Lebron James etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Lebron James etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Aralık 2011 Perşembe

Beynine Vermek Bu Olsa Gerek

Blogla birkaç gündür ilgilenemediğimin farkındayım.Tek başıma bu kadar oluyor.Kusura bakmayın tekrar elimden geldiğince gireceğim yazılarımı ve haberleri.

Malum Nba sezonu başladı.Güzel olduğu kadar ilginç hareketler de görmeye başladık.Nitekim bu sabaha karşı Bobcats-Heat mücadelesinde Lebron James içeriye girip müthiş zıpladı.Bobcats'ten Gerald Henderson da onu durdurmak için zıpladı ve top bir anda dışarı doğru sekti.Ben dahil bir çok kişi ilk başta muazzam bir blok gördük sandık ancak daha sonra yavaş çekimde görünce çemberden geçen top Gerald Henderson'ın kafasından tekrar dışarıya sekmiş."Beynine verdi." tabiri vardır basketbolda.Ama daha çok blok için kullanılır bu.Lebron da başka bir açıdan değerlendirmiş onu.Ancak hakemler sayıyı atlamışlar burada.

İşte o pozisyon.

11 Nisan 2011 Pazartesi

Sakin Olun Gençler


Nba'de normal sezonun sonlarına doğru gelindikçe gerilimi yüksek maçlar oynanmaya devam ediyor.Oyuncular arasındaki itiş kakışlar gerginlikler iyiden iyiye artmış durumda.Dün gece oynanan Miami-Boston maçında da bu tip bir olay yaşandı.

Miami'li Lebron James içeriye girerken Jermaine O'Neal direk vücudunu önüne koyarak topla alakası olmayan sert bir müdahele yaptı.Lebron da kızınca ortalık karıştı diğer oyuncular da araya girdi.Bu arada da Wade'le Pierce itişti kakıştı onları ayırdılar bir de.Sonrasında ortalık sakinleşti.Olaya karışan 4 oyuncu da teknik faul aldı.

Dünkü gergin maçı kazanan Miami Doğu'da 2.sıraya yükselirken Boston da düşüşe devam etti.

Buyrun bu da gerginliğin görüntüler.

28 Mart 2011 Pazartesi

Büyük Üçlü Tarihe Geçti



Sene başında kurulan ve inanılmaz ses getiren Miami üçlüsü hala da çok konuşuluyor.Kazandıkları maçlar,kaybettikleri maçlar,yaptıkları hareketler,ağlama olayı ve bunlar gibi birçok sebepten dolayı hemen hemen her gün bu oyuncularla ilgili bir haber görmek mümkün.

Bu üçlü inişli çıkışlı bir performans sergiledi sene boyunca.Özellikle de Chris Bosh çok eleştirildi.Ancak son dönemde işler yolunda gözüküyor.Heat maçları kazanmaya devam ediyor ve eleştiriler nispeten azalmış durumda.Bu sabah oynanan Rockets maçında bu 3 oyuncu geldikleri günden bu yana birlikte en iyi performanslarını verdiler ve tarihe de yazdırdılar adlarını.

Heat ligin son dönemdeki en formda takımlarından Houston'u zorlansa da 129-125 yenerken Miami'nin süper 3lüsü iş başındaydı.Her biri 30 sayı 10 ribaunt  barajını geçtiler ve bunu başararak tarihe geçtiler.Çok etkileyici gerçekten ve çok ta başarılması zor bir iş...Zaten en son 1961'de yapıldığı düşünülürse ne kadar zor olduğu anlaşılabilir.

Dwyane Wade 25 şutta 11 isabet buldu belki ama son dönemde sazı eline aldı ve takımını sırtlayarak 30 sayı buldu.Ayrıca 11 ribaunt alan Wade 5 te asist yaptı ve çok yönlü oynadı.Keza Lebron da Wade gibi çok yönlü bir performans sergiledi.Lebron kullandığı 21 şutta 13 isabet bularak iyi bir yüzde yakaladı.Bu sayede 33 sayı attı Lebron ve ayrıca 10 ribaunt 7 de asist ekledi istatistiklerine.Bu üçlünün en zayıf halkası olarak gösterilen ve en çok eleştirilen ismi olan Bosh ta bu maçta çok iyi bir performans sergiledi.21 şutta 11 isabet buldu Bosh ve 31 sayı yolladı Rockets potalarına.Bosh ayrıca 12 de ribaunt alarak çok etkili bir performans sergiledi.

Gerçekten etkileyici bir performans geldi Büyük 3'lü den.Tarihe de geçtiler ve doğal olarak günün performansları bölümümüzde yer alıyorlar.

13 Mart 2011 Pazar

MVP Yarışı -13.03.11-

24 Ocak 2011 tarihinde yazdığım yazıdan sonra,ligin sonlarına yaklaştığımız şu günlerde daha konuşulan ödülle ilgili bir şeyler karalamamız şart oldu.Ödülün oldukça saygı gördüğü ve o sezonun en iyi oyuncusuna verildiğini düşününce verilen ödüller arasında belki de en büyüğü.Her takımın sürekli oynayan ilk beşlerini düşünürsek,takım sayısıyla çarparsak-yani 30'la-40 yapar,pardon 150 yapar.150 ilk beş oyuncusu arasında en çok göze batmak hoş ve büyük bir ödül direk olarak.Özellikle son 10 seney baktığımızda,şampiyonluğa giden yolda çok anlam taşımadığını da belirtelim.En son 2003'te Tim Duncan hem MVP seçilip,hem de takımının şampiyon olmasını sağlamıştı-tabii Final MVP'si de olmuştu-.1,5 ay önce yazdığım MVP adayları yazımda,ödül için bir çok adayın var olduğundan söz etmiştim.Listeye o sıralar ciddi işler yapan Amare Stoudemire,Manu Ginobili gibi isimleri de almıştım.Amare takım başarısından dolayı,Manu'nun da istatistiklerinin çok daha ilerisinde bir oyun ortaya koymasına rağmen,bu oyunun istatistiklerinin gölgesinde kalması sebebiyle bu listede yer almıyor.

MVP ödülünün anlamı "En Değerli Oyuncu" olsa bile,çoğu zaman-aslında her zaman-takım başarısı en önemli etkendir.Düz mantık gidilir,önemli oyuncu takımını da önemli yerlere taşıyandır,gözüyle bakılmakla beraber kötü takımlarda oynayan oyuncular göz ardı edilir.NBA'deki istatistik manyaklığından sanırım söz etmeye gerek yok,bu yüzden istatistikler en büyük ikinci etken olarak varlığını ezelden beri sürdürmekte.

Sıralama yapmaksınız adaylara şöyle bir göz gezdirelim:




Dirk Nowitzki:Sadece istatistiklerine bakarak bu sezon sayı ve ribaund ortalamasının 1-2 basamak geriye geldiğini görürsünüz-dakikalarınında-.Ancak onun oyunu istatistiklerinin çok ötesinde.Dallas Mavericks'in sakatlıklarla uğraşsa bile geniş bir kadrosu olduğunu düşünürsek,onun yokluğundaki 9 maçta sadece 2 galibiyet aldıklarını hatırlatmamız Nowitzki'nin takımı için ne denli önemli olduğunun kanıtı olabilir.Onun yokluğunda yenildikleri takımlar arasında Toronto Raptors,Milwaukee Bucks,Indiana Pacers gibi takımlar da yer alıyor.Çaylak sezonundan sonra en az süre aldığı sezonu geçirmekte.Her maç 14-15 dakika civarında oturuyor.Şutla yaşayan şutla ölen oyuncular için şut atabildikçe oyun devam eder.Ancak Nowitzki'nin oyununu sadece şut olarak adlandırırsak büyük ayıp etmiş oluruz.Geçmişten bu yana attığı kusursuz şutlarının hala bu özelliğini göstermesi onun profesyonelliğini gösteriyor.Takımının Batı Konferansı'nda 2.sırada bulunmasının en büyük sebebi şüphesiz o.Lakers'ın Mavericks'i mağlup etmesiyle 2.sıradaki yerleri oldukça sarsılmış olsa bile,büyük bir sorun yaşamadıkları sürece konferansı ilk 3 içerisinde bitirecekler.Nowitzki,2006 yılında takımının 67 galibiyet almasının da büyük etkisiyle,ödülün sahibi olmuştu.Bu sezon adaylar arasında anılmayı hak edecek cinsten oynuyor.Bu sezonki ortalamaları 23sayı 6.7 ribaund 2.3 asist 1.9 top kaybı.




Kevin Durant:NBA Tarihi'nin en genç sayı kralı Kevin Durant,bu sezonda sayı krallığında zirvede.Mart ayında vidaları biraz olsun gevşetmiş gibi dursada,gününde olduğu zaman inanılmaz işler yapabileceğini sık sık gösterdi.Geçtiğimiz günlerde Oklohoma City Thunder'ın Philadelphia 76'ers'le oynadığı maçta zor anlarda sahneye çıkarak,son çeyreklerde de iş yapabildğini bir kez daha kanıtladı.Sayı krallığındaki en yakın rakibi 2 sayı geride.Ters bir şey olmadıkça bu ünvanı elinde tutacaktır KD.Takımın sezon başındaki halinden çok farklı olduğu açık.Özellikle yaptıkları takaslarla,geleceğin takımı ve genç oyunculardan kurulu bir takım olarak gözükürken,artık üzerlerinde 2 kere düşünmeyi gerektirecek tehtidleri ve oyuncuları
var.Takımın eksik bölgesi olarak gösterilen Center pozisyonuna,ligin belkide en iyi pota altı savunucusunu getirmeyi başardılar.Belki bu takas sezonun başlarına doğru yapılmış olsaydı,takımın galibiyet sayısının daha fazlası olması sebebiyle Durant bu ödülde daha kuvvetli anılabilirdi.Thunder Batı Konferansı'nda 4.sırada yer alıyor.Genç Thunder'ın bir lidere ihtiyacı olduğu açık,saha dışında belki takımdaki daha tecrübeli oyuncular bu görevi üstlenebilir.Fakat saha içinde bu liderlik görevini tamamıyla benimsemesi şart.Zaman zaman takımında iki numaraya düştüğünü gördüğümüz maç sayısı az değil.Bu sezon yakaladığı istatistikler 28 sayı 7.3 ribaund 2.5 asist 2.9 top kaybı.




Dwight Howard:Bu sezon teknik faullerle çok fazla gündeme gelse bile,bu sezonki performansının asla gölgenemeyeceğini düşünüyorum.Orlando Magic'in uzun yoksunu olduğunu düşünürsek,elinde bulundurdukları en iyi oyuncunun da,NBA'in en iyi pota altı oyuncusu olması,onun yokluğunda takımının bayır aşağı yuvarlanması anlamına geliyor.Aldığı 19 teknik faulün-16 tanesi onaylandı-nerdeyse hepsinin sebebi aynı.Howard'ın canının yanıp hakemlerin bunu görmezlikten gelmesi.Görmezlikten gelmekten kastım,Howard'ın çizgi film karakterlerini andıran fiziğinin faullerden daha az etkilenmesi.İtme,çekme vs.

Howard'ın çok hırslı ve istekli olduğuna şüphe yok.Takım arkadaşlarına verdiği ültimatomlar bunun açık göstergesi.Onsuz takımın nasıl olduğunu cezasından dolayı oynamadığı Portland Trail Blazers maçında açıkça gördük.Kısacası Howard'dan başka center pozisyonu için oynayabilecek oyuncuları yok.Orton zaten hiç forma giymedi.Howard'ın takımı için önemi,burada yer alan isimlerin hepsinden daha farklı.Alternatifi yok.Bu sezon Howardın şüphesiz en iyi sezonu.İstatistikleriyle beraber,oyununa yeni şeyler kattı.Birkaç sene önce yapamadığı ayak hareketlerini bu sezon sık sık görüyoruz kendisinden.Geçtiğimiz yaz rüya adam Hakeem Olajuwon'la çalıştığını hatırlatalım."Basketbol ellerle oynanan bir ayak oyunudur"demiş bir insan sonuçta Hakeem,post-drive'ın üstadı.Cidden Howard'a faydalı olduğunu düşünüyorum.Öte yandan panyalı şutu da silahları arasına katarsa,muazzam olur.Howard'ın bu sezonki istatistikleri ise 23 sayı 14 ribaund 2.3 blok 3.5 top kaybı.




Derrick Rose:2008 Draftı'nda Michael Beasley'le beraber 1.sıradan gideceği konuşulan iki oyuncudan biriydi.Bulls elinde Hinrich'i bulundurmasına rağmen onu seçti.Takımın bir lidere ihtiyacı olduğu açıktı.Ne Luol Deng,ne Ben Gordon bu tarz oyuncular değildi.Rose en iyi çaylak oyuncu seçilmesiyle beraber,asıl mesajı o seneki Boston Celtics'le oynanan 2008 Play-off ilk tur eşleşmesinde verdi.2 yıl sonra ise,bu pozisyonda.Ligin en değerli oyuncusu ödülü için ismi en çok anılanlar arasında.Rose'un lige gelen çoğu oyuncudan farklı bir karakteri olduğunu düşünüyorum.Çok konuşmuyor,işini yapıyor.Ünlü oyuncularla takılıyım,ediyim tarzında kasmıyor,etmiyor.Özellikle bu sene silahları arasına kattığı uzak mesafeli şutlar onun gelişim sürecinin bir numaralı sebebi.Şutunun geliştiğine dair en iyi örnek,geçen sezon 16 üçlük isabeti bulurken,bu sezon şu ana kadar 100 isabet buldu.Onu 1 metre uzaktan savunan savunmalar,artık şut atabildiğini bildikleri için daha yakından savunuyorlar.Tabii bu durum onun için büyük avantaj.Öte yandan bu sene Bulls'un yakaladığı başarının açık ara en büyük mimarı.Sezonun yarısında Boozer ve Noah'tan biri yoktu.Fakat Bulls Doğu Konferans'ında 2.sırada.Chicago Bulls'un lider Celtics'le arasında maç farkı yok.Belki de kendi konferanslarını lider olarak bitirecekler.Derrick Rose'un hala belirgin kusurları olsa bile,zamanla onları halledebilecek ve kusursuz olmak için elinden geleni yapabilecek rekabetçi bir karaktere sahip.Bulls'un geleceği için en büyük artı özellikle bu.Jordan bıraktıktan bu yana-yani 1998'den beri-takıma bu şekilde bir lider gelmemişti.Jay Williams heyecanını saymıyorum tabii ki.Rose ve Bulls inanılmaz bir ivme yakalamış durumda.Miami Heat'i normal sezonda süpürmeleri ateşleyicileri oldu.Bu takımdan bu şekilde bir performans beklenmiyordu,ancak onlar bunu başardılar.Liderleri de daha 23 yaşına basmamış Derrick Rose.Bu sezon tutturduğu istatistikler 24.7 sayı 4.3 ribaund 8 asist 3.5 top kaybı.



Kobe Bryant:Çok daha iyi sezonlarında bu ödülü alamadığını biliyoruz.Adaylar arasında kesinlikle olması gerektiğini düşündüğüm için Bryant'dan da söz etmek istiyorum.Lakers'ın üst üste 2 şampiyonluktan sonra,zaman zaman yaşadığı zor dönemler oldukça olağan ve normal.Kobe'nin zaman zaman çok kasmadığını bazen de bazı şeyleri artık gerçekleştiremediğini gördük.Ancak bu hala ligin en iyi skorer guardı olduğu gerçeğini değiştirmez.Zekanın her zaman fiziki şeylerden önemli olduğunu düşünürüm,tabii vücüdun bazı şeylere izin vermesi şartıyla.Şampiyon Lakers'ın Batı Konferans'ında 3.sırada duruyor olması etkileyici durmuyor,takımın gidişatı idare eder şeklinde ifade ediliyor.Kobe'de zaman zaman eleştiriyor.Miami Heat'le oynanan 2 maçta da,gereken şeyleri yapamadığı konusunda örneğin.Sağlıklı kaldığı sürece her zaman atacak kurşunu olacağına inanıyorum.Bu sezon ise yakaladığı istatistikler 25 sayı 5.2 ribaund 4.8 asist 3 top kaybı.






LeBron James:Son iki sezonun MVP'si.Loser olarak anılabilir,kişisel tercihleri ve saha dışındaki hareketleri tepki toplayabilir.Fakat tüm bunlar çok iyi bir oyuncu olduğu gerçeğini değiştirmez.Kobe'yle beraber ligin en büyük 2 oyuncusu bana kalırsa.LeBron'un eksik yanı-ki bu çok önemli-birileri ona gaz vermedikçe,ittirmedikçe açık açık çok kasmıyor.Bakınız,MSG'deki performans,Cleveland'a Heat formasıyla ilk kez çıkışı,Christmas akşamı ve son olarak aşırı derecede abartılan ağlama olayından sonra çıktıkları Lakers maçı.Her zaman çok istikrarlı şutu olmasa bile gücü sayesinde yaptığı ve yarattığı şeyler inanılmaz.İlk dönemlerde yeni takımında kimin bir numara olacağı bariz açık değilse bile,artık net bir şekilde belli.Lakers maçına kadar takımı 5 maç üst üste kaybetse bile LeBron'un iyi oynadığını söyleyebiliriz.Miami Heat'in Doğu Konferansı'nda Bulls ve Celtics'in 2.5 maç gerisinde 3.sırada yer aldığını belirtelim.Tüm istatistiklerine rağmen,takımının kendisine göre sıralamada daha üstlerde olan takımlarla oynadığı 11 maçın 9'unu kaybetmesi Heat için oldukça kötü bir not,keza LeBron için de.Aldıkları 2 galibiyetin de Lakers'a karşı olması oldukça anlamlı.James'in bu sezon tutturduğu istatistikler 26 sayı 7.5 ribaund 7 asist 3.6 top kaybı.


Genel olarak şu anda adı geçen adaylar bunlar.Herkesin elbet bir adayı vardır.Son olarak oyuncuları istatistikleriyle birlikte gösterelim:


1-Derrick Rose(24.7 sayı 4.3 ribaund 8 asist 3.5 top kaybı)47-18

2-Dwight Howard(23 sayı 14 ribaund 2.3 blok 3.5 top kaybı)41-25

3-LeBron James(26 sayı 7.5 ribaund 7 asist 3.6 top kaybı)47-20

4-Dirk Nowitzki(23 sayı 6.7 ribaund 2.3 asist 1.9 top kaybı)47-19

5-Kobe Bryant(25 sayı 5.2 ribaund 4.8 asist 3 top kaybı)47-20

6-Kevin Durant(28 sayı 7.3 ribaund 2.5 asist 2.9 top kaybı)41-23


Mert Aydın

7 Mart 2011 Pazartesi

Sen Ağlama Dayanamam..




Miami Heat dün gece Chicago Bulls'a kendi evinde mağlup oldu.Böylece iddalı takımlara karşı kötü derecesini devam ettirdi.Berbat bir son hücum oynadılar diyebiliriz.Ama Heat'te işler kötü gidiyor.

Son 4 maçını kaybetti Heat.Bunlar arasında Spurs'ten 30 sayı yedikleri maç ta var.Dün geceki mağlubiyet çok kötü oldu onlar adına.Dediğim gibi çok kötü bir son hücum oynadılar.Topu Lebron'a verdiler(ya da o aldı)kimseye bakmadı.Zaten Wade te Bogans'ın kontrolündeydi.İçeriye girdi Lebron ama Noah karşsısında çok iyi kaldı ve Lebron'un topu savurmasını sağladı.Seken topu alan Wade te zor bir fade away denedi ve isabeti bulamadı.

Koç Spoelstra yaptığı açıklamada Miami Heat soyunma odasında bazı oyuncuların ağladığını söyledi.Nitekim bu durum basın toplantısında da devam etti.Lebron ve Wade çok perişan gözküyorlardı.Belliki bu "bazı oyuncular" arasında onlar da vardı.Bakalım Heat durumu düzeltebilecek mi ancak şu son dönem baya yıkıcı oldu onlar için.Önlerindeki Lakers maçını da kaybederlerse çok daha kötü olacak onlar için.Bu da o son hücum Heat adına.

22 Şubat 2011 Salı

Güney Sahillerinin Evlatları


Öncelikle herkese merhaba.

Bu yazımda Miami Heat'e şöyle bir göz atalım.

Takas günlerinin son günlerini yaşadığımızdan dolayı biraz çekinerek de yazsam,Miami Heat'i takas olayına en uzak takımlar arasında görmemden ötürü yazıyı yazmaya karar verdim.

2010 yazında yaptığı hamlelerle bir anlamda tarihe kazınan Pat Riley ve Heat organizasyonu,doğal olarak bu sezona çok umutlu bir şekilde girmişti.Takımın kötü başlangıcıyla beraber,"Riley yakında iner" fikri yayılmaya başlamıştı.Bunları düşünmeye sevk eden olaylarda olmuştu.Eric Spoelstra'nın mola almasıyla,benche yönelen LeBron'un koçuna omuz atması gibi.

Miami Heat'in işleri yoluna sokmasıyla beraber bu söylenti de ortadan kalktı.Bildiğiniz üzere,Riley Shaq'ı takıma kattıktan sonra Stan Van Gundy'e bir sezon şans tanımış,sonraki sezon ise Van Gundy'e açıklama yaptırıp takımın başına geçmiş,2006 yılında finalde Mavericks'i 4-2 eleyerek şampiyonluğa ulaşmışlardı.

Eric Spoelstra ve Miami Heat'in aralık ayındaki müthiş performansı bu söylentilerin ortadan kalkmasını sağladı.Ayrıca Christmas günü Los Angeles Lakers'ı deplasmanda farklı mağlup ederek mesaj maçını kazanmasıyla,takım aralık ayında en üst noktasına çıktı.

Mesaj maçı dediğimiz maçlar bilindiği üzere normal sezondaki en anlamlı maçlar.Lakers'la yapılan tek maçı yenmesine yendi Heat ancak Boston Celtics'e karşı çıktıkları 3 maçı da kaybettiler.Keza Doğu Konferansında sıralamasında bir üstünde oldukları Bulls'a karşı yapılan maçı da kaybettiler.



Sezon başındaki maçlarda büyük üçlü dediğimiz Bosh-Wade-James üçlüsünün aynı anda oynamadığından,biri oynarken diğer ikisinin baktığından söz ediliyordu.Daha doğru bir tabirle James oynarken Wade duraksıyor,Wade oynarken LeBron duraksıyordu.Özellikle aralık ayındaki çıkışta bu durumun düzeltilmesinin önemli bir etken olduğunu düşünüyorum.Aralık ayındaki 16 maçtan 15-1'lik bir seri çıkartmıştı Heat.

Yaz aylarında gerçekleştirilen bu büyük hamlelerden sonra Wade bu takımın lideriydi,ancak sezon içinde oynanan maçlardan,çizilen oyunlardan da anladığımız üzere LeBron takımın bir numaralı opsiyonu.Özellikle Ocak ayında 30.5 sayı 8.5 ribaund 7.5 asist ortalamalarıyla en üst seviyede basketbol oynadı LeBron.Dwyane Wade'in kendi oyunundan vazgeçip,sindiği anlamına gelmiyor bu,sadece LeBron bir adım önünde.Bu büyük üçlü arasında kendi oyunundan fedakarlık yapan yegane isim Chris Bosh.Hayalkırıklığı,over-rated olarak değerlendirilse de Toronto Raptors'daki gibi her maç 20 şut kullanması pek olağan değil,ki zaten büyük üçlüden istatistikleri en çok düşüş yapan oyuncu da Bosh.LeBron ve Wade'in sayı ortalaması 1-2 değişirken,Bosh'ın sayı ortalaması 7 civarında bir düşüş yaptı.Belirtmek istediğim şey,daha az şut kullanırsanız daha az sayı atarsınız.Bu yüzden hayal kırıklığından öte,büyük üçlüden fedakarlık yapan isim olarak görüyorum Chris Bosh'ı.Ayrıca Wade ve LeBron seviyesinde bir oyuncu olmadığı için bunu yapmak zorunda olduğunu düşünüyorum.

Yazın takıma katılan bir başka isim Mike Miller'dan da beklentiler oldukça fazlaydı.Sakatlığı yüzünden Heat formasıyla 2010 yılında pek oynadığını söyleyemeyiz.4 maçta benchten gelip sadece 3 sayı atabildi.Ciddi bir sakatlık geçirdiğini belirtelim.Son dönemde şutlarını ve oyununu toparlamış olsada,eski Mike Miller olmadığını düşünüyorum.Orlando Magic ve Memphis Grizzlies'da yaşadığı iyi sezonların ardından Timberwolves'a geçmesiyle düşüşe geçmiş,bunlara birde sakatlık eklenmişti.Zamanla daha iyi duruma gelebilir,Wade'in olmadığı iki maçta ilk beş çıkıp 22 sayı ortalama tutturmasıyla ufak bir umut ışığı vermiş olsada çokta güvenilecek bir el değil bana kalırsa.




Pota altında,Center pozisyonu ise Zydrunas Ilgauskas,Joel Anthony,Eric Dampier gibi isimlerle idare edilmekte.Sezonun ilk 10 maçında Joel Anthony'i ilk beş başlatan Spoelstra,daha sonra tercihi Ilgauskas'tan yana kullandı.Joel Anthony'i pozisyonuna göre kısa olmasına rağmen çok iyi savunmacı,burası kesin.Ancak hücum yönü ise bir o kadar kötü,yok yani.Bildiğiniz yok.Bu yüzden Ilgauskas tercihi yapıldı.Ilgauskas'ın lige girdiğinden beri yaptığı en düzgün şey şüphesiz orta mesafe şutları.Savunmada ayakları ölü bir insanla aynı hızda olmasına rağmen kapladığı alanla bunu bir nebze olsun kapatabiliyor.Tabii yanında Bosh'ın olması da önemli faktör.Bosh'ın ayakları pozisyonuna göre çok hızlı.Tabii onunda savunmada her şeyini veren bir oyuncu olmadığını biliyoruz.Bir de Eric Dampier geliyor 3.uzun olarak.Genelde 4 numara oynayan veteran uzun Juwan Howard'ı da ekleyebiliriz.

Kısaca 1-5 numaralı pozisyonlarda belli işleri yapan oyuncular tercih ediliyor Miami'de.Zaten olması gereken de odur.Point guard pozisyonunda ise center için geçerli olan şeyler olmakta.Carlos Arroyo,Mario Chalmers ve Eddie House üçlüsü görev alıyor.Carlos Arroyo'nun yeteneklerinden şüphemiz yok.Ancak 2004 Atina Olimpiyatlarında yaptıklarından çok uzak olduğu net.Eddie House ise bir derinlik katıyor bana kalırsa.İki ucu keskin bıçak diyerek açıklamakta fayda var.Oyuna girip 4 tane üçlük art arda soktuğuna birçok kez şahit olmuşluğumuz var.

Takımın bulunduğu yere gelirsek,Doğu Konferansında 2.sıradalar.2.sırada diyorum ancak galibiyet yüzdesi 1. olan Boston Celtics'le aynı durumda.Boston daha fazla maç oynadığından 1.sırada gözüküyor.Celtics'in yaşlı bir kadroya sahip olmasından ötürü,belli bir noktadan sonra çok kasmayacakları ortada.Geçen sezon son 20 maçta,10-10'luk bir yüzde tutturmuşlardı.Bu yüzden Miami Heat'in Doğu Konferansını ilk sırada bitirme olasılığı oldukça fazla.Özellikle 24 Şubat'tan 10 Mart'a kadarki bölümde çıkaracakları maçlar onlar için büyük önem taşıyor.Chicago Bulls(2),New York Knicks,San Antonio Spurs,Los Angeles Lakers,Portland Trail Blazers ve Orlando Magic'le oynacaklar.Washington Wizards maçını saymazsak tüm maçlar zor.


Ayrıca bahsetmeden geçmeyelim.Sezonu kapatan Udonis Haslem nasıl döner bilinmez fakat muhteşem bir görev adamı olduğu gerçek.Play-off'larda onun dönüşüyle daha sert bir potaaltına sahip olabilir Miami Heat.

Doğu Konferansında şüphesiz en büyük rakipleri Boston Celtics.Üst tarafta belirttiğim gibi Celtics'e karşı 0-3 yaptılar.Play-off için "Erkek çocuklarının adam olduğu yer" tabirinin kullanıldığını biliyoruz.Miami Heat'te ise bunu yaşayacak oyuncu yok diyebiliriz.Örnek vermek gerekirse,Spurs'te beklenmedik performanslar çıkaran oyuncuların play-off'ta patlayacakları fikri.Gary Neal,Matt Bonner v.s.




Son olarak LeBron'un Mvp olma şansına da değinelim.Bildiğiniz üzere 2009,2010 yıllarında normal sezon Mvpliğini kazanmıştı.Tarihte 3 kere üst üste kazanan 3 oyuncu var.Bill Russell(61-62-63),Wilt Chamberlain(66-67-68) ve Larry Bird(84-85-86).

LeBron'un bu seneki en büyük rakibi Derrick Rose.Nerdeyse sezonun yarısında Boozer veya Noah ikilisinden birinin kadroda olmadığı Bulls takımı,şu anda Doğu Konferansında liderin 2 maç arkasında 3.sırada bulunuyorsa,şüphesiz en büyük pay Derrick Rose'un.Eğer Bulls bulunduğu yerden tepetaklak düşmez,Rose'da böyle devam ederse Rose verebileceklerini düşünüyorum.Ancak LeBron'un 2011'le birlikte-özellikle Ocak ayında- müthiş bir performans sergilediğini belirtelim.

Şimdilik benden bu kadar bir sonraki yazıda görüşmek üzere,

Hoşça Kalın.

9 Şubat 2011 Çarşamba

Lebron Heat'i Taşıdı



Miami Heat'te Lebron James'le Dwyane Wade birbirleriyle çok iyi anlaşıyorlar sahada.Ne yapmaları gerektiğini çok iyi anlıyorlar tabi bu da direkt olarak performanslarına etki ediyor.Özellikle James son dönemde çok formda üst üste etkileyici performanslar çıkartıyor.Son olarak Miami'nin son dönemin formda ekibi Indiana'yı 117-112 yendiği maçta yine takımını sırtlayan oyuncu oldu.

Lebron maçın başından itibaren çok iyi oynadı ve takımının skor yükünü çekti.23 şutta 15 isabet yakalayarak yine çok iyi bir yüzde yakaladı.Lebron tam 41 sayı atarak maçın en skorer ismi oldu doğal olarak.Dediğim gibi son dönemde vitesi biraz daha attırdı Lebron.Tabi attığı 41 sayı onun dün gece yaptığı tek şey değildi.13 ribaunt 8 asistle oyunun diğer alanlarına önemli katkı verdi yine.Takımının son dönemde liderliğini yapıyor James ve bunda da başarılı.Tabi dolayısıyla bu performanstan sonra günün performansları bölümümüze girdi James.

4 Şubat 2011 Cuma

Yok Artık Lebron James


Nba'de dün gece Doğu Konferansı'nın 2 iddalı takımı Orlando Magic ve Miami Heat karşı karşıya geldi.Çok çekişmeli geçen ve Miami'nin 104-100 kazandığı maça damgasını vuran isim Heat'in süperyıldızlarından Lebron James oldu.

James sezonun en etkileyici performansını sergiledi tam anlamıyla canına okudu Orlando'nun.Lebron James baştan sona çok dominant bir oyun sergiledi ve kullandığı 25 şutta 17 isabet bularak çok güzel bir yüzde yakaladı.Sezonun en yüksek miktarı olan 51 sayı gönderdi Orlando potalarına.Gerçekten çok etkileyici...Ama Lebron James'in şovu bununla kalmadı.Lebron 11 ribaunt alıp 8 de asist yaptı ve yine çok yönlü bir performans sergiledi.51 sayı atarken 8 asist yapmak ta büyük iş gerçekten.Galibiyette en büyük pay sahibi oydu kuşkusuz ve durdurulamaz bir performans sergiledi James.Olası bir play-off eşleşmesi için Magic şimdiden kara kara düşünmeye başlamıştır James'i nasıl savunacaklarına dair.Tabi doğal olarak ta günün performansı bölümünde yer alıyor Lebron.

29 Ocak 2011 Cumartesi

Wade Bosh Yoksa Lebron Var


Miami Heat'in büyük üçlüsü sakatlıklardan çekmeye başladı.Wade ve Bosh'un sakatlıkları can sıkıyor Heat'te.Ayrıca sadece onlar değil diğer oyuncular da çok problem yaşadılar.Ama Lebron James henüz bu tip bir sakatlık yaşamadı ve takımını sırtlıyor.

Dün gece de Detroit'le karşılaştı Miami kendi evinde.Bu maçta da Bosh ve Wade yer alamadı sakatlıkları yüzünden.Ama dediğim gibi Lebron sahadaydı ve takımının Detroit karşısında zorlanmasına rağmen 88-87 galip gelmesinde açık ara en büyük pay sahibi oldu.

Lebron 25 şut kullandı ve 15 isabet bularak bu şutlarda iyi bir yüzde yakaladı.Tam 38 sayı attı Detroit potalarına.Performansı bununla sınırlı değildi tabiki.Bu performansına 8 ribaunt ve 9asistte ekleyerek çok yönlü müthiş bir performans sergiledi.Cleveland günlerinden alışık olduğumuz bir performans.Ama takımın diğer yıldızları olmadığından galibiyet için bu tip performansına ihtiyaç duyuyorlar Lebron'un.

22 Ocak 2011 Cumartesi

Anime Lebron



Miami'nin süperstarı Lebron James'in çocuklar için yapılacak olan bir animasyon serisinde yer alıcakmış.Spring Hill Productions'la yaptığı anlaşma çerçevesinde bu animasyon serisinde yer alacak ve çekimleri ilkbahara doğru başlayacak.

10 bölümlük bu seri internette yayınlanaca büyük ihtimalde Youtue'ta yayınlanacakmış.Dediğim gibi çocuklar için yapılacakmış bu animasyonlar ve Lebron'da böyle bir işte yer alacağı için çok mutlu ve heyecanlıymış.Ne diyelim hayırlısı olsun.Merak ettim valla nasıl bir iş çıkacak.

18 Ocak 2011 Salı

Lebron'dan İnce İşler



Miami Heat'in yıldızlarından Lebron James son günlerde spor gündemi olduğu kadar magazin gündemini de meşgul etmeye başladı.Magazin basınında Lebron'un ünlü şarkıcı Ciara ile beraber olduğu konuşuluyor.

Lebron'un geçtiğimiz günlerde ünlü şarkıcı Ciara ile Beverly Hills'te başbaşa romantik bir yemek yediği görüntülenmiş.İkili ayrı ayrı gelip ayrı ayrı çıkmış ama samimi pozlar vermişler.Hatta samimi(!) bir şekilde öpüşmüşler.İkiliden bir yalanlama gelmedi birlikte olduklarına dair.Zaten ateş olmayan yerden duman çıkmaz kaldıki yemek yedikleri filan görüntülenmiş.Yabancı basında da oldukça geniş yer aldı haber.Ben de paylaşayım dedim.

23 Aralık 2010 Perşembe

Yeni Nesilde LeBron Nefreti



Cleveland'daki gençler Lebron'a karşı ufak çaplı nefret besliyor olsa gerek..Fotoğraftaki arkadaşta açık ve net sözlerle tepkisini dile getiriyor.

3 Aralık 2010 Cuma

Cleveland Cavaliers-Miami Heat



Bir Cleveland taraftarının yaptığı video.Olay maça sadece 15 dakika kaldı.

Maç başladığında buradan takip edebilirsiniz.

2 Aralık 2010 Perşembe

Welcome Son of Beach



Lebron Miami'yi seçtiğinde Daily News hafızalardan çıkmayacak bir kapakla yayına çıkmıştı.Bugünse cidden olay bir maç olacak.Kendi tabiriyle Akron'un kralı Lebron James evine geri dönecek.Halkının onu nasıl karşılayacağı aşikar.Orda görmeye alışık olmadığı hareketlerle karşılacak Kral.

Postu açmamın asıl sebebi olan şey ise Cleveland Cavaliers taraftarlarının maç için hazırladıkları sloganları yayınlamaları.Aşağıdaki linkten maç içinde taraftarların neler yapabileceğini anlayabilirsiniz.Merakla bekliyoruz.Maç TSİ sabaha karşı 3'te.Herhangi bir yayın yok,internetten bulabilirsiniz.

Sloganlar için tıklayın.