Vince Carter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Vince Carter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ocak 2011 Salı

Marthin Luther King Canavarları

Dün Amerika'da Martin Luther King günüydü.Bu günde de Nba'de maçlar daha erken başlar,güzel maçlar olur,önemli maçların da bir kısmını bugüne koyarlar.Her neyse dün de 13 tane maç vardı ve öyle bireysel performanslar sergilendiki hangisini günün performansı seçip koysam diğerlerine ayıp olurdu ben de toplu bir değerlendirme yapayım dedim.


Bu değerlendirmeye de bir çaylakla başlayayım dedim.Blake Griffin kuşkusuz bu sezonun en heyecan verici oyuncularından biri ve Cippers'ın bu seneki süpriz performansının da baş mimarlarından.Dün geceki Clippers-Pacers maçında ise iyice coştu Griffin ve kısa kariyerinin en yüksek sayısına ulaştı.Tam 47 sayı attı Griffin.Bunu da 24 şutta 19 isabet gibi mükemmel bir yüzdeyle yaptı.Griffin 14 te ribaunt çekip süper bir maç çıkardı ve takımının galibiyetinde en büyük pay sahibi oldu.Griffin'i takip etmeye çalışıyorum.Hem müthiş atletikliği hem de blogumuzun ismini taşıması nedeniyle.Gerçekten hiç te bir çaylak gibi oynamıyor.Büyük bir oyuncu olacağı besbelli eğer başına bir sakatlık tarzı bir şey gelmezse.Saygı duyulası bir performans.Günün en önemli istatistiklerinden hatta belki de en iyisi...


Griffin'den bir başka takip ettiğim oyuncuya ve onun güzel performansına geçelim.Amar'e Stoudamire'ın gelişiyle Knicks geçen senelerden çok farklı.Tabiki bu durumun olmasında tek etmen Amar'e değil ama en büyük etken dersek yanılmış olmayız.Dün akşam erken saatte oynanan Suns-Knicks maçında Amar'e 41 sayı attı.Dediğim gibi maç erken saateydi ve Ntvspor veriyordu o yüzden rahat izleyebildim maçı.Çok dominant oynadı Amar'e.Knicks'in oynadığı hızlı tempoda gerçekten çok güzel bir yıl geçiriyor.Bu maçta da 25 şutta 15 isabetle yüksek bir yüzde yakalayıp 41 sayı attı dediğim gibi.6 da ribaunt çekti Stoudamire ama galibiyete yeterli olmadı...


Knicks'in galip gelememesinin sebebi de eski günlerden bir performans sergileyen Vince Carter oldu.Hido takasıyla Suns'a gelen Carter kendini toparladı Nash'in komutasında ve bu maçta da 29 sayı 12 ribaunt 4 asistle oynayarak geçen senenin Şubat ayından beri ilk kez double double yaptı.Pek te öyle göz kamaştırıcı bir performans gibi gözükmeyebilir ama 1 yıllık bir aradan sonra gelmesi sevindirici.Carter 20 şutta 11 isabet buldu.Maçı canlı izledim dediğim gibi.Carter oyunu kontrolüne aldı ve takımının önde kalmasını sağladı.Gerektiği yerde liderlik etti ve takımını sürükledi.



Bir başka etkileyici performansa geçecek olursak biraz da haksızlık ettiğimiz birisinden bahsetmek istiyorum.Lamarcus Aldridge Roy'un sakatlığından sonra takımının liderliğini üstlendi ve çok başarılı bir oluyor.Bugüne kadar da bir çok etkileyici performans sergiledi ama pek bahsetme şansımız olmadı diğer prfomanslardan.Ama dün gece de Minnesota karşısında çok güzel oynadı Aldridge ve takımının galip gelmesini sağladı.Aldridge 24'te 15 isabetle 37 sayı kaydetti ve 12 ribaunt ekledi bu güzel istatistiğine.Buna yakın istatistik yaptığı birkaç maç daha hatırlıyorum.Çok formda gerçekten.Takımının o kadar eksiğe rağmen bu derecede olmasının en büyük nedeni o.Hakkını biraz geç te olsa teslim edelim Aldridge'in.Bence All-Star olmayı da hakediyor bu sene.

Sezonun bir başka formda ismi de Russell Westbrook.Bundan önce de etkileyici performanslar sergileyip günün performansları köşemizde yer almıştı.Bu sene de birçok maçta takımına liderlik etti,sürükledi.Dün gece oynanan Lakers maçında da elinden geleni yaptı Wesbrook.Lakers'ın savunmada yumuşak karnı guard bölümünde bu zayıflığı çok iyi kullandı.23'te 12'yle 32 sayı attı ve ayrıca 12 asistle de Durant'in kötü bir gününde takımını sürükledi ama galibiyete yeterli olamadı.Westbrook ta gerçekten çok formda ve bence o da All-Star olmayı hakediyor ama Batı'nın zengin guard bölümünde kendine yer bulabilir mi bilinmez.Ama olursa da kimse ses çıkartmaz sanırım.

Westbrook'tan sezonun bir başka formda guardı Derrick Rose'a geçelim.Gerçekten o da çok formda ve Mvp için bile adı geçiyor.Bu sene çok iyi liderlik ediyor takımına ve Bulls ta bu sezon iyi bir konumda.Böyle devam ederlerse ciddi bir aday olabilir Mvp için.Dün geceki Memphis maçında da 20'de 7'yle nispeten kötü bir yüzdeyle 22 sayı attı ama 12 asist 10 ribauntla kariyerinin ilk triple double'ına imza attı.Galibiyette de büyük pay sahibi oldu.Dediğim gibi çok formda ve müthiş performanslar sergiliyor.Bu maçta da çok yönlü bir performansla yine liderlik etti takımına.


Son olarak ta bir başka triple double yapan oyuncuya geçelim.Boris Diaw takımı Charlotte Bobcats'in uzatmada Sixers'a 96-92 kaybettiği maçta çok yönlülüğünü sergiledi ve 25 sayı 11 ribaunt 11 asistle triple double yaptı.Dediğim gibi çok yönlü bir oyuncu Diaw ve bu sene de ilk triple double'ını yaptı.

Efendim işte bunlar Martin Luther King gününde oynanan 13 maçta sizler için seçtiğim günün performansları.Gerçetken bu kadar çok etkileyici performans 1 günde toplandığı için dediğim gibi bir tanesini koyamadım...

18 Aralık 2010 Cumartesi

Takasa Gel


Orlando Magic'ten ayrıldıktan sonra düşey atış hareketi yaparmışcasına tepe taklak gelen Hido,tekrardan Florida takımının bünyesine katıldı.Bu kısım bizler,yani Türk Basketbol Severleri ilgilendirdiği için buradan gireyim dedim mevzuya.Öte yandan takas 3 takım arasında gerçekleşti.Phoenix Suns,Washington Wizards ve Orlando Magic'in gerçekleştirdiği takasta yer değiştirmeler şöyle;

Arenas+J-Rich+Hedo+E.Clark=Orlando Magic
Rashard Lewis=Washington Wizards
Vince Carter+Marcin Gortat+Mickael Pietrus+2011 birinci tur draft hakkı+3M.D=Phoenix Suns

Öncelikle Hidayet'in tekrardan Magic'te olması beni çok mutlu etti.Özellikle 2 yıldır sergilediği performans ve NBA otoritelerince overrated bir oyuncu olarak gözükmesi beni çok rahatsız ediyordu.Sonuçta zirveye ulaştığı takıma geri dönmesi her ne olursa olsun,onun için iyidir.Stan Van Gundy'le tekrardan buluşması cabası.

Gilbert Arenas'ın gelişinden söz edersek;onun Lewis'le takasına pek bir mana veremedim.Hedo'nun verimini de düşürüceğine inanıyorum,en azından Washington'daki misyonuna bürünürse.Hidayet'in nokta şutör yapılmaya çalışıldığında gösterdiği performansı hepimiz gördük.Van Gundy'nin bunu denemeyeceğini düşünsemde,Arenas'ın varlığı takım içinde bir huzursuzluk yaratabilir-dediğim gibi topu hep elinde isterse-

Bir başka durum ise Arenas'ı bir başka takasta kullanmaları olasılığı.Bu durum hakkında şuanda bir haber çıkmasa da,neden olmasın diyorum.

Arenas'ın takılma katılmasındaki amacın tam olarak ne olduğunu anlamış değilim aslında.Arenas'ın kontratı 2013'te bitiyor ve katlanarak artıyor.Yani verdikleri Lewis kontratından pek bir farkı yok.Arenas'tan farklı bir beklentileri olsa gerek.Yani bana sorsanız,takım verimliliği açısından Nelson+J-Rich+Hedo üçlüsü takım için en verimlisi olur,Arenas'ın kötülüğünden falan değil tabii ki.Bildiğiniz gibi saha içi olaylar.

J-Rich'in Magic'e gelmesi,özellikle Pietrus'un ayrılışıyla olması gereken bir hamleydi.

Phoenix'te ise Nash-Carter yanyana olacak,ordan çok verimli bi sentez çıkacağını düşünmüyorum,Gortat'ı kattılar kadroya,bir uzun katmaları şarttı.Böylece Gortat'ta çok istediği süreleri bulabileceği bir takıma gitmiş oldu.

Rashard Lewis'e de değinelim,Washington Wizards'a gitti kendisi,Allah kolaylık versin.Bir atıcı 3 numarayı daha kadrosuna kattı.Wizards'ın asıl amacı Wall'un önünü açmaktı bence.Lewis'in yüklü kontratı ama onların başına bela olabilir.Çünkü malum Arenas'ın kontratı bu sene bitiyordu ama Lewis'in daha 3 yılı var 15 milyon dolardan.O konuda bir sıkıntı yaşayabilirler.Bu da demektir ki yine Josh Howard'tan vazgeçtiler artık.