeida ikilisi biraz ağır kaldı.Havadan gelen toplar da uzun Eskişehir defansı arasında eridi gitti.Ancak beklerin biraz daha bindirmesi ve önde baskı sonucu pozisyonlar bulmaya başladık.Pres sonucu sağ kanatta kazanılan topta Edu düzgün çeviremedi ortaya ve bunun sonucunda Hilbert'in dengesiz vuruşu kaleci Ivesa da kaldı.Ardından Ernst'in yerden ortasında Ekrem'in yakın mesafeden vuruşunu Ivesa müthiş çıkardı dönen topta Almeida'nın ortasında Veli düzgün vuramadı.

Dakikalar ilerledikçe Beşiktaş baskısını arttırdı.Fernandes'in hücumlara katılmasıyla pozisyonlar gelmeye devam etti.Fernandes'in vuruşunu köşeden çıkardı Ivesa ardından da yine Fernandes'in dengesiz pozisyondan  çıkıp yaptığı ortaya Ekrem vurdu top direkten döndü.İlerleyen dakikalarda ise Beşiktaş yine rakibine pozisyon vermeden topu ayağında tuttu ancak forvet hattında bir türlü becerikli olamadı böylece ilk yarı da 0-0 eşitlikle sona erdi.



2.yarıya da Beşiktaş baskılı başladı.Almeida'nın uzaktan vuruşu Ivesa'nın kucağına gitti.Ardından şans eseri Almeida'nın önünde kalan topta Portekizli'nin sert vuruşunu yine Ivesa harika bir refleksle çıkardı.Almeida sağ ayakla da olsa sert vurdu topa ama Ivesa müthiş refleks gösterdi.Ancak kornerden gelen topta Fernandes'in adrese teslim ortasına çok iyi yükselen kaptan Sivok Ivesa'yı bu kez avladı ve Beşiktaş'ın beklediği gole imza attı.Fernandes oldu mu duran toplarda inanılmaz tehlike yaratıyor Beşiktaş.Yine öyle bir an oldu ve öne geçti Beşiktaş.

Golden sonra oyun iyice Beşiktaş'ın kontrolüne geçti.İleriye çıkan Eskişehir defansının arasında elverişli alanlar buldu Beşiktaş ancak forvet hattında bir türlü hızlanamadık.Gözler bu dakikalarda tabi ki Mustafa Pektemek'i aradı.Edu ve Almeida'yla pozisyonlar bulduk ancak son noktada bir türlü becerikli davranamayınca 2.golü de bulamadık.Mustafa Pektemek ve Necip oyuna girince Beşiktaş temposunu düşürmedi.Önce yine Fernandes'in müthiş ortasında Sivok'la golden yararlanamadı Beşiktaş.Ancak formda golcü Mustafa Pektemek Necip'in güzel pasıyla ceza sahasına girdi.Ivesa'yı geçen Mustafa düzgün bir vuruşla topu ağlara yolladı ve takımını rahatlatan golü attı.Mustafa gerçekten çok formda ama bazen top ayağına geldiğinde ne yapacağına karar veremiyor gibi.Karar verdiği zaman da böyle etkili oluyor.Harika geçti kaleciyi ve soğuk kanlılığını kaybetmeden düzgün bir vuruşla ağlara yolladı.Kalan bölümde Tello'nun muhteşem volesini Cenk aynı güzellikte çıkardı ve maç 2-0 Beşiktaş üstünlüğüyle sona erdi.


Çok güzel bir galibiyet oldu gerçekten.Takımın oyununu çok çok beğendim özellikle ilk yarı müthiş top oynadık.Tek sorun forvette ağır kaldık biraz.Onun da Quaresma ve Simao'nun gelişiyle çözüleceğini düşünüyorum.Fernandes harika oynadı yine.Gerçekten müthiş bir form grafiği var kadroya tekrar girdikten sonra.Maşallah diyelim çünkü maçta sakatlanan Hilbert'in 5 hafta sahalardan uzak kalacağı açıklandı.Çok üzüldüm gerçekten Hilbert favori oyuncularımdandır.Blogu takip edenler bilir hep tutarım onu.Eksikliğini çok arıyacağız.Sıkışık maç trafiğinde baya bir onsuz oynamak kötü oldu.

Sivok ta çok formda bu sezon yine.Golünü de attı bu maçta.Takım olarak beğendim Beşiktaş'ı.Mustafa Pektemek'e kısaca değindim yukarıda zaten onunla ilgili görüşlerim biraz heyecanını yenince çok çok daha iyi bir forvet olacağı yönünde.Sonuç olarak çok güzel futbolla sisli İstanbul akşamında hak ettiğimiz galibiyeti aldık.


11 Aralık 2011 Pazar

Nedir Belediye'den Çektiğimiz?


Ligin formda takımı Beşiktaş ile büyüklerin belalısı İstanbul Belediye Fi-Yapı İnönü Stadı'nda karşı karşıya geldiler bu akşamüstü.Çok çekişmeli bir maç oldu ve Belediye bir kez daha Beşiktaş'a çelmeyi taktı.Maç 1-1 eşitlikle sona erdi ve Beşiktaş 3 hafta aradan sonra puan kaybetti.

Karşılaşmanın başında Fernandes'in kaybettiği top kalemizde tehlike yarattı.Visca'nın vuruşunda Cenk Gönen çok başarılıydı kalesinde gole izin vermedi.Daha sonra orta saha mücadelesi şeklinde geçti oyun.Top genelde Beşiktaş'taydı ama alan savunmasını iyi yapan Belediye kalesinde tehlikeli bir pozisyona izin vermedi.Beşiktaş Hilbert'in bindirmeleriyle destek olduğu sağ kanattan gol ararken Belediye mutlak bir pozisyondan yararlanamadı.Holmen'in 6pastan kafa vuruşunu Cenk müthiş bir refleksle çıkardı ve mutlak bir golü önledi.Muhteşem bir refleksti gerçekten.Top ta üstüne geldi ama yine de hakkını vermek lazım enfes bir kurtarıştı.

Hemen ardından Beşiktaş gole çok yaklaştı.Necip sağ kanattan getirdiği topu harika bir pasla Almeida'nın önüne bıraktı.Ancak kaleciyle karşı karşıya kalan Almeida'nın vuruşunu ayaklarıyla çıkardı Hasagic.Beşiktaş bu bölümden sonra baskısını iyice arttırdı.Birçok kez duran top ve korner kullandı ancak Belediye savunması çok dikkatliydi ve pozisyona izin vermediler.Birkaç pozisyonda son anda araya girip golü önlediler ve ilk yarı 0-0'lık eşitlikle sona erdi.

                          

2.yarıyaysa Belediye bize karşı klasikleşen taktiğiyle başladı.Yere yatma...Hemen her pozisyonda bir oyuncu yerde yatıyordu ve bizim atağımız kesiliyordu.Gerçekten deli ettiler beni ekran başında.Hep biri yerdeydi ve biz de her seferinde bunu göre göre dışarı attık.Anti futbol bu işte.Beşiktaş bu dakikalardan sonra kontrolü eline aldı ancak sonuç bölgesinde basit pas hataları yaptı ya da Belediye savunmasını geçemedi.Kanatlardan gelen ortalara çok iyi hamlede bulundular gerçekten ve bize geçit vermediler.

Ancak Zayatte'nin tüm itme ve çekme çabalarına rağmen Fernandes'in kullandığı kornerde Mustafa Pektemek'in dizine çarpan topla golü bulduk.Şans bizim yanımızdaydı gerçekten.Kimse müdahale edemedi ve Pektemek'in dizine çarparak ağlara gitti top.Ama golden sonra yapmamamız gerekeni bir kez daha yaptık ve geri çekildik.Böylece Belediye üstümüze gelmeye başladı.Sene başından beri buna ne kadar kızdığımı kaç kere söyledim yazdım.Yine aynı şey oldu ve gole davetiye çıkardık resmen.Son anlarda da sağ kanattan birkaç kez tehlikeli orta kestiler.Nitekim golü de öyle yedik.Sağ kanattan gelen orta Cihan'ın önünde kaldı.O da içeriye sert ve yerden bir şekilde çevirdi.Kale önünde Tevfik dokundu ve maçın sonucunu belirledi.

                          

Topun biz de olduğu ancak maçın ortada olduğu bir maç yaşadık.Yani klasik bir Belediye maçı.Takımda biraz yorgunlukta sezdim.Kalede Cenk Gönen harikaydı gerçekten.Son zamanlarda eleştirmiştim hatalı goller yedi diye ama bu maç gerçekten süperdi.Fernandes çok iyi mücadele etti.Hilbert te bindirmelerle destek verdi bir de Necip çok gayretliydi ancak onlar dışında pek sivrilen olmadı bana göre.Mustafa Pektemek özellikle dünkü Di Maria gibiydi aynı.Çok çabaladı ancak isabetli pas atamadı neredeyse.Veli de çok pasif kaldı ve aldığı topları ezdi genelde.Quaresma'yı ve Simao'yu yani onların yaratıcılığını aradık diyebilirim hücumda.Ama bu yaptığımız kaçıncı maç yani takımda bir yorgunluk olması normal.

Yine tam moral bulup üst üste 4 kritik resmi maç kazanarak ivmelendiğimiz dönemde Belediye yine çelmeyi çaktı bize.Bu yüzden ve oynadıkları futbol yüzünden hiç sevmiyorum onları.O yatmalar zaman geçirmeler filan insanı soğutuyor.Hücumda etkisiz kaldığımız bir maçtı.Almeida'nın artık kendine gelmesi lazım gerçekten.Önümüzde kritik bir Stoke maçı var.Umarım bu maça çok takılmadan o maçta galibiyet alırız çünkü Şampiyonlar Ligi'nden gelen rakiplere bakarsak ve Beşiktaş'ın kura şansını ele alırsak bize kesin Manchester ekiplerinden biri gelir.He unutmadan ben söylemekten yoruldum ama bir kez daha söyleyeyim.Bizim de diğer takımlar gibi 3 oyuncu değiştirme hakkımız var sayın Carvalhal.

10 Aralık 2011 Cumartesi

Dört Dörtlük Beşiktaş


Maç yazısı biraz geçe kaldı Nba araya girince.Kusura bakmayın.Perşembe günü Beşiktaş son 9 haftadır mağlubiyet görmeyen Manisaspor deplasmanına çıktı.Önemli bir maçtı ama Beşiktaş ağırlığını koydu ve ligin en az gol yiyen takımına 4 gol atıp zorlu deplasmandan 3 puanla döndü.

Kadroda 3 değişiklik vardı.Kalede Rüştü vardı Cenk'in yerine,cezası biten Quaresma ilk 11'deki yerini geri aldı ve son olarak son haftaların formsuzu Almeida'nın yerine Mustafa Pektemek başladı.Ufak oynamalar dışında kadronun çekirdeğini hiç bozmuyor Carvalhal.Egemen-Hilbert-Sivok-Ernst uzun zamandır her maçta oynuyorlar çok ta güzel oynuyorlar maşallah.

Biz maça geçersek maça Beşiktaş topu kontrol ederek başladı.Ancak Manisaspor takım savunmasına çok iyi çalışmıştı ve Beşiktaş'a şans vermediler.Beşiktaş topla oynayıp isabetli paslar yapmasına rağmen savunmada tehlike yaratacak açıklar bulamadı.Daha sonra yıldızlar devreye girmedi Beşiktaş'ta.Son haftaların formda ismi Quaresma kanatlardan etkili gelmeye başladı.Ardından da ceza sahasının hemen önünden kazanılan frikikte topun başına geçen Quaresma muhteşem bir vuruşla topu İlker'in kapattığı köşeden filelere astı.Baraj hatalıydı ama Quaresma'nın vuruşu kusursuzdu.İlker topu ancak filelerinde gördü.

Golden sonra iyice baskıyı arttırdı Beşiktaş ilginç bir şekilde.İlginç bir şekilde diyorum çünkü Beşiktaş gol attıktan sonra anlamsızca geriye çekildi bu sezonki maçlarda.Ama bu sefer öyle olmadı ve Fernandes önderliğinde topu ayağımızda tuttuk.Ancak bu dakikada talihsiz bir olay oldu.Rakibini geçtikten sonra çok sert bir müdaheleyle yerde kaldı Quaresma.Saha da gerildi bundan sonra.Ancak Quaresma'nın 3-4 hafta sahalardan uzak kalmasını sağlayan bu harekete faul bile vermeyen hakem yaşanan gerginlikte -ısrarla göstermesine rağmen Beşiktaşlı futbolcuların- Isaac'in Fernandes'e vurduğunu da es geçti.Bundan sonra da Mustafa Pektemek muhteşem bir şekilde topu sol taraftan sürükledi.Dixon'ı kendine dolayıp bıraktı ve İlker'in kapattığı köşeden topu tavana takarak Beşiktaş'ı rahatlattı.Harika bir goldü gerçekten süper getirdi topu Pektemek ve son vuruşu da mükemmeldi.Haftanın en güzel gollerinden biriydi izlemenizi tavsiye ederim.Devre de bu golle 2-0 üstünlüğümüzle geçildi.

                          

2.yarıya sakatlanan Quaresma devam edemedi ve yerine Holosko girdi.2.yarıya da etkili başlayan taraf bizdik.Veli'nin şutunu kornere çeldi İlker.Ancak kornerin dönüşünde Fernandes sol ayağıyla öyle bir orta kesti ki Sivok'a sadece dokunmak kaldı ve Beşiktaş iyice rahatladı.Fernandes muhteşem bir orta yaptı gerçekten harika gördü Sivok'u.Müthiş bir beceri gösterdi ve golü attırdı Sivok'a.Beşiktaş tam rahatlamışken ceza sahasındaki karambolde Murat Erdoğan topa dokundu ve Manisaspor'un golünü attı.Tipik bir Beşiktaş golü yedik bir türlü uzaklaşmayan toptan.

Golden sonra Beşiktaş yorgunluğun da etkisiyle geriye çekildi.Manisa da topun kontrolünü eline aldı.Beşiktaş takım savunmasını çok iyi yaptı ve pozisyon vermedi.Tam bu sırada Manisaspor tüm hatlarıyla yüklenirken Holosko kendi yarı sahasından aldığı topla kafasıyla rakibini geçti rakip ceza sahasına kadar topla müthiş bir depar attı ve topu bomboş durumdaki Fernandes'e al da at dercesine verdi.O da kalecinin hamlesine rağmen topu ağlara yolladı ve Beşiktaş'ın galibiyetini perçinledi.Holosko muhteşem bir depar attı gerçekten.O pozisyonda onu tutabilecek bir adam bence yok.Bu yüzden kontra ya döndüğümüz zaman Holosko girsin dedim hep.Fernandes te güzel futbolunu golle süsledi.Kalan bölümde Almeida çaprazdan girdi ama kötü vurdu ve maç ta 4-1 üstünlüğümüzle sona erdi.

                           

Önemli bir deplasmandı bizim için.Manisaspor gibi son 9 hafta yenilmemiş ve ligin en az gol yiyen takımına deplasmanda 4 gol atıp kazanmak büyük iş.Beşiktaş çekirdeğini kurdu kadronun ve müthiş istikrar yakaladı bu kadro da neredeyse haftada 3 maç yapmasına rağmen.Bu maçta da yine çok çok başarılı oynadı bu çekirdek dediğimiz Egemen-Sivok-Ernst-Hilbert dörtlüsü.

Quaresma'nın sakatlığı çok kötü oldu.Tam müthiş bir form yakalamıştı.Kritik maçlarda oynayamayacak Q7 ve çok arayacağız onu.Çok ta şık bir gol atmıştı bu maçta da.Maçın yıldızı bana göre Fernandes'ti.Tekrar kadroya girdikten sonra müthiş oynuyor her maç asist yapıyor ve takımın kontrolünü çok iyi eline aldı.Bu maçta da Sivok'a müthiş bir gol attırdı.Daha sonra kendisi de bir gol attı.Mustafa da çok iyi oynadı gerçekten.Holosko da bu takıma müthiş enerji katıyor.Yedek kulübesinde unutulmaması gereken bir isim.

Hak ettiğimiz bir galibiyet aldık ve zirvenin arkasına geldik.Ayrıca ligin en çok gol atan takımı ünvanını da elimize geçirdik.Şimdi kritik 2 maç var önümüzde.Önce belalımız İbb'yle daha sonra da grupta liderlik için Stoke'la oynayacağız.Şimdiden başarılar Beşiktaş'a.

7 Aralık 2011 Çarşamba

Derbiye Doğru



Bugün futbolda çok önemli 2 olay yaşayacağız.Bunlardan ilki saat 19.30'da Seyrantepe'de oynanacak Galatasaray-Fenerbahçe derbisi olacak.Liderlik yarışındaki 2 takım kozlarını paylaşacaklar.Çok önemli ve kritik bir maç her 2 takım içinde.

Öncelikle tahmini takım kadrolarına bakacak olursak Galatasaray'ın sahaya Muslera- Eboue-Semih Kaya-Ujfalusi-Hakan Balta-Ayhan-Melo-Selçuk-Riera-Kazım-Elmander 11'yle çıkması bekleniyor.Fenerbahçe'nin ise bu dev maçtaki ilk 11'i Volkan-Gökhan Gönül-Yobo-Bilica-Ziegler-Emre-Özer-Baroni-Caner-Alex-Bienvenu olması bekleniyor.Fenerbahçe'de durumu maç saatinde belli olacak olan Bekir'in oynaması halinde Caner'in yerine Stoch'un oynayabileceği de gelen haberler arasında.

İlk 11'lere bakarak konuşacak olursak her 2 takım da orta sahayı kontrol etmeyi çok istiyor gibi gözüküyor.Zaten oyunun kilit noktası da burası olacaktır.Orta sahayı elinde tutan takım oyunun kontrolünü de alacaktır.Zira Galatasaray'ın da Fenerbahçe'nin de  beyni olarak tabir edilen Selçuk İnan ve Alex bu mevkilerde oynuyorlar.Melo ve Emre'nin bu oyunculara nasıl destek verecekleri oyunun kaderini çizecektir bence.Oyunun kanatlara taşınması halinde ise Fenerbahçe için Stoch'un oynayıp oynamayacağı ciddi bir unsur.Yabancı sınırlaması nedeniyle yedek olabilir bu maçta Slovak oyuncu.Eğer Stoch oynarsa her 2 takım da ciddi ataklar geliştirebilir.Galatasaray cephesinden bakacak olursak sene başından beri istenileni veremeyen Riera için önemli bir sınav olacak.Bu maçta onun kendini mutlaka göstermesi lazım.Ayrıca yine formsuz bir yıl geçiren Gökhan Gönül'ün bu maçta toparlanması lazım aksi halde Fenerbahçe'yi çok zorlayacaktır Galatasaray.



Forvet kısmına geldiğimizde 2 takım da bu mevkide çok zorlandığını görüyoruz sene başından beri.Bienvenu tam bir forvet değil bence.Galatasaray'ın hızlı defansına karşı pek bir şansı yok gibi görüyorum ben.Elmander ise o da 2'li forvette başarılı olabilen bir isim gibi geliyor bana.Yine de Bienvenu'nun yarattığı tehditten daha ciddi bir tehdit bence.Uzaktan da zorlayabilir kaleyi.

Savunma hattına gelirsek Galatasaray'ın savunması çok mücadeleci ama kart görmeye de bir o kadar müsait.Beklerin de hücuma destek vereceğini düşünüyorum özellikle Eboue'nin çıkışları sıkıntı yaratabilir Fenerbahçe'ye.Sarı Lacivertli ekipte ise Yobo gerçekten süper oynuyor.Savunmayı toparlayan isim.Ziegler de belli çizginin altına düşmedi hiç.Ancak Gökhan Gönül ve Bilica soru işareti bence.Gökhan Gönül'ün birçok maçını izledim bu sene ve bu maçların hepsinde etkisiz kaldı.Hatta bir kısmında da çok basit hatalar yapıp gole sebep oldu.Bu maçta mutlaka kendini toparlaması lazım.Bilica da napıcağı belli olmayan bir oyuncu.En kritik müdaheleyi de yapabilir en saçma şekilde hata da yapabilir.Bu maçta kırmızı kart görebilecek isimlerin başında bence.

Kaleye bakacak olursak 2 takım adına da bir sorun yok gibi gözüküyor.Muslera üzerindeki soru işaretlerini kaldıracak şekilde oynuyor birkaç haftadır.Özellikle İnönü'deki maçta muhteşemdi.Fenerbahçe'de Volkan da Milli takımın 1.kalecisi yani fazla anlatmaya gerek yok.Kale bölümünde hatalı bir gol olacağını pek sanmıyorum ama tabi ne olacağı belli olmaz.



Yedeklerden gelebilecek Semih çok formsuz Fenerbahçe adına.İsteğini kaybetmiş gibi ama bu tip bir maçta o da elinden geleni yapacaktır forma giyerse.Baros'sa yine ciddi bir tehdit.Oyunun dengesini değiştirebilecek bir isim.Fenerbahçe adına Dia da oyuna girmesi halinde oyunun kaderini değiştirebilecek bir isim.Her 2 takım da gerektiğinde kulübeden oyunu değiştirebilecek isimler sokabilirler.

Diğer etkenlere gelirsek tabiki taraftar Galatasaray'ın en büyük avantajı.Müthiş bir destek olacaktır ayrıca Emre,Volkan gibi oyunculara da yoğun protesto olacaktır.Bu oyuncuların sakinliklerini koruyup koruyamamaları da çok önemli.Galatasaray adına itici bir güç olacaktır taraftar.Fenerbahçeli oyuncuların şu son olaylardan nasıl etkilenecekleri de önemli.Ama Kocaman ve oyuncuları bu sezonun büyük kısmında bu konuda başarılıydı.Bu maçta da sakinliklerini koruyacaklardır bence.Ayrıca son yıllarda Galatasaray'a karşı başarılı bir grafikleri var bu da onların avantajı.Hakem Fırat Aydınus ta bu ülkede beğendiğim yegane hakem.Oyunun temposunu düşürmemek için elinden geleni yapıyor ve bu atmosferlere alışık.

Bir Beşiktaşlı olarak son derece rahat izleyeceğim derbiyi.Tabi ki ilk dileğim olayların ön plana çıkmayacağı bir derbi olması ve oynanan futbolun ön plana çıkması.Kişisel tahminim sorulacak olursa Galatasaray'ın seyircisi önünde galip geleceğini düşünüyorum ama daha önce birçok kez Fenerbahçe yanılttı o yüzden Murat Özarı'nın değimiyle "Hiç bu toplara girmemek lazım."

6 Aralık 2011 Salı

Klasik Beşiktaş


Dün akşam Beşiktaş cezası nedeniyle Antalya'da oynadığı maçta Orduspor'u ağırladı.Yine öne geçtiğimiz bir maçta kontrolü rakibe verip golü yedikten sonra toparlanıp golü bulup kazandığımız bir maç oynadık.Ernst ve Veli'nin golleriyle 2-1 kazanıp Uefa dönüşünü kayıpsız geçtik.

Maça cezalı Quaresma'nın yerine Holosko,Ekrem'in yerine Veli ve de Toraman'ın yerine sakatlığı düzelen Necip'le başladık.İstediğim kadar olmasa da bir rotasyon vardı ama ben şu yazımda daha geniş bir rotasyon beklediğimi yazmıştım.Yine de daha ofansif bir kadro olması açısından güzeldi.

Maçın başlarını pek izleyemedim Digiturk Web Tv sağ olsun.O yüzden sonradan özetten gördüğüm kadarıyla ilk 20 dakika içerisinde Almeida'nın yaklaşık 30 metreden enfes bir şutu varmış.Kaleci Fornezzi güçlükle önleyebilmiş topun ağlarla buluşmasını.Ardından Hakan Özmert'in şutunu bu sefer Cenk Gönen güçlükle çıkarmış.Bu 2 şut dışında ilk dakikalarda başka pozisyon olmadı.Top genelde bizim ayağımızdaydı ancak hücum hattında doğru paslaşmayı yapamadık.Ardından son dönemin en formda futbolcularından Roberto Hilbert hücumlara katılmaya başladı Beşiktaş'ta ve böylece oyunu diğer sahaya yıktık.Almeida'nın ekstra sert şutu kaleyi bulmazken tribünlerin ordaki barikattan nasıl geçti inanın ben anlamadım.Arkasından da yine Hilbert'in mücadelesi sonucu Almeida'ya gelen topta Portekizli Veli'nin önüne bıraktı.Veli'nin sert şutu Orduspor savunmasına da çarpıp kaleciyi yanılttı ve ağlarla buluştu.İlk yarı da bu skorla bitti.

                                           

2.yarıyaysa hızlı başladık.Önce sağdan Holosko'nun ortasında Almeida vuramadı topa.Daha sonra Fernandes'in çok iyi pasında kaleciyi geçen Almeida açısını çok kaybetti.Ardından sağ ayakla yaptığı orta çok kötüydü ve böylece 2.gol fırsatından olduk.Sonra klasikleşen Beşiktaş geri çekilmesini yaşadık.Yorgunluğun da etkisiyle orta sahamız düştü ve bu dakikalarda Orduspor'da Culio sorumluluk aldı.Orta sahanın kontrolü de Orduspor'a geçti böylece.Fatih Tekke süper bir pasla Stancu'yu kaleciyle karşı karşıya bıraktı ancak Rumen oyuncunun vuruşu kötüydü ve yan ağlarda kaldı.Aslında ortadaki takım arkadaşına çevirse gol olmaması imkansızdı bence.Bu dakikalarda Necip'in yerine Toraman'ı alarak orta sahayı dirençlendirmeyi düşündü Carvalhal ama pek çare olmadı.Ardından da Culio'nun çok uzaklardan vurduğu şutu Cenk çıkartamadı ve maça denge geldi.Burada Cenk'e bir parantez açayım son 2 maçtır aynı golü yiyiyor.Bir gevşeklik seziyorum onda.Acilen kendine çeki düzen vermesi lazım.

Golü yedikten sonra kendimize geldik ve tekrar oyunun kontrolünü ele aldık.72.dakikada kazanılan serbest vuruşta Fernandes'in muhteşem ortasına Ernst aynı güzellikte vurdu ve tekrar öne geçtik.Fernandes kadro dışıyken duran topları etkili kullanamıyorduk hiç ancak o döndüğünden beri tekrar kafa toplarında hakimiyet sağladık ve goller buluyoruz.Ernst gerçekten çok klas vurdu ve topu kalecinin uzanamayacağı yere yolladı.Golden sonra da baskımızı sürdürdük.Holosko'nun açtığı koridorlara sokularak art arda pozisyonlara girdik ancak önce Fernandes boş pozisyonda çok kötü vurdu sonra da Holosko'nun şutunu Fornenzzi ayaklarıyla kurtardı.Geri kalan dilimde başka bir pozisyon olmadı ve maç 2-1 Beşiktaş üstünlüğüyle sona erdi.

                            

Maçın ufak bir değerlendirmesine gelirsek klasik bir Beşiktaş maçı izledik desem yanlış olmaz.Golü attıktan sonra geri çekilip gole davetiye çıkartan daha sonra da yediği golü çıkartmak için tekrar bastıran bir Beşiktaş vardı sahada.2.yarı yorgunluk ta baş gösterdi bazı oyuncularımızda.Maçın yıldızlarına gelirsek Sivok-Egemen yine harika oynadı.Hilbert ve İsmail de çok iyilerdi.Orta sahada Fernandes ve Ernst sorumluluk aldılar.Son bir konuya da değineyim Carvalhal'e birisi bizim 3 değişiklik hakkımız olduğunu ve kadromuzda son derece kaliteli isimler olduğunu hatırlatsın.Nedense sürekli 3.değişikliğimizi 89-90 arası yapıyoruz.

Sonuç olarak ligin dişli takımlarından birine karşı önemli bir galibiyet aldık diyebilirim.Özellikle Türk takımları Avrupa dönüşleri sonrası genelde puan kaybeder.Dün çok şükür bunu yaşamadık ve kayıpsız geçtik.

28 Kasım 2011 Pazartesi

Avni Aker'de Kritik 3 Puan


Ne zamandır Beşiktaş maçlarını değerlendirmek istiyorum blogta.Bir türlü kısmet olmuyordu yoğun tempodan.Şu sıra biraz rahatladığıma göre dün akşamki önemli maçtan başlayarak Beşiktaş değerlendirmesi yapabilirim.

Öncelikle bu sezonun en çok maç yapan 2 takımı karşı karşıya geliyordu.Kritik bir maçtı. her 2 taraf içinde.Beşiktaş'ta özellikle orta sahada eksikler can sıkıyordu.Trabzon'sa hafta içi kendi evinde Inter'le karşılaştı ve müthiş efor sarf ederek çok güzel bir maç çıkardılar.Çok güzel bir maç izledik diyebilirim kendi adıma.Kazanan da gol orucunu bozan Quaresma'yla Beşiktaş oldu ve çok kritik 3 puanı hanesine yazıp rakibini geçti sıralamada.

Öncelikle maç öncesi kadrolara bakarsak Şenol Güneş klasik Trabzonspor kadrosuyla başladı.Değişikliğe gitmedi.Carvalhal'se sakatlıklardan dolayı değişik bir 11'le sahaya çıktı.Haftalar sonra Fernandes 11 çıktı.Keza sakatlıktan dönen Toraman ve Ekrem Dağ da ilk 11'deydi.Defansif gözüken bir Beşiktaş kadrosu vardı.Şaşırmıştım açıkçası kadroyu görünce ancak maç ilerledikçe Carvalhal'in dersine çok iyi çalıştığını ve çok güzel bir kadro çıkardığını gördüm.

Maça gelecek olursak Beşiktaş çok kontrollü başladı kadrosu doğrultusunda.Trabzonspor topa daha hakim taraftı ama bir türlü ciddi tehlike yaratamadılar.Alanzinho karşı karşıya kaldığı pozisyonda kötü vurdu topa.Daha sonra Beşiktaş önce kornerden gelen topta Egemen'in vuruşundan daha sonra da Quaresma'nın muhteşem çalımından sonra Tolga'yı da geçip vurduğu şuttan yararlanamadı.Çizgi üzerinde Cech şutu çıkardı.İlk yarının kalan kısmında da yine Beşiktaş kontraya yönelik oynadı.Trabzonspor topa hakim olmasına rağmen tehlike yaratamadı.


                             

2.yarıda da 2 takım oyun anlayışlarını değiştirmedi.Trabzon’un kazandığı kornerde Colman’ın vuruşu son anda Hilbert’in karnına çarptı.Bazı taraftarlar burada penaltı beklese de net bir şekilde karnına çarpıyor Hilbert’in penaltıyla ilgisi yok.Daha sonra Beşiktaş Fernandes’le pozisyonlar buldu.Portekizli birinde vurmakta geç kaldı diğerinde de kalecinin üzerine vurdu.Daha sonra Quaresma’nın vuruşunu Tolga sektirdi ancak Ekrem Dağ düzgün vuramadı topa ve farklı şekilde auta yolladı topu.Beşiktaş’ta Quaresma müthiş bir çalım sonrası çektiği şut karşı karşıya kaldığı Tolga’nın ayaklarından döndü.Oyuna önce günün etkisiz ismi Alanzinho’nun yerine Adrian’ı alarak Şenol Güneş müdahle etti daha sonra Carvalhal’de Holosko’yla Mustafa Pektemek’i oyuna aldı.Bu hamleyle biraz daha ofansif bir anlayış benimsedi Beşiktaş.

Nitekim oyunun kontrolü de Beşiktaş’a geçmeye başladı.Hilbert’in şutunda Tolga topu yine sektirdi.Mustafa Pektemek tam golü atacakken arkadan Celutska’nın hamlesiyle yerde kaldı ve Fırat Aydınus hem penaltı noktasını hem de Celutska’ya kırmızı kartını gösterdi.Penaltı vuruşunda günün başarılı ismi Quaresma kaleciyle topu ayrı köşelere yollayarak gol orucuna son verdi.10kişi kalan rakibi karşısında boş alanlar yakaladı Beşiktaş.İsmail 5’e 2 durumda pas vermedi kimseye ve topu da kaybedince mutlak bir golden oldu Beşiktaş.Daha sonra Tolga’nın hatalı pasını iyi sezen Quaresma topu Mustafa’ya atmakta geç kalınca Tolga hatasını telafi etti.Hemen bu atağın dönüşünde ilk kez istediği topu alan Burak Yılmaz kaleci Cenk’i geçemedi.Kalan bölümde Burak’ın el beklediği pozisyonda ve Trabzon’un attığı sayılmayan gol öncesinde Fırat Aydınus doğru karar verdi ve karşılaşma 1-0 Beşiktaş'ın üstünlüğüyle sona erdi.



Maçın yıldızlarına geçecek olursak Beşiktaş'ta sadece Almeida ve Ekrem'i beğenmedim.Onun dışında herkes çok iyi oynadı bence.Özellikle Quaresma,Hilbert,Sivok ve Egemen kusursuz oynadı.Trabzonspor ise etkisiz kaldı maç boyunca.Özellikle kaleci Tolga çok kötü günündeydi.Olmadık topları sektirdi.

Maçın asıl yıldızı ise bence Beşiktaş teknik direktörü Carlos Carvalhal'di.Trabzon'un hücumunu muhteşem analiz eden Carvalhal orta sahanın forvetle bağlantısını komple kesti.Rakibinin Inter maçındaki yorgunluğunu da hesap ederek "Önce durdur sonra vur" taktiğini oynattı.Çok ta güzel yaptı.Burak sadece oyunun son bölümünde istediği topu aldı.Onun dışında Trabzon atakları olgunlaşamadan Beşiktaş savunması arasında eridi gitti.Hücumda Quaresma'nın becerilerine güvendi Carvalhal.Portekizli iyi gününde olunca planı tuttu.Şenol Güneş'se rotasyona gitmeyerek ve sistemi değiştirmeyerek bence sınıfta kaldı bu maçta.Sonuç olarak Beşiktaş çok önemli bir deplasmandan çok kritik 3puanla döndü.

21 Şubat 2011 Pazartesi

Derbide artı ve eksiler


Uzun süre unutulamayacak bir derbi dün akşam Dolmabahçe'de yaşandı.Avrupa'da ve ligde üstüste darbeler alan yaralı Kartal'ın çıkışta olan Kanarya'ya karşı düşüşüne bir son vermek istediği kesindi.Maç otoritelere göre Beşiktaş'ın hızlı oyunuyla başlayacaktı.Ancak öyle olmadı ve Fenerbahçe ilk yarım saatlik periyotta oyunu adeta domine etti.5.dk'da gelen golle öne geçen Fenerbahçe ataklarını sürdürdü ve net gol pozisyonlarında Rüştü ve direğe takıldı.Beşiktaş sonra ayaklanıp Ekrem ve Toraman ile öne geçse de Ferrari'nin profesyonel birine yakışmayacak hatası ve Schuster'in adeta film izler gibi maçı izlemesiyle Alex'e teslim oldu.Ve sonucunda bu önemli derbiyi kaybetti hem de kendi sahasında...

Şimdi gelelim artılara ve eksilere ;

Fenerbahçe'de ikinci yarıda oluşan takım ruhu ve oyunu bu maçta da kendini gösterdi.Ayrıca yenik duruma düşmelerine rağmen oyuncu grubunun maçtan kopmaması ve maça asılması çok önemli bir artıydı.Alex yine Alex'liğini gösterdi.Yine 100 kere Alex 1000 kere Alex dediğimiz bir maçtı ve derbiye 3 gol 1 assistle damgasını vurdu. Tabi ona olanak sağlayan Volkan'ı da unutmamak gerekir.Almeida'nın şutunu süper bir refleksle çıkardı ve maçı kurtardı.

Fenerbahçe'nin göze çarpan önemli eksiği ise , 30. dakikadan sonra 1-0 lık skorun üzerine geri çekilmesiydi.

Beşiktaş'ın artılarına gelirsek ; kendi kalesine gol atmasına rağmen Necip kesinlikle Beşiktaş'ın dün akşam ki en iyi isimlerindendi.O çıktıktan sonra teslim oldu Beşiktaş orta sahası ve defansı.Kendisi gerçekten büyük bir alkışı hak ediyor.Ekrem'in de süper golünü unutmamak gerekir.(Birçok insana göre bu gol şanstı ve buna ben de katılıyorum o golü keşke Quaresma yada Simao atsaydı da içimize sinseydi :) )

Beşiktaş'ın eksilerini yazmak biraz uzun sürebilir şu zamanlarda ama en göze çarpanları Schuster'in Necip'i çıkarması ve teslim bayrağını çekmesi , ileride gezen Almedia'ya çok sabretmesiydi.Ayrıca Ferrari inanılmaz büyük bir hata yaparak milyonlarca Beşiktaşlı'nın üzülmesine sebep olan baş mimardı belki de maçta.Hem kırmızı kartla hem de penaltıyla arkadaşlarını ve siyah beyaz renklere gönül verenleri çok üzdü dün akşam.

Bir derbi de böyle artılarıyla eksileriyle geçti..Nice heyecanlı , bol gollü derbilere..

1 Şubat 2011 Salı

Altidore Bursaspor'da


Bursaspor transferin son günlerinde bir bomba daha patlattı ve ABD'li forvet Jozy Altidore'u kadrosuna kattı.Altidore'un Bursa'ya gelip imza atacağı açıklandı.Altidore satış alma opsiyonuyla kiralandı sene sonuna kadar.

Altidore sene başında 3 büyüklere de yazıldı.Onun dışında birçok kulüp te Altidore'la ilgilendi.Yaşının çok genç olması ve yetenekli olması nedeniyle de haklı olarak gözde bir oyuncuydu Altidore.Ama Bursaspor transferi bitirdi ve kadrosuna kattı.Kenny Miller'dan sonra Altidore'un da gelişi forvet hattını inanılmaz güçlendirdi Bursaspor'un.Hem Miller hem de Altidore çok kaliteli oyuncular.

Altidore süratli bir oyuncu.Miller'ın servis edeceği toplara hareketlenebilecek bir oyuncu ve ikisi iyi bir ikili oluşturabilirler.Ayrıca yırtıcı da bir oyuncu.Yani top çıkarma özürlü defans çok ülkemizde onlara yapacağı presle olmadık pozisyonlar yaratabilir.Savunmayı da yorar.Dediğim gibi yaşı da çok genç yani  uyum sağlarsa bonservisi alınır ve geliştikten sonra daha da yüksek bir paraya satılabilir.Güzel hamle Bursaspor'dan.

Son olarak Miller'la Altidore'un gelişi sonrası Nunez'le yollar ayrılmış.Zaten başarısızdı.Ama bence sene sonu Sercan'ın da takımdan ayrılabileceğini düşünüyorum.Yani bunun için bir altyapı oluşturuluyor gibi.Zaten o da gitmek istiyor Avrupa'ya.Bence hala çok ham.Altidore uyum sağlarsa ve bonservisi alınırsa bence Sercan yollanacaktır.

31 Ocak 2011 Pazartesi

Karate Kid Ümit Özat

Son günlerde baya kavga haberi girdim ama bunu girmezsem olmaz çünkü bu haber bizden.Bizim ülkeden yani...

Ankaragücü teknik direktörü Ümit Özat'la taraftarın arası uzun zamandır kötü.Karşılıklı atışmalar oldu.Taraftarlar Ümit Özat'ı yetersiz bulurken Ümit Özat ta onları takımı desteklememekle suçladı.Ancak şu son Manisaspor maçında ipler koptu.

Ankaragücü'nün attığı golden sonra sevinen Ümit Özat bir taraftarın saldırısına uğradı.Kendisine gelen taraftarı farkeden Ümit Özat bir yumruk denemesiyle taraftarı savuşturdu.Daha sonra görevliler araya girdi taraftar yere düştü ancak Ümit Özat hırsını alamamış olacak ki yerdeki taraftarı tekmeledi.Hiç hoş bir olay olmadı gerçekten.

Tabiki ilk suç taraftarda.Yani o saldırı çok ayıp olmuş.Ümit Özat ilk müdahelede suçsuz sonuçta kendine gelen saldırıyı önlüyor ama yere düşen taraftarı tekmelemesi de bir o kadar kötü olmuş ben yakıştıramadım.Sonuç olarak tabi Ümit Özat istifasını vermiş ama hiç güzel bir haber olmadı.

Bu da Ümit Özat'la taraftarın kavgası.