Hayattan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hayattan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Eylül 2011 Pazartesi

R.I.P Andy



Andy Whitfield birçoğumuzun hayatına Spartacus'le girdi.Müthiş bir oyunculuk performansıyla canlandırdığı karakterin de etkisiyle milyonlarca kişinin gönlünde taht kurdu.Benim ve diğer site yazarlarımızın da çok sevdiği bir isimdi.Ancak dün gece itibariyle malesef lenf kanseri yüzünden hayatını kaybetti 39 yaşındaki oyuncu.

Andy'nin lenf kanseri olduğunda çok üzülmüştüm.Tedavisi için diziden de ayrılmıştı Andy.Çeşitli söylentiler vardı durumuyla ilgili.İyiye gittiğine dair haberler çoktu ne yazıkki durum öyle değilmiş ki Andy hayata gözlerini yumdu.Ölümün ne kadar acı olabileceğinin göstergesi belki de.Geç gelen şöhrette doyamadı.Ama asıl acı olan onun o kadar hayat dolu o kadar yıkılmaz görüntüsünden sonra ölümüne inanamamak.Andy göz önünde olduğu için bu kadar acı oldu kanser her yıl Andy gibi bir çok kişiyi hayattan kopartıyor.Çok üzdü beni gerçekten çook sevdiğim bir oyuncuydu.Huzur içinde yatsın.

1 Ocak 2011 Cumartesi

Yok Böyle Dans

Kişisel olarak köpekleri çok severim.Favorimde Golden'lardır.Eğitilmiş köpeklerin yaptıkalrı da inanılmaz etkiler beni.Dün kuzenimin gösterdiği bu video o yüzden inanılmaz hoşuma gitti ve hayran kaldım.

Bir köpeğe numaralar filan öğretilmesine alışığız ama yani bir köpeğe bir insan gibi dans etmesini öğretmek...İşte bu çok süper olmuş.Nasıl öğrenmiş bu dansı,nasıl bu kadar uzun süre 2 ayak üstünde duruyor hayran kaldım. Valla helal olsun.Süper olmuş müthiş te dans ediyor hakkaten.Buyrum bahsettiğim video..Kuyruğa da dikkat yanlız hiç durmuyor. :D

Mutlu Yıllar



Acısıyla,tatlısıyla,sevinciyle hüznüyle koskoca bir yılı daha geride bıraktık.Biz de tüm Griffin Bulvarı ekibi olarak herkesin yeni yılını kutluyoruz.İnşallah bu yıl her şey gönlünüzce olur.Sağlıklı,mutlu,başarılı bir sene yaşarsınız.

11 Aralık 2010 Cumartesi

Bu Nedir Ya?


Bu görüntü Dha'ya bomba gibi düştü açıkçası.Bende görünce çok şaşırdım.Abd'de bir geyik avcısı ormanda avdayken bir anda önüne fırlayan bu yaratığın fotoğrafını çekmiş.Makinesi kaçarken kırılsa da hafıza kartı zarar görmediği için fotoğrafları yayınlamış.Gerçek olduğunu herhangi bir oynama yapmadığını yada fotoğraf hilesi kullanmadığını söylemiş.

Herhangi bir açıklama da gelmedi bu konuda yani hile var filan diye.Nasıl bir yaratık bu anlamadım gerçekten.Yani insan olmadığı kesin.Gözleri hadi flaştan parlamış olsada suratı çok garip.Burnu ağzı falan insanca değil.Vücudu biraz zayıf bir insanı andırıyor gibi.Ya gerçek mi bilmiyorum tabiki böyle şeyler daha önce de çok söylendi yazıldı resimler kullanıldı çekildi.Ama bu son olay bomba gibi düştü dediğim gibi.Bir de malum NASA son dönemde çok soru alıyor bu konuda.Bir de bu çıkınca insan işin Gora'daki gibi feyk(!) olduğu ihtimalini arttırır gibi.Ama yine de şaşırdım görünce ondan sizlerle paylaşmak istedim.

6 Aralık 2010 Pazartesi

Facebook ve Zamazingoları..




Facebook günümüzün çoğu bölümünü zaptetmekte artık. Haberleri, mesajlaşmayı her şeyi oradan hallediyoruz. Bunda sorun yok zaten. Yalnız bir de saçmalıkları var ki onlar hiç çekilmiyor.

Geçen sene ortaya çıkan Farmville manyaklığı ve sürekli davet gelmesi, şu aralar dönen arkadaş röportajı zamazingosu, '' salak '' bir kızın hadi sütyen rengimizi yazalım demesi üzerine binlerce kişinin buna katılması vs.

Bugün de 'Çocuk istismarı' için herkes profil resmini Çizgi Film karakteri yapsın muhabbeti var. Tamam konu hassas falan da, yapınca ne olacak Allah aşkına. Hayır, çoğu arkadaş da bunu kız düşürmek, aa aynı şeylerden hoşlanıyormuş muhabbetini açmak için kullanıyor. Asıl istismar bu değil mi? Facebook üstünden vatan kurtaranla bunlar arasında hiç bir fark yok gözümde.

Neyse, herkes katılacaksa biz de katılalım dedik.

İroni!

Bu Nasıl Hava? #3



Şu mevsimlere baya bir anormal kaçan sıcaklara taktım biliyorsunuz.Geçen gün de yazdım soğuk hava geliyormuş nasıl olcak o iş diye.Hakkaten de Cumartesi günü kısa kolluyla gezebilirken bir günde hava 180 derece değişti.

Bir anda buz gibi bir hava oldu.12-13 derece rahat düşmüştür yani.Acaip şaşırdım ya nasıl böyle ani ve büyük bir değişim oldu.Hiç sallamamıştım bu kar geliyor falan filan açıklamalarını ama fena patladık.Yani bir gecede bu kadar büyük bir değişim hiç beklemiyordum.Cumartesi günündeki havayı da görünce iyice takmadım.

Havayla köşe kapmaca oynuyorum resmen.Kazakları yurda İstanbul'a götürdüm hava sıcak piştim.İzmit'e ince giysilerle geldim buraya gelince de hava buz oldu iyi mi.Bir türlü tutturamadım ritmi.

3 Aralık 2010 Cuma

Bu Nasıl Hava? #2



Geçenlerde bir yazımda belirtmiştim bu ilginç havayı.Hava aynen devam ediyor ama haberlerde kar yapcak filan lafları dönmeye başladı gerçekten çok şaşırdım.

Uzmanlar kar bekliyorlarmış hafta sonu da nasıl iş bu anlamadım.Ağaçlar sıcaktan çiçek açtı kar diyorlar anlamadım gitti.Bugünde kar uyarısı var artık hava soğur diye bekledim ama nafile...Sıcaklık devam ediyor aynen.Hatta dahada ısınmış.Karadeniz'de filan sıcaklık rekorları kırılıyormuş mevsime göre.Nasıl kar yağıcak,hava ne zaman soğuycak aniden mi buz gibi olucak çok merak ediyorum.Nasıl bir küresel ısınmaysa Aralık ayına geldik hala günlük güneşlik etraf.Şikayetim yok ama yani kar filan diyorlar çok şaşırıyorum.

12 Kasım 2010 Cuma

Bu Nasıl Hava?



Kasım ayındayız.Ortasına geldik nerdeyse.Normalde havanın böyle soğuk olması arada yağmur yağması gerekir ama nerdee?Güneş tepede sıcaklık 20 derece civarı hep.Kısa kolluyla çok rahat gezilir sadece sabah ve akşam serin oluyor o kadar.O da ince bir polarla rahatça geçiştirebilinir.

Bir ara soğuklar oldu.Yurda kışlıkları getirdim kısa şeyleri götürdüm ama bı sıcaklarda ters köşeye yattım çok fena.Havada maşallah aynen devam hiç bir serinleme bile yok.Nasıl bir Kasım ayıdır anlamadım.Ne zaman hava soğuyacak merak ediyorum mayıs ayında filan mı acaba.İyice dengesi şaştı dünyanın.Ehehehe

10 Kasım 2010 Çarşamba

Çok Güzel Hareketler'de Yaprak Dökümü



Kanal D'nin sevilen programı Çok Güzel Hareketler'de yaprak dökümü başladı.Önce Yılmaz Erdoğan artık yorumlarıyla katılmayacağını söyledi programa.Aslında bu da genç oyunculari için iyi oldu.Kendi başlarına bişeyler yapıcaklardı ancak ardından oyuncu kadrosundan da ciddi kayıplar geldi.

Hıyarlı Baba karakteriyle ünlenen Şahin Irmak önce ayrılık kararını açıkladı daha sonra da Büşra Pekin,Murat Eken ve Bülent Emre Parlak ta programdan ayrıldıklarını açıkladılar.Zaten son zamanlarda ciddi anlamda az skeçte rol alıyorlardı bişeyler olduğu belliydi sonunda ayrılık oldu.Bu isimlerin kendi yazdıkları sinema filminde oynayacakları ve BKM bünyesinde kalmaya devam edicekleri açıklandı ayrıca bazı sitcom dizilerinde de rol alıcakları söyleniyor.Ama tabiki bir ayrılık söz konusu ve bence bazı problemler buna yol açtı.Sonuçta bu 4 oyuncuda buu programın çok önemli 4 oyuncusuydu.Yani sinema filmine ağırlık vermeleri bence bir bahane.Sonuçta az da olsa buraya çıkıp 2-3 skeç oynayabilirlerdi.

Eser,Oğuzhan,İbrahim'in oluşturduğu bir grup var bence orda ve bu grup özellikle de Yılmaz Erdoğan'ın gitmesinden sonra daha da öne çıktığı için diğer oyuncular rahatsız olmuş olabilir.Neyse inanılmaz komplo teorileri ürettim bende şaşırdım kendime biraz da kaptırıp abarttım sanırım.Masum bir ayrılık ta olabilir.Gerçekten sinema projesine önem vericeklerdir.Diğer fırsatları da değerlendirmek istiyor olabilirler ki bence hakları sonuçta sonsuza kadar burada kalıcak halleri yok.Böylece yeni yetenekler de görücez demektir Çok Güzel Hareketler'de.Ama tabiki bu 4'lünün ayrılması üzdü beni.Sağlam bir kan kaybı oldu bu.Hıyarlı Baba mesela en sevilen skeçlerden biriydi.Ayrıca oyunculukları da çok iyiydi bu isimlerin.Bakalım nasıl etkilenecekler bu ayrılıklardan.Ama tabiki çok kötü olmuş keşke bir arada kalsalardı.

He unutmadan bu olaylardan sonra Yılmaz Erdoğan yorumlarıyla arada tekrar programa katılacağını söyledi.Belliki ayrılıkların programı etkilemesini istemiyor ve tecrübesiyle onları en az hasarla kurtarmaya çalışıcak.

3 Kasım 2010 Çarşamba

Limewire Artık Yok



İnternetten müzik indirme programı denince akla ilk gelen programdır Limewire.Ama telif hakları konusunda açılan yüzlerce davadan birini kaybetmişler ve mahkeme kararıyla kapatılmış.

Duyunca üzüldüm.Sonuçta internetten şarkı indirebileceğimiz en önemli programdı diyebiliriz.Tabiki telif hakkı konusunda sanatçılara sağlam darbeler vuruyordu ve elbet böyle bir davayı kaybedeceği gün gelecekti.Ancak yine de kapanınca insan bir şok oluyor.Şarkı indirmek için alternatif yerlere yöneleceğiz artık.

İşin bir başka boyutuna bakacak olursak bu davadan sonra torrent sitelerinin de kapanma ihtimali doğmuş telif hakkı yüzünden.Sonuçta onlarda başta filmler olmak üzere büyük darbeler vuruyor telif hakkı konusunda.İnternetten dizi,film,oyun şarkı vs. indirilmeye karşı ciddi önlemler alınmaya başlayabilir bundan sonra.Tabi bu da ciddi sorunlar doğruabilir internet downloader cılara.Bakalım şu an için torrent duruyor en azından.Ama şarkı indirmek için mutlaka ek bir program bulmak gerekli oldu bu kapatılma olayından sonra.

30 Ekim 2010 Cumartesi

Youtube Yasağı Kalktı



Yaklaşık 2.5 yıl sonra artık hepinizin bildiği sosyal video paylaşım sitesi Youtube'a uygulanan yasak kalktı.Gerçi Dns olsun,tunnel olsun veya bunun gibi birkaç programın da yardımıyla çoğumuz girebiliyorduk Youtube'a ama yine de sorunsuz girilecek olması güzel bişey.

Youtube'un kapanmasına sebep olan videoların siteden kaldırıldığı ve bunun üzerine bu sitenin erişimine izin verildiği söylendi.Bugünden itibaren aşamalı olarak siteye girişler olucakmış yani savcılıktan mahkemeye dilekçe gitmiş yasağın kaldırılması konusunda ve karar da verilmiş.Bu hafta içinde artık tamamen engelsiz olarak Youtube'a girilecekmiş.

Ben zaten yasağa karşıydım.Yani yasaklama nedeni tamam çok güzel bir neden yani o videoların kaldırılmak istenmesi Türkiye tarafından ama yasak koyulduktan sonra tam bir yasak koyulmalı.Yani ben mesela başından beri Dns'le girebiliyordum.Yasak koyulcaksa bunların da engellenmesi lazımdı.Neyse sonuç olarak söz konusu rezil videolar kaldırıldı ve yasak ta açıldı.Youtube'a sorunsuz girmek isteyenlere müjde olsun.

25 Ekim 2010 Pazartesi

Şarkı Bulmak

Geçen gün yemek yerken bir şarkı duydum çok ta hoşuma gitti indirip dinlemek istedim ama bir sorun vardıki o da ne adını ne de söyleyeni biliyordum.Ama şarkı çok hoşuma gitmişti ve fena halde dilime dolandı.

Yalan yanlış dinlediğim kadarına uydurarak söylüyordum şarkıyı.Sözlerin duyduğum kısmını uydurarak değişik bir stilde söyledim birkaç gün.Sonra çevremdekilere danıştım.Söyledim şarkıyı ama bilen çıkmadı.Daha doğrusu bilen varsa da benim söyleyişimden çıkartması imkansız olmuştur orası ayrı.Her neyse yine böyle devam etti.

İzmit'e gittiğimde kardeşime söyledim o da tamam biliyorum diyince bi sevindim mutlu oldum.Rahatladım ne yalan söyliyim ama sonra kardeşim bambaşka bir şarkı dinletti bana ve bir kez daha hayal kırıklığına uğradım.Derken şarkıyı söyleyeni buldum ordan da şarkının adını buldum bir çok şarkısını dinleyerek.Aradığım şarkı Gogol Bordello'nun "Still Wearing Purple" şarkısıymış.

Bu daha önce bir çok kez başıma geldi.Böyle bir kısmını dinlediğim şarkı hoşuma gidiyor ama adını bilmeyince çok sorun oluyor.Keşke böyle bir program olsa da rahatça bulsak yalan yanlış söylemesek şarkıları...

He bu da günlerdir aradığım şarkı.

19 Ekim 2010 Salı

Yolculukta Uyumak?

Yolculukta uyumak..Evet gerçekten çok ilgimi çeken merak ettiğim bir durum bu.Yanlış anlamayın daha önce uyumadığımdan filan değil.Yani uyumakta zorlanırım anca çok yorgunsam uyurum ama konu bu değil sonuçta.Yolculuk yaparken uyuyanlara hep özenmişimdir açıkçası.

İstanbul'a geldiğimden beri okulumun yeri dolayısıyla kullanmadığım taşıma aracı kalmadı ve bu kadar yolculuk yaparken ilginç şeylere raslamamam mümkün değil gibi bişey.Ama benim dikkatimi en çok metrobüste veya metroda vs uyayanlar çekti.Yani bu insanlar uyuyolar tamam eyvallah ama incekleri durakları nerde olduklarını filan nasıl biliyorlar hiç anlamıyorum.Mesela ben metrobüse ilk duraktan binerken uyumaya başlıyor insanlar ben son duraklara yakın iniyorum hala uyuyorlar.Acaba indikleri durakları filan kaçırıyolarmı çok merak ediyorum.İnsan ne zaman kalkıcağını bilemez sonuçta.Arada durak ismi anonsunu duyupta uyanıyorlarsa da helal olsun ben uyumadığım halde duyamıyorum bazen onu.

Uyumuyorlar gözlerini dinlendiriyorlar desem hiç te öyle olanlar yok yani bildiğin derin uykudaymış gibi duruyorlar.Yer vermemek için rol yapıyorlar desem yani hakkaten büyük alkış hak ediyorlar.

Son dönemde buna takmış durumdayım niye yapıyorum bilmiyorum ama acaip dikkat ediyorum ama hala mantıklı bir cevap bulamadım.Gerçekten kafamı kurcalayan bir sorun oldu bu.