Avrupa Ligi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Avrupa Ligi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Aralık 2011 Cuma

Temsilcilerimizin Rakipleri Belli Oldu


Şampiyonlar Ligi gibi bugün Avrupa Ligi'nde de kuralar belli oldu.Tabi ki bizi daha çok ilgilendiriyor çünkü Avrupa Ligi'nde gruptan 1.olarak çıkan Beşiktaş ve Şampiyonlar Ligi'nde grubu 3.bitiren ve yoluna bu kupada devam edecek Trabzonspor'un da rakipleri belli oldu.Beşiktaş geçen sezon final oynayan Braga'yla eşleşirken Trabzonspor da Hollanda'nın köklü kulüplerinden Psv Eindhoven'la eşleşti.

Öncelikle kupada bana göre dikkat çeken eşleşmelere değinmek istiyorum daha sonra da temsilcilerimizin eşleşmelerini değerlendireceğim.

Porto-Manchester City:İşte Avrupa Ligi'nin en dikkat çekici eşleşmesi bana göre.Şampiyonlar Ligi'nden elenen 2 takım karşı karşıya geliyor.Erken finallerden birisi olarak nitelendirebiliriz hatta.2.torbanın en güçlü takımıyla bana göre 1.torbanın en güçlü takımı karşı karşıya gelecek.Beşiktaş'ta ki şansı göz önüne alarak Porto'nun bize çıkacağını düşünüyordum şükür çıkmadı.

Porto her ne kadar Falcao'yu kaybetse de büyük bir ekol.Geçen sene de bu kupayı kazanmışlardı.Bu sene süpriz bir şekilde elendiler Şampiyonlar Ligi'nden.Yine çok kaliteli bir kadroya sahipler ve seyirci destekleri çok yüksek.Manchester City'se yıllardır saçtığı milyon dolarların karşılığını almaya başladı.Çok kaliteli bir kadro var ellerinde üstüne üstlük baya geniş te bir kadro.Premier Lig'de 1.konumdalar ancak Şampiyonlar Ligi'nde Napoli engelini bir türlü aşamadılar.Çok çekişmeli bir eşleşme olacak.Ancak ben kadro kalitesi ve genişliği nedeniyle City'i bir adım önde görüyorum.

Ajax-Manchester United:Bir başka Manchester ekibinin eşleşmesi daha.Geçen sezon Şampiyonlar Ligi'nde final oynadıktan sonra bu sene gruptan bile çıkamayıp hayal kırıklığı yaratan bir Manchester var.Basel'e kaybedip elendiler oradan ve Avrupa Ligi'ne kaldılar.Tabi ki buraya daha çok konsantre olacaklardır en azından bu kupayı almak isteyeceklerdir.Gençlere çok yöneldiler bu sene belki de onun sıkıntısını da çekiyor olabilirler.Sanki kadroları daha tam oturmamış gibi geliyor bana.

Ajax'sa dramatik bir şekilde elendi Şampiyonlar Ligi'nden.Geçen yazımda bahsettiğim Lyon olayı.Onlar da Hollanda liginin en köklü takımlarından.Tabi ki eski günlerinden uzaktalar ama yine de hafife alınacak bir takım değil.Ancak yine de Manchester United bu eşleşmenin favorisi.Özellikle ilk maçın dışarıda olması onlar adına bir avantaj.Kadro kalitesi açısından da Manu daha avantajlı o yüzden onlar geçecektir diye düşünüyorum.

Lazio-Atletico Madrid:Bir başka dikkat çeken eşleşme.Bizi de yakından ilgilendiriyor çünkü Beşiktaş eğer ki turu geçerse bu eşleşmenin galibiyle oynayacak.Lazio bu sene Klose'nin gelişiyle biraz daha toparlanmış gibi gözüküyor.İyi bir kadroları var.Takip edebildiğim son dönemde bence güzel top oynuyorlar.Seyirci desteği de çok yüksek bir takım onlar da bu kupanın önemli takımlarından birisi.2.torbanın en güçlü takımlarındandı bana göre.

Atletico'ysa sezona kadroda değişimle başlamıştı.Önemli yatırımlar yaptılar iddialı bir kadro kurdular ama beklenenin çok altında kaldılar.Takım içinde sorunlar olduğu söyleniyor,teknik direktörün artık sayılı günleri kaldığı söyleniyor ve bazı oyuncuların çok mutsuz olduğu ve gitmek istediği söyleniyor.Reyes gibi önemli bir oyuncu gibi mesela.Bir türlü oturtamadılar takımı ve sistemi.Güzel bir kadroları var ama bütünlüğü sağlayamadılar bence bu yüzden Lazio turu geçen taraf olacaktır.Ama yine de Atletico'nun silahları ağırlığını koyarsa Madrid ekibi de turu geçebilir.%51-%49 diyorum şanslara.Çok çekişmeli bir eşleşme olacak.

                         

Gelelim temsilcilerimize...Trabzonspor 2.torbadan katıldı kuraya.1.torbadaki rakipleri düşünürsek fena bir kura çekmediler.Ancak tabi ki karşılarındaki takım Hollanda'nın köklü kulüplerinden birisi.Bu sene de daha iyiler geçtiğimiz senelere oranla ve ligde 2.sıradalar.Nispeten iyi de bir kadroya sahipler.Bu eşleşmeden sonra biraz araştırma yaptım haklarında daha iyi durumdular geçtiğimiz senelerden.Zaten hücum hatları hep iyiydi ama bu sene savunmada da fena iş yaptıkları söylenemez.Büyük bir kulüp her şeyden önce ve bu tip Avrupa kupalarında yıllardır sahne alan tecrübeli bir ekip.

Trabzonspor ise bu sene özellikle de son dönemde çok kötü."At Burak'a o bir şeyler yapar." hücum felsefesine 2.bir çözüm üretemediler ve takımlar da o bağlantıyı kesince tıkandılar ve gol yollarında büyük sıkıntılar çekiyorlar.Zaten büyük bir düşüş içerisindeler ligde.Kötü de oynuyorlar halbuki güzel bir kadroları var bana göre.Şenol Güneş gibi bir hocanın bu hücum olayına çözüm bulamamış olması çok ilginç.Tamam forvet hatlarındaki oyuncular da formsuz ama ellerinde çok yetenekli oyuncular var.Eğer turu geçmek istiyorlarsa hücumun da bir takım oyunu olduğunu anlamalı Trabzonspor ve Burak'ı yanlız bırakmamalı.Özellikle Colman Avrupa'da bir başka oynuyor.Onun liderliğine çok ihtiyaçları var keza Zokora'nın da.

İçerideki maç çok önemli Trabzonspor adına.Avni Aker de gol yememek lazım yoksa Hollanda da zaten iyi bir hücum hattına sahip Psv can yakabilir.İçeride gol yemeden alınacak bir galibiyet özellikle Avrupa'da savunmayı çok daha iyi yapan Trabzonspor için tur kapısını aralayabilir.Şu sıralar çok formsuz Trabzonspor umarım toparlanabilir ama tecrübe gibi faktörler de işin içine girdiğinden ben Psv'nin turu geçebileceğini düşünüyorum.Ancak tabi ki güzel bir sistemi oturtabilirse Şenol Hoca Trabzonspor da çok kaliteli bir kadroya sahip ve turu geçme şansı artar.Dualarımız Bordo-Mavililerle...

                           

Gelelim diğer temsilcimize beni de daha yakından ilgilendiren Beşiktaş-Braga eşleşmesine.Bir Portekiz derbisi de diyebiliriz buna.Malum Beşiktaş'ta normal bir Portekiz takımı kadar Portekizli var.Carvalhal de doğduğu kentin takımına karşı olacak tabi takımının başında olursa.Braga Portekiz liginin önemli takımlarından birisi.Geçtiğimiz sezon bu kupada final oynamış bir ekip.Kesinlikle hafife alınacak bir takım değil.

Dediğim gibi geçen sezon final oynamış yetenekli bir kadro var karşımızda.Her ne kadar önemli oyuncular gitmiş olsa da yine gayet güzel bir takım var ve çok çok iyi bir atmosferde maçlarını oynuyorlar.Hugo Viana,Quim gibi tecrübeli oyuncularla harmanlanmış yetenekli bir kadro.2.torbanın iyi takımlarından birini çektik.Ama yine de bizim şansımız göz önüne alındığında iyi bir kura.Çok güzel maçlar izleyeceğiz seyirci desteği açısından.

Beşiktaş'a gelirsek kadroyu Alman oyuncularımızı monte ettikten sonra gerçekten kademe atladık.Zaten sene başından beri merak ediyordum neden oynamıyorlar diye.Onlar geldikten sonra sistemi de kadromuzu da oturttuk.Çok güzel futbol oynuyoruz bana göre ve bu sene de beklentimiz yüksek Avrupa'da.Nitekim sonuna kadar hak ederek gruptan 1.çıktık.Fernandes özellikle son dönemde muhteşem futbol oynuyor.Quaresma ve Simao'nun da dönüşüyle hücum hattımız daha da güçlenecek.Seyircimiz zaten tartışılamaz bile son Stoke maçında neler olduğunu gördük.Kendi futbolumuzu oynarsak bu eşleşmeyi geçebilecek güçteyiz.Takıma gerçekten çok güveniyorum.Umarım sakatlık sıkıntısı yaşamadan gerçek kadromuzla çıkarız ve turu geçeriz.

2 takımımız da çok çekişmeli maçlar oynayacak ve turu geçmek için mücadele etmek gerekecek.Trabzonspor turu geçerse Stoke-Valencia galibiyle,Beşiktaş turu geçerse yukarıda da belirttiğim gibi Lazio-Atletico Madird galibiyle oynayacak.Her 2 takımımıza da başarılar diliyorum umarım Avrupa'da umudumuz devam eder.

15 Aralık 2011 Perşembe

Fernandes Böyle İstedi Liderlik Geldi


Dün akşam Beşiktaş'ın Avrupa yolunda çok çok kritik bir maçı vardı.Avrupa Ligi'nde gruptan çıkma mücadelesi veren temsilcimiz 1puan alması halinde 2. olarak kazanması halinde 1.olarak kaybetmesi halinde averaja göre gruptan çıkma şansına sahipti.Çok güzel bir oyun ve 2.yarıda gelen gollerle maçı 3-1 kazandık ve 1.olarak gruptan çıkarak kurada da büyük avantaj elde ettik.

Maça son haftalarda klasikleşen 11'imizle başladık.Sadece sakat olan Quaresma yerine Holosko oynuyordu ki bu da bence çok mantıklı bir tercih.Hücumda zenginliğe ihtiyacımız vardı ve Holosko sağlayabilirdi.Belki son haftaların formda oyuncusu Mustafa Pektemek neden yok diye sorabilirdik ama pek te eleştrilcek bir durum değildi bu.Bu açıdan sahaya çıktığımız 11'i doğru buluyorum.İdeal kadromuzu bulduk.

Maça tıpkı ordaki maçta olduğu gibi biz oyunu kontrol ederek başladık.Orta sahada Fernandes takımın beyni olmuş durumda.Nitekim Quaresma'nın yokluğunda hep topları o dağıttı.Hilbert'in de bindirmeleriyle sağ kanattan üst üste ataklar yaptık.Ancak savunmasıyla ünlü Stoke bizi ceza sahasında çok etkili bırakmadı.Beşiktaş ta uzaktan şutlara yöneldi.İlk tehlikeli pozisyon da Ernst'le geldi.Dengesiz durumda çok sert bir vuruş çıkardı Ernst ama kaleci Begovic başarılıydı.Daha sonra ise ofsayt taktiği yapmaya çalışırken arkaya Jones kaçtı.Neyse ki karşı karşıya kaldığı pozisyonda Rüştü başarılıydı ve topu kornere çeldi.Almeida'nın müthiş şutunda yine kaleci başarılıydı.

Oyunun hakimiyeti hep bizdeydi ve özellikle sağ kanadı çok iyi kullandık.Ancak Holosko bir türlü final pozisyonlarını başarılı yapamadı ve çok kötü ortalar açtı.Aslında burada biraz daha dikkatli olsa çok erken bulabilirdik golü.Fakat bu kadar kontrol ederken oyunu bir anlık dikkatsizlik sonrası Fuller'in önünde kaldı top.O da uzaktan vurdu ancak Egemen'e çarpan top o kadar dengesiz yön değiştirdi ki kimse birşey yapamadı ve ağlarımıza gitti.Çok şanssız bir an oldu bizim için yani oyun tamamiyle bizim kontrolümüzdeyken böyle bir gol yemek tam Beşiktaş'ın şanssızlığı işte.Bu golle bizim de dengemiz bozuldu bir moral bozukluğu oldu.Nitekim hemen 1 dakika sonra Egemen'in kısa ve riskli pasına Rüştü'yle birlikte Fuller de hareketlendi.Rüştü'nün vuruşu Fuller'e çarptı ve çok yükseğe sekti ancak kaleye doğru gitmeye başladı.Direğe çarpan top Fuller'in önünde kalacakken son anda Egemen hamle yaptı ve topu kornere atarak %100'lük bir golü önledi.Gerçekten çok çok acaip bir pozisyondu.Zaten bu sene bizim deniz tarafındaki kalede olanları bir araya getirsek baya bir gerilim filmi olur.

Bu şoku da atlattıktan sonra tekrar oyunun kontrolünü ele aldık ve yine kanatlardan bindirmelere başladı Beşiktaş.Ancak bir türlü son bölgede doğru pasları yapamadık.Bu yüzden de aradığımız golü bir türlü bulamadık.İlk yarının sonuna doğru İsmail de bindirmeler yaptı ancak o da düzgün orta açamadı tıpkı Holosko gibi ve ilk yarı çok talihsiz bir şekilde 1-0 Stoke City üstünlüğüyle geçildi.Ne yazık ki bu sırada Dinamo Kiev de Maccabi karşısında 2-0 öndeydi.Beşiktaş'ın tur şansı tehlikeye girmişti.Moraller bozuk gidildi soyunma odasına.

                        

2.yarıya ilk yarının etkisiz ismi Holosko yerine Mustafa Pektemek oyuna dahil oldu.2.yarının başlamasıyla tekrar Beşiktaş bastırmaya başladı.Beşiktaş'tan iyi haber beklerken iyi haber Dinamo'dan geldi.Önce 10 kişi kaldı Kiev daha sonra da Maccabi'nin golü geldi.Beşiktaş'ta da sahneye Manuel Fernandes çıktı.Sorumluluk almaya devam etti Portekizli.Çok güzel oynadığı bir ilk yarının ardından muhteşem bir futbol oynamaya başladı 2.yarı.Böylece Beşiktaş daha etkili ataklar geliştirmeye başladı.Mustafa Pektemek'in akıl dolu vuruşu üst ağlarda kaldı ancak bunlar golün habercisiydi.Nitekim Fernandes orta sahada faullere rağmen ayakta kaldı arkasından Almeida'nın koşu yoluna muhteşem bir pas attı.Portekizli güzel bir vücut hareketiyle topu önüne aldı ancak tam bu sırada kaleciyle karşı karşıya kalan Almeida'yı Upson sert bir müdahaleyle indirdi.Hakem de doğru olarak hem penaltıyı çaldı hem de kırmızı kartı gösterdi.Gerçekten Fernandes'e şapka çıkartmak lazım.Önce ayakta kaldı arkasından müthiş bir top attı derinlemesine.Almeida da vücudunu topla rakip arasına çok iyi koydu.

Topun başına geçen Fernandes klas bir vuruşla topla kaleciyi ayrı yerlere yolladı ve beraberliği getirdi.Çok güzel vurdu Fernandes topa.Ayrıca iyi haberler bununla bitmiyordu.Kiev hem 9 kişi kalmıştı hem de Maccabi 2-2 yapmıştı skoru.Ancak Beşiktaş beraberlikle yetinmiyordu.Fernandes'in enfes futbolu önderliğinde ataklara devam etti Beşiktaş.Fernandes'in muhteşem volesini Begovic zorlukla kornere attı ardından Mustafa Pektemek ceza sahasında topla buluştu.Vuruşu son anda savunmaya çarptı ve kornere gitti.Kornerden gelen topa Mustafa yine uçarak vurdu ve tam köşeden filelerle buluşturdu topu.İnönü tam bir şölen havasına bürünmüştü işte.Fernandes'in ortası çok güzeldi ancak Pektemek muhteşem vurdu topa ve kalecinin uzanamayacağı yere yolladı topu.Böylece Beşiktaş tur kapısını iyice açtı artık.Arkasından oyuna sonradan giren Edu sol çaprazdan sol ayağıyla bir füze yolladı Stoke ağlarına ve liderliğimizi taçlandırdı.Süper bir goldü gerçekten çok güzel ve net vurdu Edu.Çok sert gelen bu topta kalecinin yapabileceği hiçbir şey yoktu.

Edu'ya da burada bir parantez açmak istiyorum.Kilo vermiş Edu ve çok daha fit gözüktü onca haftadan sonra.İlk geldiğinde çok eleştirmiştim.Baya da fazla kilosu vardı kendisinin o yüzden performansı beni yanıltmadı ancak bu sefer daha formda gördüm onu.Kısa süreler şans ta alsa iş yapar gibi bir görüntü verdi.Nitekim goldeki vuruşu da çok klastı.3.golden sonra onların gardı iyice düştü Beşiktaş'ta galibiyeti kutlamaya başladı.Topu ayağımızda tutmaya devam ettik ve hem liderliği hem de rövanşı aldık Stoke City'den.

                       

Evet çok kritik bir galibiyetti gerçekten ve Manchester devlerinden kurtulduk böylece grubu 1.bitirerek.Hak eden bir oyun ortaya koyduk.Her ne kadar şanssız bir gol yesek te hemen arkasından yine bir o kadar ilginç bir pozisyon versek te onun dışındaki bütün süre boyunca oyun bizim kontrolümüzdeydi.Grup 1.'si olmamızı kuralar çekildiğinden beri bekliyordum twitter'da da yazmıştım zaten bunu.Zor olacağını da söylemiştim nitekim öyle de oldu ama gruba baktığımızda da en çok hak eden takım bizdik.Çok güzel oldu bu galibiyetle gelen 1.'lik.

Maçın yıldızı tartışmasız Manuel Fernandes'ti.Portekizli enfes bir oyun ortaya koydu resmen takımın maestrosu konumundaydı.Harika yönetti takımı,koştu mücadele etti herşeyi yaptı kısacası.Gerçekten şapka çıkartılacak bir oyun ortaya koydu.Top ayağına çok yakışıyor Fernandes'in.İyi ki tekrar takıma monte etti onu Carvalhal.Helal olsun alkışların en büyüğü Fernandes'e gitti dün akşam.Mustafa Pektemek te oyuna girdikten sonra takımı hareketlendirdi yine golünü de attı.Almeida çok iyiydi bana göre bu maçta.Doğru koşuları yaptı penaltıyı yaptıran isimdi.Egemen'i biraz durgun gördüm bu maçta.Birkaç hata da yaptı zaten.Hilbert ve Ernst her zamanki bildiğimiz oyunlarını sergilediler yine çok iyilerdi.

Kritik bir maçı taraftarımızın muhteşem desteğiyle ve güzel oyunumuzla kazandık grubu da lider tamamladık.Şimdi 1.torbadan gireceğiz ve nispeten daha kolay rakiplerle eşleşeceğiz.Özellikle Şampiyonlar Ligi'nden gelen Manchester devlerinden kurtulduğumuza çok seviniyorum.Çok güzel bir maçtı tebrikler Beşiktaş'ıma.

2 Aralık 2011 Cuma

Quaresma Beşiktaş'ı Uçurdu


Dün akşam Beşiktaş Avrupa Ligi'nde çok önemli bir maça çıktı.Gruptan çıkma yolunda Maccabi engelini aşmamız gerekiyordu.Klasik bir Beşiktaş geriliminden sonra zor da olsa maçı kazandık.Quaresma 2 muhteşem golle maça damga vurdu.Stoke-Kiev maçı da berabere bitince Beşiktaş gruptan çıkma şansını ardına kadar açtı.

Beşiktaş maça Trabzon maçındaki ilk 11'inin aynısıyla çıkıyordu.Bence doğru bir tercih değil bu.Trabzon maçında savunma yapmanın ilk başta ne kadar doğru bir karar olduğunu söylemiştim.Ama bu maçta Ekrem'in oynamasına bir anlam veremedim.O tarafta daha ofansif bir Holosko bize çok daha iyi katkı verirdi.Zaten geri kalan oyuncularımız defans yönünü toparlardı işin.Hücum açısından Holosko gibi seri bir oyuncu olması hücum hattını rahatlatırdı.Ama Carvalhal bozmadı takımı.

Maça tutuk başladı Beşiktaş.Quaresma çok riskli hareketler yaparak en sonunda ceza sahamız önünde topu kaybetti.Ama Cenk çok iyi açıyı daralttı ve Colautti'nin şutunu çıkararak Beşiktaş için maçın felaket başlamasını önledi.Daha sonra oyun Maccabi'nin kontrolünde oynandı diyebiliriz bir süre.Ev sahibi ekip savunma arasına atılan toplarla tehlikeli olmaya çalıştı.Birkaç pozisyonda buldular ama Beşiktaş savunması her zaman yerinde müdahaleler yaparak golü önlediler.Bu dakikadan sonra oyun Beşiktaş'ın lehine kaymaya başladı.Bunun da en büyük sebebi Quaresma'nın oyuna ağırlığını koymasıydı.Q7 sorumluluk aldı ardından da bekler ileri çıkmaya başladı.Özellikle de Hilbert.Böylece Beşiktaş kontrolü ele aldı.Fernandes'in süper pasında Quaresma soldan kesti müsait durumda Almeida iyi vuramadı topa.Hemen ardından yine Fernandes'in süper pasında Ernst ortaya çok iyi çevirdi ve Quaresma harika bir voleyle topu filelere astı.Muhteşem bir goldü gerçekten.Topa harika vurdu Quaresma bu sezonun en güzel gollerinden birine imza attı.Devrede bu muhteşem gol sonrası 1-0 üstünlüğümüzle sona erdi.

                          

2.yarıya da Beşiktaş hızlı başladı.Fernandes'in sert şutunu kaleci muhteşem kurtardı ve topu kornere çeldi.Korneri Fernandes kullandı ve ön direğe çok güzel orta kesti.Orada İbrahim Toraman kafayı vurdu ve Beşiktaş'ın 2. golünü attı.Bu golden sonra Beşiktaş rahatladı.Ama her zamanki gibi biraz fazla rahatladı.Topu iyice rakibe verip saçma sapan bir şekilde geriye çekildik.Bunun sonucunda da ev sahibi ekip oyunun kontrolünü eline aldı.59.dakikada uzaklaşmayan bir yan top sonrasında Yeini topu ağlarımıza yolladı.Klasik taraftarlarına rahat maç izlettirmeyen Beşiktaş sahadaydı adeta.

Golden sonra taraftarı da oyuna dahil olan Maccabi iyice bastırmaya başladı ve Moshe Fernandes biraz geç kalınca müdahalede 25 metreden vurdu.Cenk üstüne doğru gelen topu içeriye aldı ve maça bir anda denge geldi.Beşiktaş adeta şoka girmişti.Şoktan çıkartan isimse günün yıldızı Quaresma oldu.Portekizli yine sorumluluk almaya başladı.Portekizliye sağ kanattan bindirmeleriyle Hilbert te eşlik etti ve Beşiktaş tekrar bastırmaya başladı.Sağlı sollu ortalarda Ernst'in kafasını kaleci son anda çıkardı.Almeida ise 3 pozisyonda çok çok net fırsatları harcadı.Gerçekten çok müsait pozisyonlarda hiç beklenmedik vuruşlar yaptı Portekizli.Daha sonra attığı gol de -bana göre olmayan bir faul yüzünden- geçersiz sayıldı.
   
                            

Tam maç böyle bitecek derken sahneye bir kez daha Quaresma çıktı.Almeida'nın indirdiği topu alan Quaresma şık bir çalımla ilk rakibini geçti ardından bir kez daha güzel bir çalımla rakibini yere yatırdı ardından bir şut fake iyle de diğer rakibini yatırdı.Kendine boş bir koridor yarattı Q7 oraya girdi kaleciyle karşı karşıya kaldı.O sert ve düzgün bir vuruşla kaleciyi avlarken ben de kendimden geçmiş bir şekilde gol sevincini yaşıyordum.Gerçekten inanılmaz bir gole imza attı Quaresma.Harika bir goldü.Adeta "Eeeeh yeter be!" diyip topu aldı önüne gelen herkesi yatırdı ve golünü attı takımına inanılmaz kritik bir 3 puan kazandırdı.Enfes bir goldü.

Maçın değerlendirmesine geleceksek maçın adamı kesinlikle Quaresma'ydı.Portekizli forvet arkası gibi oynadığı son 2maçtır muhteşem oynuyor.Aman nazar değmesin.Attığı 2 gol de jeneriklik gollerdi.Maçın diğer iyilerine gelirsek Hilbert muhteşem oynadı.Sene başında bilenler bilir sürekli Hilbert'in oynaması gerektiğini söylüyordum.En sonunda formayı aldı ve haklı olarak bir daha bırakmadı.Fernandes de bu takımda çok önemli bir yere sahip olduğunu gösteriyor 2 maçtır.Almeida ve Ekrem de maçın kötüleriydi.Almeida çok kaçırdı Ekrem de yerini yadırgıyor sanırım.Cenk te 2.golde çok hatalıydı.

Bu arada Güntekin Onay şu an Türkiye'de en sevdiğim spor yorumcularından birisi.Bu maçı da ondan dinlemek büyük keyifti.Hele o 2.golde "Gooool Beeee!!!" diye bağırması inanılmaz hoşuma gitti.Sonuç olarak çok kritik bir galibiyet aldık ve Kiev'le farkı 3'e çıkardık.Artık son maçta Stoke'u ağırlayacağız.1puan bile yetiyor çıkmak için.3puan alırsak ta lider bitiriyoruz.Yani kapı ardına kadar açık bir aksilik olmaz inşallah.

Tabi yazıyı yazmışken Quaresma'nın muhteşem gollerini paylaşmadan olmaz.
Şu 1.gol:


Bu da 2.gol:

4 Kasım 2011 Cuma

Etten Duvar

Dün gece Beşiktaş Avrupa Ligi'nde çok çok önemli bir maçta evinde son yıllardaki belalımız Dinamo Kiev'i ağırladı.Maça çok girmeyeceğim çünkü maç yazısını akşamüstü giricem de yani şu son dakikada hatta son saniyede olanları girmezsem olmaz.

Yıllarca bu tip son anda gelen gollerle üzüldük ama bu sefer şans bizim yanımızdaydı.İnanılmaz olaylar oldu 7 tane net pozisyon verdik 1 dakikada.Az kalsın yine gidiyordu puanlar.Ama etten bir duvar örüldü oraya.Şansımızın yardımıyla da gol yemeden savuşturduk.Futbol sahalarında ender görülebilecek bir pozisyondu.İzlerken naptım ne dedim hatırlamıyorum.Sadece oradan gol yemeden çıktığımıza inanamadım uzun süre.

İşte o pozisyon.

21 Ekim 2011 Cuma

Hakeme Krampona Kırmızı Kart

Dün gece Avrupa Ligi'nde heyecan tekrar başladı.Beşiktaş'ın grubunda yer alan 2 takımı karşı karşıya getiren Stoke City-Maccabi Tel-Aviv maçında çok enteresan bir olay yaşandı.

Stoke City'nin ilk yarıda bulduu gollerle 3-0 öne geçip kazandığı maçın 2. yarısında taç çizgisine yakın bir yerde Maccabi'li Yoav Ziv kendisine faul yapıldığını düşündü ancak yardımcı hakem bayrağını kaldırmayınca iyice sinrilendi ve ayağından çıkan kramponunu hakeme doğru tekmeledi.Krampon da hakeme geldi.Yardımcı hakem hemen olayı orta hakeme bildirdi ve Ziv direk kırmızı kartla atıldı.

Kendisi de krampon hakem gelince ne yaptığını anlayıp pişman oldu ama iş işten geçmişti.Bir anlık öfkesinin kurbanı oldu ama bugüne kadar gördüğüm en ilginç şekilde kırmızı kart gördü Ziv.

İşte o anlar.

17 Eylül 2011 Cumartesi

Beşiktaş Tel-Aviv'i Beşledi


Trabzon maçını geç girdiğim için Beşiktaş maçını da geç girmek zorunda kaldım.Bu konuda da özür diliyorum.Maça geçecek olursak siyasi konulardan dolayı gergin bir hava vardı.Geniş güvenlik önlemleri alınmıştı.Korkulan olmadı.Sahada ise süper bir Beşiktaş vardı ve Tel-Aviv'i evine 5 golle yolladı.
Eskişehir'de oynanan kötü futbol,takımda idda edilen sorunlar ve tabiki Metris'teki eksikler yüzünden sıkıntılıydı Beşiktaş.Ama maça çok hızlı başladılar.Aurelio'nun müthiş pasına Almeida çok klas dokundu ve kalecinin üstünden topu ağlarla buluşturdu.Bu erken gol Beşiktaş'ı da rahatlattı.Oyunu kontrollü oynayan Beşiktaş orta sahayı elinde tuttu.Aurelio-Fernandes-Necip üçlüsüyle çok iyi kontrol etti Beşiktaş.Savunmada da Egemen-Sivok ikilisi daha uyumluydular.Tel-Aviv de çoğalamadı.Fernandes'in güzel pasına Almeida hareketlendi ama kaleci daha önce davrandı.İsmail'in müthiş hareketlerle getirip açtığı ortaya ise kimse dokunamadı.Sahaya kaptan olarak çıkan Quaresma'nın ayağının dışıyla Almeida'ya attığı pasta ise Portekizli golcü 2 vuruşta ağlara yolladı ve durumu 2-0'a getirdi.Muhteşem bir asistti gerçekten.Ronaldo'nun geçen hafta Benzema'ya attığı müthiş pasın daha da zoruydu.O müthiş ayağının dışıyla yolladı Quaresma bu pası.Almeida da bitirdi.Ertem Şener'in tabiriyle 3.ayağıyla attı pası Quaresma.



2.golden sonra iyice rahatladı Beşiktaş.Oyunu kontrollü bir şekilde elinde tutup kontralarla gol aradı.Maccabi de ayak uydurdu buna ve pek te zorlamadılar Beşiktaş'ı.

2.yarıya ise Maccabi hızlı başladı.Kornerden gelen topta Aurelio zamanlama hatası yapıp Rüştü de üstüne gelen topu çıkartamayınca Kehat'ın golüyle Maccabi farka 1'e indirdi.Rahat gözüken oyun bir anda stresli bir hale geldi Beşiktaş için ama hemen ardından Fernandes'in ortasına çok iyi yükselen Aurelio hem takımını rahatlattı hem de kendini affettirdi.Daha sonra Quaresma'nın sağdan şık bir çalımla getirip güzel ortaladığı topta Egemen'in tekmeye kafa uzatıp topu 90'a çakmasıyla iyice rahatladı Beşiktaş.Sakatlanan Almeida'nın yerine giren Edu'nun şutunda kaleci başarılıydı.Oyunu iyice yavaşlatan Beşiktaş son dakikalarda Edu'nun golüyle maçın skorunu belirleyip Avrupa Ligi'ne çok iyi başladı.Belirtmeden geçmek istemiyorum Fernandes'in 4 Maccabi'li yi geçtiği pozisyonu mutlaka izleyin.Çok şık çalımlarla dengesinin bozulmasına rağmen 4'ünü de geçti.


Maçın değerlendirmesine geçecek olursak Beşiktaş Eskişehir maçından çok farklıydı.Bunun en önemli sebeplerinden biri orta alanda Veli yerine Aurelio'nun olmasıydı.Aurelio defansla orta saha arasındaki bağlantıyı kurup tecrübesiyle çok büyük katkı yaptı.Aurelio'nun olması Fernandes ve Necip'e de güven kazandırdı ve onların ileriye çıkmasını sağladı.Ayrıca Aurelio defans önünde süpürücü görevini de iyi yaptı.Bir diğer sebebe geçecek olursak kaptanlık pazubandını takan Quaresma'nın süper oyunuydu.Kaptan takımını sırtlamaya ve galibiyeti almaya kararlıydı öyle de yaptı.2asisti de çok güzeldi ama 2.goldeki o pası gerçekten muazzam.Egemen-Sivok ikilisi daha uyumluydu.Özellikle Egemen müthiş mücadeleci ve cesur oynadı.Zaten onu öyle biliyorduk.İsmail daha derli topluydu geçen maça göre.Simao biraz tutuktu ama onu bu maçlık çok aramadı Beşiktaş.

Almeida'nın sakatlığı da çok şanssız oldu Beşiktaş adına.Sezona çok iyi girmişti Portekizli.Bu maçta da 2 gol atmıştı.3 hafta kadar olmayacak.Bu sürede yerine oynayacak Edu ise bence çok yetersiz.Gol atması bu gerçeği değiştirmez.Çok ağır kalıyor toplara koşamıyor.Top hakimiyeti de zayıf yani Beşiktaş'ın aradığı oyuncu değil.Almeida'yı arayabilir Beşiktaş.Ama yine de Avrupa Ligi'ne çok iyi bir başlangıç yapıp grupta liderliğe yükseldiler.Tebrikler Beşiktaş'a.