9 Aralık 2011 Cuma

Nba'den Haberler


Nba'de transfer piyasası son 2 gündür iyice karıştı.Serbest kalan oyuncular takımlarını seçmeye başladılar yavaştan.Dün akşam itibariyle de üst üste transfer haberleri gelmeye başladı.Ciddi kontratlar yapıldı oyuncularla.

Öncelikle hemen haftanın ilk haberinden başlayabiliriz.Nba'de bir döneme damga vurmuş üst üste sayı kralı olmuş olan Tracy Mcgrady Atlanta Hawks'la 1yıllığına anlaşmış.Jamal Crawford'u kaybeden Hawks yerini doldurmakta hiç gecikmedi.Bence güzel bir hamle oldu.Mcgrady sakatlıklardan sonra iyice duruldu ama yine de oyununu olgunlaştırdı bu yüzden benchten gelip iyi bir katkı verecektir Hawks'a.Takım uyumu açısından da Crawford'tan daha doğru bir tercih.

Bir başka haberse New York Knicks cephesinden geldi.Knicks son şampiyon Dallas'tan ayrılan Tyson Chandler'la 4 yıl 58 milyon dolara anlaştı.Evet Knicks yönetimi yaptığı acaipliklere bir yenisini daha ekledi diyebilirim.Onca yıldır hazırlanıyorlar yok yere milyon dolar saçtıkları oyuncuları göndermeye çalışıyorlar süperstarlarla dolduracağız diye onun yerine parayı Chandler'a veriyorlar.Yanlış anlaşılmasın Chandler kötü bir oyuncu değil ancak ona bu kadar yüksek paralar neden veriliyor anlamıyorum.İyi bir savunmacı ama o kadar.Hücumda havaya atılan topları smaçlayan bir pivottan fazlası değil.Bu kadar parayı hem de uzun süreli bir kontratla vererek kendi ellerini bağladılar.Böylece gelecek sene serbest kalabilecek Deron,Dwight ve Cp3 gibi oyunculara kontrat veremeyecekler.Ayrıca takasla da alamayacaklar Amar'e ya da Melo'yu vermeden.

Tabi ufak ta olsa olumlu yanları olacaktır.Hiç savunma yapmayan Knicks'te Chandler ortada çok iyi duracaktır.Ayrıca Amar'e den başka toplasan 1 uzun etmeyecek uzunlara sahip Knicks açısından oraya güzel bir ekleme.Son olarak ta Paul ve Howard muhtemelen başka takımlara takas olup sözleşme uzatacaklarından zaten gelecek sene onları alamayabilirlerdi.Bu riske hiç girmediler.Ama tabi ki tüm bu sebepler benim açımdan Chandler'a 4yıl 58 milyon dolar verilmesini mantıklı sağlamıyor.Kötü bir hamle geldi Knicks'ten bana göre.

                           

Bir başka Dallas'lı Caron Butler da takım değiştirdi.Butler Clippers'ın 3 yıl 24 milyon dolarlık kontratına evet diyerek California yolunu tuttu.Önemli bir iş yaptı Clippers ama bana göre yine yüksek bir kontrat oldu bu.Kadrolarında 3 numara eksikti çok iyi bir hamle yaptılar diyebilirim.Butler iyi bir savunmacı olduğu kadar hücumda da etkili bir skorer.Ancak çok ciddi bir sakatlıktan geliyor.Bu yüzden bu kadar yüksek bir kontrat vermek doğru mu bilmiyorum ama kağıt üstünde çok iyi bir beş oldu Clippers adına.Bu sene daha çok ses getireceklerdir bence.

Nba'de en saygı duyulan oyunculardan Shane Battier ise yeteneklerini South Beach'e götürdü ve Miami Heat'le anlaştığını Twitter üzerinden duyurdu.İyi bir rol oyuncusu Battier.Heat'in kadro darlığından bahsediyorduk o açıdan iyi bir takviye olabilir ama aynı pozisyonda zaten Lebron var.Üstüne bir de Mike Miller varken bu transferden ne kadar katkı alabilirler tam bilmiyorum.Tabi ki Battier gibi karakterli bir oyuncu Nba'de çok az.Her takım onun gibi bir profesyoneli ister kadrosunda.O yüzden çok ta eleştirilecek bir transfer değil.

Heat'in bir başka hamlesiyse Eddy Curry oldu.Ne diyim bilemedim bu transfere.Tamam bir pota altına ihtiyaçları var ama bahsettiğimiz adam Curry.Fazla kilolarını verdi filan haberleri çıkıyor.Daha önce de görmüştük bunu.Curry'den pek bir şey beklememek lazım.Enteresan bir hamle.Çok değerlendirecek bir yanını bulamıyorum ama neler yapacağını da çok merak ediyorum demeden geçemeyeceğim yani.

                        

Phoenix Suns ise kadrosunda bir değişime gitti.Los Angeles Lakers'tan Shannon Brown'la 1 yıl 3.5 milyon dolara anlaştılar.Serbest kalan Mikael Pietrus ise Toronto'yla anlaştı.Brown müthiş bir atlet ancak son yıllarda şutunu da çok geliştirdi.Benchten patlayıcı güç olarak gelebilir.Bizdeki sezonlarında başarılı oynamıştı Shannon her sene daha da iyileşmişti.Ayrıca iyi de bir savunmacıdır.Pietrus ta hemen hemen aynı özelliklere sahip Shannon'la.Yani onun boşluğunu çok iyi doldurdular diyebiliriz.

Shannon'un da gitmesiyle kan kaybeden Lakers benchine keskin şutör Jason Kapono'yu aldı.Şutör eksikliği çekiyor Lakers benchten bu açıdan Kapono'dan daha iyi bir şutör bulmak imkansız.Ancak yine de kısıtlı süreler alcaktır Kapono.Buna rağmen ben ondan patlama yapacağı maçlar bekliyorum.Yıllarca bu tip oyuncular başımıza bela olmuştu çünkü.Ancak yine de benche takviye yapmamız gerekiyor.

Sacramento Kings'te Chuck Hayes'le 4 yıl 21 milyon dolara anlaşma sağladı.Dalembert'in gidişinden sonra pota altına bir takviye beklenilebilirdi nitekim öyle de oldu.Hayes pozisyonuna göre kısa olmasına rağmen müthiş mücadeleci bir oyuncu çok ta iyi bir ribaunt sezgisi var.Savunmaya sertlik katacaktır bence.İyi bir hamle diyebiliriz buna Kings adına.Hayes aldığı sürenin hakkını verecektir mutlaka.

Yuvada kalanlara değinecek olursak biraz da Detroit Tayshaun Prince'e 4 yıl 27 milyon dolar vererek kadroda tuttu.Detroit akıllanmayacak sanırım.Gordon ve Villanueva'ya saçtıkları para yetmemiş Prince'e de baya yüklü bir kontrat verdiler.Tamam Prince çok iyi bir savunmacı ve görev adamı ama yani ona bu parayı kimse vermezdi Detroit'ten başka.Kendilerini yakıyorlar.Ayrıca Jerebko'yu da tuttular.Jerebko iyi bir çaylak yılı geçirdikten sonra çok ağır bir sakatlık geçirdi.Eğer etkilerini atlatabilirse olumlu bir iş.Kadrolarında Daye de var.Jerebko'yu da tuttular işte bu yüzden Prince'e verilen para fazla ve gereksiz.


Portland Trail Blazers Kevin Durant'in önünden seçtiği ancak sakatlıklardan dolayı 2 sezondur hiç katkı alamadığı Greg Oden'la devam etme kararı almış ve kalan 1 yıl için 8.9 milyon dolarlık kontratını devam ettirmişler.Oden için son şans bir nevi.Bu sene de o beklenen katkıyı vermezse bavullarını toplattırır Blazers.İyi bir savunmacı olduğunu oynadığı kısa dönemde kanıtladı Oden ama Blazers'ın kafasında bu yoktu.Mutlaka bu sezon ışık vermesi lazım tabi ki öncelikle sağlıklı kalması lazım.Bir uzun sakatlığı daha ne o kaldırabilir ne Blazers.

Bu akşam çıkan haberlere göre Grant Hill de Suns'ta kaldı.1 yıl 6.5 milyon dolar alacak Hill.Yine yüksek bir miktar gerçekten.Tamam Hill bu ligin en beyefendi en saygı duyulan oyuncularından birisi.Birçok takım peşindeydi ama ona bu kadar parayı kimse vermezdi.Suns yine bonkör davrandı.Hill yine elinden geleni yapacaktır mutlaka ve iyi bir katkı verecektir fakat bu yine de çok para aldığı gerçeğini değiştirmez bana göre.

Sixers ise sınırlı serbest oyuncusu Thaddeus Young'ı takımda tuttu.Geçen sezon çok büyük bir çıkış gösterdiler ve iyi bir "takım" oldular.Bu açıdan kimyayı bozmamaları doğru bir hamle.Young hem genç hem de yetenekli bir oyuncu.Bu sene de önemli katkı verecektir bence de.Piyasası da olacaktı muhtemelen o yüzden hızlı davranmaları iyi oldu diyebilirim bu konuda.

Son olarak Sacramento'nun Marcus Thornton'u 5 yıl 40 milyon dolara tuttuğuna dair haberler çıktı birçok yerde.Muhtemelen doğrudur haber.Sacramento genç kadrosunu bozmak istemiyor.Thornton iyi bir çaylak yılı geçirdikten sonra geçen sene pek bir katkı veremedi ve Kings'e geldi.Ondan beklentisi büyük demek ki Kings'in ki bu miktarı verdiler kendisine.Biraz da riskli bir hamle bakalım karlı mı yoksa zararlı mı çıkacaklar.

Bir sign&trade haberi de geldi.Boston Celtics serbest kalan Glen Davis'i Orlando'ya yollarken karşılığında Brandon Bass'i aldı.İkisi de benzer oyuncular.İkisi de mücadeleci ikisi de pozisyonlarına göre  biraz kısa ikisinin de orta mesafe şutları var ikisi de sert oyuncular.Tabi ki Celtics hiçbir şey almadan Davis'i kaybetmek istemedi yerine de doğru takviye yaptılar bence.Ama Davis'le Celtics taraftarları arasında bir bağ vardı ve Celticsliler üzülmüştür muhtemelen onun gitmesine.Ama yine de katkı açısından pek bir değişim olacağını sanmıyorum.



Ve son olarak çok üzücü bir haberi vererek bitiriyim yazımı.Portland'ın yıldızı Brandon Roy sakatlıklardan dolayı kariyerini noktalama kararı almış.Çok üzücü bir haber duyunca da çok üzüldüm.Roy çok yetenekli bir oyuncuydu ayrıca müthiş bir karaktere sahip bir oyuncuydu.Çok ta iyi başlamıştı kariyerine giderek te geliştiriyordu kendisini.Çok yazık oldu.Muhteşem bir kariyere sahip olabilirdi çok çok erken bitti malesef kariyeri.

Gerçekten ne yazacağımı bilmiyorum bu konuyla ilgili.Roy'u çok severdim ve benimle ortak fikirde birçok tanıdığım var.Çok çok ağır sakatlıklar yaşadı ve çok geriye götürdü sakatlıklar onu.Tam herkes bıraksın diyordu ki inanılmaz bir maç oynadı Dallas'a karşı geçen senenin play-off'larında.Ne yazık ki son kurşunuymuş Roy'un daha fazla direnemedi sakatlıklara.Yolu açık olsun gerçekten çok sevdiğim bir oyuncuydu.

Evet Nba'de aktif günler yaşanıyor Fa piyasasının açılmasıyla.Ben de elimden geldiğince son gelişmelerden haberdar etmeye çalıştım sizleri.İlerleyen günlerde ve haberlerde tekrar birlikte olmak dileğiyle.

Paul Takasına Veto


Dün gece itibariyle Nba'de son yılların en önemli takaslarından biri takım sahiplerinin yoğun ısrarları doğrultusunda veto edildi.Hornets-Lakers-Rockets arasında gerçekleşecek bu üçlü takas sonucunda çok önemli oyuncuları farklı takımlarla izleyebilecektik.

Öncelikle Hornets'in yönetimini şu an elinde bulunduran Nba yönetimi eğer bu takası vetolamasaydı takas tamamen bitmişti onu söyleyeyim.3 takım da her konuda anlaşmışlardı.Hatta Lakers Nation açılış ekranı bile hazırlamıştı Cp3'ye.O derece ciddiydi iş.Ama daha sonra özellikle Cleveland ve Dallas olmak üzere diğer Nba takımlarından bu takasla Lakers'ın ne kadar güçleneceğine dair itirazlar geldi ve Nba'de daha fazla dayanamayıp takası iptal etti.Dediğim gibi Hornets'in yönetimi Nba dolayısıyla da kalan 29 takımın elinde.Bu yüzden gelen tepkiler yüzünden iptal edildi takas normal biri olsa Hornets'in başında Nba'in söz söylemeye hakkı yoktu.Ama durum böyle olunca takas vetolandı.

Öncelikle Lakerslı olduğum için duygusal yaklaşıyorum olaya ben.Gasol ve Odom'un gitmesini hiç istemiyorum.Pota altını boşaltıyoruz resmen.Tamam bir guard açığımız var ama bu kadar bir değişim ne kadar doğru bilmiyorum.Gasol'un kontratı konuşuluyor ama şu takım bana göre ufak takviyelerle şu an Nba'in en iyi takımı.Paul takasının bir anda türemesinin amacını Orkun Çolakoğlu Lakerstr de yazmış çok güzel.Kobe sonrası için hemen ilk fırsat değerlendirilmek isteniyor.Aynen ben de öyle düşünüyorum ve bunun için de daha erken olduğunu düşünüyorum.Tamam Gasol'un kontratı yüksek ama bir play-off kötü oynadı diye ondan önceki 2 sezon şampiyonlukta çok önemli rol oynamış bana göre ligin en elit pota altı oyuncularından birini göndermek ne kadar doğru bilmiyorum.
                               
Keza Lamar Odom da bu başarılarımızda katkısı çok olan oyunculardan.Kombine bir oyuncu Lamar ve onun gibi oyuncu sayısı az.Üstüne üstlük benchten gelmeyi de kabul ediyor Odom ve bize verdiği katkı göz ardı edilemez.Tamam Chris Paul çok kaliteli bir oyuncu ligin en iyi oyun kurucusu ama Odom-Gasol ikilisinin gitmesi bizden çok şey götürür bana göre.Bir anda en etkili olduğumuz yer olan pota altını sağık konusunda geçmişi parlak olmayan Bynum'a emanet etmek ne kadar doğru olabilir ki?




O yüzden bana göre iyi ki vetolandı takas.Gerçekten çok üzülürdüm Gasol-Odom ikilisi giderse.Tabi ki avantajları olmayacak değil.Gasol'un yüklü kontratından kurtulacaktık ve ilerisi için hamle imkanımız daha geniş olacaktı.Ayrıca yıllardır kanayan yaramız olan guard pozisyonuna getirilebilecek en iyi ismi getirecektik.Olmadı..

Hornets ise Paul'un yerine Scola-Martin-Odom üçlüsünü alacaktı ki bu bence gayet güzel bir paket.Martin saf bir skorer.Scola ve Odom da her takımda olması istenen çok değerli pota altı oyuncuları.Draft hakkı almayacak olmaları belki de tek dezavantajlarıydı.

Neyse sonuç olarak direkten dönen bir takas oldu.Çok değerli isimler yer değiştireceklerdi ama takım sahiplerinin baskısı sonucu Nba yönetimi reddetti.Şimdi Lakers'ın hedefinde Dwight Howard var.Bakalım onu alabilecek miyiz?Kişisel olarak Gasol-Odom ikilisinin gittiği her takasa karşıyım.Götürüsü çok olur.Bynum merkezli bir paketle Howard alınabilir.Bekleyip göreceğiz.

8 Aralık 2011 Perşembe

Tanıtım Filmleri Çıkmaya Başladı

Nba sezonunun başlamasına artık sayılı günler kala takımlar da ilgiyi tekrar basketbola çekmek için tanıtım filmlerini yayınlamaya başladılar.İlk olarak New York Knicks ve Boston Celtics çok güzel videolar hazırlamışlar.İlerleyen günlerde diğer takımlardan da bu tarz işler bekleyebiliriz.

Bu New York'un Marvin Gaye'in unutulmaz şarkısı "Let's Get It On"'lu tanıtım filmi.



Bu da Boston Celtics'in "I am a Celtic" temalı videosu.

7 Aralık 2011 Çarşamba

Başarılar Trabzonspor



Futbol adına bana göre daha önemli olay ise günün 2.maçı olan Lille-Trabzonspor maçı.Temsilcimiz bir anda girdiği Şampiyonlar Ligi'nde üst tura çıkma şansını elinde bulunduruyor.Şu maçtan alınacak 3 puan Trabzonspor'u bir üst tura taşıyacaktır.Beraberlikte de şansı devam ediyor Trabzonspor'un.Diğer maça göre yine 2.tura çıkabilir temsilcimiz.

Çok kritik bir maç derbiyle aynı gün olması büyük talihsizlik.Ne yazık ki gereken önem verilmedi şu ana kadar.Muhtemelen yarın sonuç ne olursa olsun gazetelerin ilk sayfasında manşetten Galatasray-Fenerbahçe maçı verilecektir.Her neyse biz maçı değerlendirmeye geçecek olursak Trabzonspor'un maça Tolga-Cech-Giray-Glowacki-Celutska-Serkan-Colman-Zokora-Alanzinho-Halil-Burak 11'yle çıkması bekleniyor.Klasikleşen 11'i diyebiliriz Trabzonspor'un.

Zor bir maç olacağı aşikar.Lille çok kaliteli futbolculara sahip.Ayrıca Fransa Ligi takımları genelde evlerinde kolay kolay kaybetmezler.Ayrıca Lille kötü başladığı grupta sonradan toparlandı ve onların da gruptan çıkma şansları var bu yüzden onlar da asılacaklardır maça.Ama yine de statta 6000 civarı Türk taraftar olacağı söyleniyor ki hiç azımsanacak bir rakam değil.O yüzden taraftar baskısını pek yaratamayacaklardır.



İlk 11 değerlendirmesine geçecek olursak dediğim gibi Trabzonspor'un klasikleşen 11'i yer alacak sahada.Kalede Tolga çok formda gerçekten.Her ne kadar son Beşiktaş maçında biraz topları sektirse de güven veriyor yinede.Savunma hattı da oturdu Trabzonspor'un.Yanlız Giray bazen basit hatalar yapabiliyor.Umarım bu maçta tekrarlamaz.Celutska ve Cech te hücuma destek veren bekler.İleri çıkışları tehlike yaratabilir.

Orta sahada Colman ve Zokora güven veriyor.Özellikle Colman Şampiyonlar Ligi'nde bir başka oynuyor,takımını müthiş yönlendiriyor.Bu maçta da ona çok sorumluluk düşüyor.Keza Zokora da savunmayla hücum arasında bir köprü görevi görüyor ve bunu da başarılı.Bu maçta tecrübesine çok ihtiyaç duyacak kendisine Trabzon.Serkan ve Halil de ellerinden geleni yapıyorlar.Ancak ben Halil'in kanatta oynatılmasını bir türlü anlayamadım.Çok yavaş kalıyor kanatta ama gerçekten gayret konusunda elinden geleni yapıyor.Anlayamadığım diğer konu da Alanzinho tercihi.Fizik gücü isteyen bu maçta Alanzinho'yla başlamak ne kadar doğru tam bilemiyorum.Alanzinho bu sezon istenileni veremiyor ve bu maçta da bence zorlanacaktır.Onun yerine Adrian oynasa bence daha güzel olabilirdi Trabzon adına.Daha sonradan girecek Alanzinho da tempoyu arttırabilirdi.

Forvet hattında da sezona müthiş giren ama daha sonra bir düşüş içerisinde olan Burak oynayacak.Burak çok iyi başladı sezona dediğim gibi ama son haftalarda gol atamıyor bunun da bir baskısı olmuş sanırım kendisinde ayağına gelen her topta kaleyi düşünüyor.Bu maçta da böyle yaparsa pek etkili olamaz.O yüzden eski haline dönmesi lazım ve takım arkadaşlarıyla daha çok etkileşim içerisinde olmalı.Ona ekstra önlem almıştır Lille o yüzden mutlaka bencil oynamaması lazım.



Evet çok kritik bir maç Trabzonspor için.Üst tura çıkıp şu sıkıntılı günlerde futbolumuza bir başarı katabilirler.Bu açıdan en önemli sıkıntılarından biri de bunun yaratacağı baskı.Panik olmamaları ve rahat oynamaları lazım kafa olarak.Bu konuda Şenol Hoca yapmıştır yapacağını.Atak olarak ta sistemi çok basit Trabzonspor'un.Burak'a atıyorlar gerisini ona bırakıyorlar.Buna çok kolay önlem alabiliyor takımlar.Bu yüzden çeşitli yollar üretmeleri lazım.

Beklerin ve kanatların mutlaka oyunda olmaları lazım.Ayrıca tabiki de yaratıcılık konusunda Alanzinho'ya büyük iş düşüyor.Ama yukarıda belirttiğim gibi bence yanlış tercih o.Orta sahayı mutlaka elinde tutması lazım Trabzonspor'un.Sow ve Hazard gibi çok yetenekli ve tehlikeli oyuncular var Lille'de o yüzden konsantrasyon hep üst seviyede olmalı.

Zor bir maç olacak gerçekten.Trabzonspor'un üst tura çıkmasını gerçekten istiyorum.Bu maç devam ederken de kulaklar Inter-Cska maçında olacak.Bu maç kadar o maçın sonucu da önemli üst tura çıkma açısından.Ama dileriz ki Trabzonspor kazansın ve o maçı önemsiz kılsın.Başarılar Trabzonspor.

Derbiye Doğru



Bugün futbolda çok önemli 2 olay yaşayacağız.Bunlardan ilki saat 19.30'da Seyrantepe'de oynanacak Galatasaray-Fenerbahçe derbisi olacak.Liderlik yarışındaki 2 takım kozlarını paylaşacaklar.Çok önemli ve kritik bir maç her 2 takım içinde.

Öncelikle tahmini takım kadrolarına bakacak olursak Galatasaray'ın sahaya Muslera- Eboue-Semih Kaya-Ujfalusi-Hakan Balta-Ayhan-Melo-Selçuk-Riera-Kazım-Elmander 11'yle çıkması bekleniyor.Fenerbahçe'nin ise bu dev maçtaki ilk 11'i Volkan-Gökhan Gönül-Yobo-Bilica-Ziegler-Emre-Özer-Baroni-Caner-Alex-Bienvenu olması bekleniyor.Fenerbahçe'de durumu maç saatinde belli olacak olan Bekir'in oynaması halinde Caner'in yerine Stoch'un oynayabileceği de gelen haberler arasında.

İlk 11'lere bakarak konuşacak olursak her 2 takım da orta sahayı kontrol etmeyi çok istiyor gibi gözüküyor.Zaten oyunun kilit noktası da burası olacaktır.Orta sahayı elinde tutan takım oyunun kontrolünü de alacaktır.Zira Galatasaray'ın da Fenerbahçe'nin de  beyni olarak tabir edilen Selçuk İnan ve Alex bu mevkilerde oynuyorlar.Melo ve Emre'nin bu oyunculara nasıl destek verecekleri oyunun kaderini çizecektir bence.Oyunun kanatlara taşınması halinde ise Fenerbahçe için Stoch'un oynayıp oynamayacağı ciddi bir unsur.Yabancı sınırlaması nedeniyle yedek olabilir bu maçta Slovak oyuncu.Eğer Stoch oynarsa her 2 takım da ciddi ataklar geliştirebilir.Galatasaray cephesinden bakacak olursak sene başından beri istenileni veremeyen Riera için önemli bir sınav olacak.Bu maçta onun kendini mutlaka göstermesi lazım.Ayrıca yine formsuz bir yıl geçiren Gökhan Gönül'ün bu maçta toparlanması lazım aksi halde Fenerbahçe'yi çok zorlayacaktır Galatasaray.



Forvet kısmına geldiğimizde 2 takım da bu mevkide çok zorlandığını görüyoruz sene başından beri.Bienvenu tam bir forvet değil bence.Galatasaray'ın hızlı defansına karşı pek bir şansı yok gibi görüyorum ben.Elmander ise o da 2'li forvette başarılı olabilen bir isim gibi geliyor bana.Yine de Bienvenu'nun yarattığı tehditten daha ciddi bir tehdit bence.Uzaktan da zorlayabilir kaleyi.

Savunma hattına gelirsek Galatasaray'ın savunması çok mücadeleci ama kart görmeye de bir o kadar müsait.Beklerin de hücuma destek vereceğini düşünüyorum özellikle Eboue'nin çıkışları sıkıntı yaratabilir Fenerbahçe'ye.Sarı Lacivertli ekipte ise Yobo gerçekten süper oynuyor.Savunmayı toparlayan isim.Ziegler de belli çizginin altına düşmedi hiç.Ancak Gökhan Gönül ve Bilica soru işareti bence.Gökhan Gönül'ün birçok maçını izledim bu sene ve bu maçların hepsinde etkisiz kaldı.Hatta bir kısmında da çok basit hatalar yapıp gole sebep oldu.Bu maçta mutlaka kendini toparlaması lazım.Bilica da napıcağı belli olmayan bir oyuncu.En kritik müdaheleyi de yapabilir en saçma şekilde hata da yapabilir.Bu maçta kırmızı kart görebilecek isimlerin başında bence.

Kaleye bakacak olursak 2 takım adına da bir sorun yok gibi gözüküyor.Muslera üzerindeki soru işaretlerini kaldıracak şekilde oynuyor birkaç haftadır.Özellikle İnönü'deki maçta muhteşemdi.Fenerbahçe'de Volkan da Milli takımın 1.kalecisi yani fazla anlatmaya gerek yok.Kale bölümünde hatalı bir gol olacağını pek sanmıyorum ama tabi ne olacağı belli olmaz.



Yedeklerden gelebilecek Semih çok formsuz Fenerbahçe adına.İsteğini kaybetmiş gibi ama bu tip bir maçta o da elinden geleni yapacaktır forma giyerse.Baros'sa yine ciddi bir tehdit.Oyunun dengesini değiştirebilecek bir isim.Fenerbahçe adına Dia da oyuna girmesi halinde oyunun kaderini değiştirebilecek bir isim.Her 2 takım da gerektiğinde kulübeden oyunu değiştirebilecek isimler sokabilirler.

Diğer etkenlere gelirsek tabiki taraftar Galatasaray'ın en büyük avantajı.Müthiş bir destek olacaktır ayrıca Emre,Volkan gibi oyunculara da yoğun protesto olacaktır.Bu oyuncuların sakinliklerini koruyup koruyamamaları da çok önemli.Galatasaray adına itici bir güç olacaktır taraftar.Fenerbahçeli oyuncuların şu son olaylardan nasıl etkilenecekleri de önemli.Ama Kocaman ve oyuncuları bu sezonun büyük kısmında bu konuda başarılıydı.Bu maçta da sakinliklerini koruyacaklardır bence.Ayrıca son yıllarda Galatasaray'a karşı başarılı bir grafikleri var bu da onların avantajı.Hakem Fırat Aydınus ta bu ülkede beğendiğim yegane hakem.Oyunun temposunu düşürmemek için elinden geleni yapıyor ve bu atmosferlere alışık.

Bir Beşiktaşlı olarak son derece rahat izleyeceğim derbiyi.Tabi ki ilk dileğim olayların ön plana çıkmayacağı bir derbi olması ve oynanan futbolun ön plana çıkması.Kişisel tahminim sorulacak olursa Galatasaray'ın seyircisi önünde galip geleceğini düşünüyorum ama daha önce birçok kez Fenerbahçe yanılttı o yüzden Murat Özarı'nın değimiyle "Hiç bu toplara girmemek lazım."

Fakat Umut Bulut?

Ülkemizi Frabsa'nın Toulouse takımında temsil eden Umut Bulut geçen hafta takımının Lyon'a karşı oynadığı maçta süper bir gole imza attı.

68.dakikada önce rakibini geçen daha sonra da çok uzaklardan şahane bir vuruş yapan Umut muhteşem bir gole imza attı.Gerçekten süper bir gol oldu ama şansı da fazlasıyla yanındaydı bence Umut'un.Genelde gol kaçırmasıyla tanıyoruz Umut'u.Müsait pozisyonları harcıyordu hep ancak burada şansının da yardımıyla topu kalecinin uzanamayacağı yere yolladı.

İşte Umut'un süper golü.

6 Aralık 2011 Salı

Çok Garipsin TFF!


Kayserispor-İstanbul Büyükşehir Belediyespor maçı öncesi.Taktikler hazırlıklar hepsi tamam artık maç saati bekleniyor.Oyuncular hazırlanıyor sahaya çıkmak için hazırlıklarını tamamlamak üzere soyunma odalarına gidiyorlar.Formalarını giyerken oyuncular bir anda Belediye soyunma odasına Can Arat'ın oynayamayacağı haberi geliyor.

Herkes şaşırıyor çünkü teknik direktör Arif Erdem'in ilk 11'inde stoperde Can Arat oynayacaktı.Soruyorlar yetkililere neden diye alınan cevap ilginç.Can Arat'ın şike soruşturmasında adı geçtiği için forma giymesine hatta stada girmesine bile izin yok.Bir anda planlar değişiyor İbb'de ve Vinicius forma giyiyor.Can Arat apar topar stattan çıkarılıyor.Bu önemli maç öncesi böyle şok bir olay yaşayan Belediye maçı kaybediyor.Maçtan sonra anlaşılıyor ki Can Arat'ın adı listede geçmiyor.Yani böyle bir yasağı yok.Federasyondan gelen açıklama :"Pardon."

İnanılmaz bir olay gerçekten.Ciddi anlamda mağdur olan takım Belediye.Karşı başvuru yapsalar bana kalırsa maçın tekrar edilmesi gerekiyor.Ancak burada tekrar federasyonun tutumuna değinmek istiyorum.Şu şike olayları başladığından beri ellerine gözlerine bulaştırmakta çığır açıyorlar insanları futboldan hepten soğutuyorlar.Bu olay da inanılmaz yani.Olayda adı bile geçmeyen bir oyuncuyu ve takımını cezalandırıp tüm planlarını dakikalar kala değiştirtmek zorunda kalıyorlar ardından pardon diyorlar sadece.Yaptıkları hatalar her geçen gün daha da artıyor ve yaptıklarını hiç ve hiç doğru bulmuyorum.Bu kadar ciddi bir hatayı nasıl yaparlar anlayamıyorum.

Sırf bu da değil birçok insan mağdur edildi.Suçlular olabilir ama soruşturmada ifadesine başvurulanlar bile bu cezayı aldılar.Geçen gün Telegol'e bağlanan Hikmet Karaman'ın isyanını gördüm üzüldüm.Sadece o da değil diğer futbolcular da şaşkın.İşleri ekmekleri ellerinden alındı.Hikmet hoca gelsinler istedikleri yerde ifade veriyim diyor kendinden emin.Herşey ortada diyor.Bu karar çok ağır bir karar umarım düzeltilir bu yanlışlar ve ufak bir pardonla değil hemde.O kadar yanlışlardan sonra artık biraz doğru yapsınlar.

Klasik Beşiktaş


Dün akşam Beşiktaş cezası nedeniyle Antalya'da oynadığı maçta Orduspor'u ağırladı.Yine öne geçtiğimiz bir maçta kontrolü rakibe verip golü yedikten sonra toparlanıp golü bulup kazandığımız bir maç oynadık.Ernst ve Veli'nin golleriyle 2-1 kazanıp Uefa dönüşünü kayıpsız geçtik.

Maça cezalı Quaresma'nın yerine Holosko,Ekrem'in yerine Veli ve de Toraman'ın yerine sakatlığı düzelen Necip'le başladık.İstediğim kadar olmasa da bir rotasyon vardı ama ben şu yazımda daha geniş bir rotasyon beklediğimi yazmıştım.Yine de daha ofansif bir kadro olması açısından güzeldi.

Maçın başlarını pek izleyemedim Digiturk Web Tv sağ olsun.O yüzden sonradan özetten gördüğüm kadarıyla ilk 20 dakika içerisinde Almeida'nın yaklaşık 30 metreden enfes bir şutu varmış.Kaleci Fornezzi güçlükle önleyebilmiş topun ağlarla buluşmasını.Ardından Hakan Özmert'in şutunu bu sefer Cenk Gönen güçlükle çıkarmış.Bu 2 şut dışında ilk dakikalarda başka pozisyon olmadı.Top genelde bizim ayağımızdaydı ancak hücum hattında doğru paslaşmayı yapamadık.Ardından son dönemin en formda futbolcularından Roberto Hilbert hücumlara katılmaya başladı Beşiktaş'ta ve böylece oyunu diğer sahaya yıktık.Almeida'nın ekstra sert şutu kaleyi bulmazken tribünlerin ordaki barikattan nasıl geçti inanın ben anlamadım.Arkasından da yine Hilbert'in mücadelesi sonucu Almeida'ya gelen topta Portekizli Veli'nin önüne bıraktı.Veli'nin sert şutu Orduspor savunmasına da çarpıp kaleciyi yanılttı ve ağlarla buluştu.İlk yarı da bu skorla bitti.

                                           

2.yarıyaysa hızlı başladık.Önce sağdan Holosko'nun ortasında Almeida vuramadı topa.Daha sonra Fernandes'in çok iyi pasında kaleciyi geçen Almeida açısını çok kaybetti.Ardından sağ ayakla yaptığı orta çok kötüydü ve böylece 2.gol fırsatından olduk.Sonra klasikleşen Beşiktaş geri çekilmesini yaşadık.Yorgunluğun da etkisiyle orta sahamız düştü ve bu dakikalarda Orduspor'da Culio sorumluluk aldı.Orta sahanın kontrolü de Orduspor'a geçti böylece.Fatih Tekke süper bir pasla Stancu'yu kaleciyle karşı karşıya bıraktı ancak Rumen oyuncunun vuruşu kötüydü ve yan ağlarda kaldı.Aslında ortadaki takım arkadaşına çevirse gol olmaması imkansızdı bence.Bu dakikalarda Necip'in yerine Toraman'ı alarak orta sahayı dirençlendirmeyi düşündü Carvalhal ama pek çare olmadı.Ardından da Culio'nun çok uzaklardan vurduğu şutu Cenk çıkartamadı ve maça denge geldi.Burada Cenk'e bir parantez açayım son 2 maçtır aynı golü yiyiyor.Bir gevşeklik seziyorum onda.Acilen kendine çeki düzen vermesi lazım.

Golü yedikten sonra kendimize geldik ve tekrar oyunun kontrolünü ele aldık.72.dakikada kazanılan serbest vuruşta Fernandes'in muhteşem ortasına Ernst aynı güzellikte vurdu ve tekrar öne geçtik.Fernandes kadro dışıyken duran topları etkili kullanamıyorduk hiç ancak o döndüğünden beri tekrar kafa toplarında hakimiyet sağladık ve goller buluyoruz.Ernst gerçekten çok klas vurdu ve topu kalecinin uzanamayacağı yere yolladı.Golden sonra da baskımızı sürdürdük.Holosko'nun açtığı koridorlara sokularak art arda pozisyonlara girdik ancak önce Fernandes boş pozisyonda çok kötü vurdu sonra da Holosko'nun şutunu Fornenzzi ayaklarıyla kurtardı.Geri kalan dilimde başka bir pozisyon olmadı ve maç 2-1 Beşiktaş üstünlüğüyle sona erdi.

                            

Maçın ufak bir değerlendirmesine gelirsek klasik bir Beşiktaş maçı izledik desem yanlış olmaz.Golü attıktan sonra geri çekilip gole davetiye çıkartan daha sonra da yediği golü çıkartmak için tekrar bastıran bir Beşiktaş vardı sahada.2.yarı yorgunluk ta baş gösterdi bazı oyuncularımızda.Maçın yıldızlarına gelirsek Sivok-Egemen yine harika oynadı.Hilbert ve İsmail de çok iyilerdi.Orta sahada Fernandes ve Ernst sorumluluk aldılar.Son bir konuya da değineyim Carvalhal'e birisi bizim 3 değişiklik hakkımız olduğunu ve kadromuzda son derece kaliteli isimler olduğunu hatırlatsın.Nedense sürekli 3.değişikliğimizi 89-90 arası yapıyoruz.

Sonuç olarak ligin dişli takımlarından birine karşı önemli bir galibiyet aldık diyebilirim.Özellikle Türk takımları Avrupa dönüşleri sonrası genelde puan kaybeder.Dün çok şükür bunu yaşamadık ve kayıpsız geçtik.

5 Aralık 2011 Pazartesi

Pops Mensah-Bonsu Beşiktaş Milangaz'da


Geçtiğimiz hafta lokavtın ani bitişiyle kadrosuna ağır darbe alan Beşiktaş kadrosuna takviyelere başladı.Daha önce Nba'de de forma giymiş olan Gana asıllı İngiliz oyuncu Pops Mensah-Bonsu'yla anlaşma sağladı.

Mensah-Bonsu bana göre adı geçen isimler arasında en iyisi.Sakatlıklarla biraz başı dertte olmasına rağmen bizim aradığımız isim o.Daha önce son olarak geçen sezon Asvel'de forma giymişti Bonsu.Pota altı oyuncusuna göre ince bir oyuncu Bonsu ancak müthiş atletik yeteneklere sahip.Bloklarla ortayı kapatabilen bir oyuncu.Bu yüzden iyi savunmacı diyebiliriz kendisine.Mücadeleci bir oyuncu.Hücumda da yine atletik yeteneklerini ön plana çıkararak sayılar buluyor.Büyük bir patlayıcı güç Bonsu.Çok güzel smaçlarla taraftarı coşturabilir.Beşiktaş taraftarı bu tip oyuncuları sever bu yüzden de çok iyi anlaşacaktır taraftarla.

Bana göre gayet olumlu bir transfer Bonsu.Ben bu tarz bir uzun istiyordum adı geçmeye başladığından itibaren de gelirse çok faydalı olur dedim.Ancak hala kalıplı bir pivot eksiğimiz yok değil.Ayrıca mutlaka bir guard almamız lazım.Bakalım diğer takviyeler kimler olacak?

TNT Shaq'la Geliyor

Nba sezonunun açılmasına artık günler kaldı.Takımlar kadar kanallar da hazırlıklarını sürdürüyor.TNT bana göre en güzel Nba programı olan "Inside The Nba"'in kadrosuna bu sezon basketbolu bırakan Shaquille O'Neal'ı da kattı.

Zaten yeterince hoş ve makara bir sohbet vardı programda.Charles Barkley,Chris Webber ve Kenny Smith gibi Nba tarihinde önemli yerlere sahip oyuncular vardı.Shaq'ı da anlatmaya gerek yok heralde.Ne kadar renkli bir kişilik olduğunu bilmeyen yoktur.Onun da katılımıyla program baya bir şenlenecek gibi.Özellikle zamanında yumruk yumruğa birbirine giren Barkley ve Shaq'ın neler yapacağını da çok merak ediyorum.

İşte TNT'nin hazırladığı reklam.Başrolde tabi ki Shaq var.Gerçekten çok eğlenceli adam Shaq.Süper olmuş.

Bravo Dişi Şeytanlar


Mersin İY'nin bayan taraftar grubu "Dişi Şeytanlar" ülkemizde ne yazık ki sıkça gördüğümüz kadına şiddet olaylarına karşı duyarsız kalmadı.Açtıkları pankartla bu olaya dikkat çekip önlenmesini istediler.

Yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz pankartı açtılar son oynanan Manisaspor maçında.Ayrıca bundan sonra oynanacak içerideki dışarıdaki tüm karşılaşmalarda bu pankartın olacağını söylediler.Tribünlerde bu tip olayları pankartları görmek çok güzel gerçekten.Kutluyorum Dişi Şeytanları.Çok olumlu bir davranış.Bu tip üzücü olaylar ne yazık ki sürekli oluyor ülkemizde.Mutlaka önlenmesi gerekiyor bu yüzden de bu tip konuya dikkat çeken hareketleri görmek güzel.

Bu olaylara mutlaka daha fazla duyarlılık göstermeliyiz.Umarım Dişi Şeytanların bu hareketi öncü olur diğer tribünlerde de görürüz.Böylece herkes duyarlılık gösterir ve bu üzücü olayların önüne geçilir artık.

4 Aralık 2011 Pazar

12 Dev Adam'ın Rakipleri Belli Oldu


Basketbolda Slovenya'da düzenlenecek olan 2013 Avrupa Basketbol Şampiyonası'na katılacak olan A Milli Basketbol takımımızın rakipleri bugün yapılan bir kurayla belli oldu.

12 Dev Adam seri başı olarak katıldığı kurada F Grubunda İtalya,Portekiz,Çek Cumhuriyeti ve Belarus'la karşı karşıya gelecek.Kolay bir gruba denk geldik diyebilirim.İtalya eski gücünden uzak keza diğer ülkelerin kadroları da bizimle boy ölçüşebilecek seviyede değil.Son turnuvada çok kötü bir performans sergilemiştik.Şu deplasman fobisini yenmemiz ve turnuvaya moralli başlamamız için güzel bir grup.Namağlup lider çıkmamamız için herhangi bir sebep yok.

Diğer gruplarda şöyle oluştu turnuvadaki:


A Grubu: Sırbistan, İsrail, Karadağ, Estonya, Slovakya, İzlanda 
B Grubu: Almanya, Bulgaristan, İsveç, Azerbaycan, Lüksemburg. 
C Grubu: Hırvatistan, Ukrayna, Macaristan, Avusturya, Kıbrıs Rum Kesimi.
D Grubu: Gürcistan, Bosna-Hersek, Letonya, Hollanda, Romanya. 
E Grubu: Finlandiya, Polonya, Belçika, İsviçre, Arnavutluk,

En zor grup olarak A grubu gözüküyor.Özellikle Sırbistan-Karadağ maçını merakla bekliyorum.Ayrıca E grubunda da çekişmeli maçlar olacaktı
r.

Zaman Rotasyon Zamanı


Yarın Orduspor karşısına çıkacak Beşiktaş.Zorlu bir virajı geride bırakıyor Beşiktaş ve bu virajdan iyi çıktığımızı söyleyebilirim.Maccabi maçının bir kısmı hariç son derece olumlu ve mücadeleci bir futbol oynadık.Yarın ki maç ta çok kritik ve zorlu olacak.

Bu maç öncesi çıkan haberlere baktığımda kadroda sadece cezalı Quaresma yerine Holosko veya Veli ismi geçiyor.Yani bir rotasyon gözükmüyor kadroda.Çok şaşırtıcı gerçekten.Oysa çok zorlu ve üst üste oynanan maçlardan sonra bu maç ta oyuncularda fiziksel bir düşüş göreceğimizi tahmin etmek için kahin olmaya gerek yok.Üstüne üstlük kadroda zaten Ekrem'in oynamaması lazım hele ki sağ açık olarak.Keza Toraman da ne kadar başarılı oynasa da çok defansif kalıyor ön liberoda.3stoper gibi oynuyoruz ki Beşiktaş gibi bir takım için çok defansif bir kadro.Sırf bu yüzden bir değişiklik olmalı.

Ayrıca Ernst gibi Hilbert gibi oyuncularımız muhteşem mücadele sergiliyorlar ve çok fazla efor sarf ediyorlar.Bu oyunculrın dinlenmeye ihtiyaçları var.Keza İsmail Köybaşı da Sivok ve Egemen de üst düzey oyun oynadılar ve en azından birinin dinlenmeye ihtiyacı var.Bu oyuncular üst düzey oynadılar ve mutlaka birkaçının dinlenmeye ihtiyacı var.Böylece takım diri kalabilir ve oyuncular da dinlenebilir.Sakatlıklar da önlenmiş olabilir tabi ki.Rotasyon yapmamız gereken Gençlerbirliği maçında olanları biliyoruz hepimiz.İyi başlayan takımnormal olarak yorulmuş ve oyundan düşüp 2-0 önde olduğumuz maçta kontrolü rakibe verdik daha sonra da üstünlüğümüzü.

Kazanan takım bozulmaz olayına çok fazla inanıyor Carvalhal.Sene başında yanlış kadroyla çıktığımızı Hilbert ve Ernst'in bu takımda olması gerektiğini bas bas bağırdık.Sonra onlar 11'e monte edildikten sonra takımın nasıl değiştiğini gördük.Doğruları buluyor belki Carvalhal ama biraz geç kalıyor.Oyuncu değişiklerinde de durum böyle.Bu maçta da rotasyon yapmamız lazım.Orduspor yüksek mücadele gösteren bir takım bu yüzden bizim de mutlaka diri kalmamız lazım.

Holosko mutlaka oynamalı bu maçta.Quaresma'nın cezası Simao'nun sakatlığı zaten hücum gücümüze çok sağlam darbe vurdu.Bir de kanatlarda Veli ve Ekrem olursa hepten defansif bir takım oluruz.Quaresma'nın yerine Holosko oynayabilir.Ekrem'in yerine de Veli'yi koyabiliriz.Defansta Sidnei beklerden birine de Tanju'yyu koyabiliriz.Orta sahada Alves bile denenebilir Ernst'in yerine.

Dar bir kadroya sahip değiliz ayrıca rakiplerimizden fazla kulvarda mücadele ediyoruz.Carvalhal'in mutlaka değişik isimlere şans vermesi lazım ki bu maçta sıkıntı çekmeyelim fiziksel açıdan.Yoksa sıkıntı ve puan kaybı olabilir.Bakalım neler yapacak Portekizli çalıştırıcı?

Nba'de Açılış Maçları Belli Oldu


Sonunda Nba sezonu başlıyor.25 Aralık yani Noel'de oynanacak dev maçlarla 66 maçlık 2011-2012 sezonu başlıyor.İlk gün oynanacak maçlar dün akşam kesinleşti.Hem ilk gün hem de Noel olması nedeniyle muhteşem bir program oluştu bizler için.

Açılış gecesinde 4 adet maç var.Hemen bu maçlara geçecek olursak gecenin ilk maçında Türkiye saati ilee 17.00 gibi uygun bir saatte geçen sene play-off'ta karşı karşıya gelen Boston Celtics'le New York Knicks kozlarını paylaşacaklar.Madison Square Garden'da oynanacak maçta Melo-Amar'e-Billups üçlüsü Allen-Pierce-Garnett üçlüsüne karşı gelecek.Rondo'yu da unutmamak lazım.Bu maç belki de Chris Paul'un Knicks formasıyla ilk maçı da olabilir kim bilir.

Gecenin 2.maçıysa geçen seneden kalan çok daha büyük bir hesaplaşmaya sahne olacak.Geçen senenin 2 finalisti Dallas Mavericks ve Miami Heat karşı karşıya gelecekler Dallas'ta.Geçen sezon rüya gibi geçen bir sezonu şampiyonlukla taçlandırmıştı Nowitzki ve arkadaşları.Başarı için bir araya gelen Wade-Lebron-Bosh üçlüsü yüzük yerine bolca eleştiri topladılar.Bu sezon mutlaka şampiyonluk istiyorlar.Bu yolda ilk günden mesaj vermek isteyeceklerdir.Dallas'sa yüzük seramonisinin bozulmasına izin vermemek için savaşacaktır.

3.maçta ise geçen senenin hayal kırıklığı yaratan takımı Los Angeles Lakers'la beklentileri aşan Chicago Bulls Staples Center'da karşı karşıya gelecek.Sezon benim için bu maçla açılacak tabiki.Geçen sene play-off'larda saç baş yoldurdu bana Lakers.En sonunda baya hazin bir mağlubiyetle süpürülmüştük.Kağıt üzerinde en güçlü kadro bizde ama geçen seneki doygunluk inanılmaz belli oluyordu.Normal sezonu bir şekilde hallettik ama play-off'ta Dallas gözümüzün yaşına bakmadı.Şimdi yeni sezon.Phil Baba yok başımızda.Bulls ise geçen sezon D-Rose önderliğinde çok iyi bir sezon geçirdi.Bu sezona birkaç takviye yapmak istiyorlar ve onlar da Nba Finali istiyorlar.Olası bir final eşleşmesi gibi gözüküyor.Sezona sağlam bir mesaj vererek başlama fırsatı her 2 takım içinde.Umarım galip gelen biz oluruz bu arada onu da söylemeden geçmiyim.

Gecenin son maçı ise diğerlerine göre daha sönük bir maç.Los Angeles'ın diğer takımı Clippers ile Golden State Warriors karşı karşıya gelecekler.Clippers bu sezon play-off'u hedefliyor.Onlarda da değişim görebiliriz.Keza Golden State'te de Ellis merkezli bir değişim gözükebilir.Blake Griffin ve Eric Gordon'lu Clippers Curry ve Ellis'li Warriors bizlere yüksek skorlu zevkli bir maç izletecektir.Tabi ki diğer maçlar kadar önemli değil bu maç ama yine de onca geçen Nba'siz günden sonra oturup izlenilesi bir maç

Evet artık geri sayım başladı Nba için.Muhteşem programda saatler de bize çok uyuyor.Umarım bir an önce Türkiye'de yayın hakları konusuna da çözüm bulunur da biz de keyifle izleriz.

2 Aralık 2011 Cuma

İddianame Açıklanıyor


Aylardır futbolumuzun 1numaralı konu başlığı olan "Şike Soruşturması" en sonunda nihayete kavuşmak üzere.Konuyla ilgilenen savcı Mehmet Berk akşam saatlerinde iddianameyi tamamladığını açıkladı.Yarın saat 13.00'da 400 sayfalık iddianameyi açıklayacakmış Mehmet Berk.

Çok uzadı bu iş.Çokça kişi mağdur oldu.Başka konu konuşulmaz oldu neredeyse.Gündemin en önemli konusuydu.Birçok kişi Metris Cezaevi'nin yolunu tuttu.Binlerce dedikodu çıktı ortaya bir sürü iddia atıldı.İçeridekiler kadar dışarıdakiler de çok acılar çekti.Haksız yere aylardır içeride yatan insanlar var bana göre.Bu konuya pek girmeyeceğim.

Demem o ki çok uzadı bu iş uzadıkça da mağduriyet arttı.Milli maçlar bekleniyor dendi öyle dendi böyle dendi nihayet artık sonuna yaklaştık bu işin.Yarınki iddianamede 1 numaralı sanığın Olgun Peker 2 numaralı sanığın da Fenerbahçe başkanı Aziz Yıldırım olduğu belirtiliyor.Ayrıca Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de şike yasasındaki değişimi vetoladı ve meclise yolladı.

Fazla birşey yazmak istemiyorum artık bu konudan bıktım çünkü.Umarım suçluların hak ettikleri cezayı alacağı ve suçsuzların serbest kalacağı bir iddianame olur.Tek bir şey belirteyim koyduğum resimden de anlayacağınız üzere Tayfur Havutçu,Serdal Adalı ve Ahmet Ateş'in masum olduğunu ve bir an önce özgürlüklerine kavuşmalarını istiyorum.

Quaresma Beşiktaş'ı Uçurdu


Dün akşam Beşiktaş Avrupa Ligi'nde çok önemli bir maça çıktı.Gruptan çıkma yolunda Maccabi engelini aşmamız gerekiyordu.Klasik bir Beşiktaş geriliminden sonra zor da olsa maçı kazandık.Quaresma 2 muhteşem golle maça damga vurdu.Stoke-Kiev maçı da berabere bitince Beşiktaş gruptan çıkma şansını ardına kadar açtı.

Beşiktaş maça Trabzon maçındaki ilk 11'inin aynısıyla çıkıyordu.Bence doğru bir tercih değil bu.Trabzon maçında savunma yapmanın ilk başta ne kadar doğru bir karar olduğunu söylemiştim.Ama bu maçta Ekrem'in oynamasına bir anlam veremedim.O tarafta daha ofansif bir Holosko bize çok daha iyi katkı verirdi.Zaten geri kalan oyuncularımız defans yönünü toparlardı işin.Hücum açısından Holosko gibi seri bir oyuncu olması hücum hattını rahatlatırdı.Ama Carvalhal bozmadı takımı.

Maça tutuk başladı Beşiktaş.Quaresma çok riskli hareketler yaparak en sonunda ceza sahamız önünde topu kaybetti.Ama Cenk çok iyi açıyı daralttı ve Colautti'nin şutunu çıkararak Beşiktaş için maçın felaket başlamasını önledi.Daha sonra oyun Maccabi'nin kontrolünde oynandı diyebiliriz bir süre.Ev sahibi ekip savunma arasına atılan toplarla tehlikeli olmaya çalıştı.Birkaç pozisyonda buldular ama Beşiktaş savunması her zaman yerinde müdahaleler yaparak golü önlediler.Bu dakikadan sonra oyun Beşiktaş'ın lehine kaymaya başladı.Bunun da en büyük sebebi Quaresma'nın oyuna ağırlığını koymasıydı.Q7 sorumluluk aldı ardından da bekler ileri çıkmaya başladı.Özellikle de Hilbert.Böylece Beşiktaş kontrolü ele aldı.Fernandes'in süper pasında Quaresma soldan kesti müsait durumda Almeida iyi vuramadı topa.Hemen ardından yine Fernandes'in süper pasında Ernst ortaya çok iyi çevirdi ve Quaresma harika bir voleyle topu filelere astı.Muhteşem bir goldü gerçekten.Topa harika vurdu Quaresma bu sezonun en güzel gollerinden birine imza attı.Devrede bu muhteşem gol sonrası 1-0 üstünlüğümüzle sona erdi.

                          

2.yarıya da Beşiktaş hızlı başladı.Fernandes'in sert şutunu kaleci muhteşem kurtardı ve topu kornere çeldi.Korneri Fernandes kullandı ve ön direğe çok güzel orta kesti.Orada İbrahim Toraman kafayı vurdu ve Beşiktaş'ın 2. golünü attı.Bu golden sonra Beşiktaş rahatladı.Ama her zamanki gibi biraz fazla rahatladı.Topu iyice rakibe verip saçma sapan bir şekilde geriye çekildik.Bunun sonucunda da ev sahibi ekip oyunun kontrolünü eline aldı.59.dakikada uzaklaşmayan bir yan top sonrasında Yeini topu ağlarımıza yolladı.Klasik taraftarlarına rahat maç izlettirmeyen Beşiktaş sahadaydı adeta.

Golden sonra taraftarı da oyuna dahil olan Maccabi iyice bastırmaya başladı ve Moshe Fernandes biraz geç kalınca müdahalede 25 metreden vurdu.Cenk üstüne doğru gelen topu içeriye aldı ve maça bir anda denge geldi.Beşiktaş adeta şoka girmişti.Şoktan çıkartan isimse günün yıldızı Quaresma oldu.Portekizli yine sorumluluk almaya başladı.Portekizliye sağ kanattan bindirmeleriyle Hilbert te eşlik etti ve Beşiktaş tekrar bastırmaya başladı.Sağlı sollu ortalarda Ernst'in kafasını kaleci son anda çıkardı.Almeida ise 3 pozisyonda çok çok net fırsatları harcadı.Gerçekten çok müsait pozisyonlarda hiç beklenmedik vuruşlar yaptı Portekizli.Daha sonra attığı gol de -bana göre olmayan bir faul yüzünden- geçersiz sayıldı.
   
                            

Tam maç böyle bitecek derken sahneye bir kez daha Quaresma çıktı.Almeida'nın indirdiği topu alan Quaresma şık bir çalımla ilk rakibini geçti ardından bir kez daha güzel bir çalımla rakibini yere yatırdı ardından bir şut fake iyle de diğer rakibini yatırdı.Kendine boş bir koridor yarattı Q7 oraya girdi kaleciyle karşı karşıya kaldı.O sert ve düzgün bir vuruşla kaleciyi avlarken ben de kendimden geçmiş bir şekilde gol sevincini yaşıyordum.Gerçekten inanılmaz bir gole imza attı Quaresma.Harika bir goldü.Adeta "Eeeeh yeter be!" diyip topu aldı önüne gelen herkesi yatırdı ve golünü attı takımına inanılmaz kritik bir 3 puan kazandırdı.Enfes bir goldü.

Maçın değerlendirmesine geleceksek maçın adamı kesinlikle Quaresma'ydı.Portekizli forvet arkası gibi oynadığı son 2maçtır muhteşem oynuyor.Aman nazar değmesin.Attığı 2 gol de jeneriklik gollerdi.Maçın diğer iyilerine gelirsek Hilbert muhteşem oynadı.Sene başında bilenler bilir sürekli Hilbert'in oynaması gerektiğini söylüyordum.En sonunda formayı aldı ve haklı olarak bir daha bırakmadı.Fernandes de bu takımda çok önemli bir yere sahip olduğunu gösteriyor 2 maçtır.Almeida ve Ekrem de maçın kötüleriydi.Almeida çok kaçırdı Ekrem de yerini yadırgıyor sanırım.Cenk te 2.golde çok hatalıydı.

Bu arada Güntekin Onay şu an Türkiye'de en sevdiğim spor yorumcularından birisi.Bu maçı da ondan dinlemek büyük keyifti.Hele o 2.golde "Gooool Beeee!!!" diye bağırması inanılmaz hoşuma gitti.Sonuç olarak çok kritik bir galibiyet aldık ve Kiev'le farkı 3'e çıkardık.Artık son maçta Stoke'u ağırlayacağız.1puan bile yetiyor çıkmak için.3puan alırsak ta lider bitiriyoruz.Yani kapı ardına kadar açık bir aksilik olmaz inşallah.

Tabi yazıyı yazmışken Quaresma'nın muhteşem gollerini paylaşmadan olmaz.
Şu 1.gol:


Bu da 2.gol:

Aman Allah!!

Kısa süre önce basketbolu bırakan Nba'in en dominant oyuncularından Shaquille O'Neal geçtiğimiz günde Jimmy Kimmel'ın şovuna konuk oldu.Eğlenceli bir program oldu ama bir olay vardı ki beni ve eminim birçok kişiyi hayretler içinde bıraktı.

2.16 boyundaki 155 kilo ağırlığındaki Shaq'ın programa konuk olduğu sırada Shaq'ın 1.55 boyunda 48 kilo ağırlığındaki "minik" kız arkadaşı da geldi.Bu sırada çok çok ilginç bir olay yaşandı ve kız arkadaşı o zayıf cılız kişi yani Shaq gibi bir devi sırtladığı gibi havaya kaldırdı.İnanılmaz gerçekten ve bunu o kadar rahat yaptı ki bu olayı daha da şaşırtıcı bir duruma getirdi.Tarif etmekle pek olmaz buyrun o görüntüler.

1 Aralık 2011 Perşembe

Chris Paul Takasını İstedi



Nba sezonunun resmen başlaması için artık sadece ufak işlemler kaldı.Bu arada lokavtın kalkmasıyla piyasalar çok çok karışacak gibi.Dedikodular havada uçuşurken akşam saatlerinde Chris Paul'un menajeri oyuncusunun takasını istedi Hornets yönetiminden.Daha doğrusu Knicks'e takas edilmesini istedi.

Carmelo Knicks'e gittiğinden beri bir süper yıldızın daha Knicks forması giyeceğine dair sayısız dedikodu çıktı.Bir çok isim geçti ancak en çok adı anılan isim artık daha başarılı bir takımda forma giymek istediğini belirten Chris Paul'du.Paul'un özellikle Melo gittikten sonra gönlünün Knicks'e kaydığını söylemek yanlış olmaz.New York gibi büyük bir şehrin de ilgisini çektiğini söyleybiliriz.Yeniden çok güçlü bir kadro kurmak isteyen Knicks yönetimi de CP3'yi çok istiyordu ancak bu konuda çok ciddi bir görüşme yapamadılar takas döneminde.

Yaz dönemi de lokavt yüzünden herhangi bir haber çıkmamıştı basında.Geçtiğimiz günlerde lokavt konusunda sözlü anlaşma sağlanınca dedikodular ve haberler de çıkmaya başladı.Tabi ki Chris Paul baş aktörlerden biriydi.Knicks başta olmak üzere birçok takımla adı anıldı süper yıldızın.Ama Cp3 geçtiğimiz günlerde "Kalbim New Oreleans'a ait." tarzı bir açıklamada bulunmuştu.Hornets taraftarlarının mutluluğu kısa sürdü ve Paul menajeri aracılığıyla Knicks'e takasını istedi.

Lokavt yüzünden şu an oyuncularla görüşmesi yasak olan Hornets yönetimi karar almak için lokavtın kalkmasını ve Paul'la görüşmeyi bekliyor.Ancak Paul da gitmekten yana karar bildirdiğine göre artık ellerinde tutmaları zor gibi.Bakalım Knicks Heat'e karşı kendi 3'lüsünü oluşturabilecek mi?

Deron Williams Veda Etti


Salı akşamı Deron Williams'a veda etti Beşiktaş.Ben de salondaydım.Kısa notlar halinde o gün neler olduğunu anlatayım sizlere.

Öncelikle trafikten sonra erkenden geldim salona.Deron'un maçtan 2 saat önce salonun yanındaki Kartal Yuvasın'da bir imza töreni vardı.Ben erkenden gittim oraya 5'ti vardığımda.Ufak bir kalabalık oluşmaya başlamıştı.Sıraya girdiğimde 2 kişi vardı önümde.Zaman ilerledikçe kalabalık sayısı da artmaya başladı.Sohbetler de dönmeye başladı tabi sıradakilerle.Herkesin morali bozuktu Deron gideceği için.Kısa sürede çok benimsemişti Beşiktaş'ı tabi bizde onu çok benimsemiştik.Güvenlik görevlilerin uyarılarıyla kuyruk dışarıya alındı.O yüzden kaç kişi vardı tam olarak göremedim ama kalabalık gittikçe artıyordu gelen seslere göre.

Saat 6'ya gelince herkes heycanlanmaya başladı ancak Deron gelmedi bir türlü.Güvenlikten öğrendiğim kadarıyla trafiğe takılmıştı.Şaşırmadım İstanbul trafiğine yakalanmasına ama bu beklenmedik bir olay olmadığından keşke biraz erken çıksaydı.Bu arada kuyruktakilerle Beşiktaş'ın bu ayrılıklardan sonra neler yapmasını tartıştık.Genel olarak herkes şubeye olan ilginin düşeceğini düşünüyor.Saat 18.40 civarı Deron bir anda mağazadan içeri girdi.O kadar doğal ve ani olarak girmiştiki kimse ne olduğunu anlayamadı.Daha sonra müthiş bir alkış koptu.Deron'un gördüğü ilgi karşısında şaşırdığını anlaşılıyordu gözlerinden.Herkes çok heyecanlanmıştı.Tabi ben de.Onun gibi bir süperyıldızı bu kadar yakından görmek müthiş bir duyguydu.

                       

İşte şu yukarıdaki fotoğraf kadar uzaktaydı Deron.Kocaman gülümseyerek el salladı herkese daha sonra kendisi için hazırlanan bölüme geçip imza dağıtmaya başladı.Ben de yanımda getirdiğim sweatshirtü imzalatırken biraz da olsa sohbet ettim kendisiyle.Yaptıkları için çok teşekkür ettim ve bundan sonra Nba'de 2.takımımın onun olduğu takım olduğunu söyledim.O da yine çok içten gülümseyerek teşekkür etti imzasını attı.Gerçekten muhteşem bir andı beklediğime değdi diyebilirim unutulmaz bir anı oldu benim için.

Daha sonra salona geçip oradaki yerimi aldım.İlk sıralarda olduğum için imza kuyruğunda salona girdiğimde büyük boşluklar gördüm ancak zaman ilerledikçe imzasını attıranlar salona girmeye başladılar ve Akatlar yine çok dolu bir gününü yaşadı.Maç öncesi protokol tribünündeki Şeref Yalçın'a "Yönetim uyuma basketbola yatırım" diye tezahürat yaptık.Maç saatinden önce Nba'e geri dönecek oyunculara veda töreni vardı.Gerekli hazırlıklar yapılırken Deron içeride imza dağıtmaya devam ediyordu.

Nihayet 10 dakika kala önce sahaya Semih Erden davet edildi.Tezahüratlar ve alkışlar arasında plaketini aldı Semih Erden.Taraftara alkışlarıyla karşılık verdi.Daha sonra her 2 takımın da kadrosu sayıldı ve bu bittikten sonra ışık şovlar arasında Deron Williams anons edildi.İnanılmaz bir atmosfer oluştu o anda.Akatlar'da bulunan herkes-rakip takım taraftarı da dahil-ayakta alkışladı Deron'u.Müthiş bir tezahürat eşliğinde geldi Deron ve sahanın ortasında plaketini aldı.Daha sonra mikrofonu alan Deron türkçe olarak "Teşekkür ediyorum.Sizi seviyorum.Beşiktaş'ı seviyorum.En büyük Beşiktaş." dedi ve salonda yine muhteşem bir atmosfer oluştu.

                          

Plaketini aldıktan sonra Deron Williams'ın 8 numaralı forması yoğun alkış ve tezahüratlar eşliğinde Akatlar'ın tavanına çekilerek emekli edildi.Daha sonra takım arkadaşlarıyla bir araya geldi Deron.Bu sırada bütün Akatlar Deron ve Semih'ten üçlü bekliyordu.Semih Erden gerekli bilgileri Deron'a anlattı ve ikisi birlikte salona üçlü çektirdiler.Yine muhteşem bir atmosfer vardı.Alkışlar arasında protokol tribünündeki yerlerini aldılar.

Maça da bir değiniyim.Takım halinde bir bütünlük sergiledi Beşiktaş ve zaman zaman oyundan düşse de güzel bir oyunla kazandı maçı.Dudley ve Mehmet Yağmur çok iyi oynadılar ve yürek koydular.Önemli bir galibiyet alarak gruptan çıkmayı garantiledik.

Güzel ve hüzünlü bir gündü.Deron çok sıcakkanlı olarak ilgilendi herkesle.Yüzünden gülümsemesi hiç eksik olmadı.Beşiktaş formasıyla izlemek harikaydı onu.Salı gününden bana güzel hatıralar kaldı diyebilirim.Yolun açık olsun Deron reyis her zaman bekleriz.

                            

30 Kasım 2011 Çarşamba

Amnesty'nin Adayları


Nba'de lokavt görüşmelerinde sona gelindi ve dedikodular da çıkmaya başladı.Özellikle görüşmelerde kabul edilen "Amnesty Kuralı" Nba piyasasına baya bir hareket getirecekmiş gibi duruyor.

Amnesty Kuralı'na göre takımlar sahip oldukları yüklü ve ağır kontratların bedelini ödemek karşılığında iptal edebilecek ve böylece salary cap'lerini boşaltmış olacaklar.Bu yüzden de birçok takım önceden verilmiş ama şimdi çok çok ağır olan kontratlı oyuncularını elden çıkarmaya hazırlanıyor.Böylece salary'lerini boşaltıp daha olumlu olabilecek oyuncular için o parayı harcayabilecekler.Tabiki bunun sonucunda boşa çıkacak olan oyuncular birçok takımın iştahını kabartıyor.Özellikle şampiyon adayı olan takımlar kadrolarındaki eksik parçaları yüzük kazanmak uğruna tamamlayabilirler.Bu yüzden başta Lakers ve Heat olmak üzere birçok takım pusuya yatmış durumda.

Öncelikle Amnesty kuralının ilk uygulanacağı isimler olarak Baron Davis ve Gilbert Arenas'ı gösterebiliriz.2 oyuncu da epeyce yüklü kontratlarının karşılığını vermekten çok ama çok uzaklar.Cavs yeniden yapılanmaya ihtiyacı olduğu için Orlando da Arenas yarardan çok zarar getirdiği için bu kontratlardan kurtulmaya çalışıyorlar.Cavs Baron'ın 2yıl 26 milyon dolarlık kontratını Magic te Arenas'ın 3 yıl 64.2 milyon dolarlık kontratını fesih etmeye hazırlanıyor.Orlando ayrıca geri döndükten sonra bir türlü eski performansını yakalayamayan milli oyuncumuz Hidayet'in de yüklü kontratını iptal etmenin peşinde son çıkan haberlere göre.Bunu yapacaklar mı bilmiyorum ama Hido'ya bir şans vereceklerdir bence.Bu sezon mutlaka kendini toparlamalı Hido yoksa o da yeni takım aramak zorunda kalabilir.Portland Trail Blazers'ta zamanında Roy'a verdiği yüklü kontrat yüzünden sıkıntılıymış son duyumlara göre.Roy çok çok ağır sakatlıklar sonucu eski performansından çok uzakta ve Portland'ta onun kontratını çok ağır buluyormuş.Amnesty kuralını uygulayacaklarına dair ciddi haberler çıktı.Roy o sakatlıkları yaşamasaydı Nba'in en önemli oyuncuları arasında olacaktı ve eminimki kontratının hakkını verecekti.Ne yazık ki onun 50 milyon dolarlık kontratı Portland'a sorun yaratmakta ve muhtemelen serbest bırakacaklar Roy'u.

Öncelikle Amnesty kuralının ilk uygulanacağı isimler olarak Baron Davis ve Gilbert Arenas'ı gösterebiliriz.2 oyuncu da epeyce yüklü kontratlarının karşılığını vermekten çok ama çok uzaklar.Cavs yeniden yapılanmaya ihtiyacı olduğu için Orlando da Arenas yarardan çok zarar getirdiği için bu kontratlardan kurtulmaya çalışıyorlar.Cavs Baron'ın 2yıl 26 milyon dolarlık kontratını Magic te Arenas'ın 3 yıl 64.2 milyon dolarlık kontratını fesih etmeye hazırlanıyor.Orlando ayrıca geri döndükten sonra bir türlü eski performansını yakalayamayan milli oyuncumuz Hidayet'in de yüklü kontratını iptal etmenin peşinde son çıkan haberlere göre.Bunu yapacaklar mı bilmiyorum ama Hido2ya bir şans vereceklerdir bence.Bu sezon mutlaka kendini toparlamalı Hido yoksa o da yeni takım aramak zorunda kalabilir.Portland Trail Blazers'ta zamanında Roy'a verdiği yüklü kontrat yüzünden sıkıntılıymış son duyumlara göre.Roy çok çok ağır sakatlıklar sonucu eski performansından çok uzakta ve Portland'ta onun kontratını çok ağır buluyormuş.Amnesty kuralını uygulayacaklarına dair ciddi haberler çıktı.Roy o sakatlıkları yaşamasaydı Nba'in en önemli oyuncuları arasında olacaktı ve eminimki kontratının hakkını verecekti.Ne yazık ki onun 50 milyon dolarlık kontratı Portland'a sorun yaratmakta ve muhtemelen serbest bırakacaklar Roy'u.


Amnesty kuralının uygulanacağı diğer isim Rashard Lewis.Lewis te Arenas'la aynı takasta kullanılmış ve Washington'ın yolunu tuttu.Ancak burada gereke sakatlıklar gerekse formu yüzünden hiç istenilen performansı veremedi ve yüklü kontratıyla Wizards yönetimine ciddi baş ağrısı yaratıyor.30 milyon dolarlık kontrattan kurtulmak istiyor Wizards ve John Wall merkezli yeni yapılanma için Lewis'i serbest bırakmaları gündemde.San Antonio yönetimi de Richard Jefferson ve 3 senelik 30 milyon dolarlık kontratından çok çekiyor şu aralar.Jefferson bir türlü istenilen katkıyı veremedi Spurs'te.Onlar da kadrolarındaki eksik parçaları kapatabilirler Jefferson'dan oluşan boşlukla.Bu yüzden Richard Jefferson da bavullarını toplayacak isimler arasında konuşuluyor.

Carmelo'yu yollayıp yeniden yapılanmaya giren Denver Nuggets'ta Al Harrington ve 27 milyon dolarlık kontratı ciddi bir sorun olmuş durumda.Kontratının karşılığını bir türlü veremeyen Harrington'ı waive etmesi bekleniyor Denver'ın.New Jersey içinse kendi dertlerini kendi açtılar diyebiliriz.Travis Outlaw'a 5 yıl 35 milyon dolarlık kontrat verdiler ancak Outlaw bu kontratın karşılığını vermekten çok ama çok uzak.Brooklyn'e taşınıp yeni bir başlangıç yapan Nets için bu kontrat aşırı bir yük konumunda ve muhtemelen bundan kurtulacaklardır.Charlotte Bobcats te DeSagna Diop'un bir şekilde aldığı 2 yıl 14 milyon dolarlık kontrattan kurtulmanın peşinde.Amnesty kuralı çıktıktan sonra büyük ihtimal Diop'la yollarını ayıracaktır Bobcats.



Amnesty kuralının en çok etkileyeceği takımlardan biri Detroit.Zamanında Charlie Villanueva ve Ben Gordon'a verdikleri anlamsız kontratlar şimdi ellerini kollarını bağlamış durumda.Resmen kendileri düştüler bu duruma.Ancak bu amnesty kuralı onlar için büyük bir fırsat.Büyük ihtimalle Charlie V ve Ben Gordon'u yollayacaklar.Ancak bunun yanında son yıllarda sakatlıkların da etkisiyle hiç te istenilen performansı veremeyen ancak bunun yanında çok ta yüklü bir kontrata sahip Richard Hamilton'ın da serbest bırakılması gündemde.3'üne birden para verebilirler mi aynı anda bilmiyorum ama ellerinde olsa 3'ünü de yollarlar.Ancak mali yükü çok ağır olduğundan muhtemelen 2'siyle yollar ayrılacaktır.

Bir waive haberi de Lakers'tan bekleyebiliriz bu kural çıktıktan sonra.Lakers zamanında bir anlık çıkışına inanıp Walton'a bir kontrat vermişti ancak Walton için zaten o kontrat fazlaydı.Üstüne bir de çok ciddi sakatlık problemi çekiyor Walton belinden.Hatta basketbolu bıraktığına dair dedikodular çıktı.Ancak henüz öyle bir karar yok.Amnesty kuralı çıktıktan sonra serbest kalacak oyuncular için boşluk açmaya çalışan Lakers Walton'ı serbest bırakabilir.Bir diğer şampiyonluk adayı Miami de aynı Lakers gibi bu oyuncular için boşluk peşinde.Bu yolda geçen sene kadrolarına kattıkları ancak sakatlıktan sonra bir türlü istenileni veremeyen Mike Miller'ın amnesty kuralıyla serbest kalması bekleniyor.



Evet en önemli amnesty adayları bu oyuncular.Tabiki dediğim gibi şampiyonluk adayları bu oyuncuların peşlerinde.Lakers'ın Baron Davis ve Rashard Lewis için pusuda olduğu dedikoduları her yerde çıkmaya başladı.Keza Miami'nin de her türlü uzun oyuncu için fırsat kolladığını biliyoruz.Kadrosunda ilginç bir revizyona giden Boston Celtics te bu serbest kalacak oyuncuların peşinde.Amnesty kuralı çıktıktan sonra piyasaların çok çok hareketleneceği aşikar.Bakalım neler olacak?



29 Kasım 2011 Salı

Güle Güle Deron



Deron Williams..Nba'in en başarılı oyuncularından biri.Lokavt süresi boyunca ülkemize gelmeyi ve Beşiktaş forması giymeyi tercih etti.İyiki de gelmiş.Şimdi lokavt bitti ve geri dönüyor kendisi ama burada çok sayıda hayran kazandı kendine Deron.Beşiktaşlı olarak onu çıplak gözle siyah-beyaz formayla görmek harikaydı.

Deron Williams burada bulunduğu süre içerisinde adeta profesyonellik dersi verdi.İşini her zaman ciddiye aldı.Nasıl olsa gideceğim diye hiçbir maçta kendini salmadı.Hep üst seviyede oynadı.Egolarından arınmış bir şekilde oynadı ve çevresindekileri de çok olumlu etkiledi.En kritik zamanlarda hep sorumluluk aldı takımı sırtladı.Beşiktaş'ı 2 seviye yukarıya taşıdı diyebilirim.Takım içerisinde hiç sorun yaratmadı aksine müthiş kaynaştı takımla.Yani kısacası Beşiktaş'ı çok benimsedi.Burası işte herşeyi anlatıyor anlatmak istediğim.Sahiplendi ve benimsedi.

Ben de fırsat bulduğum sürece kendisini izlemeye Akatlar'a gittim.Çok güzel bir anı olacak benim için onun gibi bir oyuncuyu canlı izlemek özellikle de dediğim gibi Beşiktaş formasıyla izlemek çok güzeldi.Oyunu müthiş okuyor Deron.Sürekli takım arkadaşlarını doğru yerlerde topla buluşturuyor.Beşiktaş'ta her maçında gayet iyi oynadı Deron.Ama ilk anda aklıma Fenerbahçe maçında Ömer Onan'ı perişan edişi ve Göttingen maçında attığı 50 sayı geliyor.Müthiş bir deneyimdi bizler için.

Deron Williams bu akşam veda edecek Beşiktaş'a.Bende biletimi aldım bile çoktan.Bu akşam forma giymeyecek ama kendisine veda partisi düzenlenecek.Daha sonra tribünden takip edecek maçı.Ben de son kez onu görmek için tribünde olacağım.Bu arada formasının emekli edilmesi güzel bir jest gibi görünse de diğer Beşiktaş tarihindeki oyunculara yapılmış bir saygısızlıktır.2ay da bir oyuncu ne yaparsa yapsın forma emekli edilmesi başka bir şey.

Neyse güle güle Deron.Bu taraftar seni hiç unutmayacak.Bundan sonra Nba'de 2.takımım da Deron'un takımıdır.

28 Kasım 2011 Pazartesi

Avni Aker'de Kritik 3 Puan


Ne zamandır Beşiktaş maçlarını değerlendirmek istiyorum blogta.Bir türlü kısmet olmuyordu yoğun tempodan.Şu sıra biraz rahatladığıma göre dün akşamki önemli maçtan başlayarak Beşiktaş değerlendirmesi yapabilirim.

Öncelikle bu sezonun en çok maç yapan 2 takımı karşı karşıya geliyordu.Kritik bir maçtı. her 2 taraf içinde.Beşiktaş'ta özellikle orta sahada eksikler can sıkıyordu.Trabzon'sa hafta içi kendi evinde Inter'le karşılaştı ve müthiş efor sarf ederek çok güzel bir maç çıkardılar.Çok güzel bir maç izledik diyebilirim kendi adıma.Kazanan da gol orucunu bozan Quaresma'yla Beşiktaş oldu ve çok kritik 3 puanı hanesine yazıp rakibini geçti sıralamada.

Öncelikle maç öncesi kadrolara bakarsak Şenol Güneş klasik Trabzonspor kadrosuyla başladı.Değişikliğe gitmedi.Carvalhal'se sakatlıklardan dolayı değişik bir 11'le sahaya çıktı.Haftalar sonra Fernandes 11 çıktı.Keza sakatlıktan dönen Toraman ve Ekrem Dağ da ilk 11'deydi.Defansif gözüken bir Beşiktaş kadrosu vardı.Şaşırmıştım açıkçası kadroyu görünce ancak maç ilerledikçe Carvalhal'in dersine çok iyi çalıştığını ve çok güzel bir kadro çıkardığını gördüm.

Maça gelecek olursak Beşiktaş çok kontrollü başladı kadrosu doğrultusunda.Trabzonspor topa daha hakim taraftı ama bir türlü ciddi tehlike yaratamadılar.Alanzinho karşı karşıya kaldığı pozisyonda kötü vurdu topa.Daha sonra Beşiktaş önce kornerden gelen topta Egemen'in vuruşundan daha sonra da Quaresma'nın muhteşem çalımından sonra Tolga'yı da geçip vurduğu şuttan yararlanamadı.Çizgi üzerinde Cech şutu çıkardı.İlk yarının kalan kısmında da yine Beşiktaş kontraya yönelik oynadı.Trabzonspor topa hakim olmasına rağmen tehlike yaratamadı.


                             

2.yarıda da 2 takım oyun anlayışlarını değiştirmedi.Trabzon’un kazandığı kornerde Colman’ın vuruşu son anda Hilbert’in karnına çarptı.Bazı taraftarlar burada penaltı beklese de net bir şekilde karnına çarpıyor Hilbert’in penaltıyla ilgisi yok.Daha sonra Beşiktaş Fernandes’le pozisyonlar buldu.Portekizli birinde vurmakta geç kaldı diğerinde de kalecinin üzerine vurdu.Daha sonra Quaresma’nın vuruşunu Tolga sektirdi ancak Ekrem Dağ düzgün vuramadı topa ve farklı şekilde auta yolladı topu.Beşiktaş’ta Quaresma müthiş bir çalım sonrası çektiği şut karşı karşıya kaldığı Tolga’nın ayaklarından döndü.Oyuna önce günün etkisiz ismi Alanzinho’nun yerine Adrian’ı alarak Şenol Güneş müdahle etti daha sonra Carvalhal’de Holosko’yla Mustafa Pektemek’i oyuna aldı.Bu hamleyle biraz daha ofansif bir anlayış benimsedi Beşiktaş.

Nitekim oyunun kontrolü de Beşiktaş’a geçmeye başladı.Hilbert’in şutunda Tolga topu yine sektirdi.Mustafa Pektemek tam golü atacakken arkadan Celutska’nın hamlesiyle yerde kaldı ve Fırat Aydınus hem penaltı noktasını hem de Celutska’ya kırmızı kartını gösterdi.Penaltı vuruşunda günün başarılı ismi Quaresma kaleciyle topu ayrı köşelere yollayarak gol orucuna son verdi.10kişi kalan rakibi karşısında boş alanlar yakaladı Beşiktaş.İsmail 5’e 2 durumda pas vermedi kimseye ve topu da kaybedince mutlak bir golden oldu Beşiktaş.Daha sonra Tolga’nın hatalı pasını iyi sezen Quaresma topu Mustafa’ya atmakta geç kalınca Tolga hatasını telafi etti.Hemen bu atağın dönüşünde ilk kez istediği topu alan Burak Yılmaz kaleci Cenk’i geçemedi.Kalan bölümde Burak’ın el beklediği pozisyonda ve Trabzon’un attığı sayılmayan gol öncesinde Fırat Aydınus doğru karar verdi ve karşılaşma 1-0 Beşiktaş'ın üstünlüğüyle sona erdi.



Maçın yıldızlarına geçecek olursak Beşiktaş'ta sadece Almeida ve Ekrem'i beğenmedim.Onun dışında herkes çok iyi oynadı bence.Özellikle Quaresma,Hilbert,Sivok ve Egemen kusursuz oynadı.Trabzonspor ise etkisiz kaldı maç boyunca.Özellikle kaleci Tolga çok kötü günündeydi.Olmadık topları sektirdi.

Maçın asıl yıldızı ise bence Beşiktaş teknik direktörü Carlos Carvalhal'di.Trabzon'un hücumunu muhteşem analiz eden Carvalhal orta sahanın forvetle bağlantısını komple kesti.Rakibinin Inter maçındaki yorgunluğunu da hesap ederek "Önce durdur sonra vur" taktiğini oynattı.Çok ta güzel yaptı.Burak sadece oyunun son bölümünde istediği topu aldı.Onun dışında Trabzon atakları olgunlaşamadan Beşiktaş savunması arasında eridi gitti.Hücumda Quaresma'nın becerilerine güvendi Carvalhal.Portekizli iyi gününde olunca planı tuttu.Şenol Güneş'se rotasyona gitmeyerek ve sistemi değiştirmeyerek bence sınıfta kaldı bu maçta.Sonuç olarak Beşiktaş çok önemli bir deplasmandan çok kritik 3puanla döndü.