A Milli Takım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
A Milli Takım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ekim 2011 Cumartesi

Yine Başkalarına Kaldık. 1-3

Milli takımımız kader maçlarının yaşanacağı viraja girdi.Grubu 2.bitirmek için evimizde oynayacağımız 2 maçta 4 puan almamız gerekiyordu.İlk maçımız da grup lideri Almanya'ya karşıydı.Malesef olmadı ve Almanya baştan sona üstün oynadığı maçı 3-1 kazanarak bizi ateşe attı.

Açıkçası önce maç öncesinden bahsetmek istiyorum.Mesut Özil konusu tabiki.Mesut'a karşı tepki hazırlığı olduğuna dair çok dedikodu çıktı.Nedenini anlayamıyorum.Adam Almanya'yı seçene kadar neredeyse bu eleştirileri yapan çoğu kişi adını bile bilmiyordu.Tabi bizim federasyonumuz da hiç ilgilenmemişti.Buna rağmen önce davransak belki de bizi seçerdi Mesut.Bizden bir hamle gelmeyince Almanya'yı seçti.Elimizden kaçınca da kıymete bindi vatan haini seçildi.Real Madrid'e transfer olmasına başarılı olmasına üzülenler bile vardı.Ayıptır.Mesut her fırsatta Türk kimliğini belirtiyor zaten.Milli takımı seçmemesi de bence çok doğru.Kıymete binince fark edersek iş işten geçer.Mesut'u da sonuna kadar destekliyorum umarım başarıları artarak devam eder.

Maça gelecek olursak mutlaka puan çıkarmamız gereken bir maçtı.İplerin bizim elimizde olması gerekliydi.Almanya belki de şu anda dünyanın en iyi 2 takımından biri milli takım düzeyinde.İşimiz zordu ama en azından mücadele vermeyi bekliyorduk.Olmadı ve kendi sahamızda mahkum bir futbol oynayarak maçı kaybettik.Maçın kısa bir değerlendirmesini yapacak olursak maça Almanya çok yüksek pas yüzdesiyle başlayıp oyunu bizim yarı alanımıza yıktı.Ancak yine de ilk ciddi pozisyonu biz bulduk.Selçuk'un süper pasında Hamit kaleciyle karşı karşıya kaldı.Vuruşunda Neuer muhteşem bir refleksle topu çıkarttı.Bu pozisyondan sonra da Almanya topun hakimiyetini sürdürdü ancak yine pozisyonu biz bulduk.Arda'nın pasında Selçuk'un vuruşunda top üstten auta gitti.

Daha sonra Hamit'in şutunda Neuer rahat kontrol etti.Hemen oyunu kurdu eliyle.Muller de tek pasla Gomez'i buluşturdu o da Servet'ten çok kolay sıyrılıp çok klas bir vuruşla golü buldu.İnanılmaz organize bir gol yedik.Özellikle Neuer'in oyunu başlatışı derslikti.Servet'in de yediği çalım çok üzücü.Milli takım stoperimizin bu kadar kolay bir hareketle pazara gitmesi şahsen beni üzdü.İlk yarının kalan dakikalarında ise top yine Almanya'nın ayağındaydı ve ilk yarı 1-0 bitti.


2.yarıya Selçuk-Gökhan Töre değişikliğiyle başladık.Gökhan Töre oyuna hareket getirdi tamam ama yani orada Sabri dururken Selçuk'u çıkartmak hiç doğru bir hamle değildi bence.2.yarıda da Almanya oynuyordu oyunu.Gomez'in 2 şutu belki de gelen golün sinyaliydi.Daha sonra hücumda yakalandığımız bir anda Neuer'in ayağının dışıyla kendi ceza sahasından bizim ceza sahamıza kadar Götze'ye attığı muhteşem pasla başlayan atakta Götze'nin pasında Müller çok düzgün vurdu ve topu köşeye bıraktı ceza sahası dışından.Yine 2 pasta çok organize bir gol yedik.Tabi 2 golde de atakları başlatan Almanya kalecisi Neuer'i tebrik etmek lazım.İlk golde topu oyuna çok hızlı ve çok doğru sokarken bu golde de müthiş bir pas attı.

2.golden sonra bizim de direncimiz düştü.Ancak Gökhan Gönül'ün güzel ortasında Hakan Balta'nın golü bir anda yine maça heyecan getirdi.Hakan çok güzel bir vuruş yaptı ve bize tekrar umut getirdi.Ancak ne yazıkki anlık bir umuttan başka bir şey değildi bu çünkü sahada futbol oynayan sadece Alman Milli takımı vardı.Nitekim 86.dakikada Gökhan Gönül'ün yaptırdığı penaltıyla Schweinsteiger durumu 3-1'e getirdi.Maçın son anlarında Almanya çok rahat geldi ceza sahamıza hatta bir ara orda pas bile yaptılar.Ama biraz gevşek davranınca bu noktada başka gol olmadı ve 3-1 kaybettik maçı dolayısıyla avantajımızı.


Maçla ilgili söylenecek çok şey var.Öncelikle bizim için çok üzücü bir maç oldu.Son birkaç yıldır Milli takımımızın olumlu bir futbol oynayarak kazandığı maç sayısı çok çok az.Olumlu bir futbol oynamıyoruz.Bunu ben çok zamandır söylüyorum.Bugün bir kez daha gördük.Tabiki rakibimiz de çok iyi bir takım hakkını verelim ama bu kadar teslim olmuş gözükmek heleki bu kadar önemli bir maçta çok kötü sinyal.

Hiddink ve de özellikle Oğuz Çetin'in bu takıma herhangi bir şey kattığını düşünmüyorum.Kadro seçimleri,değişiklikler,ilk 11'ler hatalarla dolu.Yani bunlar çok bariz olaylar.Sabri'nin kanatta veya orta sahada hatta milli takımda oynayamayacağını düşünüyorum.Selçuk gibi bir oyuncuyu çıkartmakta yukarıda dediğim gibi yanlış bir karar.Bir başka konu da Hamit ve Gökhan Gönül gibi sakatlıktan yeni çıkmış oyuncuların neden ilk 11 olduğunu da anlamadım.İkisi de hazır olmadıklarını gösterdiler zaten maçta.Hamit orta sahada çok aksadı.Gökhan Gönül de Schürrle'den fotokopi gibi çalım yedi,kademe hatasında bulundu en son da penaltıyı yaptırdı.Tabiki bu 2 oyuncu da çok önemli ve ikisi de sağlıklı oldukları zaman banko oynamalı ama şu kondisyonla kadroda olmaları en azından şu maça başlamaları bence hata.Arda'nın da çıkarken Hiddink'e tepki göstermesi belki de kopma noktasına getirdi olayları.Hiddink'in bu takıma çok daha fazla şey katmasını beklerdim.

Yazımı bitirmeden günün tek iyi olayı bence 2.yarıda giren genç oyuncu Gökhan Töre'nin umut verici performansıydı.Çok iyi oynadı Gökhan.Topla buluştuğu her an etkili olmaya çalıştı.Destek gelmediği için çok etkili olmadı ama çok umut verici oynadı.Umarım kariyerinin şu dönemlerinde Türkiye'ye gelmez de gelişimini sürdürür.Çünkü çok yetenekli bir oyuncu.

Çok mahkum oynadık iyi bir oyun çıkarmadık.Sıkıntı büyük Milli Takımda.Yine klasik olarak işleri başkasına bıraktık.Azerbaycan'ı yenmek yetmeyecek artık.Almanya'nın da Belçika'yı yenmesi lazım.Ama bir şekilde çıksak bile buradan artık ben iyi oynayan ve adaletli kadro seçimlerinin olduğu bir Milli takım görmek istiyorum.Umarım olur çünkü bu potansiyele sahibiz kadromuz da var.

7 Eylül 2011 Çarşamba

Kaçan Fırsatlar ve Fransa Mağlubiyeti




Eurobasket'te 2.turun ilk gününde turnuvada yenilgisi bulunmayan Fransa'yla karşılaştık.Dün akşam futboldaki kötü oyundan sonra basketbol maçını daha da bir hevesle bekler oldum kendi adıma.2.tura çıkmayı garantiledikten sonra güzel oyunla gelen İspanya galibiyeti beklentileri yükseltmişti.Ne yazık ki öyle olmadı.Maçı kazanmak için birçok fırsatı cömertçe harcadık ve 68-64 mağlup olduk Fransa'ya.

Maça Ömer Onan ve Hidayet Türkoğlu'nun basketleriyle girdik ve bir anda farkı arttırdık ancak daha sonra Fransa'nın süperyıldızı Tony Parker devreye girdi.Parker hem asist hemde sayılarıyla Fransa'yı geri getirdi.Biz hücum ribauntlarında çok etkili olsak ta atletik Fransa karşısında uzun yan paslar yapınca onlar da top çalmalarıyla ribauntlardaki üstünlüğümüzü nötrledi.İlk çeyrek tam 7 top kaybı yaptı milli takımımız buna karşın ribauntlarda da 14-5  öndeydik.Çeyreği 14-12 önde geçtik.

2.çeyreğe iyi girdik ancak daha sonra Fransa'nın bir başka Nba oyuncusu Nicolas Batum devreye girdi.Savunmada top çalmalarıyla hızlı hücumlar yaratıp kolay sayılar buldu Batum ve Fransa kontrolü ele aldı.Ömer Aşık'ın kenara gelmesiyle ribauntlardaki üstünlüğümüzü de kaybedince skor bulmakta zorlandık.Böylece üstünlüğü ele alan Fransa Parker önderliğinde ilk yarıyı 31-27 önde geçti.



2.yarıya pota altından Noah'la sayılar bularak başlayan Fransa'ya Noah'ın Chicago'dan yedeği Ömer Aşık'la cevap verdik.Ersan da Ömer'e yardımcı olunca farkı 2'ye kadar indirdik.Ancak daha sonra savunmada gardımız düştü.Bunu da çok iyi değerlendiren Tony Parker önce sayılarıyla sonra da asistleriyle farkı açmasını sağladı Fransa'nın.Kahudi ve Gelabale'nin art arda üçlükleriyle fark çift hanelere çıktı ve son çeyreğe 57-44 Fransa üstünlüğüyle girildi.

Son çeyreğe de Fransa iyi başladı ancak ondan sonra nihayet hücumda top kaybı yapmayı bırakınca etkili olmaya başladık.Savunmada da alan savunmasına dönüp Fransa'yı şaşırtınca farkı azaltmaya başladık.Ancak bir türlü o kıvılcımı ateş haline dönüştüremedik.Çokça fırsat geldi halbuki elimize.Mesela savunmada top çalıp eksik yakaladığımız bir pozisyonun dönüşünde bomboş üçlükleri değerlendiremedik birçok kez veya Tony Parker'ın göz yaşı damlası denemesine müthiş bir blok koyan Ömer Aşık'tan gelen topta hızlı hücumda topu kaybettik.Buna rağmen Fransa öyle şaşırmıştı ki bir türlü o şoktan çıkamadılar.Tam bu anda da Ersan İlyasova devreye girdi.Önce müthiş bir blok yaptı Ersan daha sonra da basket faul yaptı.Üstüne bir muhteşem blok daha yaptı.Daha sonra Fransa topu oyuna sokarken hata yapınca 35 saniye kala 2 sayı gerideyken top bize geçti.Ancak ne yazık ki Orhun Ene bence çok hatalı bir şekilde o topu köşede Kerem Tunçeri'yle buluşturacak set çizdi.Kerem tüm turnuva boyunca şutlarda çok büyük sıkıntı çekti keza bu maçta da çok kötü oynuyordu.O köşede Kerem Tunçeri yerine mutlaka başka biri olmalıydı.Kerem de son topta köşeden bomboş üçlüğü kaçırınca umutlarımız tükendi.Bu maçta kaçırdığımız benim saydığım 6.bomboş üçlüktü.Parker'ın 2 de 2 attığı serbest atışlardan sonra Ender'le bomboş turnikeyi kaçırdık ancak hücum ribauntunu alan Emir çok zor pozisyonda üçlüğü yolladı ve farkı 7saniye kala 1'e indirdi.Parker bir kez daha 2'de 2 attı.Ancak biz mola dönüşü topu kenardan 5 saniyede sokamayınca maçı 68-64 kaybettik.



Çok üzücü bir mağlubiyet oldu.Maçı o kadar çok kazanma fırsatı elimize geçti ki bunları nasıl değerlendirmedik çok şaşırıyorum.Koçsal hatalar da oldu.Özellikle o topu Kerem'le buluşturmak ya da çok sıcakken o son topta topu Emir'e çıkartmak gibi ya da Ömer kenardayken Enes Kanter'in oyuna girmemesi gibi.Tabi mola dönüşü 5 saniyede topu oyuna sokamamak felaket.Ancak yine de hiç inanamadığım şaka gibi bir mağlubiyet oldu bu.Umarım bu mağlubiyetin altından çabuk kalkarız.

Bu Sefer Tutmadı.. 0-0


2012 Avrupa Şampiyonası elemelerinde A Milli Futbol Takımımız gruptan çıkma yolunda önemli bir maçta deplasmanda Avusturya'yla geldi.Pek te etkili bir oyun oynayamadık buna rağmen 90.dakikada penaltı kazandık ancak Arda bunu değerlendiremedi.

Maçın genel bir özetinden ziyade kısa kısa notlar şeklinde maçı değerlendireceğim.Öncelikle tabiki seçimlerden başlamak istiyorum.Türkiye'de orta sahada Selçuk ve Yekta'dan başka oynayacak oyuncu yok mu merak ediyorum.Bu oyuncuların kadroda olmasına anlam veremezken ilk 11 oynayınca bir de otomatikman orta sahamız düşüyor.Hücuma destek gelmedi bu yüzden de etkili olamadık.Tabi Emre'nin Nuri'nin sakatlıkları Selçuk İnan'ın cezası da etkiledi bu tercihleri.Yine de en basitinden kadroda bile olmayan Necip Uysal'ın bu mevkide çok daha başarılı olabilceğini düşünüyorum.

Diğer bir konuysa savunmamızdaki müdahelelerdi.Egemen-Servet ikilisi iyi bir uyum yakalamış.Bu maçta kritik müdaheleler yaptılar.Ancak yine de araya atılan toplarda sorun yaşayabiliriz.Bu konuya mutlaka dikkat etmemiz lazım.

Bir başka konuysa henüz sistemi tam oturtamadık gibi.Bloklar arası boşluklar ve etkileşim çok fazla.Bu maçta da çok net gözüktü bunlar.Forvet hattını fazlasıyla yanlız bıraktık.Hele ki Arda'nın ilk yarı sağ taraftan güzel bir şekilde girdiğinde ceza sahasında ortaya çevirebileceği hiç kimsenin olmaması çok ilginçti.

Organize olmakta büyük sıkıntılarımız var.Bu maçta da rakibi bunaltacak bir baskı yapamadık.Paslaşmalarımız etkili değildi.Uzun zamandır ne yazıkki hiç iyi futbol oynadığımızı düşünmüyorum istisnalar hariç.Bu maçta da çok uzun bir süre kaleye şut atamadık isabetli.En organize atağımızda Sabri'nin ortasında Burak'ın kafasının direkten dönmesiydi.Sabri'nin de öyle kaç kez orta yapabileceğini düşünürsek sıkıntı verici bir durum.Özellikle ilk yarı hiçbir şekilde organize olamadık istediğimiz pasları yapamadık.

                         

Beni çok rahatsız eden bir başka konuysa takım bu kadar dökülürken üstüne bir de yorgunluk geldiği halde Guus Hiddink'in tek oyuncu değişikliğini maçın bitimine 10 saniye kala yapması.Yani neden böyle bir şey yaptı,yedek oyuncularımız da bir sıkıntı mı var dı,sürenin ve skorun farkında değil miydi yoksa başka bir maç mı izliyordu?Yani şu takımı canlandırmak için mutlaka bir hamle yapması lazımdı.Özellikle Gökhan Töre'yi hiç kullanmaması çok enteresan ve bir o kadar da kötü bir düşünce.Zaten maçtan sonra da kendisini istifaya davet edenlerin sayısı arttı.

Yine Hiddink'ten devam edelim.Maçtan sonra "1puandan memnunum." dedi.Yani tamam çok yüksekten uçtuğumuz oluyor beklenti olarak ama şu Avusturya maçına da 1puan için çıkıyorsak sıkıntı büyük.Hiddink hedefleri baya bir küçük tutmuş anlaşılan.Böylesi önemli bir maçta 3 puanı alıp iyice rahatlıyıp işi bitirecektik.Şimdi açık kapıyı bıraktık Belçika'ya.

Son olarak bugün hem şanslıydık ama hem de daha fazla şanssızdık diyebilirim.Öncelikle hiçbir şey oynamadığımız halde 2 topumuz direkten döndü.Bir şans anında ise bir anda Burak'la buluşturduk topu.O da kaleciden sıyrılırken yapılan hamleyle yerde kaldı ve hakem çok doğru bir kararla penaltıyı verdi 90.dakikada.Kötü bir günümüzde olmamıza rağmen yine de maç ayağımıza kadar gelmişti.Olmadı malesef..Arda'nın vuruşu kaleci Grünwald'ın ayaklarından döndü ve böylece 1puan aldık.

Aslında maçın hakkı beraberlikti.Çok kötü bir maç çıkardık ve son anda da belki de futbol tanrıları golü bulmamıza izin vermedi.Milli takımımız iyi top oynamıyor,pozisyona zor giriyor özellikle de deplasmanda.Pas yüzdemizin düşüklüğü de cabası.Hiddink'te bizler gibi izliyor bunu ne yazıkki.Kadro seçimlerinden itibaren bir revizyon şart elemeler bittikten sonra.İnşallah Avrupa Şampiyonası'na katılırız da bu kadar yaklaştıktan sonra bir büyük turnuvaya daha gitmemezlik yapmayız.

2 Şubat 2011 Çarşamba

Ene Milli Takım'ın Başında


Tanjevic'in 2010 Dünya Şampiyonasından sonra ön plandan çekileceğini herkes biliyordu.Bugun yapılan açıklamayla Mill Takım'ın başına Orhun Ene'nin getirildiği açıklandı.

Uzun bir zamandır Milli Takım'da Tanjevic'in yardımcılığını yapan Ene'nin Beko Basketbol Liginde yakaladığı istikrar ve başarıda oldukça dikkat çekici.Bu sene Banvit'le ligin zirvesini zorlamakla beraber Avrupa'da da oldukça başarılıydı Ene'nin takımı.

Sonuç olarak 2011 Avrupa Şampiyonasıyla birlikte Orhun Ene ilk kez büyük bir organizasyona Milli Takım Başantrenörü olarak çıkacak.

Bogdan Tanjevic ise Milli Takım'dan ayyrılmış değil.Koordinatör olarak örevine devam edecek.

TBF'de yazan metnin ufak bölümü şöyle:

Toplantının açılış konuşmasını yapan TBF Başkanı Turgay Demirel, erkek milli takımların yeni teknik yapılanmasını katılımcılarla paylaştı. 2010 FIBA Dünya Şampiyonası’nda 12 Dev Adam’ın başında gümüş madalya kazanan Bogdan Tanjevic’in önümüzdeki 4 yıllık süreçte Erkek Milli Takımlar Teknik Koordinatörü olarak görev yapacağını ifade eden Demirel, Ay-Yıldızlıların yeni baş antrenörünün ise Orhun Ene olduğunu açıkladı. Demirel, A Milli Takım antrenörü Nihat İziç’in de Erkek Altyapı Milli Takımlar Teknik Koordinatörlüğü görevine getirildiğini söyledi.

Benim fikrim de Ene'nin bu görevi sonuna kadar hak ettiği yönünde.Umarım başarılı olur.