12 Dev Adam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Dev Adam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
4 Aralık 2011 Pazar
12 Dev Adam'ın Rakipleri Belli Oldu
Basketbolda Slovenya'da düzenlenecek olan 2013 Avrupa Basketbol Şampiyonası'na katılacak olan A Milli Basketbol takımımızın rakipleri bugün yapılan bir kurayla belli oldu.
12 Dev Adam seri başı olarak katıldığı kurada F Grubunda İtalya,Portekiz,Çek Cumhuriyeti ve Belarus'la karşı karşıya gelecek.Kolay bir gruba denk geldik diyebilirim.İtalya eski gücünden uzak keza diğer ülkelerin kadroları da bizimle boy ölçüşebilecek seviyede değil.Son turnuvada çok kötü bir performans sergilemiştik.Şu deplasman fobisini yenmemiz ve turnuvaya moralli başlamamız için güzel bir grup.Namağlup lider çıkmamamız için herhangi bir sebep yok.
Diğer gruplarda şöyle oluştu turnuvadaki:
A Grubu: Sırbistan, İsrail, Karadağ, Estonya, Slovakya, İzlanda
B Grubu: Almanya, Bulgaristan, İsveç, Azerbaycan, Lüksemburg.
C Grubu: Hırvatistan, Ukrayna, Macaristan, Avusturya, Kıbrıs Rum Kesimi.
D Grubu: Gürcistan, Bosna-Hersek, Letonya, Hollanda, Romanya.
E Grubu: Finlandiya, Polonya, Belçika, İsviçre, Arnavutluk,
En zor grup olarak A grubu gözüküyor.Özellikle Sırbistan-Karadağ maçını merakla bekliyorum.Ayrıca E grubunda da çekişmeli maçlar olacaktır.
12 Eylül 2011 Pazartesi
The End
Eurobasket'te tamam devam maçına çıktık bugün.Rakibimiz geçen sene tam da bugün yendiğimiz Sırbistan'dı.Galibiyeti alıp Litvanya galibiyetini bekliyecektik.Olmadı ilk yarı kötü 2.yarıysa iyi oynadığımız maçta son topu değerlendiremedik ve 68-67 yenilip eve dönüş biletini almış aldık.
Maçı 2 bölüm halinde değerlendirip geçicem çok konuşulacak şeyler yok.Diğer maçlarımızın aynısı bir maç oldu.Teodosic maça müthiş girdi.Biz de şok olduk savunma direncimiz düştü ribauntları da toplayınca Sırbistan farkı açtı hemen oyunun başında.Bir ara Teodosic'in 5 ribauntu varken bizim takımca 7 ribauntumuz vardı.Teodosic tek başına sürükledi takımı.Biz ise hücumda getirip boş paslar yaptıktan sonra el üstü üçlükler attık.Başarılı olamayınca da tıkandık.Neyseki Enes ve Emir girince açıldık ve farkı kapattık.2.çeyreğe iyi girip ivme yakaladıktan sonra yine el üstü üçlüklere yöneldik ve yine Sırbistan farkı açtı.Son anlarda biraz kıpırdandık ve 8 sayı geride gittik soyunma odasına.
Maçı 2 bölüm halinde değerlendirip geçicem çok konuşulacak şeyler yok.Diğer maçlarımızın aynısı bir maç oldu.Teodosic maça müthiş girdi.Biz de şok olduk savunma direncimiz düştü ribauntları da toplayınca Sırbistan farkı açtı hemen oyunun başında.Bir ara Teodosic'in 5 ribauntu varken bizim takımca 7 ribauntumuz vardı.Teodosic tek başına sürükledi takımı.Biz ise hücumda getirip boş paslar yaptıktan sonra el üstü üçlükler attık.Başarılı olamayınca da tıkandık.Neyseki Enes ve Emir girince açıldık ve farkı kapattık.2.çeyreğe iyi girip ivme yakaladıktan sonra yine el üstü üçlüklere yöneldik ve yine Sırbistan farkı açtı.Son anlarda biraz kıpırdandık ve 8 sayı geride gittik soyunma odasına.
2.yarıya Enes'i 4numaraya monte ederek başladık ve Enes'in de post oyunlarıyla farkı indirmeye başladık.Ancak Savanovic ve Teodosic yine farkı arttırdı bizim savunmamız düşünce.Çeyreğin son anlarına doğru Ömer Onan da devreye girince farkı 3'e kadar indirdik.Son çeyrek savunmamızı yine sertleştirdik ve Sırbistan'a kolay sayı şansı vermedik.Ancak hücumda etkili olamadık yine de farkı erittik ve son bölümlere kafa kafaya girdik.Ender'in basketiyle 1'e indi fark.Teodosic'i durdurduk.Son hücumda önce Ömer blok yedi daha sonra da moladan sonra yine topu oyuna sokmakta zorlandık.Ersan da turnuva performansımızı özetlercesine fade away bir şutla isabet bulamadı ve maçı kaybettik.Böylece herşey bitti ve Dünya 2.si apoletiyle geldiğimiz turnuvadan çeyrek final bile görmeden elendik 2012 Olimpiyatlarının da dışında kaldık..Peki neden?
Aslında o kadar çok neden var ki nereden başlayayım bilemedim.İbrahim Kutluay'ın maç sonu yorumlarından başlayacak olursak İbo takımdaki Nba oyuncularımızı hatta kesin olarak Ersan özellikle de Hido'yu çok ağır eleştirdi.Ben de kesinlikle katılıyorum.İkisi de turnuva boyunca vasatı aşamadı ve asıl önemlisi hep kaçak güreştiler.Hido 24 saniyenin tamamında topun elinde olduğu ve fade away el üstü şutla biten onlarca hücum izlettirdi bize.O fizikli bir oyuncunun neredeyse hiç içeri girmeyip bu kadar fade away şut atması kabul edilemez.Ayrıca hiçbir zaman bizi sürükleyemedi,sorumluluk almadı.Zaten son yıllarda Hido büyük bir düşüşte ama Milli Takım da daha da düşüşte.Tercihleri öylesine yanlıştıki ekran başında eminim benim gibi bir çok kişi sinir olmuştur.
Ersan'a geçecek olursak Dünya Şampiyonası'nın yıldızıydı.Ancak bu turnuvada tanınmayacak haldeydi.Fake atmayı yeni öğrenmiş gibi bomboş kaldığı anlarda bile fake veriyordu.Neredeyse her hareketinden önce bir kere fake verdi.Potaya bakmaya korkar gibiydi.Zaten çok düşük yüzdeyle oynadı.Fake'lerle zora soktuğu şutlar yanı sıra o da Hido gibi fade away sevdasından kurtaramadı kendini.2'sini de taze taze diye bu maçtan birer örnekle geçiyim.Hido topu alıyor arkasında Teodosic var hem de faul problemi girmeye yakın bir Teodosic.Yeterli süre var Hido'nun elinde.Potaya uzak olan Hidayet tüm turnuva da yaptığını yapıyor ve inanılmaz fizik avantajına rağmen potaya gitmek şöyle dursun potadan uzaklaşarak şut atıyor.Tabiki kaçırıyor.Maçın son hücumu.Ersan adamın arkasından el kaldırıyor pas istiyor sözde.Zorla topu alınca da direk geriye çekilerek şut atıyor.Oysaki turnuva boyunca attığı fake'lerden bir tanesini atsa savunmacısı pazara doğru uçucaktı.Olmadı.2 oyuncumuz da çok kötü bir turnuva geçirdiler.Sorumluluk alması gerek en önemli 2 oyuncumuz sorumluluktan hep kaçtılar çok yanlış oynadılar.
Bir diğer konu ise basketbolda takımın en can alıcı noktalarından biri olan guard pozisyonu.Turnuvada üst turlara giden takımların guardlarına bakarsak bile bunu anlayabiliriz.Teodosic,Calderon,Jasikevicius,Parker..Bizde ise Kerem Tunçeri ve Ender Arslan çok kötü turnuva geçirdiler.Son maçlarda biraz Ender toparlandı ama Kerem son maç hariç inanılmaz kötüydü.Ne attığı şutlar girdi ne savunmada ayakta durabildi.Turnuvanın en verimsiz oyuncusuydu.Takımı da yönlendiremedi.Ender Arslan çok istekli ama kendi isteğinin kurbanı olan bir oyuncu.Mesela çok güzel bir şekilde içeri giriyor ama daha sonra bomboş turnikeyi kaçırıyor.Uzun süre iyi savunma yapıp bir anda saçma sapan fauller alabiliyor.Bu turnuva da öyle oldu.Bazen kenardan hareket getirdi bazen de ritmimizi bozdu.Basketbolda bir laf vardır:"Guardın kadar konuş derler."İşte biz bu turnuvada sus pus oturduk bu yüzden.Elenmemizin en büyük sebeplerinden biri buydu.
Gelelim turnuva boyunca birçok insanı sinir hastası eden olaya.Serbest atışlar.Bu seviyede bu oyuncuların bu kadar kötü faul atması beklenilemez kabul edilemez.İnanılmaz bir olaydı bu.Geçen turnuvada da kaçırıyorduk.Bu turnuvada da bu olay artarak devam etti.Turnuvanın tamamında %64 gibi kötü bir yüzdeyle attık.Yani bu seviyedeki oyuncuların bu kadar üst düzeyde başarılar kazanmış oyuncuların hepsinin kötü faul atması kabul edilebilir değil.Bu konuya hiç mi çalışmıyorlar kaç turnuvadır bu durumdalar.Kader maçlarımızdan birisi olan Almanya maçında rakibimiz 13 serbest atıştan 12 sini çevirirken biz 22 serbest atışın sadece 10 tanesinden isabet bulduk.Maçı 7 sayıyla kaybettik.%45 gibi berbat ve kabul edilemez bir yüzdeyle atmasaydık maçı kazanırdık.Yine kader maçımız olan mutlaka kazanmak zorunda olduğumuz maçta Sırbistan' maçında rakibimiz 16'da 13 atarken biz yine 29'da 16 atıp cömertçe harcadık.Maçı sadece 1 sayı farkla kaybettiğimizi hatırlatmanın bile alemi yok.Bu beni çileden çıkartan bir durum.Serbest atış bu oyunun turnike atmaktan sonraki en kolay işi.Yani bu kadar basit ve basketbolun temel bir olayını bizim oyuncularımızn yapamaması çok üzücü.Malesef bu bizim çok çok çok acı verici oldu.Bu olayı daha nasıl anlatırım bilemiyorum.
Gelelim 3lük yüzdemize...%27.5'lik üçlük yüzdesine sahiptik turnuvada.Çok çok düşük.Bunun en önemli sebebi de çoğu üçlüğümüzün yanlış tercih oluşu.Ya 24 saniyenin tamamında durgun olarak yaptığımız hücumların ardından gelen el üstü üçlükler attık ya da getirip kaldırıp üçlük attık.Tabi doğal olarak bu yüzdeye sahip olduk.Ceza şutör görevini iyi yapan Kerem Tunçeri'nin de bu kadar kötü atması da yüzdemizi etkiledi.Ama yine de biz yanlış üçlükler denedik,girmedikçe inat ettik daha da denedik daha da kaçırdık.Doğru şutu aramadık ya da içeriye girmedik.Üçlüklere takılıp kaldık ve o kadar yanlış tercihler kullandık ki başta Hidayet olmak üzere.Bu yüzdeyi yakalamamız çok doğal.
Koç olayına da ufakça bir değineyim.Orhun Ene iyi bir koç ama bu takım için yeterli olan isim değildi.Ne yazık ki de bunu gördük.Son toplarda bir türlü set çizemedi.Mola dönüşü topu oyuna bile sokamadık en kritik anda.Bu konuda verilebilecek en uç örnek budur.Yanlış tercihlerimize müdahele edemedi.Bu tercihleri yapan oyuncuların kulaklarını bir türlü çekemedi.Enes'i çok verimli olduğu 4 numaradan kritik anlarda pivot pozisyonuna çekti veya kenara aldı.Taze diye Sırbistan'dan gidiyorum Enes'in post uplarından çok ekmek yediğimiz anlarda Ömer'i kenara alıp Enes'i kendinden çok uzun Kristic'in karşısına koydu Enes te hem hücumda hem savunmada geri kaldı.Orhun Ene'ye bir gömlek büyük geldi bu görev ve ben başarılı olduğunu düşünmüyorum.
Kadro seçimleri de çok enteresan oldu gerçekten.İzzet ve Cenk yerine hatta Oğuz yerine takıma katkı verebilecek oyuncular neden seçilmedi çok ilginç.Bu oyunculardan hiç katkı gelmedi özellikle İzzet ve Cenk bench ısıttı.Sinan da sakatlanınca iyice daraldı kadromuz.
Tüm bu kötü olayların yanında tabiki iyi olaylarda vardı.Emir Preldzic,Ömer Aşık ve Enes Kanter'den bahsedicem yazımın sonunda.3'ü de çok iyi performans sergilediler.Gelecek için bize çok olumlu sinyaller verdiler.Emir ve Enes ilk kez oynadıkları Milli takımda hiç te ilkmiş gibi oynamadılar ve genç yaşlarına rağmen korkusuzca sorumluluk alıp takımı sürüklediler.Enes çok iyi bir ribauntçu gerçekten.Çok güçlü sezgileri var ve ribauntlarıda çok güçlü ve kararlı çekiyor.Post oyununu da inanılmaz geliştirmiş.Ona ne zaman top indirsek olumlu işler yaptı.İleride çok önemli bir oyuncu olacak Enes inşallah sakatlık yaşamazsa.Emir'e gelirsek o da çok olumlu ve olgun oynadı.Potaya hücum eden neredeyse tek oyuncumuzdu kısalardan.Takımı yönlendirdi,sıkıştığımızda kritik sayılar attı.O da uyum sürecini tamamen atlatınca çok daha iyi olacak.Çok umut verici oynadı.Ömer'e gelirsek son olarak o da çok gayretli çok iyi oynadı.Hücum ribauntlarıyla takımımızı ayakta tuttu,savunmada ortayı çok iyi kapattı,çok önemli oyunculara karşı çok iyi oynadı.Ama mutlaka post oyununu geliştirmesi lazım Ömer'in.Bu üçlü üzerine kurulacak takım ileride çok çok önemli başarılar elde edicektir bu görüntüyü verdiler bize.Turnuva adına tek olumlu olay bizim adımıza bu üçlünün performansıydı.
Hedeflerimzden çok uzak kaldığımız kötü bir turnuvayı geride bıraktık.Çok hatalar yaptık ve çok formsuzduk.Belki de bu bazı oyuncularımızın Milli takımla oynadıkları son turnuvaydı.Evimizde olmayan turnuvalarda kayda değer bir başarımız olmaması büyük handikapımız.Ne diyelim bu sefer bizi üzdü 12 Dev Adam.
11 Eylül 2011 Pazar
Neden Olmasın?
Bundan tam bir yıl önce yine bugün yine çok çok önemli bir maçta yine Sırbistan'la karşılaşmıştık.Yarı Final mücadelesinde müthiş heyecanlı bir maç olmuştu.Son anlarda Kerem Tunçeri'nin o unutulmaz basketi Murat Murathanoğlu'nun "Kerem Tunçeri!" diye haykırışları,İhsan Bayülgen'in "Kazandık!" diye bağırması harikaydı unutulmazdı gerçekten.
Bugün yine Sırbistan'la kader maçlarımızdan birine çıkacağız yaklaşık yarım saat sonra.Haydi 12 Dev Adam kazanalım ve gerisine bakalım.Kalplerimiz dualarımız sizinle.Bugün yine tarihi tekrar ettirelim.
İşte o unutulmaz anlar.
Bugün yine Sırbistan'la kader maçlarımızdan birine çıkacağız yaklaşık yarım saat sonra.Haydi 12 Dev Adam kazanalım ve gerisine bakalım.Kalplerimiz dualarımız sizinle.Bugün yine tarihi tekrar ettirelim.
İşte o unutulmaz anlar.
10 Eylül 2011 Cumartesi
İsteksiz 12 Dev Adam ve Almanya Mağlubiyeti
Milli takımımız Avrupa Basketbol Şampiyonası'nda 2.turda 2.maçında Almanya'yla karşılaştı.Maça iyi başlayan Milli takım daha sonra etkisizleşti ve maçı da 73-67 kaybederek gruptan çıkma umudunu yine başka takımlara bıraktı.
Maça 2 Ömer'le iyi başladık ve öne geçtik.Savunmamızı da sert bir şekilde yapınca Almanya sayı bulmakta çok zorlandı.Biz de belirli bölümlerde düzgün hücum edemedik bu yüzden farkı açamadık çok ama yine de ilk çeyrekte sadece 6 sayı yedik ve 13-6 önde geçtik.
2.çeyrekte ise Enes Kanter post oyununu ne kadar geliştirdiğini gösterdi bizlere.Özellikle Nowitzki'ye karşı üstünlük sağladı.Savunmamızın sertliğini geçemeyen Almanlar sayı bulmakta zorlanmaya devam edince farkı 12 sayıya kadar çıkardık.Tam bu anda Dirk Nowitzki art arda 2 tane çok zor şut soktu ancak hemen ardından da 3.faulünü alıp kenara geldi.İşler tam istediğimiz kıvama gelmişti.Burada darbeyi vurabilirdik Almanya'ya olmadı.Kaman'ı durduramayınca ve hücumda da sayı bulamayınca Almanya farkı kapattı.Son anlarda da karşılıklı basketler olunca ilk yarı 26-23 üstünlüğümüzle kapandı.

3.çeyreğe 2 NBA yıldızı Kaman ve Nowitzki'yle iyi giren Almanya 7-0lık bir seriyle öne geçti ancak daha sonra çok kötü bir turnuva geçiren Kerem Tunçeri'nn üçlüğü nefes aldırdı bize.Heiko Schaffartzik te kritik anlarda bomboş kaldığı üçlüklerde cezayı kesti.Kaman'ı da pota altında durduramayınca Almanya öne geçti ancak Nowitzki'nin 4.faulünü almasıyla düzenleri bozuldu.Karşılıklı basketlerle geçti çeyreğin geri kalanı ve kötü savunma yaptığımız bu çeyreği 48-46 geride kapattık.
Son çeyreğe Nowitzki ve Schwethelm'in sayılarıyla başlayan Almanya farkı açtı.Ersan ve Ender'in üçlükleriyle oyunda kalmaya çalıştık.Kaman da pota altında destek olunca fark 9'a çıktı.Ancak bu andan itibaren Ömer Aşık müthiş bir performans sergiledi.Pota altında top gelince bitirdi top gelmeyince hücum ribauntlarını toplayıp bitirdi ve farkı 1 dakika kala 1'e kadar indirdik.Schwethelm yine bomboş kalıp üçlüğü soktu.Yine de Ender ve Emir'le farkı indirdik ama Almanya faullerde hata yapmazken biz sürekli çizgiden hata yaptık ve Almanya maçı 73-67 kazandı.

Milli takımımızda Ömer Aşık 19 sayı 11 ribauntla çok güzel bir performans sergilerken Almanya'da Kaman 20 sayı 7 ribaunt,Nowitzki 19 sayı 7 ribaunt,Schwethelm de çok kritik 14 sayıyla katkı verdi.
Maçın özellikle 2.yarısında çok kötü bir Milli takım izledik.Ömer Aşık dışında kafası maçta olan bir oyuncumuz yoktu biraz da Enes belki.4.çeyrekte 4 faullü Nowitzki'nin üstüne gidip faul aldıramadık.Ya da Schwethelm'in bu kadar etkili olduğu bir günde şutlarına el bile gösteremedik.Faul atışlarına ise girmek bile istemiyorum.Bu seviyede bir takımın %45 le faul atması kabul edilemez bir olay.Şimdi yine başkalarına bıraktık gruptan çıkma şansımızı.Sırbistan'ı yenmemiz Litvanya'nın da Almanya'yı yenmesi lazım.Kendimizi mutlaka toplamamız lazım.Hadi hayırlısı.
8 Eylül 2011 Perşembe
Ömer Aşık ve Makas Olayı
Birkaç gündür evde pek vakit geçiremediğimden bu olay gözümden kaçmış.Şans eseri gördüm dünkü Türkiye-Fransa maçının öncesinde ısınma anında Ömer Aşık smaç basarken potadan makas düşmüş.
Çok tehlikeli ve inanılmaz bir olay.Allah'tan makas kimseye gelmemiş.Milli Takım menajeri Harun Erdenay da olayı doğrulamış.Makası yetkililerin unuttuğu ve kendilerinden özür dilediğini makasın potanın arka kısmına düştüğünü söylemiş.Böyle bir ihmalkarlık olacak şey değil.Allah korusun makas birine gelseydi çok ciddi sonuçlar çıkabilirdi.O yüzden bu konuda zaten organizasyonda sıkıntılar yaşayan Litvanya'ya ceza gelmesi gerekli.Gerçekten Allah korumuş Ömer'i.
7 Eylül 2011 Çarşamba
Kaçan Fırsatlar ve Fransa Mağlubiyeti

Eurobasket'te 2.turun ilk gününde turnuvada yenilgisi bulunmayan Fransa'yla karşılaştık.Dün akşam futboldaki kötü oyundan sonra basketbol maçını daha da bir hevesle bekler oldum kendi adıma.2.tura çıkmayı garantiledikten sonra güzel oyunla gelen İspanya galibiyeti beklentileri yükseltmişti.Ne yazık ki öyle olmadı.Maçı kazanmak için birçok fırsatı cömertçe harcadık ve 68-64 mağlup olduk Fransa'ya.
Maça Ömer Onan ve Hidayet Türkoğlu'nun basketleriyle girdik ve bir anda farkı arttırdık ancak daha sonra Fransa'nın süperyıldızı Tony Parker devreye girdi.Parker hem asist hemde sayılarıyla Fransa'yı geri getirdi.Biz hücum ribauntlarında çok etkili olsak ta atletik Fransa karşısında uzun yan paslar yapınca onlar da top çalmalarıyla ribauntlardaki üstünlüğümüzü nötrledi.İlk çeyrek tam 7 top kaybı yaptı milli takımımız buna karşın ribauntlarda da 14-5 öndeydik.Çeyreği 14-12 önde geçtik.
2.çeyreğe iyi girdik ancak daha sonra Fransa'nın bir başka Nba oyuncusu Nicolas Batum devreye girdi.Savunmada top çalmalarıyla hızlı hücumlar yaratıp kolay sayılar buldu Batum ve Fransa kontrolü ele aldı.Ömer Aşık'ın kenara gelmesiyle ribauntlardaki üstünlüğümüzü de kaybedince skor bulmakta zorlandık.Böylece üstünlüğü ele alan Fransa Parker önderliğinde ilk yarıyı 31-27 önde geçti.

2.yarıya pota altından Noah'la sayılar bularak başlayan Fransa'ya Noah'ın Chicago'dan yedeği Ömer Aşık'la cevap verdik.Ersan da Ömer'e yardımcı olunca farkı 2'ye kadar indirdik.Ancak daha sonra savunmada gardımız düştü.Bunu da çok iyi değerlendiren Tony Parker önce sayılarıyla sonra da asistleriyle farkı açmasını sağladı Fransa'nın.Kahudi ve Gelabale'nin art arda üçlükleriyle fark çift hanelere çıktı ve son çeyreğe 57-44 Fransa üstünlüğüyle girildi.
Son çeyreğe de Fransa iyi başladı ancak ondan sonra nihayet hücumda top kaybı yapmayı bırakınca etkili olmaya başladık.Savunmada da alan savunmasına dönüp Fransa'yı şaşırtınca farkı azaltmaya başladık.Ancak bir türlü o kıvılcımı ateş haline dönüştüremedik.Çokça fırsat geldi halbuki elimize.Mesela savunmada top çalıp eksik yakaladığımız bir pozisyonun dönüşünde bomboş üçlükleri değerlendiremedik birçok kez veya Tony Parker'ın göz yaşı damlası denemesine müthiş bir blok koyan Ömer Aşık'tan gelen topta hızlı hücumda topu kaybettik.Buna rağmen Fransa öyle şaşırmıştı ki bir türlü o şoktan çıkamadılar.Tam bu anda da Ersan İlyasova devreye girdi.Önce müthiş bir blok yaptı Ersan daha sonra da basket faul yaptı.Üstüne bir muhteşem blok daha yaptı.Daha sonra Fransa topu oyuna sokarken hata yapınca 35 saniye kala 2 sayı gerideyken top bize geçti.Ancak ne yazık ki Orhun Ene bence çok hatalı bir şekilde o topu köşede Kerem Tunçeri'yle buluşturacak set çizdi.Kerem tüm turnuva boyunca şutlarda çok büyük sıkıntı çekti keza bu maçta da çok kötü oynuyordu.O köşede Kerem Tunçeri yerine mutlaka başka biri olmalıydı.Kerem de son topta köşeden bomboş üçlüğü kaçırınca umutlarımız tükendi.Bu maçta kaçırdığımız benim saydığım 6.bomboş üçlüktü.Parker'ın 2 de 2 attığı serbest atışlardan sonra Ender'le bomboş turnikeyi kaçırdık ancak hücum ribauntunu alan Emir çok zor pozisyonda üçlüğü yolladı ve farkı 7saniye kala 1'e indirdi.Parker bir kez daha 2'de 2 attı.Ancak biz mola dönüşü topu kenardan 5 saniyede sokamayınca maçı 68-64 kaybettik.

Çok üzücü bir mağlubiyet oldu.Maçı o kadar çok kazanma fırsatı elimize geçti ki bunları nasıl değerlendirmedik çok şaşırıyorum.Koçsal hatalar da oldu.Özellikle o topu Kerem'le buluşturmak ya da çok sıcakken o son topta topu Emir'e çıkartmak gibi ya da Ömer kenardayken Enes Kanter'in oyuna girmemesi gibi.Tabi mola dönüşü 5 saniyede topu oyuna sokamamak felaket.Ancak yine de hiç inanamadığım şaka gibi bir mağlubiyet oldu bu.Umarım bu mağlubiyetin altından çabuk kalkarız.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








