19 Aralık 2010 Pazar

Nate Robinson Kaşınıyor-2

Nate Robinson Shaq'la uğraşmaya devam ediyor ve ufak şakalarla hem Shaq'ı avlıyr hem takım arkadaşlarını güldürüyor hem de antremanları vs eğlenceli hale getiriyor.Videoyu çeken Paul Pierce'ın da 5.saniye de Semih'e "What up Semih" diye takılması da güzel bir ayrıntı bizim için.İşte Shaq'a Nate'in şakası ayrıca bu konudaki diğer yazılarımız.

Nate vs Shaq-1
Nate vs Shaq-2


Kevin Love Coştu-2



Minnesota Timberwolves sezona başladığında genç oyuncusu Kevin Love'dan özellikle bu yazki Dünya Şampiyonası'ndaki başarılı performansı sonrası çok şey bekliyordu.Love da şu ana kadar bu beklentileri fazlasıyla karşıladı.Gerçekten çok iyi bir sezon geçiriyor ve Minnesota taraftarının geleceğe daha bir umutlu bakmasını sağlıyor.

Love açık ara ligin ribaunt kralı şu anda ve etkileyici performanslar sergiliyor.(bkz 31-31) Bu gece oynanan maçta da Denver Nuggets'a karşı 43 sayıyla kariyer rekorunu kırdı.Bu etkileyici sayı performansını 14-23 gibi etkileyici bir yüzdeyle sergiledi Love.Bu istatistiğinin yanına 17 ribaunt gibi etkileyici bir performans daha ekledi.Ama malesef takımının kaybetmesine engel olamadı.

18 Aralık 2010 Cumartesi

Takasa Gel


Orlando Magic'ten ayrıldıktan sonra düşey atış hareketi yaparmışcasına tepe taklak gelen Hido,tekrardan Florida takımının bünyesine katıldı.Bu kısım bizler,yani Türk Basketbol Severleri ilgilendirdiği için buradan gireyim dedim mevzuya.Öte yandan takas 3 takım arasında gerçekleşti.Phoenix Suns,Washington Wizards ve Orlando Magic'in gerçekleştirdiği takasta yer değiştirmeler şöyle;

Arenas+J-Rich+Hedo+E.Clark=Orlando Magic
Rashard Lewis=Washington Wizards
Vince Carter+Marcin Gortat+Mickael Pietrus+2011 birinci tur draft hakkı+3M.D=Phoenix Suns

Öncelikle Hidayet'in tekrardan Magic'te olması beni çok mutlu etti.Özellikle 2 yıldır sergilediği performans ve NBA otoritelerince overrated bir oyuncu olarak gözükmesi beni çok rahatsız ediyordu.Sonuçta zirveye ulaştığı takıma geri dönmesi her ne olursa olsun,onun için iyidir.Stan Van Gundy'le tekrardan buluşması cabası.

Gilbert Arenas'ın gelişinden söz edersek;onun Lewis'le takasına pek bir mana veremedim.Hedo'nun verimini de düşürüceğine inanıyorum,en azından Washington'daki misyonuna bürünürse.Hidayet'in nokta şutör yapılmaya çalışıldığında gösterdiği performansı hepimiz gördük.Van Gundy'nin bunu denemeyeceğini düşünsemde,Arenas'ın varlığı takım içinde bir huzursuzluk yaratabilir-dediğim gibi topu hep elinde isterse-

Bir başka durum ise Arenas'ı bir başka takasta kullanmaları olasılığı.Bu durum hakkında şuanda bir haber çıkmasa da,neden olmasın diyorum.

Arenas'ın takılma katılmasındaki amacın tam olarak ne olduğunu anlamış değilim aslında.Arenas'ın kontratı 2013'te bitiyor ve katlanarak artıyor.Yani verdikleri Lewis kontratından pek bir farkı yok.Arenas'tan farklı bir beklentileri olsa gerek.Yani bana sorsanız,takım verimliliği açısından Nelson+J-Rich+Hedo üçlüsü takım için en verimlisi olur,Arenas'ın kötülüğünden falan değil tabii ki.Bildiğiniz gibi saha içi olaylar.

J-Rich'in Magic'e gelmesi,özellikle Pietrus'un ayrılışıyla olması gereken bir hamleydi.

Phoenix'te ise Nash-Carter yanyana olacak,ordan çok verimli bi sentez çıkacağını düşünmüyorum,Gortat'ı kattılar kadroya,bir uzun katmaları şarttı.Böylece Gortat'ta çok istediği süreleri bulabileceği bir takıma gitmiş oldu.

Rashard Lewis'e de değinelim,Washington Wizards'a gitti kendisi,Allah kolaylık versin.Bir atıcı 3 numarayı daha kadrosuna kattı.Wizards'ın asıl amacı Wall'un önünü açmaktı bence.Lewis'in yüklü kontratı ama onların başına bela olabilir.Çünkü malum Arenas'ın kontratı bu sene bitiyordu ama Lewis'in daha 3 yılı var 15 milyon dolardan.O konuda bir sıkıntı yaşayabilirler.Bu da demektir ki yine Josh Howard'tan vazgeçtiler artık.

Karayip Korsanları 4 Geliyor

Karayip Korsanları serisini özlemiştik gerçekten özlemişiz.3.filmden sonra ara oldu ama 4.film geliyor.20 Mayıs'ta vizyona girecek film hem de 3 boyutlu.Orlando Bloom ve Keira Knightley yok ama Penolope Cruz var bu filmde de ve tabiki Johny Depp.Jack Sparrow rolü ayrı bir yakışıyor gerçekten ona.

Filmin fragmanı yayınlandı biraz gecikmeli olsa da girelim onu da.Gerçekten insanı heycanlandıran bir fragman olmuş.Zaten heycanla bekliyorduk filmi bu fragmandan sonra 20 Mayıs'a kadar nasıl bekliyeceğiz bilmiyorum.

17 Aralık 2010 Cuma

Sakatlık Raporu..


Nba'de bu haftaiçi çok fazla sakatlık oldu. Önce Noah'ın elinden operasyon geçireceği açıklandı. 8 - 10 hafta arası forma giyemeyecek. Boozer daha yeni dönmüştü Chicago'da, tam takım oturuyor derken bu olay Bulls'u baya bi sarsacaktır.Ancak bizim açımızdan bakacak olursak Boozer'ın dönüşünden sonra dakikaları büyük oranda düşen Ömer Aşık'ta otomatikman takımdaki tek pivot oldu ve tıpkı Semih gibi ilk beş çıkacak büyük ihtimal.Ömer'in bu aldığı sürelerde takıma vereceği katkı çok önemli özellikle savunma konusunda.O yüzden Ömer için kritik bir dönem olacak bu.

Rondo'da bu sezon 3. kez sakatlık geçirdi, 2 hafta oynamayacak deniyor. Boston kadrosu onsuz da maç kazanır elbet ama yedeği Nate Robinson olunca insan acaba? diyor.

Vee tabi en önemli olay, Yao Ming'in sezonu yine kapatması.. Artık ümitler tükenmeye başladı, eski Yao'yu izleme meselesini geçtim Yao'yu bir daha hiç izleyemeyebiliriz. Gerçekten çok üzücü bir olay. İlk 3 sezonunda 2 maç kaçıran bir adamdan bahsediyoruz.Bu sakatlıktan sonra Yao ciddi bir karar aşamasına geldi ve emekli olması yüksek bir ihtimal olarak kulislerde konuşulmaya başladı.Yao'nun bir kez daha stres kırığı geçirmesi de büyük bir etken bunda.Kırılgan devin kariyeri şu an ciddi olarak bitme aşamasında..

Bir de sakatlıktan dönenler var tabii.. Lakers'de Bynum, Minnesota'da Flynn - Webster döndü bu haftaiçi. Mehmet'inde bugün 5-10 dakika ile başlaması bekleniyor.Tabi onun takım içinde rolü ne olucak merak ediyorum.Umarım sağlıklı bir şekilde döner Memo.Mike Miller'inde Noelden önce takıma katılabileceği söyleniyor.

Şimdilik bu kadar, gelişmeleri bizden takip edin! (fotomaç)

Europa Kuraları..


  • Napoli - Villareal
  • Glasgow Rangers - Sporting Lisbon
  • Sparta Prag - Liverpool
  • Anderlecht - Ajax
  • Lech Poznan - Braga
  • Beşiktaş - Dinamo Kiev
  • Basel - Spartak Moskova
  • Young Boys - Zenit
  • Aris - Manchester City
  • Paok - Cska Moskova
  • Sevilla - Porto
  • Rubin Kazan - Twente
  • Lille - Psv Eindhoven
  • Benfica - Stuttgart
  • Bate Borisov - Paris Saint Germain
  • Metalist Kharkiv - Bayer Leverkusen
Şampiyonlar Ligi'nden sonra Beşiktaş'ın da içinde bulunduğu Europa Lig kuraları da çekildi. Beşiktaş'a D.Kiev çıktı. İlk maç 17 Şubat'ta İnönü'de, rövanş 24 Şubat'ta Kiev'de.. Beşiktaş'ın fazla zorlanmayacağını düşünüyorum. Asıl eşleşme Kiev'i geçerse oluyor. Aris - M.City galibiyle eşleşecek ki City en sağlam takım baktığımız zaman. Onun yerine Liverpool bile gelse daha iyi olurdu çünkü City bu ligdeki maçlarında da as kadrosundan vazgeçmiyor ve işi ciddiye alıyor. Neyse, Beşiktaş'ın yolu açık olsun..

Diğer eşleşmelerden dikkat çekenler, izlenmesi gerekenler Sevilla - Porto ve Lech Poznan - Braga gibi duruyor. Ben Villareal ya da Porto'nun kupayı alacağını düşünüyorum. Bakalım tutacak mı?

Bye Bye Hollywood..



Bu hafta içinde NBA'de küçük çaplı bir takas gerçekleşti Lakers - Houston - New Jersey arasında. Bu takasla T.Williams Houston'a, Vujacic Nets'e, Joe Smith Lakers'e gitti. Bazı draft hakları da değişti ama onlar önemli değil o kadar..

Lakers açısından bakacak olursak, Sasha'nın bu sene kontratı bitiyordu ve baya yüklüydü. Zaten hiç süre de alamıyordu, onu gönderip herhangi bir sakatlık ihtimaline karşı yedek uzun aldılar, hem de iyilerinden birini aldılar.

Açıkcası çok çapsız bir adamdı ama ben severdim Vujacic'i. Gitmesine üzüldüm mü hayır tabiki, takas çok mantıklı çünkü.

Böylece 2005 ve sonrasının muhteşem ikilisi Farmar - Vujacic Nets forması altında birleşmiş oldu. Şimdi onlar düşünsün hehe..


İşin magazin boyutuna gelirsek de, bildiğiniz gibi Vujacic tenisçi Sharapova Yengemizle çıkıyor uzun süredir. Bu takasla Hollywood'dan Brooklyn'e geçen Vujacic'in L.A.'i özleyeceği kesin. Bakalım orada da devam edecek mi vukuatları..

CL Kuraları..


  • Roma v Shakhtar Donetsk
  • AC Milan v Tottenham Hotspur
  • Valencia v Schalke 04
  • Internazionale v Bayern Munich
  • Lyon v Real Madrid
  • Arsenal v Barcelona
  • Marseille v Manchester United
  • Copenhagen v Chelsea


Şampiyonlar Ligi son 16 kuraları çekildi. Evet, yine Lyon - Madrid eşleşti. El clasico olma yolunda ilerliyor bu rekabet. Son üç eşleşmede 3 galibiyet, 3 beraberliği var Lyon'un. Mourinho'nun işi zor.

Bir diğer önemli eşleşmede tabiki Barcelona - Arsenal. Dünya'da futbolu en güzel oynayan 2 takım. Bunu Barça'nın daha iyi başardığı bir gerçek, geçen seneki eşleşmede ikisi de futbol oynamak için sahadaydı, sonuç 4-1. (Messi sağolsun) Arsenal'e 2 senedir yazık oluyor, başka eşleşmeyle daha iyi yerlere gelebilirlerdi.

Geçen senenin Finali'de tekrarlanıyor son 16'da Bayern - Inter. Mourinho gittikten sonra Inter büyük çöküş yaşadı kadroyu korumasına rağmen. Bayern favori gözüküyor şu anda.

Haa bir de Gareth Bale yine San Siro zeminine çıkacak, ayık olun hehe..

Benim tahminlerim Roma,Tottenham,Valencia,Bayern,Madrid,Arsenal,Manchester,Chelsea. Schalke sürpriz yapabilir Valencia karşısında, diğerlerinde yanılacağımı düşünmüyorum.




Uçtu Uçtu Jr Smith Uçtu

Denver Nuggets'ın atletik guardı Jr Smith dün geceki San Antonio mçaında Karşıyaka'dan tanıdığımız Gary Neal'in üstünden öyle bir smaç vurduki gerçekten müthiş.Yılın smacı konusunda en büyük adaylardan biri olur bu smaç.Resmen ayak bilekleri kafasına gelmiş Neal'in.Müthiş..

16 Aralık 2010 Perşembe

Nate Abi, N'apıyorsun?

Dün Boston New York'dan Pierce'nin son saniye basketiyle çıktı ama o basketten çok bu sevinç konuşuldu. Nate Robinson, bambaşkasın..

Messi..

Messi'yi anlatmaya gerek yok. Barcelona kariyerinde attığı 150 gol. Afiyet olsun..



Anlamlı Destek

Beşiktaş taraftarı son günlerde medyanın çok üstüne geldiği yıldız futbolcuları Guti Hernandez'e dün akşam oynanan Rapid Wien maçında açtıkları pankartla destek oldu.Her zaman yaratıcılıklarıyla ün salmış olan Çarşı grubunun açtığı pankart ve oyuncusunu sahiplenmesi çok hoşuma gitti gerçekten.Mevlana'nın "Ne kadar bilirsen bil. Söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır" sözünü İspanyolca olarak hazırlattıkları pankartla Guti'ye söyledi Beşiktaş taraftarı.İşte o pankart.

3,2,1 Ginobili!!!

Bu sabaha karşı yapılan maçta San Antonio Spurs'le Milwakuee Bucks karşı karşıya geldi.Spurs beklenmediği kadar zorlandı arkibi karşısında ama Bucks zaten bir diğer Teksas ekibi Dallas'ın galibiyet serisini sonlandırırken bunun sinyallerini vermişti.

Maçın son anlarına 90-90 eşitlikle girildi ve son top Spurs'teydi.Manu'yla buluşturdular topu o da solak bir oyuncu olarak kendi soluna gitti.Savunmacısı Mbah A Moute'de iyi kaldı karşısında topuna da müdahele etti.Tam topu kaybediyormuş gibi olduğunda bir adım geri çekilip zor pozisyonda el üstü buzzer ı gönderdi ve maçı kazandırdı takımına Ginobili.

Nate Robinson Kaşınıyor

Nate Robinson ve Shaquile O'Neal Boston'da takım arkadaşı olduklarından beri antremanlarda birbirlerine ufak şakalar yapıyorlar hem kendileri hemde takım arkadaşları eğleniyor.Biz de bu durumdan bahsetmiştik.

Uzun zamandır ses çıkmıyordu o taraftan derken muzip Nate yine muzipliğini konuşturdu ve antremanda Shaq'ın arkası dönükken üstünden smaç bastı.Shaq biraz kovaladı ama Nate çoktan kaçmıştı.Böylece Nate 2-0 öne geçti bu düelloda.Shaq'tan yakıında sağlam bir şaka bekliyorum Nate.

Bu da o smacın görüntüleri işte.

Obradovic İzledi,Sizin Ne Eksiğiniz Var?



Açıkcası maç yazıları girmeyi pek sevmem,ki amacım maç yazısı girmekte değil.Kerem Tunçeri 3 ay önce Dünya Şampiyonası yarı finalinde Sırbistan'a attığı basketin aynısını,bu kez Obradovic'e yani Panathinaikos'a okutturdu.Maç sonu pozisyonu izlemeye doyamayan Obradovic'in hatıralarında epey bi yeri olacaktır Kerem Tunçeri'nin.

Biraz maçtan söz edecek olursak,maçın başında Efes Pilsen inanılmaz bir başlangıç yaptı.Daha sonra beklenildiği gibi Panathinaikos yaklaştı,yaklaştı ve son periyotta öne geçmeyi başardı.Oyunun son dakikaları gerçekten inanılmazdı.Öyle böyle değil yani,tribünde olmanın verdiği haz,emin olun anlatılamazdı.Efes Pilsen'in 15000 seyircisi olacağını pek düşünmezdim ve tabii ki böyle bir atmosferin olacağınıda.

Diamantidis'i dünya gözüyle gördüğüm için de ayrı bir mutluluk var içimde.Yine işini iyi bir şekilde yaptı Diamantidis,top kaybı sayısı dikkat çeksede.

Pana'nın eksik olduğunu,Batiste ve Maric'i getirmediğini belirtelim.Açıkcası maçın kaderi değişebilirdi ancak Efes'in galibiyetini gölgeleyemez bana kalırsa.Her ne olursa olsun büyük bir zafer kazanılmıştır.

Efes Pilsen bu galibiyetle birlikte Top 16'yı da garantilemiş oldu.

Üst tarafta verdiğim videoyu da izlemeden geçmeyin,ayıp olur ayıp.

Griffin bulvarı olarak bizde ordaydık,çıkışta kalabalık arasında kaybolan Patron Buğra Uzar'ın Şirinevler'den Zincirlikuyu'ya kadar Kerem Tunçeri'nin adını sayıkladığı haberini aldık.Bir an önce toparlanıp dükkanının başına dönmesini temenni eder,acil şifalar dileriz.

Buğra Uzar'ın Notu:Kazandık-Kerem Tunçeri-Kazandık-Kerem Tunçeri-Kazandık-Kerem Tunçeri x12

15 Aralık 2010 Çarşamba

Vecizeler-3



Magic Johnson'un MJ için yaptığı yorum şahane.

"Bazen Michael Jordan o kadar güzel oynardı ki onu savunmaya calışmak yerine potayı güzel gören bi yerden Jordan'ın yapacağı şeyi izlemeyi seçiyodum, çünkü ertesi gün herkes o hareketten bahsederken tam anlamıyla görememiş olmak beni çıldırtıyordu."

Iverson yoksa Chatman Var-2



Beşiktaş Cola Turka dün akşam Hemofarm Stada deplasmanına çıktı.Sakat süperstarı Allen Iverson'suz çıkılan deplasmanda sahneye birkez daha Kartalın diğer guardı Mire Chatman çıktı.Chatman uzatmaya giden maçta 40 dakika sahada kalan yıldız guard tam 43 sayı attı.Chatman bu süper sayı performansının yanına 7 ribaunt ve 3 asist ekledi ancak ne yazıkki galibiyete yeterli olmadı ve Beşiktaş uzatmaya giden maçta rakibine 101-100 yenildi.

Chatman gerçekten çok yetenekli ve çok yönlü bir oyuncu.Geçtiğimiz senelerde de bu tip etkileyici performansları vardı.Bu maçta da hakikaten süper oynamış.Ancak Beşiktaş Cola Turka'da bence ciddi bir koç eksikliği var.Burak Bıyıktay iyi niyetli ama yeterli olamıyor ve o yüzden bu potansiyelli kadro bu tip beklenmedik mağlubiyetler alabiliyor.Neyse konuyu fazla dağıtmayalım ona da ilerideki bir yazımızda değiniriz.Chatman'ın bu müthiş performansına şapka çıkartmamak elde değil.Euro Challange sayı rekoru da sanırım kırıldı dünkü maçta Chatman tarafından.Tebrikler keşke galibiyete de yeterli olsaydı.

Koş Fatma Koş



Ülkemizde büyük beğeni ile! izlenilen FatmaGülün Suçu ne? dizisine uyarlanmış bir oyun gördüm internette gezinirken.Herkesinde tahmin edebileceği gibi bu oyunda başrol Beren Saat'te.Beren Saat namıdiğer Bihter,bu oyunda bir kaçış içerisinde ve tabiki erkekler tarafından kovalanıyor.Ne yapmak için? önemli bir soru işareti.Neyse yakalanmamak için Bihterciğimiz eski dizi partneri Behlül'ün fotoğraflarını toplamak zorundaymış.Yoksa yakalanıyor oyun sona eriyor...Ey güzel Allah'ım şu güzel Türkiye'de daha ne saçmalıklar göstericeksin bize.Belirtmeden etmiyim oyunun katagorisi aksiyonmuş.Aksiyon oyun severlere tavsiye edilir!

14 Aralık 2010 Salı

Kobe'den Van Gundy'e

Los Angeles Lakers'ın süperstarı Kobe Bryant deplasmanda Chicago Bulls'la oynadıkaları maç öncesi eski koç şimdilerde televizyon yorumcusu Jeff Van Gundy'le şakalaşmış.Buyrun o görüntüler.

Lakers ve Kronikleşmiş Normal Sezon Umursamazlığı..




NBA'de sezon başlayalı 1,5 - 2 Ay oldu. 4'te 1'ini geride bıraktık sezonun. Son 2 yılın Şampiyonu L.A. Lakers'de sezona 8-0 ile mükemmel başlamıştı. Yeni transferler müthiş oynuyor, Gasol MVP seviyesine çıkıyor, Odom en verimli yılını geçiriyor, Kobe idare ediyor ve hatta sakat Bynum'ın adı bile geçmiyordu. Sonrası ise geçen senelerle aynı sahne, 9 Galibiyet - 7 Mağlubiyet..

Geçen senelerde de Lakers'in en büyük sorunuydu bu, kolay maçlarda zorlanması ve umursamazlık. Son 2-3 haftadır yine baş gösterdi bu durum. Özellikle de Gasol - Artest'de.

Bynum olmayınca sezonun devamında da Ratliff sakatlanınca her maç 40 dk. nın üzerinde almaya başladı Gasol, tabiki bunun getirdiği bir yorgunluk vardır ama bu kadar etkilemesi de olanaksız. Maçların daha ilk çeyreğinden anlaşılıyor maça gelmediği.. Artest zaten yorum getirilemeyecek bir tip. Onun yerinde oynayabilecek adam fazlalığı şu an için onu büyük bir sorun haline getirmiyor, playoffta da toparlıyacaktır zaten.


Neyse Bynum'da bu gece dönüyor, çoğu sorunu çözecektir bu önemli ölçüde. Bekleyip, göreceğiz..

13 Aralık 2010 Pazartesi

Koca Kafalar-2

Daha önce şu yazımda Nba Tv'nin bu sezonki süper reklamından bahsetmiştim.Bu reklamın Noel versiyonu çıktı ve gerçekten inanılmaz güzel olmuş.Yani sanırım bugüne kadar gördüğüm en güzel reklam desem yanlış olmaz.Bu kadar güzel olabilirdi ancak.Oyuncuların kafası,yerleşimi,hareketleriyle müthiş uymuş.Valla süper olmuş yapanların eline sağlık.Hangi kısmını anlatsam bilemedim.Çok ta güldüm açıkçası süper olmuş dediğim gibi.Hayran kaldım.İşte bu süper reklam...

Kobe Bryant NBA 2K11

Bu reklamdan haberdardım,şimdi tekrar görünce paylaşmak istedim.Kobe Bryant ve 5 Ekim'de piyasaya çıkan 2K11 reklamı..

12 Aralık 2010 Pazar

Rahat Bırakın

                                     

Fernandes yazımda söylediğim gibi bir Beşiktaş değerlendirmesi yazdım.Baştan söylemek gerekirse bu yazıyı fanatik bir Beşiktaş taraftarı olarak yazıyorum.Çünkü artık bazı şeylere katlanamaz oldum.O yüzden tarafsız olmadığını söyleyebilirsiniz ki haklısınız da.

Bu sezon başında transferin en flaş takımı tartışmasız Beşiktaş'tı.Önce teknik direktörlüğü Alman çalıştırıcı Bernd Schuster getirildi sonra Portekiz'li süperstar Ricardo Quaresma ve son olarak ta yıllarca Real Madrid'te top koşturup klübün simge isimlerinden olmuş olan Guti Hernandez getirildi.Tabi bu da doğal olarak Beşiktaş'ı en çok konuşulan takım haline getirdi.Buraya kadar her şey normal ancak bundan sonra öyle eleştiriler,yorumlar yapılmaya başladı ki bir Beşiktaş taraftarı olarak artık canıma tak etti desem yeridir.Nitekim forumlarda okuduğum kadarıyla birçok Beşiktaş taraftarı da benimle aynı fikirde.Bu 3 isme yapılan eleştirileri ayrı ayrı değerlendireceğim sizlere.

Bernd Schuster Getafe'de çok başarılı bir dönem geçirip Real Madrid'i çalıştırmış bir isim.Schuster'in gelmesiyle birlikte kendi sistemini de getirdi ve bunu takıma yerleştirmeye başladı.Modern futbol diye tabir edilen önde basıp pas yapan ve göze hoş gelen ofansif futbolu oturtmaya çalıştı Beşiktaş'a.Bu da sezonun ilk bölümlerinde başarılı oldu ofansif açıdan ama defansif açıdan pek başarılı olmadı.Bunun sebebi de sistemin yanlışlığı değildi bence.Bu tip bir futbol için hızlı defanslar gerekirken çakılı defans oynamaya alışmış ağır Ferrari'nin ve pozisyon hatasına düşen Zapo'nun oynaması yüzünden oldu.Arkaya çok top kaçtı bu yüzden de pozisyon verdi Beşiktaş.Ama hücum anlamında gerçekten süperdi diyebiliriz.Ama medya öyle ağır eleştiriler getirdiki Schuster'e anlamak mümkün değil.Futbolu bilmiyor diyenler bile oldu.Yani nasıl bir mantık futbolu bilmeyen birini dünyanın en büyük klüplerinden birine yani Real Madrid'e teknik direktör yapar anlamak mümkün değil bu eleştiriyi yapanları.Sistemi topa tuttular ve onu sindirmeye çalıştılar.Zaten burada sorunun sistemde değil de defansta oynayan oyuncular da olduğu anlaşıldı.Çünkü İbrahim Toraman-Ersan ikilisi oynamaya başladığından beri Beşiktaş çok az pozisyon veren bir takım haline dönüştü ki bu 2 oyuncu da çok hızlı ve mücadeleci oyuncular.Zaten Schuster sene başında Ferrari ve Zapo'nun gönderilmesini istemişti ancak Sivok'un sakatlığı tüm dengeleri alt üst etti.

Eleştirilerin dozajı artınca Schuster de bir yerde patladı artık haliyle.Bu patlamadan sonra da asık suratlı,çirkef geçimi zor biri damgası yapıştırıldı Schuster'e.Antremanda futbolcularıyla şakalaşıp maçlarda atılan gollere çocuklar gibi sevinip mutlu olan adam başkası heralde.Tabiki kaybedilince üzülmesi somrtması normal zaten içinde kazanma hırsı olan biri de böyle yapar.Bu yazıyı yazmamı sağlayan nedenlerden önemli nedenlerinden birisi de şu haber oldu.Schuster'in yerli oyuncularla konuşmadığı ve bu yüzden de yerli oyuncuların Schuster'i başkana şikayet ettiği..Ne diyim bilmiyorum ama en güncel örnekten başlıyacağım.Geçen haftaki Bursaspor maçında golden sonra Schuster'in sırtına atlayan ve onunla şakalaşıp sevinen Ersan'ı da mı izlemediler ya da genç Necip,Ali Kuçik,Ersan gibi oyuncularla özel olarak ilgilenip onlara önemli maçlarda dahi forma şansı vermesini görmediler.Bu tip oyuncuları geliştirmek için elinden geleni yapması ve herkese hak ettiği süreyi almasını sağladığını da görmediler.

Bir de 60'ların futbolu oynanıyor lafına taktılar.Çok mu yanlış sanki bu laf..Büyük takımlara karşı oynayan çoğu takım oyunu geride kabullenip rakibin yıldızlarını sert müdahelelerle durdurmaya çalışıyor.Yanlış anlaşılmasın her takım değil ama bir çok takım öyle.Başta Guti ve Quaresma olmak üzere birçok futbolcuya çok sert müdaheleler yapılıyor.Tabi bu sadece Beşiktaş içinde geçerli değil.Bu yüzden Schuster'e sonuna kadar hak veriyorum bu sözünde Avrupa'da Milli Takımımız ve diğer takımlarımızın durumu ortada bir tek eleştirilen Beşiktaş kaldı ama yine yerden yere vurulmaktan kaçamadı Alman teknik adam..Ben kendisinin yapmaya planladığı işin arkasındayım.Beşiktaş ve Türk futboluna da birçok şey katıcak bir isim olduğunu düşünüyorum kendisinin.

Gelelim bir başka yıldız Guti'ye...Guti Türkiye'ye gelmiş en kariyerli oyunculardan biri.Onun yeteneklerini tartışmak bile yersiz zaten geldiği günden itibaren nasıl büyük bir maestro olduğunu kanıtlarcasına oynadı.Takımın beyni görevini çok iyi üstlendi.Gerektiğinde defansa kadar gelip top aldı,oyunu açtı,pas attı,çalım attı.Daha gelmeden yapılan "Para için geldi" eleştirilerini boşa çıkardı.

Bu sene Beşiktaş'ın bir kaç maçı hariç ligde ve Avrupa'da tüm maçlarını izledim.Ligdeki maçlarda Guti'ye atılan tekmelerin haddi hesabı yok.Gerçekten rakip oyuncular çok acımasızca tekmeyi atıyolar Guti'ye ve sert müdahelelrde bulunmaktan hiç çekinmiyorlar.Ancak bu tekmelere bazen faul bile vermeyen hakemler Guti'nin itirazlarına acımasıca kart gösteriyorlar.İspanyol futbolcuya çok yükleniyorlar daha sonra bu konuda kolay kart görüyor diye.Yani hakemler düzgün olarak kart verseler Guti'de böyle sinirlenmeyecek.Ayrıca bu yazıyı yazmamı sağlayan bir başka olay da şu son Eskişehir maçında oldu.Lig Tv spikeri Melih Gümüşbıçak Guti 2.sarıyı görünce"Bilerek gördü tatile çıkacak" gibi bir yorumda bulundu..Yani bunu neye dayanarak yaptı anlamak mümkün değil.Guti gibi iş ahlakı üst seviyede olan,antremanlarda hep iyi çalışan ayrıca antremanlardan sonra da kendi çalışmasını yapıp ilerleyen yaşına rağmen bu seviyede bir performans verebilen bir oyuncuya işten kaçıyor demek bilerek yapıyor demek çok çok ayıp.Hele ki bunu maç esnasında demesi ayrı bir garip yapıyor olayı.Sözde spikerlerin tarafsız olması gerekiyor.Hiç yakıştıramadım ve çok ta kızdım bu olaya.



Son olarak Quaresma'ya gelirsek o da Beşiktaş'ta yeniden doğdu.Tekrar Milli Takım'a seçildi.Ancak o da Guti gibi tekmelerden çok dertli.Üst üste gelen sakatlıklarda zaten bu tekmelerin sonucu.O kadar sert müdaheleler alıyorki Q7 sakatlanmaması mümkün değil.Aynı yere üst üste gelen darbelerin sonucu oluşuyor zaten.Ama medya yine ona "Antremanlarda çalışmıyor." damgasını yapıştırdı.Adam geçip gol atıyor "bencil,takım oyuncusu değil" diyorlar bunu da anlamak mümkün değil.Sanki hiç pas vermeyen egoist bir oyuncu Quaresma.Birkaç ekstra iş yapmaya çalıştığı durumlar hariç gayet te bir takım oyuncusu Quaresma.Bu dediğim durumlar da fazla değil.

Sonuç olarak dediğim gibi taraftarlığımın ön plana çıktığı bir yazı oldu.Tabiki bu genel yapılan eleştrilerden yola çıkarak yazdığım bir yazı ve gerçekten çok ta bunaldım bu eleştrilerden ve böyle bir yazı yazma ihtiyacı hissettim.Bir taraftar olarak düşüncelerim bunlar ve birçok Beşiktaş taraftarının da görüşlerinin bu yönde olduğunu düşünüyor ve okuyorum dediğim gibi..Yanlışım olduysa affola dediğim gibi tarafsız olamadım pek.