Beşiktaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Beşiktaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Mart 2012 Salı

Yine Belediye Yine Hüsran



Play-off'a az bir süre kaldı malum.Beşiktaş ta puan farkı olarak rakiplerinin gerisinde ve şampiyonluk zor gibi gözüküyor.Bu yolda Galatasaray ve Trabzonspor'un puan kaybettiği haftada önemli bir şans geldi Beşiktaş'ın eline.Yeni başkanla yeni bir hava yakalayıp Olimpiyat'ta belalımız Belediye'yi yenmek istiyorduk olmadı ve yine çelmeyi taktı Belediye bize.

Belediye'nin oyun tarzı yıllardır belli büyük takımlara karşı ve3 bu taktiği en iyi uyguluyan takımlardan birisi zaten bu yüzden de büyük takımların belalısı denildiğinde akla ilk gelen takım.Olimpiyat Stadı'nda neredeyse boş tribünler önünde rüzgarı ve golü yiyerek başladı Beşiktaş.Quaresma'dan ziyade Almeida'nın olmayışının hücumda bizi zorlayacağını düşünüyordum nitekim öyle oldu üstüne bir de gol gelince hepten Belediye'nin istediği ortam oluştu.Çok şık bir gol attı Efe gerçekten.Cenk'in yapacağı bir şey yoktu.Golden sonra da Belediye atakları vardı ancak yararlanamadılar pozisyonlardan.Daha sonra da Beşiktaş daha doğrusu Fernandes yavaş yavaş oyuna ağırlığını koymaya başladı.

Kalecinin başlattığı topu orta sahada alan Fernandes ceza sahasına sokuldu Mustafa'yla verkaç yaptı ceza sahasına girdi topu çok klas önüne aldı zor pozisyonda bitirdi ve eşitliği sağladı.Bireysel yeteneğin ön plana çıktığı bir goldü.Fernandes yine klasını konuşturdu ve maça eşitliği getirdi.Golden sonra Beşiktaş baskısını iyiden iyiye arttırdı.Yine Fernandes'in şahane pası Hilbert'in ortasında Mustafa uygun durumda golü kaçırdı ardından da kornerden gelen topta yine Mustafa'nın kafa vuruşunu Oğuzhan çok güzel kurtardı.İlk yarı da böylece 1-1 eşitlikle sona ermiş oldu.



2.yarıya da hızlı başlayan Beşiktaş oldu.Fernandes'in süper pasında Simao ortaya güzel kesti ve Mustafa da topu ağlara yollayıp uzun süren suskunluğuna son verdi.Fernandes yine inanılmaz bir pas attı gerçekten golde katkısı çok büyük ama Simao'nun ortası da bence çok güzeldi.Golden sonra biraz geriye çekilince Beşiktaş Belediye art arda pozisyonlar buldu ancak Cenk çok güzel kurtarışlar yapıp gole izin vermedi.Cenk'e çok kızıyorum çünkü çok yetenekli bir kaleci ama ciddiye almıyor gibi maçları.Bu maçta da ilk yarı kolay bir pozisyonda sektirdi ve az daha gol oluyordu ama 2.yarı kendini gösterdi ve net pozisyonlarda gole izin vermedi.

Beşiktaş ta kontra ataklarla gol aradı.Son bölgede biraz daha isabetli paslaşmalar yapılsa belki de farkı arttırabilecektik olmadı.Özellikle Veli'nin çok uygun mesafede ve uygun pozisyonda kaçırdığı gol çok şaşırttı beni.Veli'nin gerçekten şut konusunda önünde gitmesi gereken çok yol var.Fernandes'in insanüstü deparını da ayakta alkışlamamak elde değil.İnanılmaz bir depar attı Fernandes ve topu takımına kazandırdı.Veli'nin kaçırdığı golden sonra gelişen Belediye atağında arka alanda boş kalan Visca topu ağlara yolladı.Kalan bölümde 2 takım da pozisyonlardan yararlanamadı ve Beşiktaş bir kez daha Olimpiyat Stadı'nda Belediye'ye puan kaybetti.



Maçın yıldızı tartışmasız Fernandes'ti.Portekizli tabiri caizse döktürdü ne yazık ki çabaları yetmedi 3 puan için.Verdiği paslar attığı gol gerçekten klasına yakışır cinstendi.Onun gibi bir oyuncuya sahip olduğumuz için gerçekten şanslıyız.Onun dışında beklerimizin oyuna pek katılamaması sıkıntı oldu.İsmail'in olmayışı ve Hilbert'in de savunmayı düşünerek ileriye çıkmaması hücumda zorlanmamıza sebep oldu.Zaten Hilbert'in her hücuma çıkışında tehlike yarattık.Almeida'nın yokluğunu çok aradık.Onun gibi fizikli ve formda bir golcü olsaydı maçın sonucunun farklı olacağını düşünüyorum.İlk defa ilk 11'de forma giyen Burak Kaplan'ı da tam hazır görmedim ama normal çünkü ilk defa oynuyor.Bence mutlaka forma şansı bulması lazımdı geçtiğimiz dönemlerde.İlk kez Beşiktaş forması giyen Bebe de uzun süren sakatlığın etkisiyle doğal olarak tam hazır değil gibi.

Beşiktaş yine kritik bir virajı alamadı ve az da olsa puan farkını azaltmayı başaramadı.Çok keyifli bir maç oldu futbolsever olarak bakarsak yüksek tempolu ve bol pozisyonlu ama sonu güzel bitmedi bizim adımıza.Haftaya Trabzon-Fenerbahçe maçı olacak ve Beşiktaş ligden düşmek üzere olan Samsun'la oynayacak.Bu maçta mutlaka 3 puan almak lazım.Son olarak Carvalhal'in de bu takım için yeterli olmadığı görüşüm günden güne daha da güçleniyor.

22 Mart 2012 Perşembe

"Ayıp Oluyor Beyler"



Beşiktaş bugün Türkiye Kupasına'da veda etti Bank Asya 1.lig ekibi Boluspor karşısında ve artık bana göre tutunacak bir dal kalmadı.Mağlubiyetle birlikte maç üzerinden genel bir eleştiri yapmak istiyorum bu yazımda Beşiktaş ile ilgili.

Her şeyden önce yazıya Boluspor'u tebrik etmekle başlıyorum.Bazı bölümlerde şans yanlarında olsa da maç boyunca turu geçmeyi daha çok hak eden taraf oldular.Bir çok müsait pozisyondan yararlanamayan Ferhat Kiraz çok zor pozisyonda çok klas bir vuruşla son şampiyonu kupa dışına itti.Boluspor'u tebrik ediyorum.Ayrıca maç sonrasında olay çıkartan her iki taraftan holiganlara diyecek bir söz bulamıyorum.Yazıklar olsun.Keşke cezasız kalmasalar.

Gelelim Beşiktaş'a.Beşiktaş diyince de aklıma direk Carvalhal geliyor.Portekizli çok iyi niyetli çok güler yüzlü müthiş pozitif bir insan tamam eyvallah gerçekten öyle ama sene başından beri futbol anlamında çok büyük yanlışlar içerisinde bana göre ve hepten zirve yaptı son dönemde yanlışları.Öncelikle sıkışık fikstürden şikayet ediyor sene başından beri Carvalhal ama buna önlem almıyor.Hafta içi maç yapan kadro bir bakıyoruz hiç bozulmadan hafta sonu oynuyor ve üstüne aynı kadro bir kez daha hafta içi oynuyor.Ondan sonra hem sakatlıklar üst üste geliyor hem de temposu düşük tatsız tuzsuz bir Beşiktaş izliyoruz.Ama her maçtan sonra şikayet ediyor 3 günde bir maç oynuyoruz diye.Üstüne üstlük geniş te bir kadromuz var yani rotasyon yapmak istese çok rahat yapabilir.

Rotasyon yapmaya yapmaya bir yere kadar geldik ama en sonunda takımda çöküş başladı ve felaket bir dönem geçirdik.Ligde üst üste puan kayıplarıyla çok gerilere düştük üstüne bir de Atletico yenilgileri geldi.Yenilgiden öte aciz,kazanma isteği ve azminden uzak ve teslim olmuş Beşiktaş görüntüsü beni çok üzdü.Ama oyunculara da biraz hak vermiyor değilim üst üste bu kadar üst düzey maç oynamak çok zor.Son oynanan Manisaspor maçıyla bir umut ışığı doğdu gibi.Takım çok güzel top oynadı Fernandes önderliğinde ve temiz bir galibiyet aldık.Bu maçın ardından kupada Boluspor maçına çıkan kadro beni şaşkına çevirdi.Manisa maçında oynayan kadronun bir kaç ufak rötuş dışında aynısı bir kadro çıktı sahaya.Sayın Carvalhal bu maçta da genç oyuncular şöyle bir yana dursun yedek oyunculara bile şans vermedi.Sahada ise konsantre olamayan bir Beşiktaş vardı ve Boluspor da cezayı kesti.Kadro beni gerçekten çok üzdü.Atınç gibi Muhammed gibi gençlerin yanında şans bulamayan ve benim çok merak ettiğim Burak Kaplan oynamıyordu.Keza yine fazla şans bulamayan Alves ve Mehmet Akyüz'ün de ben ilk 11'de olmalarını bekliyordum.

Tercihleri de yanlış bana göre Portekizli hocanın.Gerek diziliş gerekse oynayan oyuncular beni rahatsız ediyor.Quaresma gibi bir adam var elinde.Bu adama kimse savunma yaptıramamış sen hem sürekli geri gelmesini bekliyorsun hem de kısır hücumunu canlandırmasını.Keza Simao da Fernandes te geri gidip gelmekten enerjilerini hücuma saklayamıyor.Ben demiyorum ki bu isimler hiç geri gelmesin geriye yardım etmesin.Geriye hiç gelmedikleri zaman ne kadar aciz durumlara düştüğümüzü gördük.Ama madem bu isimleri oynatıyorsun oyunu bu kadar geniş bölgelere yaymamak lazım.Schuster'in oyun mantalitesi bir nevi.Ama Carvalhal bu zaafları gidermek üzerine değil tam tersine daha çok gözükmesine yol açan bir taktik oynattı.



Tercihlerde ise orta sahada önde Veli'yi oynatırken gerisinde Fernandes'i oynattı.Bu takımın beyni Fernandes şu anda ve Portekizli sürekli geriye gelip top alıp ileri çıkmaktan bir türlü ileride etkili olamıyor bir türlü Fernandes.Keza Ersan Gülüm'ü sürekli sol bekte denemesi de bana garip geliyor.Hele uzun süreli bir sakatlıktan çıkan bir stoperi Kadıköy deplasmanında denemek çok ilginç bir tercihti bence.Ben Mustafa Pektemek'i tek forvet oynatmasını da ciddi anlamda eleştiriyorum.Pektemek yetenekli bir adam ama tek forvet oynayabilecek özelliklere sahip değil.Önünde başka bir forvetle oynadığında verimli olabilir.Benim aklımda hep Almeida-Pektemek ikilisini birlikte oynatmak vardı nitekim Manisa maçında bu ikilinin ne kadar etkili olduklarını gördük.Ayrıca sene başından beri söylemekten yoruldum ama bizim de diğer takımlar gibi 3 oyuncu  değiştirme hakkımız olduğunu Carvalhal anlayamadı.Dökülen oyunculara bile 90 dakika sabretti ve biz birçok maçı 1-2 oyuncu değişikliğiyle geçtik.

Suçu sadece teknik direktöre yüklemek istemiyorum ama aslan payı bence Carvalhal'in.Oyuncuların suçlarına gelirsek benim dikkatimi çeken isimler var.Önce Holosko'dan başlayalım.İstikrarlı bir şekilde düşüyor performansı.Giderek daha savruk bir oyuncu olmaya başladı.Çok garip ve dengesiz hareketleri var saha içerisinde ve ayağına gelen neredeyse hiçbir topu olumlu kullanmıyor Holosko.Şans bulamamaktan şikayetçiydi ama şu form grafiğiyle Beşiktaş'ın futbolcusu olması imkansız gerçekten.Hazır konu Beşiktaş'ın futbolcusu olması imkansız demişken Ekrem Dağ'ın da hala nasıl bu formayı  giydiğine inanamıyorum.Ne hücumda ne savunmada bir olumlu etkisi var.Eskiden mücadele eden savaşan bir görüntüsü vardı en azından ama şimdi o da yok.Sakatlığı sebebiyle Hilbert oynayamazken az çektirmedi bize ve şu Manisa maçında uzun süreli sakatlıktan çıkan ama buna rağmen muhteşem bir oyun ortaya koyan Hilbert'in gelişiyle resmen büyülendim diyebilirim.Mehmet Aurelio'nun da bitmiş olduğunu bugünkü maçta net olarak gördük nitekim Carvalhal de ona 45 dakika dayanabildi.

Sene başındaki formlarından uzak olan oyuncular da yok değil.Mesela Veli Kavlak çok iyi mücadele ediyordu ama şimdilerde onun da oyununu hiç beğenmiyorum.Ayağına gelen topları eziyor resmen ve şutu da hiç yok.Mustafa Pektemek te düşüş içerisinde uzun süredir.Oynatıldığı yer yanlış anlayabiliyorum ama o da ayağına her top gelişinde ayakları birbirine dolaşan bir görüntü de ve kafasını hiç kaldırmıyor.Pas vermesi gereken yerlerde çalıma giriyor ve arkadaşlarıyla yardımlaşmaktan uzak.Quaresma konusuna da ufakça bir değinmek istiyorum o bu formayı hak ettiğini göstermediği sürece attığı gollerin bir anlamı yok benim için.Müthiş bir yetenek ama futbolcu olmak sadece yetenek işi değil son yıllarda.Mutlaka gayret etmesi ve Beşiktaş forması giydiğinin farkına varması lazım.

Beşiktaş'ın durumu son yıllarda olmadığı kadar karanlık.Taraftarın da dediği gibi artık "Ayıp oluyor beyler."Ama önümüzde bir seçim süreci ve her ne kadar büyük bir dezavantaj içerse de play-off dönemi var.Tabi bunun için ligdeki son viraj çok önemli.Rakiplere göre nispeten kolay bir fikstür var ama Beşiktaş bu tip avantajları her zaman aleyhine çevirebilecek bir takım.Umarım bu süreç Beşiktaş için hayırlı geçer.

5 Ocak 2012 Perşembe

Sisten Beşiktaş Çıktı



Spor Toto Süper Lig'de 2.yarı başladı.Ara kısa sürdü ama ne yalan söyleyeyim ben Beşiktaş'ı özlemişim.Keyifli bir maç oldu.Ligin dişli ekiplerinden Eskişehir karşısında beklediğimden iyi bir futbolla hak ederek 2-0'lık bir galibiyet aldık ve takibe devam ettik.

Maçla birlikte kontrol Beşiktaş'a geçti.Eskişehir uzaktan bir kaç kez kaleyi yokladı ama Cenk güven verdi kalesinde.Beşiktaş top hakimiyetini çok iyi sağladı ancak forvet bölgesinde Edu-Almeida ikilisi biraz ağır kaldı.Havadan gelen toplar da uzun Eskişehir defansı arasında eridi gitti.Ancak beklerin biraz daha bindirmesi ve önde baskı sonucu pozisyonlar bulmaya başladık.Pres sonucu sağ kanatta kazanılan topta Edu düzgün çeviremedi ortaya ve bunun sonucunda Hilbert'in dengesiz vuruşu kaleci Ivesa da kaldı.Ardından Ernst'in yerden ortasında Ekrem'in yakın mesafeden vuruşunu Ivesa müthiş çıkardı dönen topta Almeida'nın ortasında Veli düzgün vuramadı.

Dakikalar ilerledikçe Beşiktaş baskısını arttırdı.Fernandes'in hücumlara katılmasıyla pozisyonlar gelmeye devam etti.Fernandes'in vuruşunu köşeden çıkardı Ivesa ardından da yine Fernandes'in dengesiz pozisyondan  çıkıp yaptığı ortaya Ekrem vurdu top direkten döndü.İlerleyen dakikalarda ise Beşiktaş yine rakibine pozisyon vermeden topu ayağında tuttu ancak forvet hattında bir türlü becerikli olamadı böylece ilk yarı da 0-0 eşitlikle sona erdi.



2.yarıya da Beşiktaş baskılı başladı.Almeida'nın uzaktan vuruşu Ivesa'nın kucağına gitti.Ardından şans eseri Almeida'nın önünde kalan topta Portekizli'nin sert vuruşunu yine Ivesa harika bir refleksle çıkardı.Almeida sağ ayakla da olsa sert vurdu topa ama Ivesa müthiş refleks gösterdi.Ancak kornerden gelen topta Fernandes'in adrese teslim ortasına çok iyi yükselen kaptan Sivok Ivesa'yı bu kez avladı ve Beşiktaş'ın beklediği gole imza attı.Fernandes oldu mu duran toplarda inanılmaz tehlike yaratıyor Beşiktaş.Yine öyle bir an oldu ve öne geçti Beşiktaş.

Golden sonra oyun iyice Beşiktaş'ın kontrolüne geçti.İleriye çıkan Eskişehir defansının arasında elverişli alanlar buldu Beşiktaş ancak forvet hattında bir türlü hızlanamadık.Gözler bu dakikalarda tabi ki Mustafa Pektemek'i aradı.Edu ve Almeida'yla pozisyonlar bulduk ancak son noktada bir türlü becerikli davranamayınca 2.golü de bulamadık.Mustafa Pektemek ve Necip oyuna girince Beşiktaş temposunu düşürmedi.Önce yine Fernandes'in müthiş ortasında Sivok'la golden yararlanamadı Beşiktaş.Ancak formda golcü Mustafa Pektemek Necip'in güzel pasıyla ceza sahasına girdi.Ivesa'yı geçen Mustafa düzgün bir vuruşla topu ağlara yolladı ve takımını rahatlatan golü attı.Mustafa gerçekten çok formda ama bazen top ayağına geldiğinde ne yapacağına karar veremiyor gibi.Karar verdiği zaman da böyle etkili oluyor.Harika geçti kaleciyi ve soğuk kanlılığını kaybetmeden düzgün bir vuruşla ağlara yolladı.Kalan bölümde Tello'nun muhteşem volesini Cenk aynı güzellikte çıkardı ve maç 2-0 Beşiktaş üstünlüğüyle sona erdi.


Çok güzel bir galibiyet oldu gerçekten.Takımın oyununu çok çok beğendim özellikle ilk yarı müthiş top oynadık.Tek sorun forvette ağır kaldık biraz.Onun da Quaresma ve Simao'nun gelişiyle çözüleceğini düşünüyorum.Fernandes harika oynadı yine.Gerçekten müthiş bir form grafiği var kadroya tekrar girdikten sonra.Maşallah diyelim çünkü maçta sakatlanan Hilbert'in 5 hafta sahalardan uzak kalacağı açıklandı.Çok üzüldüm gerçekten Hilbert favori oyuncularımdandır.Blogu takip edenler bilir hep tutarım onu.Eksikliğini çok arıyacağız.Sıkışık maç trafiğinde baya bir onsuz oynamak kötü oldu.

Sivok ta çok formda bu sezon yine.Golünü de attı bu maçta.Takım olarak beğendim Beşiktaş'ı.Mustafa Pektemek'e kısaca değindim yukarıda zaten onunla ilgili görüşlerim biraz heyecanını yenince çok çok daha iyi bir forvet olacağı yönünde.Sonuç olarak çok güzel futbolla sisli İstanbul akşamında hak ettiğimiz galibiyeti aldık.


16 Aralık 2011 Cuma

Temsilcilerimizin Rakipleri Belli Oldu


Şampiyonlar Ligi gibi bugün Avrupa Ligi'nde de kuralar belli oldu.Tabi ki bizi daha çok ilgilendiriyor çünkü Avrupa Ligi'nde gruptan 1.olarak çıkan Beşiktaş ve Şampiyonlar Ligi'nde grubu 3.bitiren ve yoluna bu kupada devam edecek Trabzonspor'un da rakipleri belli oldu.Beşiktaş geçen sezon final oynayan Braga'yla eşleşirken Trabzonspor da Hollanda'nın köklü kulüplerinden Psv Eindhoven'la eşleşti.

Öncelikle kupada bana göre dikkat çeken eşleşmelere değinmek istiyorum daha sonra da temsilcilerimizin eşleşmelerini değerlendireceğim.

Porto-Manchester City:İşte Avrupa Ligi'nin en dikkat çekici eşleşmesi bana göre.Şampiyonlar Ligi'nden elenen 2 takım karşı karşıya geliyor.Erken finallerden birisi olarak nitelendirebiliriz hatta.2.torbanın en güçlü takımıyla bana göre 1.torbanın en güçlü takımı karşı karşıya gelecek.Beşiktaş'ta ki şansı göz önüne alarak Porto'nun bize çıkacağını düşünüyordum şükür çıkmadı.

Porto her ne kadar Falcao'yu kaybetse de büyük bir ekol.Geçen sene de bu kupayı kazanmışlardı.Bu sene süpriz bir şekilde elendiler Şampiyonlar Ligi'nden.Yine çok kaliteli bir kadroya sahipler ve seyirci destekleri çok yüksek.Manchester City'se yıllardır saçtığı milyon dolarların karşılığını almaya başladı.Çok kaliteli bir kadro var ellerinde üstüne üstlük baya geniş te bir kadro.Premier Lig'de 1.konumdalar ancak Şampiyonlar Ligi'nde Napoli engelini bir türlü aşamadılar.Çok çekişmeli bir eşleşme olacak.Ancak ben kadro kalitesi ve genişliği nedeniyle City'i bir adım önde görüyorum.

Ajax-Manchester United:Bir başka Manchester ekibinin eşleşmesi daha.Geçen sezon Şampiyonlar Ligi'nde final oynadıktan sonra bu sene gruptan bile çıkamayıp hayal kırıklığı yaratan bir Manchester var.Basel'e kaybedip elendiler oradan ve Avrupa Ligi'ne kaldılar.Tabi ki buraya daha çok konsantre olacaklardır en azından bu kupayı almak isteyeceklerdir.Gençlere çok yöneldiler bu sene belki de onun sıkıntısını da çekiyor olabilirler.Sanki kadroları daha tam oturmamış gibi geliyor bana.

Ajax'sa dramatik bir şekilde elendi Şampiyonlar Ligi'nden.Geçen yazımda bahsettiğim Lyon olayı.Onlar da Hollanda liginin en köklü takımlarından.Tabi ki eski günlerinden uzaktalar ama yine de hafife alınacak bir takım değil.Ancak yine de Manchester United bu eşleşmenin favorisi.Özellikle ilk maçın dışarıda olması onlar adına bir avantaj.Kadro kalitesi açısından da Manu daha avantajlı o yüzden onlar geçecektir diye düşünüyorum.

Lazio-Atletico Madrid:Bir başka dikkat çeken eşleşme.Bizi de yakından ilgilendiriyor çünkü Beşiktaş eğer ki turu geçerse bu eşleşmenin galibiyle oynayacak.Lazio bu sene Klose'nin gelişiyle biraz daha toparlanmış gibi gözüküyor.İyi bir kadroları var.Takip edebildiğim son dönemde bence güzel top oynuyorlar.Seyirci desteği de çok yüksek bir takım onlar da bu kupanın önemli takımlarından birisi.2.torbanın en güçlü takımlarındandı bana göre.

Atletico'ysa sezona kadroda değişimle başlamıştı.Önemli yatırımlar yaptılar iddialı bir kadro kurdular ama beklenenin çok altında kaldılar.Takım içinde sorunlar olduğu söyleniyor,teknik direktörün artık sayılı günleri kaldığı söyleniyor ve bazı oyuncuların çok mutsuz olduğu ve gitmek istediği söyleniyor.Reyes gibi önemli bir oyuncu gibi mesela.Bir türlü oturtamadılar takımı ve sistemi.Güzel bir kadroları var ama bütünlüğü sağlayamadılar bence bu yüzden Lazio turu geçen taraf olacaktır.Ama yine de Atletico'nun silahları ağırlığını koyarsa Madrid ekibi de turu geçebilir.%51-%49 diyorum şanslara.Çok çekişmeli bir eşleşme olacak.

                         

Gelelim temsilcilerimize...Trabzonspor 2.torbadan katıldı kuraya.1.torbadaki rakipleri düşünürsek fena bir kura çekmediler.Ancak tabi ki karşılarındaki takım Hollanda'nın köklü kulüplerinden birisi.Bu sene de daha iyiler geçtiğimiz senelere oranla ve ligde 2.sıradalar.Nispeten iyi de bir kadroya sahipler.Bu eşleşmeden sonra biraz araştırma yaptım haklarında daha iyi durumdular geçtiğimiz senelerden.Zaten hücum hatları hep iyiydi ama bu sene savunmada da fena iş yaptıkları söylenemez.Büyük bir kulüp her şeyden önce ve bu tip Avrupa kupalarında yıllardır sahne alan tecrübeli bir ekip.

Trabzonspor ise bu sene özellikle de son dönemde çok kötü."At Burak'a o bir şeyler yapar." hücum felsefesine 2.bir çözüm üretemediler ve takımlar da o bağlantıyı kesince tıkandılar ve gol yollarında büyük sıkıntılar çekiyorlar.Zaten büyük bir düşüş içerisindeler ligde.Kötü de oynuyorlar halbuki güzel bir kadroları var bana göre.Şenol Güneş gibi bir hocanın bu hücum olayına çözüm bulamamış olması çok ilginç.Tamam forvet hatlarındaki oyuncular da formsuz ama ellerinde çok yetenekli oyuncular var.Eğer turu geçmek istiyorlarsa hücumun da bir takım oyunu olduğunu anlamalı Trabzonspor ve Burak'ı yanlız bırakmamalı.Özellikle Colman Avrupa'da bir başka oynuyor.Onun liderliğine çok ihtiyaçları var keza Zokora'nın da.

İçerideki maç çok önemli Trabzonspor adına.Avni Aker de gol yememek lazım yoksa Hollanda da zaten iyi bir hücum hattına sahip Psv can yakabilir.İçeride gol yemeden alınacak bir galibiyet özellikle Avrupa'da savunmayı çok daha iyi yapan Trabzonspor için tur kapısını aralayabilir.Şu sıralar çok formsuz Trabzonspor umarım toparlanabilir ama tecrübe gibi faktörler de işin içine girdiğinden ben Psv'nin turu geçebileceğini düşünüyorum.Ancak tabi ki güzel bir sistemi oturtabilirse Şenol Hoca Trabzonspor da çok kaliteli bir kadroya sahip ve turu geçme şansı artar.Dualarımız Bordo-Mavililerle...

                           

Gelelim diğer temsilcimize beni de daha yakından ilgilendiren Beşiktaş-Braga eşleşmesine.Bir Portekiz derbisi de diyebiliriz buna.Malum Beşiktaş'ta normal bir Portekiz takımı kadar Portekizli var.Carvalhal de doğduğu kentin takımına karşı olacak tabi takımının başında olursa.Braga Portekiz liginin önemli takımlarından birisi.Geçtiğimiz sezon bu kupada final oynamış bir ekip.Kesinlikle hafife alınacak bir takım değil.

Dediğim gibi geçen sezon final oynamış yetenekli bir kadro var karşımızda.Her ne kadar önemli oyuncular gitmiş olsa da yine gayet güzel bir takım var ve çok çok iyi bir atmosferde maçlarını oynuyorlar.Hugo Viana,Quim gibi tecrübeli oyuncularla harmanlanmış yetenekli bir kadro.2.torbanın iyi takımlarından birini çektik.Ama yine de bizim şansımız göz önüne alındığında iyi bir kura.Çok güzel maçlar izleyeceğiz seyirci desteği açısından.

Beşiktaş'a gelirsek kadroyu Alman oyuncularımızı monte ettikten sonra gerçekten kademe atladık.Zaten sene başından beri merak ediyordum neden oynamıyorlar diye.Onlar geldikten sonra sistemi de kadromuzu da oturttuk.Çok güzel futbol oynuyoruz bana göre ve bu sene de beklentimiz yüksek Avrupa'da.Nitekim sonuna kadar hak ederek gruptan 1.çıktık.Fernandes özellikle son dönemde muhteşem futbol oynuyor.Quaresma ve Simao'nun da dönüşüyle hücum hattımız daha da güçlenecek.Seyircimiz zaten tartışılamaz bile son Stoke maçında neler olduğunu gördük.Kendi futbolumuzu oynarsak bu eşleşmeyi geçebilecek güçteyiz.Takıma gerçekten çok güveniyorum.Umarım sakatlık sıkıntısı yaşamadan gerçek kadromuzla çıkarız ve turu geçeriz.

2 takımımız da çok çekişmeli maçlar oynayacak ve turu geçmek için mücadele etmek gerekecek.Trabzonspor turu geçerse Stoke-Valencia galibiyle,Beşiktaş turu geçerse yukarıda da belirttiğim gibi Lazio-Atletico Madird galibiyle oynayacak.Her 2 takımımıza da başarılar diliyorum umarım Avrupa'da umudumuz devam eder.

15 Aralık 2011 Perşembe

Fernandes Böyle İstedi Liderlik Geldi


Dün akşam Beşiktaş'ın Avrupa yolunda çok çok kritik bir maçı vardı.Avrupa Ligi'nde gruptan çıkma mücadelesi veren temsilcimiz 1puan alması halinde 2. olarak kazanması halinde 1.olarak kaybetmesi halinde averaja göre gruptan çıkma şansına sahipti.Çok güzel bir oyun ve 2.yarıda gelen gollerle maçı 3-1 kazandık ve 1.olarak gruptan çıkarak kurada da büyük avantaj elde ettik.

Maça son haftalarda klasikleşen 11'imizle başladık.Sadece sakat olan Quaresma yerine Holosko oynuyordu ki bu da bence çok mantıklı bir tercih.Hücumda zenginliğe ihtiyacımız vardı ve Holosko sağlayabilirdi.Belki son haftaların formda oyuncusu Mustafa Pektemek neden yok diye sorabilirdik ama pek te eleştrilcek bir durum değildi bu.Bu açıdan sahaya çıktığımız 11'i doğru buluyorum.İdeal kadromuzu bulduk.

Maça tıpkı ordaki maçta olduğu gibi biz oyunu kontrol ederek başladık.Orta sahada Fernandes takımın beyni olmuş durumda.Nitekim Quaresma'nın yokluğunda hep topları o dağıttı.Hilbert'in de bindirmeleriyle sağ kanattan üst üste ataklar yaptık.Ancak savunmasıyla ünlü Stoke bizi ceza sahasında çok etkili bırakmadı.Beşiktaş ta uzaktan şutlara yöneldi.İlk tehlikeli pozisyon da Ernst'le geldi.Dengesiz durumda çok sert bir vuruş çıkardı Ernst ama kaleci Begovic başarılıydı.Daha sonra ise ofsayt taktiği yapmaya çalışırken arkaya Jones kaçtı.Neyse ki karşı karşıya kaldığı pozisyonda Rüştü başarılıydı ve topu kornere çeldi.Almeida'nın müthiş şutunda yine kaleci başarılıydı.

Oyunun hakimiyeti hep bizdeydi ve özellikle sağ kanadı çok iyi kullandık.Ancak Holosko bir türlü final pozisyonlarını başarılı yapamadı ve çok kötü ortalar açtı.Aslında burada biraz daha dikkatli olsa çok erken bulabilirdik golü.Fakat bu kadar kontrol ederken oyunu bir anlık dikkatsizlik sonrası Fuller'in önünde kaldı top.O da uzaktan vurdu ancak Egemen'e çarpan top o kadar dengesiz yön değiştirdi ki kimse birşey yapamadı ve ağlarımıza gitti.Çok şanssız bir an oldu bizim için yani oyun tamamiyle bizim kontrolümüzdeyken böyle bir gol yemek tam Beşiktaş'ın şanssızlığı işte.Bu golle bizim de dengemiz bozuldu bir moral bozukluğu oldu.Nitekim hemen 1 dakika sonra Egemen'in kısa ve riskli pasına Rüştü'yle birlikte Fuller de hareketlendi.Rüştü'nün vuruşu Fuller'e çarptı ve çok yükseğe sekti ancak kaleye doğru gitmeye başladı.Direğe çarpan top Fuller'in önünde kalacakken son anda Egemen hamle yaptı ve topu kornere atarak %100'lük bir golü önledi.Gerçekten çok çok acaip bir pozisyondu.Zaten bu sene bizim deniz tarafındaki kalede olanları bir araya getirsek baya bir gerilim filmi olur.

Bu şoku da atlattıktan sonra tekrar oyunun kontrolünü ele aldık ve yine kanatlardan bindirmelere başladı Beşiktaş.Ancak bir türlü son bölgede doğru pasları yapamadık.Bu yüzden de aradığımız golü bir türlü bulamadık.İlk yarının sonuna doğru İsmail de bindirmeler yaptı ancak o da düzgün orta açamadı tıpkı Holosko gibi ve ilk yarı çok talihsiz bir şekilde 1-0 Stoke City üstünlüğüyle geçildi.Ne yazık ki bu sırada Dinamo Kiev de Maccabi karşısında 2-0 öndeydi.Beşiktaş'ın tur şansı tehlikeye girmişti.Moraller bozuk gidildi soyunma odasına.

                        

2.yarıya ilk yarının etkisiz ismi Holosko yerine Mustafa Pektemek oyuna dahil oldu.2.yarının başlamasıyla tekrar Beşiktaş bastırmaya başladı.Beşiktaş'tan iyi haber beklerken iyi haber Dinamo'dan geldi.Önce 10 kişi kaldı Kiev daha sonra da Maccabi'nin golü geldi.Beşiktaş'ta da sahneye Manuel Fernandes çıktı.Sorumluluk almaya devam etti Portekizli.Çok güzel oynadığı bir ilk yarının ardından muhteşem bir futbol oynamaya başladı 2.yarı.Böylece Beşiktaş daha etkili ataklar geliştirmeye başladı.Mustafa Pektemek'in akıl dolu vuruşu üst ağlarda kaldı ancak bunlar golün habercisiydi.Nitekim Fernandes orta sahada faullere rağmen ayakta kaldı arkasından Almeida'nın koşu yoluna muhteşem bir pas attı.Portekizli güzel bir vücut hareketiyle topu önüne aldı ancak tam bu sırada kaleciyle karşı karşıya kalan Almeida'yı Upson sert bir müdahaleyle indirdi.Hakem de doğru olarak hem penaltıyı çaldı hem de kırmızı kartı gösterdi.Gerçekten Fernandes'e şapka çıkartmak lazım.Önce ayakta kaldı arkasından müthiş bir top attı derinlemesine.Almeida da vücudunu topla rakip arasına çok iyi koydu.

Topun başına geçen Fernandes klas bir vuruşla topla kaleciyi ayrı yerlere yolladı ve beraberliği getirdi.Çok güzel vurdu Fernandes topa.Ayrıca iyi haberler bununla bitmiyordu.Kiev hem 9 kişi kalmıştı hem de Maccabi 2-2 yapmıştı skoru.Ancak Beşiktaş beraberlikle yetinmiyordu.Fernandes'in enfes futbolu önderliğinde ataklara devam etti Beşiktaş.Fernandes'in muhteşem volesini Begovic zorlukla kornere attı ardından Mustafa Pektemek ceza sahasında topla buluştu.Vuruşu son anda savunmaya çarptı ve kornere gitti.Kornerden gelen topa Mustafa yine uçarak vurdu ve tam köşeden filelerle buluşturdu topu.İnönü tam bir şölen havasına bürünmüştü işte.Fernandes'in ortası çok güzeldi ancak Pektemek muhteşem vurdu topa ve kalecinin uzanamayacağı yere yolladı topu.Böylece Beşiktaş tur kapısını iyice açtı artık.Arkasından oyuna sonradan giren Edu sol çaprazdan sol ayağıyla bir füze yolladı Stoke ağlarına ve liderliğimizi taçlandırdı.Süper bir goldü gerçekten çok güzel ve net vurdu Edu.Çok sert gelen bu topta kalecinin yapabileceği hiçbir şey yoktu.

Edu'ya da burada bir parantez açmak istiyorum.Kilo vermiş Edu ve çok daha fit gözüktü onca haftadan sonra.İlk geldiğinde çok eleştirmiştim.Baya da fazla kilosu vardı kendisinin o yüzden performansı beni yanıltmadı ancak bu sefer daha formda gördüm onu.Kısa süreler şans ta alsa iş yapar gibi bir görüntü verdi.Nitekim goldeki vuruşu da çok klastı.3.golden sonra onların gardı iyice düştü Beşiktaş'ta galibiyeti kutlamaya başladı.Topu ayağımızda tutmaya devam ettik ve hem liderliği hem de rövanşı aldık Stoke City'den.

                       

Evet çok kritik bir galibiyetti gerçekten ve Manchester devlerinden kurtulduk böylece grubu 1.bitirerek.Hak eden bir oyun ortaya koyduk.Her ne kadar şanssız bir gol yesek te hemen arkasından yine bir o kadar ilginç bir pozisyon versek te onun dışındaki bütün süre boyunca oyun bizim kontrolümüzdeydi.Grup 1.'si olmamızı kuralar çekildiğinden beri bekliyordum twitter'da da yazmıştım zaten bunu.Zor olacağını da söylemiştim nitekim öyle de oldu ama gruba baktığımızda da en çok hak eden takım bizdik.Çok güzel oldu bu galibiyetle gelen 1.'lik.

Maçın yıldızı tartışmasız Manuel Fernandes'ti.Portekizli enfes bir oyun ortaya koydu resmen takımın maestrosu konumundaydı.Harika yönetti takımı,koştu mücadele etti herşeyi yaptı kısacası.Gerçekten şapka çıkartılacak bir oyun ortaya koydu.Top ayağına çok yakışıyor Fernandes'in.İyi ki tekrar takıma monte etti onu Carvalhal.Helal olsun alkışların en büyüğü Fernandes'e gitti dün akşam.Mustafa Pektemek te oyuna girdikten sonra takımı hareketlendirdi yine golünü de attı.Almeida çok iyiydi bana göre bu maçta.Doğru koşuları yaptı penaltıyı yaptıran isimdi.Egemen'i biraz durgun gördüm bu maçta.Birkaç hata da yaptı zaten.Hilbert ve Ernst her zamanki bildiğimiz oyunlarını sergilediler yine çok iyilerdi.

Kritik bir maçı taraftarımızın muhteşem desteğiyle ve güzel oyunumuzla kazandık grubu da lider tamamladık.Şimdi 1.torbadan gireceğiz ve nispeten daha kolay rakiplerle eşleşeceğiz.Özellikle Şampiyonlar Ligi'nden gelen Manchester devlerinden kurtulduğumuza çok seviniyorum.Çok güzel bir maçtı tebrikler Beşiktaş'ıma.

11 Aralık 2011 Pazar

Nedir Belediye'den Çektiğimiz?


Ligin formda takımı Beşiktaş ile büyüklerin belalısı İstanbul Belediye Fi-Yapı İnönü Stadı'nda karşı karşıya geldiler bu akşamüstü.Çok çekişmeli bir maç oldu ve Belediye bir kez daha Beşiktaş'a çelmeyi taktı.Maç 1-1 eşitlikle sona erdi ve Beşiktaş 3 hafta aradan sonra puan kaybetti.

Karşılaşmanın başında Fernandes'in kaybettiği top kalemizde tehlike yarattı.Visca'nın vuruşunda Cenk Gönen çok başarılıydı kalesinde gole izin vermedi.Daha sonra orta saha mücadelesi şeklinde geçti oyun.Top genelde Beşiktaş'taydı ama alan savunmasını iyi yapan Belediye kalesinde tehlikeli bir pozisyona izin vermedi.Beşiktaş Hilbert'in bindirmeleriyle destek olduğu sağ kanattan gol ararken Belediye mutlak bir pozisyondan yararlanamadı.Holmen'in 6pastan kafa vuruşunu Cenk müthiş bir refleksle çıkardı ve mutlak bir golü önledi.Muhteşem bir refleksti gerçekten.Top ta üstüne geldi ama yine de hakkını vermek lazım enfes bir kurtarıştı.

Hemen ardından Beşiktaş gole çok yaklaştı.Necip sağ kanattan getirdiği topu harika bir pasla Almeida'nın önüne bıraktı.Ancak kaleciyle karşı karşıya kalan Almeida'nın vuruşunu ayaklarıyla çıkardı Hasagic.Beşiktaş bu bölümden sonra baskısını iyice arttırdı.Birçok kez duran top ve korner kullandı ancak Belediye savunması çok dikkatliydi ve pozisyona izin vermediler.Birkaç pozisyonda son anda araya girip golü önlediler ve ilk yarı 0-0'lık eşitlikle sona erdi.

                          

2.yarıyaysa Belediye bize karşı klasikleşen taktiğiyle başladı.Yere yatma...Hemen her pozisyonda bir oyuncu yerde yatıyordu ve bizim atağımız kesiliyordu.Gerçekten deli ettiler beni ekran başında.Hep biri yerdeydi ve biz de her seferinde bunu göre göre dışarı attık.Anti futbol bu işte.Beşiktaş bu dakikalardan sonra kontrolü eline aldı ancak sonuç bölgesinde basit pas hataları yaptı ya da Belediye savunmasını geçemedi.Kanatlardan gelen ortalara çok iyi hamlede bulundular gerçekten ve bize geçit vermediler.

Ancak Zayatte'nin tüm itme ve çekme çabalarına rağmen Fernandes'in kullandığı kornerde Mustafa Pektemek'in dizine çarpan topla golü bulduk.Şans bizim yanımızdaydı gerçekten.Kimse müdahale edemedi ve Pektemek'in dizine çarparak ağlara gitti top.Ama golden sonra yapmamamız gerekeni bir kez daha yaptık ve geri çekildik.Böylece Belediye üstümüze gelmeye başladı.Sene başından beri buna ne kadar kızdığımı kaç kere söyledim yazdım.Yine aynı şey oldu ve gole davetiye çıkardık resmen.Son anlarda da sağ kanattan birkaç kez tehlikeli orta kestiler.Nitekim golü de öyle yedik.Sağ kanattan gelen orta Cihan'ın önünde kaldı.O da içeriye sert ve yerden bir şekilde çevirdi.Kale önünde Tevfik dokundu ve maçın sonucunu belirledi.

                          

Topun biz de olduğu ancak maçın ortada olduğu bir maç yaşadık.Yani klasik bir Belediye maçı.Takımda biraz yorgunlukta sezdim.Kalede Cenk Gönen harikaydı gerçekten.Son zamanlarda eleştirmiştim hatalı goller yedi diye ama bu maç gerçekten süperdi.Fernandes çok iyi mücadele etti.Hilbert te bindirmelerle destek verdi bir de Necip çok gayretliydi ancak onlar dışında pek sivrilen olmadı bana göre.Mustafa Pektemek özellikle dünkü Di Maria gibiydi aynı.Çok çabaladı ancak isabetli pas atamadı neredeyse.Veli de çok pasif kaldı ve aldığı topları ezdi genelde.Quaresma'yı ve Simao'yu yani onların yaratıcılığını aradık diyebilirim hücumda.Ama bu yaptığımız kaçıncı maç yani takımda bir yorgunluk olması normal.

Yine tam moral bulup üst üste 4 kritik resmi maç kazanarak ivmelendiğimiz dönemde Belediye yine çelmeyi çaktı bize.Bu yüzden ve oynadıkları futbol yüzünden hiç sevmiyorum onları.O yatmalar zaman geçirmeler filan insanı soğutuyor.Hücumda etkisiz kaldığımız bir maçtı.Almeida'nın artık kendine gelmesi lazım gerçekten.Önümüzde kritik bir Stoke maçı var.Umarım bu maça çok takılmadan o maçta galibiyet alırız çünkü Şampiyonlar Ligi'nden gelen rakiplere bakarsak ve Beşiktaş'ın kura şansını ele alırsak bize kesin Manchester ekiplerinden biri gelir.He unutmadan ben söylemekten yoruldum ama bir kez daha söyleyeyim.Bizim de diğer takımlar gibi 3 oyuncu değiştirme hakkımız var sayın Carvalhal.

10 Aralık 2011 Cumartesi

Dört Dörtlük Beşiktaş


Maç yazısı biraz geçe kaldı Nba araya girince.Kusura bakmayın.Perşembe günü Beşiktaş son 9 haftadır mağlubiyet görmeyen Manisaspor deplasmanına çıktı.Önemli bir maçtı ama Beşiktaş ağırlığını koydu ve ligin en az gol yiyen takımına 4 gol atıp zorlu deplasmandan 3 puanla döndü.

Kadroda 3 değişiklik vardı.Kalede Rüştü vardı Cenk'in yerine,cezası biten Quaresma ilk 11'deki yerini geri aldı ve son olarak son haftaların formsuzu Almeida'nın yerine Mustafa Pektemek başladı.Ufak oynamalar dışında kadronun çekirdeğini hiç bozmuyor Carvalhal.Egemen-Hilbert-Sivok-Ernst uzun zamandır her maçta oynuyorlar çok ta güzel oynuyorlar maşallah.

Biz maça geçersek maça Beşiktaş topu kontrol ederek başladı.Ancak Manisaspor takım savunmasına çok iyi çalışmıştı ve Beşiktaş'a şans vermediler.Beşiktaş topla oynayıp isabetli paslar yapmasına rağmen savunmada tehlike yaratacak açıklar bulamadı.Daha sonra yıldızlar devreye girmedi Beşiktaş'ta.Son haftaların formda ismi Quaresma kanatlardan etkili gelmeye başladı.Ardından da ceza sahasının hemen önünden kazanılan frikikte topun başına geçen Quaresma muhteşem bir vuruşla topu İlker'in kapattığı köşeden filelere astı.Baraj hatalıydı ama Quaresma'nın vuruşu kusursuzdu.İlker topu ancak filelerinde gördü.

Golden sonra iyice baskıyı arttırdı Beşiktaş ilginç bir şekilde.İlginç bir şekilde diyorum çünkü Beşiktaş gol attıktan sonra anlamsızca geriye çekildi bu sezonki maçlarda.Ama bu sefer öyle olmadı ve Fernandes önderliğinde topu ayağımızda tuttuk.Ancak bu dakikada talihsiz bir olay oldu.Rakibini geçtikten sonra çok sert bir müdaheleyle yerde kaldı Quaresma.Saha da gerildi bundan sonra.Ancak Quaresma'nın 3-4 hafta sahalardan uzak kalmasını sağlayan bu harekete faul bile vermeyen hakem yaşanan gerginlikte -ısrarla göstermesine rağmen Beşiktaşlı futbolcuların- Isaac'in Fernandes'e vurduğunu da es geçti.Bundan sonra da Mustafa Pektemek muhteşem bir şekilde topu sol taraftan sürükledi.Dixon'ı kendine dolayıp bıraktı ve İlker'in kapattığı köşeden topu tavana takarak Beşiktaş'ı rahatlattı.Harika bir goldü gerçekten süper getirdi topu Pektemek ve son vuruşu da mükemmeldi.Haftanın en güzel gollerinden biriydi izlemenizi tavsiye ederim.Devre de bu golle 2-0 üstünlüğümüzle geçildi.

                          

2.yarıya sakatlanan Quaresma devam edemedi ve yerine Holosko girdi.2.yarıya da etkili başlayan taraf bizdik.Veli'nin şutunu kornere çeldi İlker.Ancak kornerin dönüşünde Fernandes sol ayağıyla öyle bir orta kesti ki Sivok'a sadece dokunmak kaldı ve Beşiktaş iyice rahatladı.Fernandes muhteşem bir orta yaptı gerçekten harika gördü Sivok'u.Müthiş bir beceri gösterdi ve golü attırdı Sivok'a.Beşiktaş tam rahatlamışken ceza sahasındaki karambolde Murat Erdoğan topa dokundu ve Manisaspor'un golünü attı.Tipik bir Beşiktaş golü yedik bir türlü uzaklaşmayan toptan.

Golden sonra Beşiktaş yorgunluğun da etkisiyle geriye çekildi.Manisa da topun kontrolünü eline aldı.Beşiktaş takım savunmasını çok iyi yaptı ve pozisyon vermedi.Tam bu sırada Manisaspor tüm hatlarıyla yüklenirken Holosko kendi yarı sahasından aldığı topla kafasıyla rakibini geçti rakip ceza sahasına kadar topla müthiş bir depar attı ve topu bomboş durumdaki Fernandes'e al da at dercesine verdi.O da kalecinin hamlesine rağmen topu ağlara yolladı ve Beşiktaş'ın galibiyetini perçinledi.Holosko muhteşem bir depar attı gerçekten.O pozisyonda onu tutabilecek bir adam bence yok.Bu yüzden kontra ya döndüğümüz zaman Holosko girsin dedim hep.Fernandes te güzel futbolunu golle süsledi.Kalan bölümde Almeida çaprazdan girdi ama kötü vurdu ve maç ta 4-1 üstünlüğümüzle sona erdi.

                           

Önemli bir deplasmandı bizim için.Manisaspor gibi son 9 hafta yenilmemiş ve ligin en az gol yiyen takımına deplasmanda 4 gol atıp kazanmak büyük iş.Beşiktaş çekirdeğini kurdu kadronun ve müthiş istikrar yakaladı bu kadro da neredeyse haftada 3 maç yapmasına rağmen.Bu maçta da yine çok çok başarılı oynadı bu çekirdek dediğimiz Egemen-Sivok-Ernst-Hilbert dörtlüsü.

Quaresma'nın sakatlığı çok kötü oldu.Tam müthiş bir form yakalamıştı.Kritik maçlarda oynayamayacak Q7 ve çok arayacağız onu.Çok ta şık bir gol atmıştı bu maçta da.Maçın yıldızı bana göre Fernandes'ti.Tekrar kadroya girdikten sonra müthiş oynuyor her maç asist yapıyor ve takımın kontrolünü çok iyi eline aldı.Bu maçta da Sivok'a müthiş bir gol attırdı.Daha sonra kendisi de bir gol attı.Mustafa da çok iyi oynadı gerçekten.Holosko da bu takıma müthiş enerji katıyor.Yedek kulübesinde unutulmaması gereken bir isim.

Hak ettiğimiz bir galibiyet aldık ve zirvenin arkasına geldik.Ayrıca ligin en çok gol atan takımı ünvanını da elimize geçirdik.Şimdi kritik 2 maç var önümüzde.Önce belalımız İbb'yle daha sonra da grupta liderlik için Stoke'la oynayacağız.Şimdiden başarılar Beşiktaş'a.

6 Aralık 2011 Salı

Klasik Beşiktaş


Dün akşam Beşiktaş cezası nedeniyle Antalya'da oynadığı maçta Orduspor'u ağırladı.Yine öne geçtiğimiz bir maçta kontrolü rakibe verip golü yedikten sonra toparlanıp golü bulup kazandığımız bir maç oynadık.Ernst ve Veli'nin golleriyle 2-1 kazanıp Uefa dönüşünü kayıpsız geçtik.

Maça cezalı Quaresma'nın yerine Holosko,Ekrem'in yerine Veli ve de Toraman'ın yerine sakatlığı düzelen Necip'le başladık.İstediğim kadar olmasa da bir rotasyon vardı ama ben şu yazımda daha geniş bir rotasyon beklediğimi yazmıştım.Yine de daha ofansif bir kadro olması açısından güzeldi.

Maçın başlarını pek izleyemedim Digiturk Web Tv sağ olsun.O yüzden sonradan özetten gördüğüm kadarıyla ilk 20 dakika içerisinde Almeida'nın yaklaşık 30 metreden enfes bir şutu varmış.Kaleci Fornezzi güçlükle önleyebilmiş topun ağlarla buluşmasını.Ardından Hakan Özmert'in şutunu bu sefer Cenk Gönen güçlükle çıkarmış.Bu 2 şut dışında ilk dakikalarda başka pozisyon olmadı.Top genelde bizim ayağımızdaydı ancak hücum hattında doğru paslaşmayı yapamadık.Ardından son dönemin en formda futbolcularından Roberto Hilbert hücumlara katılmaya başladı Beşiktaş'ta ve böylece oyunu diğer sahaya yıktık.Almeida'nın ekstra sert şutu kaleyi bulmazken tribünlerin ordaki barikattan nasıl geçti inanın ben anlamadım.Arkasından da yine Hilbert'in mücadelesi sonucu Almeida'ya gelen topta Portekizli Veli'nin önüne bıraktı.Veli'nin sert şutu Orduspor savunmasına da çarpıp kaleciyi yanılttı ve ağlarla buluştu.İlk yarı da bu skorla bitti.

                                           

2.yarıyaysa hızlı başladık.Önce sağdan Holosko'nun ortasında Almeida vuramadı topa.Daha sonra Fernandes'in çok iyi pasında kaleciyi geçen Almeida açısını çok kaybetti.Ardından sağ ayakla yaptığı orta çok kötüydü ve böylece 2.gol fırsatından olduk.Sonra klasikleşen Beşiktaş geri çekilmesini yaşadık.Yorgunluğun da etkisiyle orta sahamız düştü ve bu dakikalarda Orduspor'da Culio sorumluluk aldı.Orta sahanın kontrolü de Orduspor'a geçti böylece.Fatih Tekke süper bir pasla Stancu'yu kaleciyle karşı karşıya bıraktı ancak Rumen oyuncunun vuruşu kötüydü ve yan ağlarda kaldı.Aslında ortadaki takım arkadaşına çevirse gol olmaması imkansızdı bence.Bu dakikalarda Necip'in yerine Toraman'ı alarak orta sahayı dirençlendirmeyi düşündü Carvalhal ama pek çare olmadı.Ardından da Culio'nun çok uzaklardan vurduğu şutu Cenk çıkartamadı ve maça denge geldi.Burada Cenk'e bir parantez açayım son 2 maçtır aynı golü yiyiyor.Bir gevşeklik seziyorum onda.Acilen kendine çeki düzen vermesi lazım.

Golü yedikten sonra kendimize geldik ve tekrar oyunun kontrolünü ele aldık.72.dakikada kazanılan serbest vuruşta Fernandes'in muhteşem ortasına Ernst aynı güzellikte vurdu ve tekrar öne geçtik.Fernandes kadro dışıyken duran topları etkili kullanamıyorduk hiç ancak o döndüğünden beri tekrar kafa toplarında hakimiyet sağladık ve goller buluyoruz.Ernst gerçekten çok klas vurdu ve topu kalecinin uzanamayacağı yere yolladı.Golden sonra da baskımızı sürdürdük.Holosko'nun açtığı koridorlara sokularak art arda pozisyonlara girdik ancak önce Fernandes boş pozisyonda çok kötü vurdu sonra da Holosko'nun şutunu Fornenzzi ayaklarıyla kurtardı.Geri kalan dilimde başka bir pozisyon olmadı ve maç 2-1 Beşiktaş üstünlüğüyle sona erdi.

                            

Maçın ufak bir değerlendirmesine gelirsek klasik bir Beşiktaş maçı izledik desem yanlış olmaz.Golü attıktan sonra geri çekilip gole davetiye çıkartan daha sonra da yediği golü çıkartmak için tekrar bastıran bir Beşiktaş vardı sahada.2.yarı yorgunluk ta baş gösterdi bazı oyuncularımızda.Maçın yıldızlarına gelirsek Sivok-Egemen yine harika oynadı.Hilbert ve İsmail de çok iyilerdi.Orta sahada Fernandes ve Ernst sorumluluk aldılar.Son bir konuya da değineyim Carvalhal'e birisi bizim 3 değişiklik hakkımız olduğunu ve kadromuzda son derece kaliteli isimler olduğunu hatırlatsın.Nedense sürekli 3.değişikliğimizi 89-90 arası yapıyoruz.

Sonuç olarak ligin dişli takımlarından birine karşı önemli bir galibiyet aldık diyebilirim.Özellikle Türk takımları Avrupa dönüşleri sonrası genelde puan kaybeder.Dün çok şükür bunu yaşamadık ve kayıpsız geçtik.

4 Aralık 2011 Pazar

Zaman Rotasyon Zamanı


Yarın Orduspor karşısına çıkacak Beşiktaş.Zorlu bir virajı geride bırakıyor Beşiktaş ve bu virajdan iyi çıktığımızı söyleyebilirim.Maccabi maçının bir kısmı hariç son derece olumlu ve mücadeleci bir futbol oynadık.Yarın ki maç ta çok kritik ve zorlu olacak.

Bu maç öncesi çıkan haberlere baktığımda kadroda sadece cezalı Quaresma yerine Holosko veya Veli ismi geçiyor.Yani bir rotasyon gözükmüyor kadroda.Çok şaşırtıcı gerçekten.Oysa çok zorlu ve üst üste oynanan maçlardan sonra bu maç ta oyuncularda fiziksel bir düşüş göreceğimizi tahmin etmek için kahin olmaya gerek yok.Üstüne üstlük kadroda zaten Ekrem'in oynamaması lazım hele ki sağ açık olarak.Keza Toraman da ne kadar başarılı oynasa da çok defansif kalıyor ön liberoda.3stoper gibi oynuyoruz ki Beşiktaş gibi bir takım için çok defansif bir kadro.Sırf bu yüzden bir değişiklik olmalı.

Ayrıca Ernst gibi Hilbert gibi oyuncularımız muhteşem mücadele sergiliyorlar ve çok fazla efor sarf ediyorlar.Bu oyunculrın dinlenmeye ihtiyaçları var.Keza İsmail Köybaşı da Sivok ve Egemen de üst düzey oyun oynadılar ve en azından birinin dinlenmeye ihtiyacı var.Bu oyuncular üst düzey oynadılar ve mutlaka birkaçının dinlenmeye ihtiyacı var.Böylece takım diri kalabilir ve oyuncular da dinlenebilir.Sakatlıklar da önlenmiş olabilir tabi ki.Rotasyon yapmamız gereken Gençlerbirliği maçında olanları biliyoruz hepimiz.İyi başlayan takımnormal olarak yorulmuş ve oyundan düşüp 2-0 önde olduğumuz maçta kontrolü rakibe verdik daha sonra da üstünlüğümüzü.

Kazanan takım bozulmaz olayına çok fazla inanıyor Carvalhal.Sene başında yanlış kadroyla çıktığımızı Hilbert ve Ernst'in bu takımda olması gerektiğini bas bas bağırdık.Sonra onlar 11'e monte edildikten sonra takımın nasıl değiştiğini gördük.Doğruları buluyor belki Carvalhal ama biraz geç kalıyor.Oyuncu değişiklerinde de durum böyle.Bu maçta da rotasyon yapmamız lazım.Orduspor yüksek mücadele gösteren bir takım bu yüzden bizim de mutlaka diri kalmamız lazım.

Holosko mutlaka oynamalı bu maçta.Quaresma'nın cezası Simao'nun sakatlığı zaten hücum gücümüze çok sağlam darbe vurdu.Bir de kanatlarda Veli ve Ekrem olursa hepten defansif bir takım oluruz.Quaresma'nın yerine Holosko oynayabilir.Ekrem'in yerine de Veli'yi koyabiliriz.Defansta Sidnei beklerden birine de Tanju'yyu koyabiliriz.Orta sahada Alves bile denenebilir Ernst'in yerine.

Dar bir kadroya sahip değiliz ayrıca rakiplerimizden fazla kulvarda mücadele ediyoruz.Carvalhal'in mutlaka değişik isimlere şans vermesi lazım ki bu maçta sıkıntı çekmeyelim fiziksel açıdan.Yoksa sıkıntı ve puan kaybı olabilir.Bakalım neler yapacak Portekizli çalıştırıcı?

2 Aralık 2011 Cuma

Quaresma Beşiktaş'ı Uçurdu


Dün akşam Beşiktaş Avrupa Ligi'nde çok önemli bir maça çıktı.Gruptan çıkma yolunda Maccabi engelini aşmamız gerekiyordu.Klasik bir Beşiktaş geriliminden sonra zor da olsa maçı kazandık.Quaresma 2 muhteşem golle maça damga vurdu.Stoke-Kiev maçı da berabere bitince Beşiktaş gruptan çıkma şansını ardına kadar açtı.

Beşiktaş maça Trabzon maçındaki ilk 11'inin aynısıyla çıkıyordu.Bence doğru bir tercih değil bu.Trabzon maçında savunma yapmanın ilk başta ne kadar doğru bir karar olduğunu söylemiştim.Ama bu maçta Ekrem'in oynamasına bir anlam veremedim.O tarafta daha ofansif bir Holosko bize çok daha iyi katkı verirdi.Zaten geri kalan oyuncularımız defans yönünü toparlardı işin.Hücum açısından Holosko gibi seri bir oyuncu olması hücum hattını rahatlatırdı.Ama Carvalhal bozmadı takımı.

Maça tutuk başladı Beşiktaş.Quaresma çok riskli hareketler yaparak en sonunda ceza sahamız önünde topu kaybetti.Ama Cenk çok iyi açıyı daralttı ve Colautti'nin şutunu çıkararak Beşiktaş için maçın felaket başlamasını önledi.Daha sonra oyun Maccabi'nin kontrolünde oynandı diyebiliriz bir süre.Ev sahibi ekip savunma arasına atılan toplarla tehlikeli olmaya çalıştı.Birkaç pozisyonda buldular ama Beşiktaş savunması her zaman yerinde müdahaleler yaparak golü önlediler.Bu dakikadan sonra oyun Beşiktaş'ın lehine kaymaya başladı.Bunun da en büyük sebebi Quaresma'nın oyuna ağırlığını koymasıydı.Q7 sorumluluk aldı ardından da bekler ileri çıkmaya başladı.Özellikle de Hilbert.Böylece Beşiktaş kontrolü ele aldı.Fernandes'in süper pasında Quaresma soldan kesti müsait durumda Almeida iyi vuramadı topa.Hemen ardından yine Fernandes'in süper pasında Ernst ortaya çok iyi çevirdi ve Quaresma harika bir voleyle topu filelere astı.Muhteşem bir goldü gerçekten.Topa harika vurdu Quaresma bu sezonun en güzel gollerinden birine imza attı.Devrede bu muhteşem gol sonrası 1-0 üstünlüğümüzle sona erdi.

                          

2.yarıya da Beşiktaş hızlı başladı.Fernandes'in sert şutunu kaleci muhteşem kurtardı ve topu kornere çeldi.Korneri Fernandes kullandı ve ön direğe çok güzel orta kesti.Orada İbrahim Toraman kafayı vurdu ve Beşiktaş'ın 2. golünü attı.Bu golden sonra Beşiktaş rahatladı.Ama her zamanki gibi biraz fazla rahatladı.Topu iyice rakibe verip saçma sapan bir şekilde geriye çekildik.Bunun sonucunda da ev sahibi ekip oyunun kontrolünü eline aldı.59.dakikada uzaklaşmayan bir yan top sonrasında Yeini topu ağlarımıza yolladı.Klasik taraftarlarına rahat maç izlettirmeyen Beşiktaş sahadaydı adeta.

Golden sonra taraftarı da oyuna dahil olan Maccabi iyice bastırmaya başladı ve Moshe Fernandes biraz geç kalınca müdahalede 25 metreden vurdu.Cenk üstüne doğru gelen topu içeriye aldı ve maça bir anda denge geldi.Beşiktaş adeta şoka girmişti.Şoktan çıkartan isimse günün yıldızı Quaresma oldu.Portekizli yine sorumluluk almaya başladı.Portekizliye sağ kanattan bindirmeleriyle Hilbert te eşlik etti ve Beşiktaş tekrar bastırmaya başladı.Sağlı sollu ortalarda Ernst'in kafasını kaleci son anda çıkardı.Almeida ise 3 pozisyonda çok çok net fırsatları harcadı.Gerçekten çok müsait pozisyonlarda hiç beklenmedik vuruşlar yaptı Portekizli.Daha sonra attığı gol de -bana göre olmayan bir faul yüzünden- geçersiz sayıldı.
   
                            

Tam maç böyle bitecek derken sahneye bir kez daha Quaresma çıktı.Almeida'nın indirdiği topu alan Quaresma şık bir çalımla ilk rakibini geçti ardından bir kez daha güzel bir çalımla rakibini yere yatırdı ardından bir şut fake iyle de diğer rakibini yatırdı.Kendine boş bir koridor yarattı Q7 oraya girdi kaleciyle karşı karşıya kaldı.O sert ve düzgün bir vuruşla kaleciyi avlarken ben de kendimden geçmiş bir şekilde gol sevincini yaşıyordum.Gerçekten inanılmaz bir gole imza attı Quaresma.Harika bir goldü.Adeta "Eeeeh yeter be!" diyip topu aldı önüne gelen herkesi yatırdı ve golünü attı takımına inanılmaz kritik bir 3 puan kazandırdı.Enfes bir goldü.

Maçın değerlendirmesine geleceksek maçın adamı kesinlikle Quaresma'ydı.Portekizli forvet arkası gibi oynadığı son 2maçtır muhteşem oynuyor.Aman nazar değmesin.Attığı 2 gol de jeneriklik gollerdi.Maçın diğer iyilerine gelirsek Hilbert muhteşem oynadı.Sene başında bilenler bilir sürekli Hilbert'in oynaması gerektiğini söylüyordum.En sonunda formayı aldı ve haklı olarak bir daha bırakmadı.Fernandes de bu takımda çok önemli bir yere sahip olduğunu gösteriyor 2 maçtır.Almeida ve Ekrem de maçın kötüleriydi.Almeida çok kaçırdı Ekrem de yerini yadırgıyor sanırım.Cenk te 2.golde çok hatalıydı.

Bu arada Güntekin Onay şu an Türkiye'de en sevdiğim spor yorumcularından birisi.Bu maçı da ondan dinlemek büyük keyifti.Hele o 2.golde "Gooool Beeee!!!" diye bağırması inanılmaz hoşuma gitti.Sonuç olarak çok kritik bir galibiyet aldık ve Kiev'le farkı 3'e çıkardık.Artık son maçta Stoke'u ağırlayacağız.1puan bile yetiyor çıkmak için.3puan alırsak ta lider bitiriyoruz.Yani kapı ardına kadar açık bir aksilik olmaz inşallah.

Tabi yazıyı yazmışken Quaresma'nın muhteşem gollerini paylaşmadan olmaz.
Şu 1.gol:


Bu da 2.gol:

28 Kasım 2011 Pazartesi

Avni Aker'de Kritik 3 Puan


Ne zamandır Beşiktaş maçlarını değerlendirmek istiyorum blogta.Bir türlü kısmet olmuyordu yoğun tempodan.Şu sıra biraz rahatladığıma göre dün akşamki önemli maçtan başlayarak Beşiktaş değerlendirmesi yapabilirim.

Öncelikle bu sezonun en çok maç yapan 2 takımı karşı karşıya geliyordu.Kritik bir maçtı. her 2 taraf içinde.Beşiktaş'ta özellikle orta sahada eksikler can sıkıyordu.Trabzon'sa hafta içi kendi evinde Inter'le karşılaştı ve müthiş efor sarf ederek çok güzel bir maç çıkardılar.Çok güzel bir maç izledik diyebilirim kendi adıma.Kazanan da gol orucunu bozan Quaresma'yla Beşiktaş oldu ve çok kritik 3 puanı hanesine yazıp rakibini geçti sıralamada.

Öncelikle maç öncesi kadrolara bakarsak Şenol Güneş klasik Trabzonspor kadrosuyla başladı.Değişikliğe gitmedi.Carvalhal'se sakatlıklardan dolayı değişik bir 11'le sahaya çıktı.Haftalar sonra Fernandes 11 çıktı.Keza sakatlıktan dönen Toraman ve Ekrem Dağ da ilk 11'deydi.Defansif gözüken bir Beşiktaş kadrosu vardı.Şaşırmıştım açıkçası kadroyu görünce ancak maç ilerledikçe Carvalhal'in dersine çok iyi çalıştığını ve çok güzel bir kadro çıkardığını gördüm.

Maça gelecek olursak Beşiktaş çok kontrollü başladı kadrosu doğrultusunda.Trabzonspor topa daha hakim taraftı ama bir türlü ciddi tehlike yaratamadılar.Alanzinho karşı karşıya kaldığı pozisyonda kötü vurdu topa.Daha sonra Beşiktaş önce kornerden gelen topta Egemen'in vuruşundan daha sonra da Quaresma'nın muhteşem çalımından sonra Tolga'yı da geçip vurduğu şuttan yararlanamadı.Çizgi üzerinde Cech şutu çıkardı.İlk yarının kalan kısmında da yine Beşiktaş kontraya yönelik oynadı.Trabzonspor topa hakim olmasına rağmen tehlike yaratamadı.


                             

2.yarıda da 2 takım oyun anlayışlarını değiştirmedi.Trabzon’un kazandığı kornerde Colman’ın vuruşu son anda Hilbert’in karnına çarptı.Bazı taraftarlar burada penaltı beklese de net bir şekilde karnına çarpıyor Hilbert’in penaltıyla ilgisi yok.Daha sonra Beşiktaş Fernandes’le pozisyonlar buldu.Portekizli birinde vurmakta geç kaldı diğerinde de kalecinin üzerine vurdu.Daha sonra Quaresma’nın vuruşunu Tolga sektirdi ancak Ekrem Dağ düzgün vuramadı topa ve farklı şekilde auta yolladı topu.Beşiktaş’ta Quaresma müthiş bir çalım sonrası çektiği şut karşı karşıya kaldığı Tolga’nın ayaklarından döndü.Oyuna önce günün etkisiz ismi Alanzinho’nun yerine Adrian’ı alarak Şenol Güneş müdahle etti daha sonra Carvalhal’de Holosko’yla Mustafa Pektemek’i oyuna aldı.Bu hamleyle biraz daha ofansif bir anlayış benimsedi Beşiktaş.

Nitekim oyunun kontrolü de Beşiktaş’a geçmeye başladı.Hilbert’in şutunda Tolga topu yine sektirdi.Mustafa Pektemek tam golü atacakken arkadan Celutska’nın hamlesiyle yerde kaldı ve Fırat Aydınus hem penaltı noktasını hem de Celutska’ya kırmızı kartını gösterdi.Penaltı vuruşunda günün başarılı ismi Quaresma kaleciyle topu ayrı köşelere yollayarak gol orucuna son verdi.10kişi kalan rakibi karşısında boş alanlar yakaladı Beşiktaş.İsmail 5’e 2 durumda pas vermedi kimseye ve topu da kaybedince mutlak bir golden oldu Beşiktaş.Daha sonra Tolga’nın hatalı pasını iyi sezen Quaresma topu Mustafa’ya atmakta geç kalınca Tolga hatasını telafi etti.Hemen bu atağın dönüşünde ilk kez istediği topu alan Burak Yılmaz kaleci Cenk’i geçemedi.Kalan bölümde Burak’ın el beklediği pozisyonda ve Trabzon’un attığı sayılmayan gol öncesinde Fırat Aydınus doğru karar verdi ve karşılaşma 1-0 Beşiktaş'ın üstünlüğüyle sona erdi.



Maçın yıldızlarına geçecek olursak Beşiktaş'ta sadece Almeida ve Ekrem'i beğenmedim.Onun dışında herkes çok iyi oynadı bence.Özellikle Quaresma,Hilbert,Sivok ve Egemen kusursuz oynadı.Trabzonspor ise etkisiz kaldı maç boyunca.Özellikle kaleci Tolga çok kötü günündeydi.Olmadık topları sektirdi.

Maçın asıl yıldızı ise bence Beşiktaş teknik direktörü Carlos Carvalhal'di.Trabzon'un hücumunu muhteşem analiz eden Carvalhal orta sahanın forvetle bağlantısını komple kesti.Rakibinin Inter maçındaki yorgunluğunu da hesap ederek "Önce durdur sonra vur" taktiğini oynattı.Çok ta güzel yaptı.Burak sadece oyunun son bölümünde istediği topu aldı.Onun dışında Trabzon atakları olgunlaşamadan Beşiktaş savunması arasında eridi gitti.Hücumda Quaresma'nın becerilerine güvendi Carvalhal.Portekizli iyi gününde olunca planı tuttu.Şenol Güneş'se rotasyona gitmeyerek ve sistemi değiştirmeyerek bence sınıfta kaldı bu maçta.Sonuç olarak Beşiktaş çok önemli bir deplasmandan çok kritik 3puanla döndü.

4 Kasım 2011 Cuma

Etten Duvar

Dün gece Beşiktaş Avrupa Ligi'nde çok çok önemli bir maçta evinde son yıllardaki belalımız Dinamo Kiev'i ağırladı.Maça çok girmeyeceğim çünkü maç yazısını akşamüstü giricem de yani şu son dakikada hatta son saniyede olanları girmezsem olmaz.

Yıllarca bu tip son anda gelen gollerle üzüldük ama bu sefer şans bizim yanımızdaydı.İnanılmaz olaylar oldu 7 tane net pozisyon verdik 1 dakikada.Az kalsın yine gidiyordu puanlar.Ama etten bir duvar örüldü oraya.Şansımızın yardımıyla da gol yemeden savuşturduk.Futbol sahalarında ender görülebilecek bir pozisyondu.İzlerken naptım ne dedim hatırlamıyorum.Sadece oradan gol yemeden çıktığımıza inanamadım uzun süre.

İşte o pozisyon.

1 Kasım 2011 Salı

Carlos Carvalhal


Carlos Carvalhal.Dünyada gördüğüm en pozitif adamlardan birisi.Yüzü hep gülüyor çok sempatik.Beşiktaş belki de hiç aklında yoktu ama şike soruşturması patlak verilip teknik direktör Tayfur Havutçu Metris yolunu tutunca apar topar Beşiktaş'ın başına geldi.

Öyle ahım şahım bir teknik direktör değil kabul ediyorum ama çok çok iyi bir insan.Her açıklamasından her davranışından bu seziliyor.Cesur da bir teknik direktör diyebiliriz.Bazen oyuncu değişikliklerinde çok geç kalıyor hatta yapmıyor.Nihayet kesinlikle forma giymesini istediğim Ernst'i oynatmaya başladı sonra sene başından beri en çok savunduğum oynamasını istediğim diğer isim Hilbert'i de.Böyle olunca takımın oyununda da gelişme oldu.Henüz istenilen seviyede değiliz o ayrı.Ama yine de apar topar geldiğin ve egosu yüksek olan oyuncuların olduğu bir kadroyla son 3 senedeki öyle ya da böyle en iyi başarıyı yakalamış olması da önemli.Ama bu yazı da insanlığıyla ilgili şeyler söyleyeceğim.

Son Sivas maçında bazı zeki insanlar Tayfur Hoca'nın maketini koymuşlar yedek kulübesine.Tayfur Hoca'ya bir jest gibi gözüken bu hareket Carvalhal'e de büyük bir saygısızlıktır.Tayfur Hoca'ya inancım sonsuz bu ülkedeki en dürüst adamlardan birisidir.İçeriden çıkacağına da tüm kalbimle inanıyorum.Ancak her ne olursa olsun şu anlık takımın teknik direktörü Carlos Carvalhal'dır.Bu da ona yapılmış bir saygısızlıktır.Ancak yine de bu iyi niyetli adam gülümseyerek Tayfur Hoca'nın maketiyle poz veriyor basın mensuplarına.Çok büyük adam gerçekten.Yüzü gülüyor her şeye rağmen.



Evet ya her şeye rağmen.Çünkü Carvalhal 2 oğlunu kaybetmiş buraya gelmeden 2 ay önce.2 evladını yitirmiş bir baba ayrıca."Ölmenin kolay olduğu zamanda ben yeniden doğmayı seçtim.Ben buraya ölmeyi reddederek geldim." dedi Carvalhal.Ne kadar zor bir durum.Çoğu insan bu baskıyı bu acıyı bu üzüntüyü kaldıramaz ama o gerçekten ölümü reddedip gelmiş buralara.Allah sabır versin bu iyi niyetli adama.İşte tüm bunlara rağmen gülüyor Carvalhal.Boşuna demiyorum dünyanın en pozitif insanlarından diye.

İşte o yüzden bu adamı üzmeye hakkı yok o dahice(!) fikri yapanların.Sonuçta Metris'e gidip Tayfur Hoca'ya "Başarılı olursak bu senin takımın ama olamazsak bütün sorumluluk benim." diyen bir insan.O maketin oraya koyulması Carvalhal'i hiçe saymak demektir.Hiç hoş olmadı gerçekten.Affettirmek lazım.Carvalhal belki biraz yetersiz hoca olarak ama insanlığıyla kalbimizi fethetti.Mutlaka affettirmek lazım Carvalhal'e.

30 Ekim 2011 Pazar

Derbide Eşitlik

 

Derbi yazısı biraz geçe kaldı ama olsun.Yoğunluktandır mazur görün.Sezonun ilk derbisi Tff'nin saçma kararlarına yenisini eklediği bir kararla Perşembe günü oynandı.İnanılmaz bir karar.Yani bu gibi maçların günü Pazar'dır.Resmen futbol zevkimizin içine etmek için elinden geleni yapıyor Tff ve şu ana kadar da başardılar.Tadı tuzu yok şu ligin.

Neyse biz maça geçecek olursak önemli bir maçtı her 2 takım adına da.Rakiplerin tamamı puan kaybetmişti ve bu derbide alınacak 3 puan 3puandan çok daha fazlaydı.Üstüne kazanılacak moral de çok önemliydi.2 takım da doğal olarak fazlasıyla önem veriyordu maça.Beşiktaş düzlüğe çıkmak için Fenerbahçe de seriye devam etmek için bir nevi galibiyete ihtiyaç duyuyordu.

Ben de Beşiktaş'a gittim maçı izlemeye.Atmosfer her zamanki gibi çok güzeldi.Her baktığım yerde siyah beyaz görmek beni ekstra mutlu ediyor.Tezahuratlar,marşlar derken stada giden gitti bizim gibi öğrenciler de arkalarından bakıp cafelere doğru dağıldık.Maç öncesi kadrolara baktığımda aslında şaşırdım.Fernandes'in bildiğim bir sakatlığı olmamasına rağmen kadroya alınmaması şaşırtıcıydı.Mersin deplasmanında iyi oynayan kadrodan sadece Necip-Aurelio değişikliği vardı ki bu da defans güvenliğini düşünerek yapılmış bir hamleydi.Fenerbahçe cephesinde ise kanatlar Caner-Mehmet Topuz ikilisine emanet edilmiş forvette ise Bienvenu'ya yer verilmişti.Beşiktaş'ın beklerinde sıkıntı varken ben Stoch'un oynamasını bekliyordum her ne kadar biraz savruk olsa da.Yetenekli bir oyuncu olarak sıkıntı yaratabilirdi Beşiktaş'a.
Maça her 2 takım da birbirini tartarak başlamıştı ki Fenerbahçe taraftarı müze kapısını kırıp stada daldı.Bu sırada bulunduğum mekanda ben de dahil herkes ayaktaydı stattaki küfüre eşlik ediyorduk.O sırada tok sesli bir abi çıkıp durumu özetledi."Bu bize değil federasyona yapılmış bir hamledir protestodur.Sakin olun maçı izleyin zaten bilenler vardı bunu."Öyle bir dediki kalkıp kimse ama filan diyemedi.Gerginliği emdi ses tonuyla.Maça dönersek 2 takım da kontrollü oynarken bir anda gelişen Beşiktaş atağında sezonun kayıp ismi Simao Sabrosa topa öyle bir vurdu ki son yılların en güzel gollerinden birine imza attı.Çok uzaklardan kusursuz bir vuruş çıkardı ve golü bulup Beşiktaş'ı öne geçirdi.

Gole kadar Fenerbahçe bir türlü organize atak yapamıyordu.Beşiktaş daha gayretliydi ama golden sonra klasik Beşiktaş hastalığı gerçekleşti ve geriye çekildi Beşiktaş.Ondan sonra da Fenerbahçe de Alex te orta sahaya gelip top almaya başlayınca oyunun kontrolü Fenerbahçe'ye geçti.Quaresma'nın kötü gününde olması Beşiktaş kontraataklarının olgunlaşmasını engelledi.Beşiktaş savunmasını geride kurdukça Alex gibi muhteşem bir beyine sahip olması Fenerbahçe'ye pozisyonlar getirdi.Önce Caner'in sert şutunu muhteşem çıkardı Cenk daha sonra da Alex'in zor pozisyonda pek kullanmadığı sağ ayağıyla verdiği müthiş pasta Bienvenu'nun şutunda muhteşem refleks sergiledi ve 2 net pozisyonu önledi.Daha sonra da Gökhan Gönül'ün vuruşunu Egemen çizgiden çıkardı.Son olarak ta Alex'in altı pastan vuruşunda Hilbert araya girdi ve devre 1-0 bitti.

Ancak tabiki bu arada biz ekran başında boğazlarımızı patlattık desem yeridir.Çünkü gereksiz yere fazlasıyla geriye yaslandı Beşiktaş.Savunmasını ceza sahasında kuruyor üstüne Aurelio'yu da oraya çekiyor Ernst te oraya geliyordu.Bu kadar çekildikten sonra gol gelmesi normaldi.Çok sinir olduk gerçekten.Yakışmıyan bir oyundu.Fenerbahçe organize olamazken zorla dizginleri verdi Beşiktaş.Fenerbahçe net pozisyonlar buldu ama Cenk çok başarılıydı.Özellikle Bienvenu'nun şutunda müthiş bir refleks sergiledi.


2.yarıyaysa Beşiktaş daha hızlı başladı.O ilk yarıdaki geri çekilmeyi atlattı Beşiktaş.Quaresma'nın getirdiği topta en son Mustafa Pektemek'in önünde kalan topta onun vuruşu direkten geri geldi.Dönen topta da Simao'nun golü haklı ofsayt gerekçesiyle geçersiz sayıldı.Ardından bir kez daha Simao uzaktan şanısnı denedi ama Volkan direk dibinde çok iyi kurtardı topu..Daha sonraysa Fenerbahçe adına maçın etkili ismi Caner Beşiktaş savunmasının arasından vurdu direkten top bomboş pozisyondaki Alex'e geldi o da kolaylıkla eşitliği sağladı.O topa ordan vurduran Beşiktaş savunması yine klasik hastalık haline gelen gollerden birini yedi.Alex te yine bizi boş geçmedi.

Golden sonra da değişiklikler gelmeye başladı.Beşiktaş'ın mumla aradığı Almeida nihayet sakatlıktan döndü ve oyuna girdi.Oyuna girer girmez de etkisini belli etti.Fenerbahçe'de ise bana göre süpriz bir şekilde ilk11 başlamayan Stoch süpriz bir şekilde harika oynayan Caner'in yerine süpriz bir şekilde oyuna girdi.Ayrıca Mehmet Topuz da Özer'le yer değiştirdi.Bu hamleyle Aykut Kocaman Beşiktaş beklerini iyice zorlamayı hedefliyordu.Ancak bence muhteşem oynayan Caner'i çıkartması yanlıştı.

Golden sonra Beşiktaş tekrar ileriye çıkmaya başladı.Maçın kötülerinden Quaresma sol kanatta topu aldı.Bekir'i geçti ve Almeida'ya yolladı topu.Almeida da güzel bir kafa vuruşuyla hem topu hem de Ziegler'le Volkan'ı kaleye soktu ve tekrar Beşiktaş'ı öne geçirdi.Quaresma maç boyunca çalım denedi ancak çoğunda başarısız oldu bizlere saç baş yoldurdu bazen desem yeridir.Ama bir anda öyle patlayıp öylesine net bir pozisyon hazırladıki alkışlamamak elde değildi.Almeida da kendisini çok özleyen Beşiktaş taraftarına "kalp" le döndü.Çok özlemişiz gerçekten.

Golden sonra Veli yerine Necip girdi.Çok doğru buldum açıkçası.Necip orta sahanın direncini arttırabilir.Ayrıca Ernst'le oynayınca bir başka oynuyor.Beşiktaş golden sonra güzel kontra atak şansları bulsa da kötü gününde olan Quaresma yüzünden bunları harcadı.Gözler Holosko'yu aradı tam bu zamanda.Fenerbahçe'de ise günün silik ismi Bienvenu yerine Semih girdi.Carvalhal de son olarak 86'da aldı Holosko'yu ama bana göre geç kalınmış bir hamleydi.

                             

Tam maç böyle bitecek derken günün başarılı isimlerinden Cenk dahil kimsenin vurmasını beklemediği bir yerden Cristian topu tam köşeye yolladı ve hepimizde soğuk duş etkisi yarattı.Cenk'in hatası büyük bu pozisyonda.Çok yanlış baraj kurduruyor.Zaten 2 kişi koyuyor baraja üstüne baraj da kalenin dışına doğru.Herkes gibi o da Alex'in içeri doğru kesmesini bekliyordu topu.Alex'in de açıkladığı gibi Baroni müthiş bir özgüvenle vurdu topa.Tam köşeye yolladı Cenk'in oraya giden topu çıkarması imkansızdı.

Maçın son anlarında ceza sahasında müsait pozisyonda Özer kötü vururken Beşiktaş adına Aurelio'nun vuruşunu Volkan çok iyi kurtardı ve 2 takım da galibiyete yaklaştı ancak puanlar paylaşıldı.Tabi şunu da belirtmeden geçemem Beşiktaş taraftarının atkılarını sahaya atması çok harika bir davranıştı.Sosyal sorumluluk konusunda zaten çok duyarlı bir taraftar Beşiktaş taraftarı.Bu açıdan da çok güzel bir ders verdiler bazı ayrımcılara.Orada üşüyen vatandaşlarımıza çok güzel bir destekte bulundular.Binlerce atkı sahaya yağdı.Çok güzel ve anlamlı görüntülerdi.

Sonuç olarak 2 takımın da belirli bölümlerde kazanmayı hak ettiği maçta puanlar paylaşıldı.Ama Beşiktaş'ın geriye çekilmesi ya da Caner'in çıkması gibi hatalar gözüme çarptı.Fenerbahçe'de bir forvet sıkıntısı var Bienvenu aranılan isim değil Semih te çok formsuz.Bu konu herkesin dikkatini çekmiştir elbet.Beşiktaş adına daha fazla takım oyunu oynamaya başlanmış.Ayrıca Almeida'nın dönüşü çok önemli katkı yapacaktır.Quaresma'nın biraz kontrol altına alınması lazım.

Maçın yıldızı Beşiktaş adına bence Fabian Ernst'ti.Ernst müthiş oynadı.Çok iyi savaştı ayrıca üstüne hücumda da çok önemli katkı yaptı.Atakları oluşturan pasları attı.Zaten onun gibi bir oyuncuyu oynatmayan teknik direktör eleştiriyi de alır haklı olarak.Fenerbahçe adına oyundan alınana kadar Caner çok iyi bir maç çıkardı.Sol kanattan Fenerbahçe adına birçok pozisyon yarattı,adam eksiltti beklenmedik derece de iyi oynadı.

Tabiki o son dakikada yenilen gol bizim üzüntülü olarak dağılmamızı sağladı.Tff'nin hafta içine koymaya devam ettiği derbilerde (Galatasaray-Fenerbahçe maçı da Çarşamba gününe koyulmuş.)görüşmek üzere diyelim ne diyelim.

26 Eylül 2011 Pazartesi

Guti Sorunsalı


Beşiktaş'ta Guti sorunu giderek ilginçleşen bir hal almaya başladı.Bu yazıyı uzun zamandır yazmayı planlıyordum aslında ama şu son Antalya maçını da bekleyeyim dedim.Bu maçta da Guti kadroya alınmayınca bu konuyu ele almanın zamanı geldi dedim.

Öncelikle Guti konusu birkaç etmenin bir araya gelmesiyle oluşan bir konu.Öncelikli olarak Guti'nin kendisiyle başlayalım.İlk geldiği zamanlar çok formdaydı.Takıma katkısı direkt belli oluyordu.Orta sahada bir noktaya kadar pres yapıyor,hücumlarda etkin bir rol alıyor ve takıma liderlik ediyordu.Ancak sonra Guti istikrarlı olarak düşüşe geçti.Performansı ve kondisyonu iyice geriledi.Artık daha az pres yapan,aldığı topları ileriye değil de daha çok geriye oynayan ve en önemlisi 10 dakikada kıpkırmızı olup yorulan bir Guti vardı genel olarak maçlarda.Performansıyla taraftarları memnun etmiyordu.Kondisyonunun kötü olması oyununu çok etkiledi.

Kondisyonunun iyi olmamasının en önemli sebebi de Guti'ydi tabiki.Kendine pek bakmadı açıkçası bazı dönemler özellikle.Gece hayatına biraz fazla düşüp antremanlarını aksattı.Bu dönemde verdiği pozlarda onun gece hayatında yaşadıklarını gösterdi.Alkolle arasının iyi olması onuun futbol hayatını değiştirmeye başladı.Sarhoş haldeyken karıştığı olaylar da artınca bazı kesimler ona cephe almaya başladı.

Sene sonuna doğru Guti'nin performansı iyice düştü.Beşiktaş'ın hızlı oyununa ayak uyduramayınca da kötü futbol sergiledi.Taraftarlar arasında onun gitmesi gerektiğini düşünenler iyice arttı.Ben açıkçası hep bir şans verilmesinden yanaydım.Sonuçta iyi bir sezon geçmemişti belki de bu yüzden konsantrasyonu azalmıştı.Ama yine de aklının sahada olması gerekirdi.Bu yüzden düşen performansı Guti'yi eleştiri oklarının hedefi haline getirdi.


Gece hayatını bu kadar göz önüne getiren basının da bu konuda suçu büyük.Zaman zaman çok ağır ve çok haksız eleştriler yaptılar.İzin günlerinde istediklerini yapabilir futbolcular ama basın bunu anlamadı.Sürekli Guti sanki maçlardan antremanlardan kaçıp geliyormuş havası estirildi.Tatile gitmek için bilerek kart gördü dediler hafta içindeki maçta 11'de oynadığını  yazmadılar.Guti'nin üstüne çok fazla gittiler o kızdıkça daha da gittiler.

Guti de sütten çıkmış ak kaşık değil belki ama şu kadar baskı yapıp üstüne gidecek bir durum da yoktu.Kupa zaferini kutlayan futbolcuların çoğu o akşam birşeyler içti ama manşetler de yine Guti vardı.Bu yüzden de Guti'nin kafasını bunlara takmaması imkansızdı.Bu da onu etkileyen başka bir unsurdu.


Guti konusunda teknik heyet ve yönetimin de suçu var aslında.Tam olarak kontrol edemediler onu.Tabiri caizse iplerini çok saldılar.Biraz daha çeki düzen verebilirlerdi ona çünkü o basında yer aldıkça yönetim açıkçası biraz sessiz kaldı.Kapalı kapılar ardında neler oldu bilemem ama bize yansıyana göre onlar da sıkıntılıydı.Yine de ciddi bir müdahele gelemedi.

Teknik ekibe gelirsek Schuster bu konuda pek birşey yapmadı.Yine de onun zamanında iyiydi Guti'nin performansı.Tayfur hoca belki toparlayabilirdi durumu ama malum olaylar yüzünden anlamsızca takımdan uzak kalıyor.Bu yüzden Guti konusunda  onu pek suçlayamayız.En radikal müdaheleyi de Carvalhal yaptı.Şu ana kadar resmi maçta kadroya almadı Guti'yi.Net bir sebep göstermese de Guti'nin durumundan memnun değil.Onun kendisini toplaması için de tekrar hırslandırılması lazım ki şu ana kadar da Carvalhal bence doğruyu yapıyor.


Şu an için Guti kadroya bile giremiyor.İlginç bir profil de çiziyor açıkçası.Sene başında birkaç kez yine gece kulübünde görüntü verdi ama ondan sonra bu konuda başka bir durum olmadı.Önceleri sakat olduğunu söylendi.Ancak son haftalarda kadroya girmemesi için tek neden Carvalhal.Nitekim o da twitter'da "Bugün sakat değilim ama yine kadroda değilim." dedi Bursa maçında kadroya giremeyince.Bu açıklamasını herkes bir isyan olarak algıladı.Gitmek istediğini söylediler.Ancak daha sonra Guti açıklamalarının yanlış anlaşıldığını Beşiktaş'ta kalıp başarılar yaşamak istediğini söyledi.

Son Antalya maçında ise ben ilk 11'de olmasını bekliyordum açıkçası ama yine kadroya bile giremedi.Bu durumdan sonra alacakları karşılığında sözleşme feshini istediğini bile söylediler ama Guti tam tersine yine kalmak istediğini söyledi ve maçtan sonra takım arkadaşlarını soyunma odasına inip tebrik etti.Ilımlı bir hava çizdi yaratılmak istenilenin aksine.



Guti konusunda son olarak değerlendirmeye gelecek olursak Guti'nin artık oynamak istediğini sanıyorum.Bunun için mutlaka kendisini toparlayıp futbola konsantre olması lazım.Kendini toparlarsa Carvalhal mutlaka ona gereken şansı verecektir.Çünkü şu kadro içerisinde Guti'nin daha doğrusu formda bir Guti'nin çok fazla katkısı olur.Beşiktaş ileride top tutma konusunda sıkıntı çekiyor bunun için de Guti'den daha iyisini bulamazlar.

Yönetimin de konuya el atması lazım.Carvalhal'le Guti arasındaki olası bir sorun varsa bunu halledip Guti'yi kontrol altına almalılar.Bu sorunu çözmek için herkesin ılımlı olması lazım.Guti'nin kendisini futbola vermesi bu durumun değişmesi için gerekli olan en önemli şart.O kendisini futbola verirse forma giymesi kaçınılmaz.