Nba'de bu sabaha karşı oynanan maçlarda yine çok güzel hareketler vardı.Benim dikkatimi 3 tanesi çekti bunları paylaşacağım burada.
Önce Nba'in en formda takımlarından birisi Oklahoma City Thunder'ın süperyıldızı Kevin Durant'le başlayalım.Indiana deplasmanındaydı Thunder.Play-off'lar yaklaşırken ve arkadan gelen Spurs tehlikesi de artarken kazanılması gereken ama zor da bir deplasmandı.Nitekim Thunder maçı kaybetti ama Kevin Durant ligin en uzun oyuncularından biri olan Roy Hibbert'ın üstünden çok sert bir smaç bastı ve adeta potaya soktu Hibbert'i.Gerçekten harika bir smaçtı ve tam bir posterdi.Hibbert boyunun da avantajıyla iyi bir blokçu olarak bilinir ama Durant öyle kararlılıkla gitti ki Hibbert'ın hiç şansı yoktu.
Diğer 2 hareketse aynı maçtan geldi.Dallas'ın atletik forveti Brandon Wright takımının Portland'ı konuk ettiği maçta hızlı hücumda Terry'nin pasını havada sağ eliyle yakaladı ardından topu değirmenle sol eline alıp aley-oop'u müthiş tamamladı.Çok yüksekten bitirdi Wright gerçekten muazzam bir hareketti kafası çemberle aynı hizadaydı ve çok zor bir hareketi çok rahat yaptı Wright.Ama sahneyi ise Portland'ın yıldızı Lamarcus Aldridge çaldı.Aldridge uzatmaya giden ve yine de son saniyelere 97-97 eşitlikle girilen maçta topu aldı ve Brendon Haywood'un savunmasından geriye doğru çekilerek kurtuldu ardından da Dallas'ı yıkan basketi sürenin bitmesinden çok kısa bir süre önce yolladı takımına da maçı kazandırdı.
Önce Durant'in müthiş smacı:
Wright'ın harika değirmeni:
Aldridge'in buzzer beater'ı :
Basketbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Basketbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
7 Nisan 2012 Cumartesi
5 Nisan 2012 Perşembe
Yapma Blake
Bu sabah NBA'de derbi günüydü.Los Angeles Clippers ve Los Angeles Lakers karşı karşıya geldiler.Sene başındaki Chris Paul hamlesiyle belki de ilk kez ortada bir rekabet oluşturulmaya çalışılıyordu ve play-off yaklaşırken çok önemli bir maçtı.Clippers ev sahipliğindeki maçta Lakers Bynum ve Kobe'nin etkili oyunuyla galibiyete uzandı bir kez daha ve kritik bir galibiyet aldı.
Maç içerisinde ise çok ilginç pozisyonlar vardı.Clippers'ın süper atletik forveti Blake Griffin Lakerslı Pau Gasol'den baya bir poster malzemesi çıkardı.Maçın henüz başında Randy Foye'un kaçırdığı şutu müthiş takip etti Blake ve çok yüksekten bitirirken önündeki Gasol'u da potaya soktu diyebiliriz.
2.smaçsa daha tartışmaya açık bir smaç.3.çeyrekte perdeden çıkan Griffin topla buluştu ve Gasol gibi hem uzun bir boya hem de çok uzun kollara sahip bir oyuncunun üstünden uçarak smacı vurdu.İlk an çok büyüleyici gözüktü bu hareket tabiki.Ancak tekrarları izlediğimde bana göre net bir hücum faul var.Blake Griffin sol koluyla açıkça Gasol'ün suratına vuruyor ve smaç için bariz avantaj sağlıyor.Bir kesim de önce Gasol'ün faul yaptığını düşünüyor.Yine de tabi ki her yiğidin harcı değil bunu basmak.Bu smaçtan sonra Lakers pivotu Andrew Bynum'un yüz ifadesi de görülmeye değer.Bynum sırf bununla kalmadı belki de yapılabilecek en güzel yorumu yaptı ve "Biz zaferi elde ettik.Blake Griffin varsın smacıyla highlights'ı işgal etsin." diyerek lafı gediğine oturttu.
İşte Griffin'in müthiş takip smacı:
Bu da tartışmalı poster smacı:
Ve son olarak Bynum'un yüz ifadesi:
İşte Griffin'in müthiş takip smacı:
Bu da tartışmalı poster smacı:
Ve son olarak Bynum'un yüz ifadesi:
30 Mart 2012 Cuma
Derek Fisher'ın Dönüşü
Derek Fisher malum Thunder'a gitti.Bununla ilgili bir yazı zaten yazmıştım.Bu sabaha karşı oynanan maçta Oklahoma City Thunder formasıyla eski takımı Lakers'a konuk oldu Derek Fisher Staples Center'da.Tabi ki doğal olarak kendisine büyük bir sevgi gösterisi vardı hem maç öncesi hem de maç içerisinde.Mola dönüşü oyuna girdiği için bir an taraftarlar anlayamadı ama sonrasında büyük bir alkış koptu.Jack Nicholson dahil tüm Staples Center ayakta alkışladı tecrübeli oyuncuyu.Tabi işler bu kadar keyifli gitmedi ve ilk çeyrekten itibaren kötü oynayan Lakers Westbrook'u da durduramayınca maçı kaybetti.
İşte Fisher'ın Staples Center'a dönüşü...
İşte Fisher'ın Staples Center'a dönüşü...
6 Mart 2012 Salı
Beşiktaş Milangaz İncelemesi

Lakers değerlendirmesinden sonra basketboldan devam edeyim dedim ve Beşiktaş Milangaz'a elimden geldiğince bir değerlendirme yazısı yazayım dedim.
Beşiktaş malum sezona tüm dünyayı şaşırtan Deron Williams transferiyle başladı.Daha sonra da Milli oyuncumuz Semih Erden katıldı takıma.Bu oyuncuların yanına yabancı olarak David Hawkins ve Zoran Erceg gibi kaliteli oyuncularla birlikte yerli olarak ta Can Akın,Ersin Dağlı gibi ligimizin önemli oyuncular eklendi.Böylece çok heyecan verici bir kadro kuruldu.Geçen seneden takımda kalan Marcelus Kemp'in de Deron Williams'la iyi anlaşması sonucu yüksek tempo basketbolla rakiplerine sayı yağdırdı Beşiktaş.Geçen senenin şampiyonu Fenerbahçe Ülker'i de Sinan Erdem'de taraftarıyla birlikte kolay bir şekilde yendi.
Ancak Avrupa'da sürpriz bir mağlubiyetle Eurochallange'a gitti Beşiktaş.Burada da Deron Williams şov vardı.Yıldız oyuncu Göttingen potalarına tam 50 sayı attı.Her şey iyi giderken Semih Erden'in sakatlık haberi geldi.Yıldız oyuncunun 2 ay oynayamayacağı açıklandı.Bu da pota altına takviye gerektiği demekti.Beşiktaş'ın gündemine yine çok önemli isimler geldi ve Beşiktaş'ta bu doğrultuda tercihini Nba'den Lamar Odom'la anlaştı.Odom transferiyle dünya tekrar Beşiktaş adını duydu ve siyah beyazlı ekip ligin en önemli şampiyonluk ekibi haline geldi.
Fakat bu çok uzun sürmedi.Odom'un Türkiye'ye gelişinden 1 gün önce tüm dünya şok bir haber aldı.Nba'de lokavt konusunda anlaşmaktan uzak olan 2 taraf bir gün yapılan toplantıyla anlaşmaya vardı ve lokavt sona erdi.Yani Beşiktaş Lamar Odom'a kavuşamadan elindeki Deron Williams ve Semih Erden'i de kaybetmişti.Herkesin merak ettiği o soru gelmişti işte."Lokavt bitti Beşikttaş bitti." yorumları yapıldı.Geldiği zaman çok büyük katkı vermesi beklenen Lamar Odom'dan önce takımın lideri en önemli oyuncusuyla birlikte yine takım içinde kritik bir role sahip olan oyuncuyu da kaybetmişti Beşiktaş.Bu ani gelişme sonrası Beşiktaş'ın B planını herkes gibi ben de merak ediyordum.

Önce uzun oyuncu arayışına yöneldi Beşiktaş.Gündeme birkaç farklı isim geldi.Menajerlerinde katkısıyla bir çok oyuncu Beşiktaş'a gelmiş gibi haber çıktı ancak Beşiktaş tercihini NBA tecrübesi de olan Pops Mensah Bonsu'dan yana kullandı.Bana göre çok iyi bir transferdi gelmesini istediğim bir oyuncuydu.Hem atletik yetenekleri,hem mücadeleci kişiliği hem de oyunuyla bir taraftar olarak gelmesine sevindim.Kemp'in de sakatlığıyla hepten daralan bir kadro vardı Beşiktaş'ın elinde.Yine de bu oyuncular yürek koydular ve Euroleague'de süper bir sezon geçiren ligin güçlü ekiplerinden Galatasaray Medical Park'ı güzel bir oyunla mağlup ettiler.Can Akın,Hawkins gibi oyuncular yaklaşık 40 dakika sahada kalıyorlardı.
Daha sonra Beşiktaş gözünü oyun kurucu transferine çevirdi.Yine bir bilgi karmaşası oldu bir çok isim gündeme geldi.Beşiktaş tercihini yine Nba patentli bir oyuncu olan Carlos Arroyo'dan yana kullandı.Arroyo oyun tarzı olarak Deron Williams gibi hızlı tempoyu seven bir oyuncu.Üstüne üstlük çok delici ve ribauntlara katkı veren bir kısa.Oyun kurucu bir takımın en önemli noktasıdır diyebiliriz.Bu açıdan Carlos Arroyo çok yetenekli bir oyuncu.Üstüne bir de tecrübesi eklenince yine çok önemli bir transfer diyebiliriz buna.Bu transferden sonra Efes Pilsen'i de deviren Beşiktaş Euroleague'te oynayan 3 temsilcimizi de mağlup etmeyi başardı.Avrupa'da ve ligde başarılı oyununu devam ettirdi Beşiktaş.
Bu süre içerisinde ise Kemp'in sakatlığının iyiden iyiye uzamasıyla bir skorer oyuncu arayışı çıktı ortaya.Böylece Beşiktaş yine Nba tecrübesi bulunan 2 şampiyonluk yüzüğü sahibi Adam Morrison'la sözleşme imzaladı.Morrison transferi çok ani oldu gerçekten.Morrison Nba'e çok büyük beklentilerle girmiş ancak bunların çok çok altında kalmış bir oyuncu.Lakers'la benchte takım elbisesiyle 2 yüzük kazandıktan sonra Avrupa'ya geldi ve Kızılyıldız'la oynadı.Kızılyıldız'da kendine geldi diyebiliriz Morrison için.Baskıdan uzak olunca çok güzel performans sergiledi.Savunma zaafları olsa da saf bir skorer Morrison.Beşiktaş'ın hücumuna çok şey katmasını bekliyordum kendisinin.

Bu transferlerle tekrar çok iddialı bir konuma geldi Beşiktaş.Oyun olarak ta yerli rotasyonu konusunda biraz sıkıntı yaşasa da göze hoş gelen bir basketbol oynanıyordu.En önemli artı bana göre Beşiktaş takım olmayı başarmış bir görüntü çiziyordu gerek sahadaki gerekse saha dışındaki oyuncularıyla.Deron zamanındaki savunma zaafı liderliğin Hawkins ve Bonsu gibi sert oyunculara geçmesiyle kaybolmuştu.Ancak yine şanssızlıklar peşini bırakmadı Beşiktaş'ın.Tam Türkiye kupası öncesinde zaten dar olan yerli rotasyonunun ve takımın en önemli oyuncusu Can Akın ağır bir sakatlık geçirdi ve sezona nokta koydu.
Türkiye Kupası'na bu kötü haberle giden Beşiktaş'a bir kötü haber de Erceg'ten geldi.Benim tertemiz bir bileği var dediğim ve takıma önemli katkı veren Erceg hastalığı nedeniyle oynayamayacağı açıklandı.Böylece Beşiktaş Türkiye Kupası'na iyice daralan bir rotasyonla gitti.Kimsenin fazla şans vermediği Beşiktaş önce Aliağa'yı zorlansa da geçti.Pota altında Bonsu gerçekten çok büyük oynuyordu ve tabiri caizse önüne geleni postere sokuyordu.Hawkins ve Arroyo da işin liderlik kısmını çok iyi yapıyorlardı.Daha sonra ise rakip Galatasaray'dı.Euroleague'te Cska Moskova bir devi dize getiren Galatasaray dar rotasyonlu Beşiktaş karşısında favoriydi.Ancak teknik açıdan oyunun analizini iyi yapan Ergin Ataman ve ekibi çok iyi bir mücadele gösterdi.Yine de Galatasaray farkı çift hanelere kadar çıkardı son bölümde.Ancak komutayı ele alan Arroyo sayı ve asistleriyle farkın kapanmasını sağladı.Son hücumda da Galatasaray faul yapmayınca köşeden yazın klüpten göndermek için bir nevi işkence gibi günde 3 idman yapan Serhat Çetin cezayı kesti ve maçı uzatmaya taşıdı Beşiktaş.Uzatmada ise Arroyo komutasında Ersin Dağlı'nın da sayılarıyla Beşiktaş maçı aldı ve finale yükseldi.
Finalde ise doğru yapılanmanın en güzel örneklerinden Banvit rakibimizdi.Yine dar rotasyon ve yorgunluk gibi faktörler nedeniyle favori Banvit olarak gösteriliyordu.Baştan sonra büyük çekişme içerisinde geçen maçta son dönemde yorgunluğa aldırış etmeden müthiş bir enerji sergileyen ve doğruları yapan Beşiktaş Milangaz Banvit'i yenip tarihinde ilk kez Türkiye Kupası'nı müzesine götürdü.Beşiktaş'ın yerli katkısına en çok ihtiyaç duyduğu dönemde muhteşem bir performans gösteren Serhat Çetin Mvp ödülünü aldı.Keza Barış Hersek te çok kritik bir katkı yaptı takıma.Umarım Serhat Çetin'in ödül alışı bazılarının başlarını öne eğmesini sağlamıştır.Ona ve diğer 2 oyuncumuza yapılan ayıbı unutmak zor.Turnuva boyunca şeker problemiyle uğraşan Morrison dışında süre alan her oyuncu çok iyi oynadı dersem yanılmış olmam.Kupa törenindeki sevinç te görülmeye geldi.Yabancıların takımı bu kadar benimsemesi,gerçek bir takım görüntüsü çizilmesi,Pops'un kupayı Can Akın'a armağan etmesi gibi çok çok olumlu sinyaller vardı.

Çok olumlu bir kupa oldu Beşiktaş adına dediğim gibi.Yerli katkısına en çok ihtiyaç duyduğumuz dönemde Serhat ve Barış'tan çok önemli katkı geldi ve onlar kazanıldı.Arroyo,Bonsu,Hawkins gibi kaliteli yabancı isimlerin takımı nasıl benimsediği net olarak görüldü.Keza tecrübeli Ersin Dağlı da maçların kırılma anlarında çok kritik katkı verdi.Moral olarak ta büyük katkısı oldu bu kupanın Beşiktaş'a.Bazı şimdiki eski yöneticilerimizin dediğinin aksine takımımızın kupasıydı bu.
Hakemlerin bana göre katlettiği Fenerbahçe maçındaki mağlubiyete rağmen ligde maç fazlasıyla da olsa lider konumda şu an Beşiktaş ve bununla birlikte Avrupa'da da bir üst tura geçti.Sakatlığı geçen Kemp te geri döndü ancak yabancı oyunculardan biri tribünde oturmak zorunda şimdilik.Güzel bir oyun var sahada en önemlisi takım birbiriyle oynamaktan çok zevk alıyor.Son yıllarda kurulan en güzel kadrolardan birisi.
Zaman zaman oyundan kopma gibi bir sıkıntı var yalnız Beşiktaş'ta.Son Fuenlabrada maçında da bunu gördük.Buna bir çare bulmalı Ergin Ataman.Bir anda doğru bildiklerini yapmayı unutuyor Beşiktaş.Bir de pick&roll savunmasında sıkıntılar yaşanabiliyor.Hele ki rakibin şutör bir uzunu varsa sıkıntı büyüyor.Ancak son dönemde bu sorun biraz olsun düzelmiş gibi.Ama yine de buna eğilmesi lazım Ergin hocanın.

Bireysel olarak ufak bir oyuncu değerlendirmesi yaparsak Hawkins ve Pops Mensah Bonsu'yu Mvp olarak söyleyebilirim.İkisi de çok kaliteli oyuncular ve takıma büyük katkı yapıyorlar.Kaptan Hawkins takım sıkıştığında sorumluluk alıyor ayrıca savunmanın da en önemli ismi.Bonsu da geldikten sonra müthiş katkı veriyor.Hücumda ve savunmada pota altında üstünlük kuramadığı bir rakip hatırlamıyorum.Üstüne yaptığı spektaküler hareketlerle taraftarı da coşturuyor.Morrison ilk geldiği zaman çok iyi katkı veriyordu ancak şeker sorunundan etkilenmiş gibi.Saçlarını topladıktan sonra tekrar düzelme gösterdi.Arroyo son Avrupa maçında ufak sıkıntı yaşasa da -koçla mı belinden mi hala bilinmiyor- kritik anlarda sorumluluğu çok iyi alıyor.Takım yönlendirmede de etkili.Erceg ise dışarıdan çok etkili bir oyuncu.Savunmada yumuşak kalsa da şutör uzun olmasının verdiği avantajları çok iyi kullanıyor ve çok ta iyi bir bileğe sahip.Kemp ise sezona iyi girdikten sonra Deron'un gidişinden çok etkilendi.Daha sonra da sakatlandı.Yeni yeni rotasyona giriyor ama son Mersin maçında sene başındaki oyununa yaklaşan bir performans sergiledi.
Yerlilerin katkısına geçersek en iyi katkıyı Ersin Dağlı verdi şu ana kadar.Pota altında önemli katkı verdiği gibi orta mesafeden de cezayı kesiyor.Serhat Çetin de Türkiye Kupası'ndan sonra kendini buldu.Savunmada iyi katkı veriyor ve 3 sayılık atış yüzdesi de arttı.Barış Hersek te süre aldığı dönemde kupadan sonra çok iyi katkı veriyor.Mehmet Yağmur ise kendinden istenilen katkıyı veremiyor.Süre aldığı dönemde savunma sertliği veremediği gibi sürekli de faul alıyor.Hücumda da hiç yok.Can Akın ise sakatlanana kadar bu takımın en önemli oyuncularından biriydi.Çok şanssız bir sakatlık yaşadı çok üzüldüm gerçekten duyunca.

Sonuç olarak desteklenmeyi sonuna kadar hak eden gerçek bir takım bu sene bence Beşiktaş.Ancak ne yazık ki son maçlara kadar yeterli taraftar sayısı yoktu salonda.Yönetim bahanesi,bilet bahanesi,başarısızlık bahanesi...Artık bunların hiç biri yok ve taş gibi bir takım var umarım bundan sonraki maçlarda full bir Akatlar görürüz.Oradaki atmosfer gerçekten bambaşka oluyor.
Ben de birçok maçı gerek salondan gerekse televizyondan takip ederek bu değerlendirmelerde bulundum.İlerisi için de gereken desteği yapmaya devam edeceğim.
22 Aralık 2011 Perşembe
Bunları Alın Dışarı
Nba'de hazırlık maçları sahne alırken birbirinden güzel hareketler de olmaya başladı.Gerçekten muazzam smaçlar ve hareketler var.Hele Clippers maçlarında rahat bir top10 listesi oluşur.
Jeremy Evans'ın Gerald Wallace'ın üzerinden uçarak yaptığı smaç favorim.İnanılmaz yükselmiş genç oyuncu ve postere sokmuş Wallace'ı.Tabi burada hakem haklı ama buna hücum faul çalmasına salondakiler gibi ben de kızdım.Tek kusur buydu smaçtaki.Onun dışında süper bir smaç.
Houston'ın bu sene çok şey beklediği Terrence Williams ta müthiş bir smaç yapmış.San Antonio'ya karşı hızlı hücumda tek eliyle ters değirmeni faule rağmen bitirmiş.Muhteşem bir smaç gerçekten.Zaten onun ne kadar atletik bir oyuncu olduğunu biliyoruz.
Geçen sene smaç şampiyonasında inanılmaz işler yapan JaVale Mcgee de birbirinden güzel hareketlere imza atıyor müthiş atletikliği ve upuzun kollarıyla.Son olarak Sixers'la oynanan karşılaşmada çaylak Vucevic'e acı bir hoşgeldin hediyesi vermiş ve onu potaya sokmuş.
Son olarak ta Clippers'tan büyük bir kontrat kapan ve Cp3'nin de gelişiyle şahlanan DeAndre Jordan da Lakers'la oynanan maçta Lakers'ın devleri Gasol-Bynum arasından muazzam bir smaç vurmuş.Harika bir smaç gerçekten Gasol ve Bynum gibi 2 çok uzun oyuncunun arasından çok geriden sıçrayıp harika bir smaç vurmuş.
Ne diyelim "Bunları..Bunları alın dışarıya.."
İşte Evans'ın smacı
Terrence'ın smacı.
Mcgee'nin hoşgeldin hediyesi.
DeAndre Jordan'ın uçuşu.
Jeremy Evans'ın Gerald Wallace'ın üzerinden uçarak yaptığı smaç favorim.İnanılmaz yükselmiş genç oyuncu ve postere sokmuş Wallace'ı.Tabi burada hakem haklı ama buna hücum faul çalmasına salondakiler gibi ben de kızdım.Tek kusur buydu smaçtaki.Onun dışında süper bir smaç.
Houston'ın bu sene çok şey beklediği Terrence Williams ta müthiş bir smaç yapmış.San Antonio'ya karşı hızlı hücumda tek eliyle ters değirmeni faule rağmen bitirmiş.Muhteşem bir smaç gerçekten.Zaten onun ne kadar atletik bir oyuncu olduğunu biliyoruz.
Geçen sene smaç şampiyonasında inanılmaz işler yapan JaVale Mcgee de birbirinden güzel hareketlere imza atıyor müthiş atletikliği ve upuzun kollarıyla.Son olarak Sixers'la oynanan karşılaşmada çaylak Vucevic'e acı bir hoşgeldin hediyesi vermiş ve onu potaya sokmuş.
Son olarak ta Clippers'tan büyük bir kontrat kapan ve Cp3'nin de gelişiyle şahlanan DeAndre Jordan da Lakers'la oynanan maçta Lakers'ın devleri Gasol-Bynum arasından muazzam bir smaç vurmuş.Harika bir smaç gerçekten Gasol ve Bynum gibi 2 çok uzun oyuncunun arasından çok geriden sıçrayıp harika bir smaç vurmuş.
Ne diyelim "Bunları..Bunları alın dışarıya.."
İşte Evans'ın smacı
Terrence'ın smacı.
Mcgee'nin hoşgeldin hediyesi.
DeAndre Jordan'ın uçuşu.
4 Aralık 2011 Pazar
12 Dev Adam'ın Rakipleri Belli Oldu
Basketbolda Slovenya'da düzenlenecek olan 2013 Avrupa Basketbol Şampiyonası'na katılacak olan A Milli Basketbol takımımızın rakipleri bugün yapılan bir kurayla belli oldu.
12 Dev Adam seri başı olarak katıldığı kurada F Grubunda İtalya,Portekiz,Çek Cumhuriyeti ve Belarus'la karşı karşıya gelecek.Kolay bir gruba denk geldik diyebilirim.İtalya eski gücünden uzak keza diğer ülkelerin kadroları da bizimle boy ölçüşebilecek seviyede değil.Son turnuvada çok kötü bir performans sergilemiştik.Şu deplasman fobisini yenmemiz ve turnuvaya moralli başlamamız için güzel bir grup.Namağlup lider çıkmamamız için herhangi bir sebep yok.
Diğer gruplarda şöyle oluştu turnuvadaki:
A Grubu: Sırbistan, İsrail, Karadağ, Estonya, Slovakya, İzlanda
B Grubu: Almanya, Bulgaristan, İsveç, Azerbaycan, Lüksemburg.
C Grubu: Hırvatistan, Ukrayna, Macaristan, Avusturya, Kıbrıs Rum Kesimi.
D Grubu: Gürcistan, Bosna-Hersek, Letonya, Hollanda, Romanya.
E Grubu: Finlandiya, Polonya, Belçika, İsviçre, Arnavutluk,
En zor grup olarak A grubu gözüküyor.Özellikle Sırbistan-Karadağ maçını merakla bekliyorum.Ayrıca E grubunda da çekişmeli maçlar olacaktır.
7 Eylül 2011 Çarşamba
Türkiye Kupası Kuraları Çekildi
Basketbolda Spor Toto Türkiye Kupası kuraları çekildi buna göre gruplar aşağıdaki gibi oluştu.
A Grubu (Eskişehir) 9-10-11 Ekim Anadolu Üni. Spor Salonu
Banvit
Beşiktaş
Hacettepe Üniversitesi
Trabzonspor
Bu grupta bu sezon flaş isimlerle anlaşan Beşiktaş'ı favori olarak görüyorum.Ama son yılların başarılı ekiplerinden Banvit te grup 1.si olma şansına sahip.Hacettepe ve bu sezon kapanma noktasına kadar gelen Trabzonspor da grubun zayıf halkaları olarak gözüküyor.Beşiktaş-Banvit maçını alan grubu 1. bitirir.Tahminim Beşiktaş.
B Grubu (Erzurum) 6-7-8 Ekim Cemal Gürsel Spor Salonu
Fenerbahçe Ülker
Mersin BŞB
Olin Edirne
Tofaş
Son şampiyon kolay bir gruba düştü diyebiliriz.Pek zorlayacak bir takım çıkmaz.Olin Edirne seyircisiyle lige tat katan bir ekip ancak yine de Fenerbahçe Ülker kadro kalitesiyle bu grubu rahat bitirecektir.2.lik mücadelesi de Mersin'le Olin Edirne arasında geçer.Tahminim:Fenerbahçe.
C Grubu (İzmir) 9-10-11 Ekim Aliağa Enka Spor Salonu
Aliağa Petkim
Anadolu Efes
Pınar Karşıyaka
Türk Telekom
Kupanın açık ara en zorlu grubu.Anadolu Efes bu sezon için çok önemli yatırımlar yaptı çok önemli oyuncularla anlaştı.Takım kimyasını oturtabilecekler mi merak ediyorum.Buna uygun oyuncular aldılar.Ersan ve Vujacic gibi Nba'den isimler kattılar kadrolarına.Ancak Türk Telekom da bu sene basketbola büyük yatırımlar yaptı.Son olarak Mehmet Okur'u da transfer ettiler.Aldıkları yabancılarsa ligimizi iyi tanıyan ve çok önemli oyuncular.Ali Karadeniz nam-ı diyar Michael Wright'ta bu ligde sayı krallıkları olan bir oyuncu.Efes'i çok zorlayacaklardır.Karşıyaka da Chatman gibi çok önemli bir oyuncuyu kadrosuna kattı ama Furkan'ı kaybetmeleri kötü oldu.Aliağa da grubun zayıf halkası ama yine de galibiyet alabilirler..Tahminim:Anadolu Efes
D Grubu (Samsun) 6-7-8 Ekim Yaşar Doğu Spor Salonu
Antalya BŞB
Bandırma Kırmızı
Erdemir
Galatasaray
Son grupta ise çok dişli takımlar var.Heyecanlı maçlar izleyeceğiz.Son finalistlerden Galatasaray kadrosuna önemli oyuncularla güçlendirdi.Erdemir ve Antalya da iyi hamleler yaptı.Banvit Kırmızı'ysa grubun en zayıf halkası.Galatasaray iyi ve derin kadrosuyla grubu 1.bitirir ama Erdemir ve Antalya'da Sarı-kırmızılıları çok zorlayacaktır.Tahminim:Galatasaray
22 Mart 2011 Salı
I Love This Game
Basketbol çok güzel ve bir o kadar da ilginç bir spordur..Bugüne kadar yüzlerce mucize gerçekleşti.Biz de bu oyunu çok sevdik.
Son günlerde basketbolu neden sevdiğimize dair bir olay daha gerçekleşti.Malaga-Real Madrid maçının sonu gerçekten müthişti.Harika bir maç sonu oldu ve müthiş bir çekişme içerisinde geçti.İşte buyrun o anlar..
Son günlerde basketbolu neden sevdiğimize dair bir olay daha gerçekleşti.Malaga-Real Madrid maçının sonu gerçekten müthişti.Harika bir maç sonu oldu ve müthiş bir çekişme içerisinde geçti.İşte buyrun o anlar..
13 Şubat 2011 Pazar
Emir Coştu Kupayı Fenerbahçe Aldı
Bugün basketbolda Spor Toto Türkiye Kupası final maçı vardı.Medical Park Trabzon'u eleyen Beşiktaş'la Galatasaray'ı eleyen Fenerbahçe Ülker karşı karşıya geldi.Önceden söyleyeyim geniş bir maç yazısı yazmayı çok isterdim ama maçı izleyemedim çünkü maçı yayınlayan kanal çıkmıyordu bizde.
Her neyse 2 olaya değineceğim finalle ilgili.İlki çok üzücü olan bir haber.Fenerbahçe Ülker'in başarılı oyuncusu Mirsad Türkcan'ın maçta sol diz bağları kotu.Mirsad büyük ihtimal sezonu kapattı.Son durum yarın belli olacak ama bağlar koptuysa kapatmıştır diye düşünüyorum.Üzücü bir sakatlık.Bu sezon çok formdaydı çok iyi maçlar çıkartıyordu bu sakatlık çok ağır ve kötü oldu.Geçmiş olsun diyelim Mirsad'a.Fenerbahçe için kötü oldu gerçekten.Rotasyon daraldı ve Mirsad takım için önemli bir oyuncuydu takımın liderlerindendi.Yerine takviye gelcek mi bilemem ama gelse bile Mirsad'ı arayacaklardır.
2.olaysa finale damgasını vuran oyuncu hakkında.Fenerbahçe'nin Sloven asıllı Türk oyuncusu Emir Preldzic Fenerbahçe'ye geldiğinde henüz çok gençti ve geleceğin önemli oyuncuları arasında gösteriliyordu.Ancak hem yaşının çok genç olması hem de yeni bir ülkeye gelmesi yüzünden yaşadığı uyum sıkıntısı nedeniyle beklenileni veremedi ilk başlarda Preldzic ama her sene üstüne koydu ve kendini geliştirmeye devam etti.Bugün de kariyerinin en iyi maçını oynadı Preldzic.25 dakika sahada kaldı kullandığı 16 şutta 12 isabet buldu ve maç boyu Beşiktaş'a çok sıkıntı yarattı.Tam 35 sayı attı Preldzic.Müthiş gerçekten...Böylesine önemli ve zorlu maçta genç yaşına rağmen bu kadar sorumluluk alıp böyle bir basketbol oynaması çok olumluya işaret onun adına.Harika oynadı ve Beşiktaş'ı yıkan isim oldu.Finale de damgasını vurdu.
Sonuç olarak Fenerbahçe Ülker Beşiktaş'ı 81-72 yendi ve Türkiye Kupası'nı müzesine götürdü.Tebrikler Fenerbahçe ve Preldzic.Geçmiş olsun Mirsad Türkcan.
7 Şubat 2011 Pazartesi
Amar'e Knicks'i Sırtladı

New York Knicks belki Lebron'u alamamış olabilir yazın ama kadrolarına kattıkları Amar'e Stoudamire'ın bu sezon sergilediği performans onlara sınıf atlatmış durumda.Bu sezon All Star'da ilk beş başlayacak olan Stoudamire takımının dün akşam Philadelphia 76'ers'ı 117-103 yendiği maçta yine başroldeydi.
Amar'e 21 şutta 17 isabet bularak müthiş bir yüzde yakaladı.Durdurulamaz bir performans sergiledi harika bir yüzde bu.Tam 41 sayı attı Amar'e ve Sixers'ı yıkan isim oldu.Ayrıca 7 ribaunt çekti 4 asist ve de 4 blok yaptı Stoudamire.Süper bir performans gerçekten.Dolayısıyla günün performansları bölümünde yer alıyor Stoudamire.Yazımı bir fotomaç manşetiyle bitirelim."41 kere maşallah"..
6 Şubat 2011 Pazar
Cleveland Rekoru Kırdı ve Saymaya Devam Ediyor
Uzun zamandır planlıyordum bir Cleveland Cavaliers yazısı yazmayı ama rekoru kırmalarını bekledim açıkçası..Dün gece itibariyle rekoru kırdıklarına göre ben de yazıyı yazabilirim.
Cleveland Cavaliers kabus gibi bir yaz geçirdi ve takımın süperyıldızı Lebron James takımı terk etti.Tabiki bir düşüş kaçınılmazdı ama bu kadar keskin bir düşüşü hiç beklemiyordum açıkçası.Kadroda Mo Williams ve Antawn Jamison gibi 2 All Star,Varejao gibi mücadeleci bir oyuncu,Hickson ve Gibson gibi gelecek vaadeden oyuncular,Moon ve Sessions gibi görev adamları vardı kadrolarında.Hatta biraz iyimser bakarsak güçsüz Doğu Konferansı'nda play-off bile yapabilirlerdi.Şimdiki tabloya göre ne kadar iyimser olduğumu kabul ediyorum ama sene başında en azından böyle düşünüyordum.Aslında sezona da fena girmediler ama ondan sonra öyle bir düşüş başladıki durduramadılar.
Cleveland Cavaliers kabus gibi bir yaz geçirdi ve takımın süperyıldızı Lebron James takımı terk etti.Tabiki bir düşüş kaçınılmazdı ama bu kadar keskin bir düşüşü hiç beklemiyordum açıkçası.Kadroda Mo Williams ve Antawn Jamison gibi 2 All Star,Varejao gibi mücadeleci bir oyuncu,Hickson ve Gibson gibi gelecek vaadeden oyuncular,Moon ve Sessions gibi görev adamları vardı kadrolarında.Hatta biraz iyimser bakarsak güçsüz Doğu Konferansı'nda play-off bile yapabilirlerdi.Şimdiki tabloya göre ne kadar iyimser olduğumu kabul ediyorum ama sene başında en azından böyle düşünüyordum.Aslında sezona da fena girmediler ama ondan sonra öyle bir düşüş başladıki durduramadılar.
Bu düşüşün en büyük sebebi de oyuncuların çarptığı psikolojik duvar.Bir nevi depresyona girdi Cavs.Oyuncularda bir yılmışlık,bir pes etmişlik bir teslimiyet vardı.Rakip takım biraz öne geçince direk teslim bayrağını çekiyorlardı.Üstüne bir de takımın en mücadeleci oyuncusu Varejao sakatlanınca hepten yılmış bir takım havasına büründü Cavs.Ayrıca düzen de kuramadılar bir türlü.Takımın en önemli oyuncusu Jamison'u benchten getirdiler sonra beşe koydular sonra sürelerini azaltıp tekrar arttırdılar.Tabiki bu karışıklıkta da Jamison'un kafası allak bullak oldu ve performansı etkilendi.Tabi JJ Hickson'un da.Takımın liderleri sayılan Jamison ve Mo Williams'ta bunu yapamadılar yani takıma sahip çıkamadılar.Keza koç Byron Scott ta yetersiz kaldı bence.Takımın bu başı boş teslim olmuş halinde onun da payı büyük...
Cavs bu psikolojik duvara çarpıp depresyona girdikten sonra mağlubiyetler de peşpeşe geldi.İçerde dışarda farketmeden yenildiler herkese.Oyunlarında umut ta yoktu bu mağlubiyet serisinde.Bu süreçte ligde tutanamayan genelde 10 günlük kontrat alan oyunculara yöneldiler.Eyenga olsun Gee olsun Harris olsun bu oyuncularla sözleşme imzaladılar.En azından ufak bir hava getirmesini bekliyorlardı ve gelecek sezon için de kadroyu şekillendirmeyi hedefliyorlar bu konuda deneyler yapıyorlardı ki bence de doğru bir iş.Bu oyuncular da iyi performanslar veriyorlar ama bu mağlubiyet serisini durdurmaya yetmedi.Çok ağır mağlubiyetler aldılar bu arada.Lakers'tan 55 sayı fark yediler mesela.Düşene vurdu rakipler ve bu depresyon sürecini daha da uzattı.
Cavs yeni yıla girince belki işler düzelir diye umut ediyordu Cleveland taraftarları ama hiç te umulduğu gibi olmadı.Daha kötüye gittiler ve Ocak ayını galibiyet alamadan tamamladılar.Evet evet yanlış duymadınız koskoca bir ayı galibiyet almadan geçtiler.Dolayısıyla da Nba rekoruna doğru ilerlediler.Dediğim teslimiyet duygusu devam ediyordu ve daha da kötüsü oyuncular mağlup olmaya iyiden iyiye alıştılar.Keza Daniel Gibson yaptığı açıklamada"Son galibiyetimiz 100 sene önce gibiydi." dedi gülerek.Bu bile durumu anlatıyor.Çok sıradan birşey oldu onlar için mağlubiyet.
Yumurta kapıya dayandıkça Cavs ta kendi çaplarında biraz toparlanmaya başladı.Mağlubiyetler devam etti tabiki ama yenilen farklar azaldı.Sergilenen oyunda da gelişme oldu.Hatta bazı maçlarda galip gelmeye bile yaklaştılar ama olmadı.Ve dün gece itibariyle Portland'a karşı yakın geçen bir maç sonrası yenilerek üst üste 24. maçlarını kaybettiler ve Nba rekorunu kırdılar üst üste yenilme alanında.Aslında iyi de oynamışlardı.Hatta öne bile geçtikleri dönemler oldu topu da iyi paylaştılar 7 oyuncu çift haneye çıktı ama olmadı.
Peki bundan sonra ne olacak.Önlerinde 2 ihtimal var.1.'si onların bu yumurta kapıya dayanınca gelen son bir çabaları biter ve takım bu rekoru kırmanın da vereceği moralsizlikle tekrar serbest düşüşe geçer ki şu seneki psikolojilerini göz önüne alındığında bu da yüksek bir ihtimal olarak göze çarpıyor.Bu konuda koçtan taraftara oyunculara kadar herkese iş düşüyor.Taraftar destek verirse,Byron Scott takımın kontrolünü sağlarsa ve takımın abileri takıma liderlik etmeye başlarlarsa 2. seçenek olabilir ki bu da üst üste gelen bu kadar mağlubiyet ve kırılan rekordan sonra takımın gururuna dokunur bütün bunlar .Bunun sonucunda da onur mücadelesine çevirip toparlanırlar ve en azından bir galibiyet alıp bu seriyi noktalarlar.Zaten şu serinin baskısı kalkarsa bir üstlerinden biraz olsun rahatlayacaklar.Fikstürleri de zor ama bu süreçte onlar adına bir eksi daha.Hep dişli takımlarla oynayacaklar.Serinin devam etmesi ve baskının devam etmesi de muhtemel hatta yüksek bir ihtimal..
Sonuç olarak kötü bir sezon geçiren Cavs çok kötü bir rekoru kırarark bu sezonu taçlandırdı.Bu kadar kötü olmalarını beklemiyordum bakalım önümüzdeki günlerde neler olacak.Seri devam edecek mi?
Kobe&Gasol A.Ş.

Son günlerde çok eleştrilen bir takım oldu Los Angeles Lakers.Önemli maçlarda sergilenen başarısız oyunlar ve bu maçların kaybedilmesiyle eleştri okları Lakers'a yöneldi.Hatta takas dedikoduları da arttı iyice Lakers lehine.
Bütün bu eleştriler takımın 2 süperstarını kızdırmış olacak ki dün geceki zorlu New Oreleans Hornets maçında 2'si de çok iyi bir oyun sergiledi.Lakers'ın bu zor deplasmandan 101-95 yenmesini sağladılar.Dediğim gibi ikisi de çok iyiydi.
Kobe Bryant'la başlayacak olursak Kobe 22 şutta 10 isabet buldu.Aslında son dönemde bir kaç zorlama atış kaçırmamış olsa daha iyiydi yüzdesi.Kobe'nin katkısı bununla sınırlı kalmadı.9 ribaunt ve 5 asistle diğer alanlarda da katkı verdi Lakers'a.Kobe maç başından itibaren çok istekliydi.Takım arkadaşlarını çok iyi besledi.5 asist yaptığına bakmayın 4-5 tane asistini faulle durdurdu Hornets.Çok istekliydi dediğim gibi maçı istediği belliydi takımını da ateşlemeye çalıştı çok iyi liderlik etti Lakers'a.Karşısındaki tecrübesiz savunmacıları çok iyi cezalandırdı.Çok rahat sıyrıldı savunmacısından bu da Lakers hücumuna çok büyük katkı sağladı.
Maçın bence asıl yıldızına gelelim.Pau Gasol...Gasol bu sezonun en dominant oyununu oynadı.Durduramadı Hornets onu.Hem içeriden hem dışarıdan bitirdi rahatlıkla.17 şutta 13 isabetle harika bir yüzde yakaladı ve 35 dakikada bu sezonun kendi adına en yüksek rakamı olan 34 sayıya ulaştı Gasol.Takımının hücum gücünü sırtladı Kobe'yle.Lakerrs topu onla her buluşturduğunda olumlu birşeyler oldu.Orta mesafeden attı,içeriye girdi attı Hornets bir türlü çare bulamadı.Gasol ayrıca 10 ribaunt aldı 3 te asist yaptı.Son zamanlarda kendisine yönelik eleştrilere de bir nevi cevap verdi ve Lakers'ın deplasman turuna zorlu bir deplasmanda iyi başlamasını sağladı.
5 Şubat 2011 Cumartesi
Yao Ming'in Yerine Kevin Love

Dün bildiğiniz gibi All Star kadrosunun yedekleri açıklanmıştı.Kadroda sakatlanıp sezonu kapatan Yao Ming'in yerine seçilecek 1 kişilik yer kalmıştı.Dün gece itibariyle David Stern bu yer için Minnesota Timberwolves'ta çok güzel bir sezon geçiren Kevin Love'un seçildiğini açıkladı.
Love dediğim gibi bu sezon çok güzel ve başrılı bir yıl geçiriyor.Çok formda ve ligin ribaunt kralı durumunda açık ara.Ayrıca yanılmıyorsam 40'a yakın maçlık bir double double serisi var.Çok etkileyici gerçekten.Love All Star için önemli adaylardan biriydi ve seçilmeyince bir çok kişi şaşırdı.
Love bu sezon %47 isabetle 21.3 sayı ve 15.5 ribaunt gibi süper istatistiklerle oynuyor.Müthiş bir ribauntçu ve şut menzili de hayli geniş.Yıllar sonra Minnesota şehrinin basketbol adına geleceğe umutla bakmasının en büyük sebebi diyebiliriz.All Star seçilmeli miydi diye soracak olursak ben kararsızım aslında.Yani istatistikleri biraz da göz boyama gibi.Yani tamam saygı duyulması gereken istatistikler ama yani biraz boş gibi geliyor bana öyle pota altında sağlam bir dominasyonu yok ama yine de Love iyi bir sezon geçiriyor ve tabiki bunun ödüllendirilmesi gerekiyordu onun adına çok iyi oldu bu.
Ancak ben yine de Aldridge'in seçilmesi gerektiğini düşünüyorum.Yani ondan sonra Love seçilmeliydi bence.Ama dediğim gibi çok iyi bir yıl geçiriyor ve bunun ödüllendirilmesi lazımdı.
Brand'ten Eski Günlerin Hatırına

Elton Brand zamanında Clippers'la çok iyi bir sezon geçirmişti.Kendisine bu büyük kontratı almasını sağlayacak kadar iyi bir sezon..Sixers'a imza attı Brand ve takıma katılmasıyla birlikte Sixers taraftarlarının beklentileri çok arttı.Çünkü 20-10'luk All Star bir oyuncu almışlardı.Genç yıldız Igoudala da takımdaydı.Yani ilerleyen dönemde özlenilen başarılar gelebilirdi.Ama olmadı.Brand sakatlıklardan çok etkilendi Igoudala bir türlü beklenen patlamayı yapamadı ve takım play off dışı bir takım konumuna geldi.
Tabi yazı konumuza gelirsek Brand dediğim gibi sakalıklardan etkilendi ancak biraz da kontratı aldı yattı diyebiliriz.Bu sene kontratının son senesinin de etkisiyle biraz kıpırdandı Brand.Geçen senelere göre daha iyi oynuyor.Dün gece de Sixers'ın Knicks'i 100-98 yendiği maçta eski günleri anımsatan bir performans sergiledi Elton Brand.
Brand dün gece kullandığı 23 şutta 14 isabet buldu ve güzel bir yüzde yakaladı.Bu sayede de 33 sayı gönderdi Knicks potasına.Yanılmıyorsam bu sezon ulaştığı en yüksek miktar bu Brand'in.Ayrıca 16 da ribaunt çekerek pota altında hakimiyet kurdu.2 top çalma ve 2 blokla da savunmada da katkı verdi takımına ve takımının galibiyetinde büyük katkı sağladı.Eski günleri de anımsattı gerçekten bu yüzden de günün performansında yer aldı.
Etiketler:
Basketbol,
Elton Brand,
NBA,
Philadelphia 76ers
4 Şubat 2011 Cuma
Carmelo Anthony Olayı
Carmelo Anthony yeni nesilin en önemli skorerlerinden..Lige girdiği 2003 yılından beri liderliği sorgulansa da hep çok iyi skorer oldu Melo.Allah vergisi bir yeteneği var hakikaten ben de 2003 girişlilerden en çok onu seviyordum.Nuggets'la gösterdiği çaba,bir organizasyonu dipten yukarıya doğru taşımasını filan takdir ettim hep.Ta ki bu sene yaptıklarına kadar...
Malum sene başındaki takım değiştirmelerden Melo da etkilendi ve takas olmak istediğini açıkladı.Nuggets onu tutmak için bir gayret gösterdi ama Melo kabul etmedi.Asıl hikaye de bundan sonra başladı...Hem de ne hikaye..Yılan hikayesi..Gitti,gidiyor,yok vazgeçti,bu hafta Nets'te,Knicks aldı,yok kalacak,kontratını uzattı,gitse de uzatmayacak ve daha neler neler.Aldı başını yürüdü bu dedikodular.Biz de sıkıldık haliyle..Nuggets'ın da koca sezonu bu belirsizliklerle devam ediyor.Tabiki sonuç olarak bu kargaşadan en çok Nuggets etkilendi Melo'nun da performansı etkilendi bundan.İstikrarsız bir performans gösteriyor gerçekten.Ben de hiç yazmadım bu zamana kadar ama o kadar çok dedikodu çıkmaya başladıki artık yazayım dedim..
İlk olarak Melo'nun gitmek istediği takım yani New York Knicks'le başlayalım.Melo takas olmayı istediğinde hayalindeki takım Knicks'ti.New York taraftarları da onu gerçekten çok istiyor ki giderse bence çok başarılı olur o sistemde.Ancak Knicks'in Melo için verebileceği oyuncular bu sezon müthiş bir çıkış gösterdi.Chandler olsun Gallinari olsun Fields olsun bu sezon çok formdalar.Knicks'te kıyamıyor haliyle.Onlar Anthony Randolph ve Eddy Curry'nin biten kontratıyla bir şeyler yapmak istiyorlar tabi Nuggets'ta buna pek yanaşmıyor.Ancak Melo Knicks'ten yana ayak diretiyor.Eğer Knicks bu saydığım oyunculardan birini vermeyi kabul ederse bu takasın olma ihtimali hayli yüksek.Ayrıca Knicks bu hafta önemli bir hamle yaptı ve Mark Warkentien'ı yönetime aldı.Warkentien Melo'nun en yakın olduğu isimlerden biri.Bu çok önemli bir avantaj sağlar Knicks'e ama zaten asıl ikna etmeleri gereken kişi Melo değil o dünden razı.Nuggets eğer Randolph'tan biraz ışık görebilirse de Knicks bu takası yapabilir.Keza sene başında Randolph sezonun flaş transferi olarak düşünülüyordu ama bu sene bir türlü forma giyemedi.
Dediğim gibi Knicks'in hızlı temposunda Carmelo gibi bir skorer çok iş yapardı.Ayrıca şehire de şampiyonluk umutlarını getirirdi tabiki.Lebron'un gelmemesinden sonra da hayaş kırıklığına uğranan Knicks taraftarlarının istediği yegane isim olan Carmelo'nun gelişiyle taraftarın da gönlü alınırdı.Şu anki dedikodulara göre Warkentien geldikten sonra Knicks'in Melo için tekrardan sağlam bir atak yapmasını bekliyorum.Mutlu sona da ulaşabilirler hatta.Melo'nun gelmek istemesi ellerini güçlendiren bir koz.Bunu nasıl kullanacaklarını merak ediyorum.
Melo'nun adının en çok geçtiği diğer takımsa New Jersey Nets..Rus milyarder Mikhail Prokhorov takımı satın aldığından beri bir süperyıldızı kadrosuna katmanın peşinde.Bu isim için de takımından ayrılmak isteyen Carmelo Anthony'den başkası gelmedi akıllarına.Melo'yu almak için en çok uğraşan takım onlar oldu.Birebir takas denediler olmadı,üçlü takas denediler olmadı her türlü yolu denediler yani.Ancak önlerinde büyük bir engel vardı o da Carmelo'nun Nets'e gelmeyi bir türlü kabul etmemesi...Melo bir türlü gönlündeki takım olan Knicks dışında bir takıma gitmeyi kabul etmedi ve ayak diretti.Takas olsa dahi kontratını uzatmayacağını,serbest kalıp Knicks'e gideceğini açıkladı.Nets Denver'a çaylak Derrick Favors ve Troy Murphy'nin biten kontratıyla draft hakları teklif etti ancak bir türlü Melo'yu da Nuggets'ı da ikna edemedi.Ancak pes etmediler ve büyük çaplı bir takasa imza atmaya çok yaklaştıalr ta ki Melo yan çizene kadar.Oysa Melo'yu ikna etmek için işin içine Detroit'i sokmuşlar ve takıma sadece Anthony'i değil Billups ve Hamilton gibi 2 All Star'ı dahil etmeye hazırlanıyorlardı.Melo'nun gelmesini sağlamak içindi bunlar.Hem Melo'nun gelmesi için Billups'ı kadroya katıcaklardı hem de Billups'ın gelmesi için eski takım arkadaşı ve Detroit'te mutsuz olan Rip Hamilton'u kadrosuna katacaklardı.Ancak Melo buna da ikna olmadı.Tek ikna olmayan Melo değildi.Billups ta New Jersey'e giderse buy out yapıp serbest kalacağını açıklayınca iş komple yattı.Bu da Nets'in bardağını taşıran son damla oldu ve takas görüşmelerinin bittiğini Carmelo'yla artık ilgilenmediklerini açıklamıştı.
Carmelo Nets'in genç çekirdeğiyle iyi işler yapabilirdi.Brook Lopez ve Devin Harris gibi 2 All Star'la birlikte Nets'i arzuladıkları başarılara taşıyabilirdi.Hatta para konusunda sınır tanımayan Prokhorov'un takıma ekleyeceği bir başka süperyıldızla şampiyonluğun ciddi adaylarından biri olurdu Nets.Takıma liderlik edecek,kritik anlarda sorumluluk edecek,savunmalar sertleştiğinde skor üretecek bir yıldız ihtiyacı duyan Nets için biçilmiş bir kaftandı Melo.
Takas yasağının başlamasına yakın Nets'in de Melo için nabız yoklayacağını düşünüyorum.Ancak Melo'nun gelmek istememesi büyük dezavantaj onlar için.
Son haftalarda Melo dedikodularına dahil olan Dallas'a değinelim bir de.Caron Butler'ın sezonu kapatmasından sonra bu bölge için arayışlara girdi Mavs.Butler'ın biten büyük kontratı da onların en büyük kozuydu.Tabi Melo dedikodularının çıkması da uzun sürmedi.Carmelo için büyük adaylardan biri konumuna ge(tiri)ldi Mavs.Cuban'da kontratı bittikten sonra gidecek olsa bile Melo'yu almak istediklerini isim vermeden söyledi.Dediğim gibi Mavs'in en büyük kozu Butler'ın biten kontratı.Ama yanını nasıl süsleyecekler orası belli değil.Barea veya Beaubois olabilir belki.Ancak Nuggets buna nasaıl yaklaşacak orasını bilmiyorum.Yine de Butler'ın kontratı ciddi bir teklif ve Cuban malum mara konusunda muslukaları ardına kadar açabilecek birisi.Stevenson'un da biten kontratı dahil edilince işler iyice anlaşılabilecek seviyeye getirilebilr.Ancak Mavs'ın önünde 2 büyük sorun var.1.sini tahmin edebilirsiniz Melo'nun gelmek istememesi..2. sorun da Nuggets'ın Melo'yu bir Batı takımına kesinlikle vermek istememesi.
Melo Dallas'a gelirse Dallas süper bir güç olur gerçekten.Kadroları zaten geniş bir de üstüne Carmelo gelince gerçekten heyecan verici bir takım olur.Dallas'ı da bir normal sezon canavarından şampiyonluğa taşıyabilir.Rakip savunmalara büyük sıkıntı yaşatır hem Nowitzki hem de Carmelo'nun varlığı.Üstüne üstlük bu oyuncuların Kidd'in komutasında olduğunu düşününce iyice korkutucu oluyor takım.Terry gibi Marion gibi Haywood gibi Chandler gibi tamamlayıcı parçalar olarak düşünüldüğünde lüks kaçan oyunculara sahipler.Gerçekten çok iyi bir takviye olur Dallas için Carmelo takviyesi.
Ancak bunların gerçekleşmesi için dediğim gibi şu 2 ciddi sorunun çözülmesi lazım.Bu konuda da elleri çok güçlü ve Cuban gibi gözü kara bir yönetici olunca bu takasın gerçekleşme ihtimali de yüksek gözüküyor.
Ve en son da en taze dedikodulara değinelim..Los Angeles Lakers..Lakers kötü bir dönem geçriyor.Önce Mitch Kupchak sonra da Magic Johnson açıklamalarıyla Lakers'ta değişim olabileceğinin sinyallerini verdi.Bu değişim rüzgarlarının odağında da bir türlü istenileni vermeyen Ron Artest yer alıyor.Önce Artest'in takasını istediği haberleri çıktı daha sonra Artest bunları yalanladı.Gelelim yazımızla kesişen noktaya.Lakers'ın Carmelo Anthony'i almak istediğine dair dedikodular çıktı.Ancak ben bunun olma ihtimalini hayli düşük görüyorum.Diğer takımların biten büyük kontatlı oyuncuları teklif ettiğini düşünürsek Lakers'ın formsuz ve daha kontratı 3 yıl daha sürecek olan Ron Artest'i teklif ettiğini düşünürsek bu işin neden zor olduğu anlaşılıyor.Yani işin özü Lakers'ın teklifi çok düşük ve yanını süsleyecek çok oyuncuları yok.Belki genç Ebanks'i katabilirler işin içine.Draft hakları zaten ilk turun sonları gibi olacağı için o da pek değerli değil.Ancak yine de Lakers'ın GM'i şapkadan fil çıkartma konusunda çok başarılı bildiğimiz gibi.Zamanında Kwame'ye karşılık Pau Gasol'u aldıklarını düşünürsek insan merak etmeden edemiyor.Ben yine de Lakers'ın böyle ciddi bir değişime gideceğini düşünmüyorum.
Hee Melo gelirse ne olur diye düşünürsek Melo Lakers'a çok sağlam bir hava getirir ve Lakers'ın kadrosu son yıllardaki en güçlü kadro haline gelir.Kobe Bryant,Pau Gasol gibi 2 süper yıldızın yanına Melo gibi bir yıldız daha eklendiği düşüncesi bile heyecanlandırıyor insanı.Keza Bynum ve Odom gibi 2 All Star seviyesinde daha oyuncuya sahip Lakers.Yani Melo'nun gelişi müthiş bir hava katar.Üçgene filan nasıl uyum sağlar bilinmez ama inanılmaz bir skor potansiyeli olur Lakers'ta.
Ancak dediğim gibi çok çok çok zor bir ihtimal bu.Artest'in kontratı bitiyor olsa belki olurdu ama çok zor.Zaten Nuggets'ın dediğim gibi Batı'da bir takıma vermek istememesi daha da zorlaştırıyor işi.
İlerleyen günlerde Melo merkezli ciddi bir takas olması yüksek bir ihtimal.Senenin başından beri onlarca dedikoduya sebep olan bu olayın bitmesini ve suların durgunlaşıp herşeyin belli olmasını eminim benim gibi bir çok basketbolsever bekliyordur.Bakalım Melo gidecek mi yoksa Denver'da kalacak mı kalırsa da kontratını uzatacak mı?Uzar gider bu konu iyice.Ama benim fikrimi soracak olursanız ben Knicks'i avantajlı görüyorum bu konuda...
Fenerbahçe Turu Geçti

Bayanlar Euroleague League'de eşleşen Fenerbahçe ve Medical Park,az önce sonlanan maçta karşı karşıya geldi.Salı günü Caferağa'da oynanan maçı kazanan Fenerbahçe,bugünkü maçı da kazanarak Galatasaray Cafe Crown'ı kupanın dışına itti.
İki maçı da izleyen biri olarak şunu belirtiyim ki,Fenerbahçe'nin yaşadığı sorunlardan sonra hala bu şekilde takım olabilmesi cidden takdir-e şayan.Yeni gelen oyuncuların takıma bu şekilde uyum sağladığını ve katkı verdiğini görmek insanı şaşırtıyor açıkcası.Az önce biten,Abdi İpekçi'de oynanan maçı 22 sayı farkla kazanan Fenerbahçe'nin bu oyunu sürdürmesi halinde Euroleague'i kazanması hayal olmaz.Hatta etkili adaylardan..
Öte yandan,keşke iki takım birbirleriyle eşleşmeseydi diyorum.Gönül isterdi ki,hem Galatasaray hem Fenerbahçe turu geçseydi.Umarız Fenerbahçe kupada sonuna kadar götürür.
All Star Yedekleri Açıklandı
Büyük merakla beklenen 2011 All Starı çerçevesinde yapılacak Doğu-Batı maçının ilk beşleri daha önce açıklanmıştı.Dün gece itibariyle kadroların geri kalanları da açıklandı.Önce yedekleri vereyim sonra bir de değerlendirmesini yapayım.
Batı: Tim Duncan(San Antonio Spurs)
Pau Gasol(Los Angeles Lakers)
Rusell Westbrook(Oklahoma City Thunder)
Blake Griffin(Los Angeles Clippers)
Manu Ginobili(San Antonio Spurs)
Dirk Nowitzki(Dallas Mawericks)
Deron Williams(Utah Jazz)
Doğu: Ray Allen(Boston Celtics)
Paul Pierce(Boston Celtics)
Rajon Rondo(Boston Celtics)
Kevin Garnett(Boston Celtics)
Chris Bosh(Miami Heat)
Joe Johnson(Atlanta Hawks)
Al Horford(Atlanta Hawks)
Evet kadrolar böyle.İncelemeye Batı'dan başlayalım.Öncelikle David Stern'ün Yao yerine kimin ilk beş başlayacağını açıklamadığını ve Batı kadrosuna bir kişinin daha ekleneceğini söyleyeyim.Batı yedeklerine baktığımızda Tim Duncan seçimi göze çarpıyor.Duncan bu sene eskisi gibi değil.30 dakikadan az süre alıyor ve istatistikleri de öyle göz kamaştırıcı değil.Ama bahsedilen kişi Duncan olduğu için saygıdan ötürü bile All Star olması gerekli diye düşünmeden edemiyor insan.Ayrıca sezona müthiş giren ve ligin zirvesinde yer alan Spurs'ten tek oyuncu seçmek te istenmemiş olabilir ki bu da doğru bir düşünce ama bu isim Duncan değil de Parker olsaydı ben yine pek itiraz edileceğini sanmmıyordum.Her şeye rağmen Duncan o takımın lideri ve bu seçim de bir yere kadar sorgulanabilir.Şunu kesinlikle söylebilirimki bu istatistikleri Duncan değil de sıradan bir oyuncu sergileseydi All Star için adı bile geçmiyor olurdu.Batı da ilk kez All Star olacak olan Westbrook ve Griffin seçimleri bence doğru.Her iki oyuncu da harika bir sezon geçiriyor ve bunu ödüllendirmek gerekiyordu.Diğer oyuncu seçimleri de doğru diye düşünüyorum.Dışarıda kalan oyuncular arasında benim en çok üzüldüğüm isim Lamarcus Aldridge oldu.Ben çok hak ettiğini düşünüyordum.Yao'nun yerine açılacak olan kontenjandan girmesini isterim açıkçası.Ancak Nba yönetiminin bu kontenjan için Nash'i düşündüğü konuşuluyor.Nash te bu sezon kendi standartlarında orta halli bir sezon geçiriyor ama yine de All Star da yer alması güzel olur seyir zevki açısından.All Star da olmaması en çok konuşulan isimlerden biri de Kevin Love oldu.Love da çok iyi bir sezon geçiriyor.İstatistikleri de çok iyi ama yine de bir kesim onun All Star'ı hak etmediğini,istatistiklerinin yalancı olduğunu söylüyorlar.Ben de kararsız bir durumdayım açıkçası ama Aldridge'in ondan daha çok hak ettiğini düşünüyorum dışarıda kalanlar arasında.Bakalım Yao'nun yerine kim seçilecek All Star'a..Genel olarak Batı'nın seçimleri güzel olmuş yani hak edenler seçilmiş.
Doğu'da işler biraz daha karışık.Semih'in de yer alamaması üzücü olmuş bizim adımıza.Tabi bu işin esprisi ama Boston'dan tam 4 oyuncu seçilmiş yedekler için.Ben kişisel olarak Rondo ve Pierce'ın biraz da Garnett'in hak ettiğini düşünüyorum ama Ray Allen seçimini anlamadım.Atlanta'dan da 2 oyuncu seçildi.Joe Johnson kötü başladı sezona ama son dönemde toplamıştı ancak bu yeterli miydi?Bence değil...Horford ta istikrarsız bir görüntüdeydi sene başından beri ama o da son dönemde toparlayanlardan.Bence ondan daha çok isimler vardı.Takım arkadaşı Josh Smith seçilebilirdi illa Atlanta'dan adam seçilecekse..Bosh seçimini zaten hiç anlamadım.Bosh tam yancı konumunda kendi standartalrında kötü bir yıl geçiriyor.Bence All Star olmayı da hak etmiyordu.Boozer gibi formda bir sezon geçiren bir oyuncu varken hele hiç...Boozer'ın All Star olmamasına da çok şaşırdım gerçekten.Onsuz zorlanıyor Bulls ama o varken zirveye oynayan bir takım görüntüsünde.İstatistikleri de iyi neden seçildi anlamadım.Bosh seçildiyse onun hayli hayli seçilmesi lazım bence.Dışarıda kalmasına üzüldüğüm bir başka isimse Bogut.Bence kendisine çok haksızlık ediliyor.Tüm o Bucks karmaşasının içinde hem de bir uzun olarak bence harika katkı veriyor Bogut.Keza onun da istatistikleri çok iyi.Horford yerine seçilebilirdi.Bosh'u saymıyorum bile...Doğu'da kısa yedek konusunda bir sıkıntı oluşmuş bunu Allen ve Johnson tercihlerinden görebiliyoruz.Yerlerine kim seçilebilirdi diye düşündüm.Knicks'in bu seneki çıkışında önemli pay sahibi olan Felton veya Chandler alınabilirdi bence.Başka da bir seçim gelmiyor aklıma.Doğu'da sadece 6 takımın %50 galibiyet yüzdesi üzerinde olması da seçimleri zorlaştırıyor.Zaten tüm oyuncular bu 6 takım arasından seçilmiş.Dediğim gibi pek hak etmiyor bu oyuncular ama yerlerine seçilecek oyuncu sayısı en fazla 3'tür.O yüzden pek te şaşırmamak lazım ama dediğim gibi Bosh seçimine çok şaşırdım diyebilirim.Miami'nin havasından girdi büyük ihtimal ama Boozer'a haksızlık olmuş.Bogut'a zaten sürekli haksızlık yapılıyor..
Evet sonuç olarak kadrolar Yao hariç şekillendi.Onun yerine oynayacak isim de önümüzdeki günlerde belli olur.Umarız keyifli bir maç olur.
Pau Gasol(Los Angeles Lakers)
Rusell Westbrook(Oklahoma City Thunder)
Blake Griffin(Los Angeles Clippers)
Manu Ginobili(San Antonio Spurs)
Dirk Nowitzki(Dallas Mawericks)
Deron Williams(Utah Jazz)
Doğu: Ray Allen(Boston Celtics)
Paul Pierce(Boston Celtics)
Rajon Rondo(Boston Celtics)
Kevin Garnett(Boston Celtics)
Chris Bosh(Miami Heat)
Joe Johnson(Atlanta Hawks)
Al Horford(Atlanta Hawks)
Evet kadrolar böyle.İncelemeye Batı'dan başlayalım.Öncelikle David Stern'ün Yao yerine kimin ilk beş başlayacağını açıklamadığını ve Batı kadrosuna bir kişinin daha ekleneceğini söyleyeyim.Batı yedeklerine baktığımızda Tim Duncan seçimi göze çarpıyor.Duncan bu sene eskisi gibi değil.30 dakikadan az süre alıyor ve istatistikleri de öyle göz kamaştırıcı değil.Ama bahsedilen kişi Duncan olduğu için saygıdan ötürü bile All Star olması gerekli diye düşünmeden edemiyor insan.Ayrıca sezona müthiş giren ve ligin zirvesinde yer alan Spurs'ten tek oyuncu seçmek te istenmemiş olabilir ki bu da doğru bir düşünce ama bu isim Duncan değil de Parker olsaydı ben yine pek itiraz edileceğini sanmmıyordum.Her şeye rağmen Duncan o takımın lideri ve bu seçim de bir yere kadar sorgulanabilir.Şunu kesinlikle söylebilirimki bu istatistikleri Duncan değil de sıradan bir oyuncu sergileseydi All Star için adı bile geçmiyor olurdu.Batı da ilk kez All Star olacak olan Westbrook ve Griffin seçimleri bence doğru.Her iki oyuncu da harika bir sezon geçiriyor ve bunu ödüllendirmek gerekiyordu.Diğer oyuncu seçimleri de doğru diye düşünüyorum.Dışarıda kalan oyuncular arasında benim en çok üzüldüğüm isim Lamarcus Aldridge oldu.Ben çok hak ettiğini düşünüyordum.Yao'nun yerine açılacak olan kontenjandan girmesini isterim açıkçası.Ancak Nba yönetiminin bu kontenjan için Nash'i düşündüğü konuşuluyor.Nash te bu sezon kendi standartlarında orta halli bir sezon geçiriyor ama yine de All Star da yer alması güzel olur seyir zevki açısından.All Star da olmaması en çok konuşulan isimlerden biri de Kevin Love oldu.Love da çok iyi bir sezon geçiriyor.İstatistikleri de çok iyi ama yine de bir kesim onun All Star'ı hak etmediğini,istatistiklerinin yalancı olduğunu söylüyorlar.Ben de kararsız bir durumdayım açıkçası ama Aldridge'in ondan daha çok hak ettiğini düşünüyorum dışarıda kalanlar arasında.Bakalım Yao'nun yerine kim seçilecek All Star'a..Genel olarak Batı'nın seçimleri güzel olmuş yani hak edenler seçilmiş.
Doğu'da işler biraz daha karışık.Semih'in de yer alamaması üzücü olmuş bizim adımıza.Tabi bu işin esprisi ama Boston'dan tam 4 oyuncu seçilmiş yedekler için.Ben kişisel olarak Rondo ve Pierce'ın biraz da Garnett'in hak ettiğini düşünüyorum ama Ray Allen seçimini anlamadım.Atlanta'dan da 2 oyuncu seçildi.Joe Johnson kötü başladı sezona ama son dönemde toplamıştı ancak bu yeterli miydi?Bence değil...Horford ta istikrarsız bir görüntüdeydi sene başından beri ama o da son dönemde toparlayanlardan.Bence ondan daha çok isimler vardı.Takım arkadaşı Josh Smith seçilebilirdi illa Atlanta'dan adam seçilecekse..Bosh seçimini zaten hiç anlamadım.Bosh tam yancı konumunda kendi standartalrında kötü bir yıl geçiriyor.Bence All Star olmayı da hak etmiyordu.Boozer gibi formda bir sezon geçiren bir oyuncu varken hele hiç...Boozer'ın All Star olmamasına da çok şaşırdım gerçekten.Onsuz zorlanıyor Bulls ama o varken zirveye oynayan bir takım görüntüsünde.İstatistikleri de iyi neden seçildi anlamadım.Bosh seçildiyse onun hayli hayli seçilmesi lazım bence.Dışarıda kalmasına üzüldüğüm bir başka isimse Bogut.Bence kendisine çok haksızlık ediliyor.Tüm o Bucks karmaşasının içinde hem de bir uzun olarak bence harika katkı veriyor Bogut.Keza onun da istatistikleri çok iyi.Horford yerine seçilebilirdi.Bosh'u saymıyorum bile...Doğu'da kısa yedek konusunda bir sıkıntı oluşmuş bunu Allen ve Johnson tercihlerinden görebiliyoruz.Yerlerine kim seçilebilirdi diye düşündüm.Knicks'in bu seneki çıkışında önemli pay sahibi olan Felton veya Chandler alınabilirdi bence.Başka da bir seçim gelmiyor aklıma.Doğu'da sadece 6 takımın %50 galibiyet yüzdesi üzerinde olması da seçimleri zorlaştırıyor.Zaten tüm oyuncular bu 6 takım arasından seçilmiş.Dediğim gibi pek hak etmiyor bu oyuncular ama yerlerine seçilecek oyuncu sayısı en fazla 3'tür.O yüzden pek te şaşırmamak lazım ama dediğim gibi Bosh seçimine çok şaşırdım diyebilirim.Miami'nin havasından girdi büyük ihtimal ama Boozer'a haksızlık olmuş.Bogut'a zaten sürekli haksızlık yapılıyor..
Evet sonuç olarak kadrolar Yao hariç şekillendi.Onun yerine oynayacak isim de önümüzdeki günlerde belli olur.Umarız keyifli bir maç olur.
Mcdyess Lakers'ı Yıktı
Nba'de dün gece oynanan önemli karşılaşmalardan biri de Batı Konfersansı'nın ilk 2 sırasını karşı karşıya getiren Los Angeles Lakers-San Antonio Spurs maçıydı.
San Antonio'nun kontrolünde ama hep yakın geçen bir maç izledik.Son dakikalara da büyük çekişme içinde girildi.Lakers Gasol'un serbest atışlarıyla 1 sayı öne geçti.
Spurs hücumunda Ginobili bomboş üçlüğü kaçırdı daha sonra ribauntu Spurs aldı Tony Parker içeriye girdi ve en iyi yaptığı işi yaptı.Teardrop'u Lakers potasına bıraktı ama top çemberin içinden çıktı ancak Lakers yine ribauntu alamadı ve top Lakers'tan dışarı çıktı.Pota altından topu oyuna soktu Spurs.Tim Duncan'la buluştu top ancak Gasol çok iyi savundu Duncan'ı ve zor bir atışa yöneltti onu.İsabet bulamadı Duncan ancak Spurs'ün tecrübeli oyuncusu Mcdyess ordaydı ve kimsenin box out yapmadığı Lakers savunması arasından çok iyi yükseldi ve maçı kazandıran tip i yaptı.Çok iyi konsantrasyonla çok iyi zıpladı Mcdyess ve bu çok önemli maçı kazandırdı takımına.Böylece Spurs aradaki farkı iyice açtı Lakers'la.
İşte Mcdyess'ın maç kazandıran tipi.
San Antonio'nun kontrolünde ama hep yakın geçen bir maç izledik.Son dakikalara da büyük çekişme içinde girildi.Lakers Gasol'un serbest atışlarıyla 1 sayı öne geçti.
Spurs hücumunda Ginobili bomboş üçlüğü kaçırdı daha sonra ribauntu Spurs aldı Tony Parker içeriye girdi ve en iyi yaptığı işi yaptı.Teardrop'u Lakers potasına bıraktı ama top çemberin içinden çıktı ancak Lakers yine ribauntu alamadı ve top Lakers'tan dışarı çıktı.Pota altından topu oyuna soktu Spurs.Tim Duncan'la buluştu top ancak Gasol çok iyi savundu Duncan'ı ve zor bir atışa yöneltti onu.İsabet bulamadı Duncan ancak Spurs'ün tecrübeli oyuncusu Mcdyess ordaydı ve kimsenin box out yapmadığı Lakers savunması arasından çok iyi yükseldi ve maçı kazandıran tip i yaptı.Çok iyi konsantrasyonla çok iyi zıpladı Mcdyess ve bu çok önemli maçı kazandırdı takımına.Böylece Spurs aradaki farkı iyice açtı Lakers'la.
İşte Mcdyess'ın maç kazandıran tipi.
Yok Artık Lebron James
Nba'de dün gece Doğu Konferansı'nın 2 iddalı takımı Orlando Magic ve Miami Heat karşı karşıya geldi.Çok çekişmeli geçen ve Miami'nin 104-100 kazandığı maça damgasını vuran isim Heat'in süperyıldızlarından Lebron James oldu.
James sezonun en etkileyici performansını sergiledi tam anlamıyla canına okudu Orlando'nun.Lebron James baştan sona çok dominant bir oyun sergiledi ve kullandığı 25 şutta 17 isabet bularak çok güzel bir yüzde yakaladı.Sezonun en yüksek miktarı olan 51 sayı gönderdi Orlando potalarına.Gerçekten çok etkileyici...Ama Lebron James'in şovu bununla kalmadı.Lebron 11 ribaunt alıp 8 de asist yaptı ve yine çok yönlü bir performans sergiledi.51 sayı atarken 8 asist yapmak ta büyük iş gerçekten.Galibiyette en büyük pay sahibi oydu kuşkusuz ve durdurulamaz bir performans sergiledi James.Olası bir play-off eşleşmesi için Magic şimdiden kara kara düşünmeye başlamıştır James'i nasıl savunacaklarına dair.Tabi doğal olarak ta günün performansı bölümünde yer alıyor Lebron.
Etiketler:
Basketbol,
Günün Performansı,
Lebron James,
Miami Heat,
NBA
2 Şubat 2011 Çarşamba
Doğu'nun Koçu Doc Rivers
All Star'da geleneksel olarak yapılan Doğu Karması-Batı Karması maçı için artık kadrolar ve koçlar şekillenmeye başladı.Batı Karması'nın koçluğunu bildiğiniz gibi Greg Popovich yapacak.Doğu Karması'nın koçuysa bugün belli oldu.Doğu Karması'na Boston Celtics'in deneyimli koçu Doc Rivers koçluk edecek.
Celtics Doğu Konferansı'nda zirvede o kadar sakatlık yaşamalarına rağmen.Rivers'ta her ne kadar sevmesemde iyi bir koç ve bu sene hakediyor bunu.Rivers'ın seçilmesine sanırım kimse itiraz etmeyecektir.Miami henüz istenilen seviyede değiil.Yani beklentileri karşılayamamış gibi keza Orlando da aynı durumda.Belki Chicago'nun koçu olabilirdi ama bence de Rivers seçimi çok doğru bir karar olmuş.
Etiketler:
All-Star,
Basketbol,
Boston Celtics,
Doc Rivers,
NBA
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
















