Fransa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fransa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Eylül 2011 Pazar

Finale Doğru


Eurobasket'te uzun maratonun sonuna gelindi.Saatler sonra oynanacak Fransa-İspanya finaliyle şampiyon belli olacak.Bu önemli maç öncesi ufak bir değerlendirme yazısı yapmazsak olmaz tabiki.

Öncelikle favorim İspanya'dan başlayalım.Turnuva öncesi beklentilerde olduğu gibi İspanya finale çıkmayı başardı.Zaten çok güçlü bir kadroları vardı ve bu kadro görevini yaptı.En önemli artılarına gelirsek İspanya'nın pota altı inanılmaz güçlü.Gasol kardeşler,Ibaka ve Reyes'ten oluşan pota altında her türlü opsiyon var.Gasol kardeşler sahada oldu mu çok uzun kalıyor İspanya.Bu hem savunma da ortayı kapatmak hem ribauntları toplamak hem de sayı bulmak açısından çok önemli bir avantaj.İkisinin de şutu olması ve pas yetenklerinin gelişmiş olması alan savunması deneyen takımların kabusu.Ibaka ve Reyes te oyuna serlik getiren isimler.Özellikle Ibaka'nın takıma katılması çok önemli bir artı oldu İspanya adına.



İspanya'nın bir diğer önemli silahına gelirsek o da tecrübeli oyuncu Navarro.Navarro çok iyi bir turnuva geçiriyor ve takımını sırtlıyor.Hücumda ne zaman tıkansa İspanya bir şekilde sayı buluyor ve takımını rahatlatıyor.Can alıcı üçlüklerini saymıyorum bile.Çok formda Navarro ona mutlaka dikkat etmesi lazım Fransa'nın.Keza Rudy Fernandez de kritik işler yapıyor hem hücumda hem savunmada.Çaldığı toplarla bulduğu kolay sayıların yanına üçlükleri de ekliyor.

İspanya'nın opsiyonu çok fazla.Yani kadroları çok geniş bu yüzden rotasyonu rahat yapabiliyorlar.Bu da onların en önemli avantajlarından biri.Ritimlerini buldular mı da herkes her yerden sayı atabiliyor.O yüzden de çok rahat skor üretebiliyorlar.

Negatif yanlarına gelebilirsek savunma da sertliği pek yapamıyorlar bazı oyuncular hariç.Özellikle Calderon ve Rubio hep kaçak güreşiyorlar.Hele ki karşılarında Parker-Batum gibi oyuncular varken mutlaka savunmaya da konsantre olmaları lazım.Ayrıca o dediğim ritim olayını bulamadıklarında da sıkıntı yaşıyorlar ve bazen topu pota altına indirmeyi unutabiliyorlar.Rubio'nun berbat şut atması da hücumda ayrı bir dezavantaj.Sertliğe karşı bazen pasifleştikleri anlarda oluyor İspanya için.



Fransa'ya geçecek olursak tabiki en büyük silahları Tony Parker.Parker liderlik görevini çok iyi yapıyor.Ona içeri girme adımını verdiğiniz an bir şekilde ya sayı buluyor ya da asist yapıyor.Rakipleri faul problemine de çok iyi sokuyor Parker.Hem rakip oyuncuları faul problemine sokuyor hem de serbest atış çizgisinden takımına sayılar kazandırıyor.

Fransa adına görev adamları da verimli bir turnuva geçiriyor özellikle de Batum.Uzun kollarıyla çok iyi pas arası yapıyor ve rakibin pas organizasyonlarını bozuyor.Çok yönlü bir oyun da sergiliyor Batum.Son Rusya maçında iyice yıldızlaştı.Batum ayrıca çok iyi sorumluluk ta alıyor.Parker'a çok yardımcı oluyor.Noah her zaman olduğu gibi bu takımın yüreği.Ateşleyici parçası.Savunmanın temel direği.Gerçekten müthiş mücadele veriyor.Takımın bu maçta yine en önemli oyuncularından biri olacak bu maçta.

Bir diğer artısına geçersek Fransa adına benchten gelen isimler beklenmedik katkı veriyor.Başta Ali Traore olmak üzere De Colo ve son maçta pek kullanılmasa da Seraphin beklenmedik katkılar veriyorlar.Bu maçta da verecekleri katkı çok kritik.

Dezavantajına gelirsek Fransa'nın Diaw çok verimsiz oynuyor bu turnuvada.Onun gibi bir oyuncunun bu maçta da böyle oynaması Fransa için kötü olur.Ayrıca İspanya uzunlarına karşı çok yetersiz kalıcak Diaw.Bu da onlara savunmada sıkıntı çıkartacak.Gelabale'in sakatlığı da bir başka sıkıntı yaratan konu Fransa adına.Pota altında Noah'ın omuzlarına çok yük binecek.Onun da olası faul problemi halinde İspanya çok daha rahatlıyacaktır pota altında.Kısaların mutlaka ribauntlara yardım etmesi lazım.Yoksa ribauntlarda İspanya çok avantajlı.


Maça gelecek olursak favorim İspanya.Pota altında çok ağır basıyorlar.Navarro'nun da etkisiyle maçı alırlar gibi gözüküyor.Ama Fransa da Parker,Batum ve Noah ta bunun olmasına izin vermemek için ellerinden geleni yapacaklardır.Diaw'ın mutlaka bu sefer iyi bir maç çıkarması lazım.İspanya da Parker'ın savunmasında dikkat etmeli.Ama kadro derinliği ve opsiyon çokluğunun verdiği avantajla İspanyollar çok ağır basıyor.İspanya kupayı kaldıracaklardır.

7 Eylül 2011 Çarşamba

Kaçan Fırsatlar ve Fransa Mağlubiyeti




Eurobasket'te 2.turun ilk gününde turnuvada yenilgisi bulunmayan Fransa'yla karşılaştık.Dün akşam futboldaki kötü oyundan sonra basketbol maçını daha da bir hevesle bekler oldum kendi adıma.2.tura çıkmayı garantiledikten sonra güzel oyunla gelen İspanya galibiyeti beklentileri yükseltmişti.Ne yazık ki öyle olmadı.Maçı kazanmak için birçok fırsatı cömertçe harcadık ve 68-64 mağlup olduk Fransa'ya.

Maça Ömer Onan ve Hidayet Türkoğlu'nun basketleriyle girdik ve bir anda farkı arttırdık ancak daha sonra Fransa'nın süperyıldızı Tony Parker devreye girdi.Parker hem asist hemde sayılarıyla Fransa'yı geri getirdi.Biz hücum ribauntlarında çok etkili olsak ta atletik Fransa karşısında uzun yan paslar yapınca onlar da top çalmalarıyla ribauntlardaki üstünlüğümüzü nötrledi.İlk çeyrek tam 7 top kaybı yaptı milli takımımız buna karşın ribauntlarda da 14-5  öndeydik.Çeyreği 14-12 önde geçtik.

2.çeyreğe iyi girdik ancak daha sonra Fransa'nın bir başka Nba oyuncusu Nicolas Batum devreye girdi.Savunmada top çalmalarıyla hızlı hücumlar yaratıp kolay sayılar buldu Batum ve Fransa kontrolü ele aldı.Ömer Aşık'ın kenara gelmesiyle ribauntlardaki üstünlüğümüzü de kaybedince skor bulmakta zorlandık.Böylece üstünlüğü ele alan Fransa Parker önderliğinde ilk yarıyı 31-27 önde geçti.



2.yarıya pota altından Noah'la sayılar bularak başlayan Fransa'ya Noah'ın Chicago'dan yedeği Ömer Aşık'la cevap verdik.Ersan da Ömer'e yardımcı olunca farkı 2'ye kadar indirdik.Ancak daha sonra savunmada gardımız düştü.Bunu da çok iyi değerlendiren Tony Parker önce sayılarıyla sonra da asistleriyle farkı açmasını sağladı Fransa'nın.Kahudi ve Gelabale'nin art arda üçlükleriyle fark çift hanelere çıktı ve son çeyreğe 57-44 Fransa üstünlüğüyle girildi.

Son çeyreğe de Fransa iyi başladı ancak ondan sonra nihayet hücumda top kaybı yapmayı bırakınca etkili olmaya başladık.Savunmada da alan savunmasına dönüp Fransa'yı şaşırtınca farkı azaltmaya başladık.Ancak bir türlü o kıvılcımı ateş haline dönüştüremedik.Çokça fırsat geldi halbuki elimize.Mesela savunmada top çalıp eksik yakaladığımız bir pozisyonun dönüşünde bomboş üçlükleri değerlendiremedik birçok kez veya Tony Parker'ın göz yaşı damlası denemesine müthiş bir blok koyan Ömer Aşık'tan gelen topta hızlı hücumda topu kaybettik.Buna rağmen Fransa öyle şaşırmıştı ki bir türlü o şoktan çıkamadılar.Tam bu anda da Ersan İlyasova devreye girdi.Önce müthiş bir blok yaptı Ersan daha sonra da basket faul yaptı.Üstüne bir muhteşem blok daha yaptı.Daha sonra Fransa topu oyuna sokarken hata yapınca 35 saniye kala 2 sayı gerideyken top bize geçti.Ancak ne yazık ki Orhun Ene bence çok hatalı bir şekilde o topu köşede Kerem Tunçeri'yle buluşturacak set çizdi.Kerem tüm turnuva boyunca şutlarda çok büyük sıkıntı çekti keza bu maçta da çok kötü oynuyordu.O köşede Kerem Tunçeri yerine mutlaka başka biri olmalıydı.Kerem de son topta köşeden bomboş üçlüğü kaçırınca umutlarımız tükendi.Bu maçta kaçırdığımız benim saydığım 6.bomboş üçlüktü.Parker'ın 2 de 2 attığı serbest atışlardan sonra Ender'le bomboş turnikeyi kaçırdık ancak hücum ribauntunu alan Emir çok zor pozisyonda üçlüğü yolladı ve farkı 7saniye kala 1'e indirdi.Parker bir kez daha 2'de 2 attı.Ancak biz mola dönüşü topu kenardan 5 saniyede sokamayınca maçı 68-64 kaybettik.



Çok üzücü bir mağlubiyet oldu.Maçı o kadar çok kazanma fırsatı elimize geçti ki bunları nasıl değerlendirmedik çok şaşırıyorum.Koçsal hatalar da oldu.Özellikle o topu Kerem'le buluşturmak ya da çok sıcakken o son topta topu Emir'e çıkartmak gibi ya da Ömer kenardayken Enes Kanter'in oyuna girmemesi gibi.Tabi mola dönüşü 5 saniyede topu oyuna sokamamak felaket.Ancak yine de hiç inanamadığım şaka gibi bir mağlubiyet oldu bu.Umarım bu mağlubiyetin altından çabuk kalkarız.