18 Ocak 2011 Salı

Pirelli'den Yeni Lastikler



Bilindiği üzere bu sene Formula 1'de lastik tedarikçisi değişti.Yıllardır Bridgestone'nun sağladığı lastikleri bu sezon Pirelli lastik firması sağlamayı üstlendi.Çalışmalarına durmaksızın devam ettiğini haberlerden okuyoruz.Şimdiki üzerlerinde durdukları konu yağmur lastikleriymiş.Yağmur lastiklerin en verimli çalışması için denemelerini sürdüren Pirelli Abu-Dhabi'de gece deneme sürüşlerini gerçekleştirmekte.Özellik bu pistlere yağmur lastiklerini denemek için geldiklerini açıklamışlar.Asya'da yağmur yağdığı halde sıcaklığın yüksek olması onlar için artı bi deneme olduğundan Avrupa'daki yağmur yağan pistleri kullanmamışlar.Deneme sürüşlerini İspanyol pilot De la Rosa'ya yaptılıyor.

Ayrıca Pirelli değişik bi işe de imza atma peşindeymiş.Buna izin verilir mi verilmez mi bilmiyorum ama ben haberde duyduğumu size aktarmak istiyorum.Pirelli Bridgestone'dan daha az dayanıklı lastikleri üretip yarışlara çıkarma peşindeymiş.Geçen seneki dayanıklı lastikler pilotları neredeyse bütün yarışı bitirmelerine olanak sağlıyordu.Bu sene yapılmasında bi sorun çıkmazsa eğer Pirelli'nin daha az dayanıklı lastiklerini pilotlar 2 kere değiştirmek zorunda bırakacakmış. Bu da yakıt ikmalinden sonra azalan pit-stop heyecanını biraz daha yukarı çekebilecek.Bu değişiklik biraz heyecan katabilir.Umarım sorunsuz halledilir.Pirelli'den haberler şimdilik bu kadar.Esen kalın efendim...



Not:Pirelli kızlarıda bu sezona hazır durumda olsalar iyi olur...

Magic Darko

Darko Milicic bu sene gerçekten çok iyi iş çıkartıyor.Tabiki 2003 draftında 2. sırada seçilen bir oyuncu için yetersiz ama Minnesota'da çok faydalı oynuyor ve bu senede hem oyununu hem de istatistiklerini çok geliştirdi.Çıkışını devam ettiriyor ve dün geceki Portland maçında attığı basket gibi bazen bizi çok şaşırtan hareketleri yapıyor.

Portland-Minnesota maçını Nba Tv veriyordu ben de tekrarını izlerken gördüm bu hareketi.Gerçekten süper bir basket.Bir uzun oyuncudan beklenmeyecek kadar bir çabukluk ve top hakimiyetiyle güzel bir basket atmış Darko.Buyrun...

Lebron'dan İnce İşler



Miami Heat'in yıldızlarından Lebron James son günlerde spor gündemi olduğu kadar magazin gündemini de meşgul etmeye başladı.Magazin basınında Lebron'un ünlü şarkıcı Ciara ile beraber olduğu konuşuluyor.

Lebron'un geçtiğimiz günlerde ünlü şarkıcı Ciara ile Beverly Hills'te başbaşa romantik bir yemek yediği görüntülenmiş.İkili ayrı ayrı gelip ayrı ayrı çıkmış ama samimi pozlar vermişler.Hatta samimi(!) bir şekilde öpüşmüşler.İkiliden bir yalanlama gelmedi birlikte olduklarına dair.Zaten ateş olmayan yerden duman çıkmaz kaldıki yemek yedikleri filan görüntülenmiş.Yabancı basında da oldukça geniş yer aldı haber.Ben de paylaşayım dedim.

Marthin Luther King Canavarları

Dün Amerika'da Martin Luther King günüydü.Bu günde de Nba'de maçlar daha erken başlar,güzel maçlar olur,önemli maçların da bir kısmını bugüne koyarlar.Her neyse dün de 13 tane maç vardı ve öyle bireysel performanslar sergilendiki hangisini günün performansı seçip koysam diğerlerine ayıp olurdu ben de toplu bir değerlendirme yapayım dedim.


Bu değerlendirmeye de bir çaylakla başlayayım dedim.Blake Griffin kuşkusuz bu sezonun en heyecan verici oyuncularından biri ve Cippers'ın bu seneki süpriz performansının da baş mimarlarından.Dün geceki Clippers-Pacers maçında ise iyice coştu Griffin ve kısa kariyerinin en yüksek sayısına ulaştı.Tam 47 sayı attı Griffin.Bunu da 24 şutta 19 isabet gibi mükemmel bir yüzdeyle yaptı.Griffin 14 te ribaunt çekip süper bir maç çıkardı ve takımının galibiyetinde en büyük pay sahibi oldu.Griffin'i takip etmeye çalışıyorum.Hem müthiş atletikliği hem de blogumuzun ismini taşıması nedeniyle.Gerçekten hiç te bir çaylak gibi oynamıyor.Büyük bir oyuncu olacağı besbelli eğer başına bir sakatlık tarzı bir şey gelmezse.Saygı duyulası bir performans.Günün en önemli istatistiklerinden hatta belki de en iyisi...


Griffin'den bir başka takip ettiğim oyuncuya ve onun güzel performansına geçelim.Amar'e Stoudamire'ın gelişiyle Knicks geçen senelerden çok farklı.Tabiki bu durumun olmasında tek etmen Amar'e değil ama en büyük etken dersek yanılmış olmayız.Dün akşam erken saatte oynanan Suns-Knicks maçında Amar'e 41 sayı attı.Dediğim gibi maç erken saateydi ve Ntvspor veriyordu o yüzden rahat izleyebildim maçı.Çok dominant oynadı Amar'e.Knicks'in oynadığı hızlı tempoda gerçekten çok güzel bir yıl geçiriyor.Bu maçta da 25 şutta 15 isabetle yüksek bir yüzde yakalayıp 41 sayı attı dediğim gibi.6 da ribaunt çekti Stoudamire ama galibiyete yeterli olmadı...


Knicks'in galip gelememesinin sebebi de eski günlerden bir performans sergileyen Vince Carter oldu.Hido takasıyla Suns'a gelen Carter kendini toparladı Nash'in komutasında ve bu maçta da 29 sayı 12 ribaunt 4 asistle oynayarak geçen senenin Şubat ayından beri ilk kez double double yaptı.Pek te öyle göz kamaştırıcı bir performans gibi gözükmeyebilir ama 1 yıllık bir aradan sonra gelmesi sevindirici.Carter 20 şutta 11 isabet buldu.Maçı canlı izledim dediğim gibi.Carter oyunu kontrolüne aldı ve takımının önde kalmasını sağladı.Gerektiği yerde liderlik etti ve takımını sürükledi.



Bir başka etkileyici performansa geçecek olursak biraz da haksızlık ettiğimiz birisinden bahsetmek istiyorum.Lamarcus Aldridge Roy'un sakatlığından sonra takımının liderliğini üstlendi ve çok başarılı bir oluyor.Bugüne kadar da bir çok etkileyici performans sergiledi ama pek bahsetme şansımız olmadı diğer prfomanslardan.Ama dün gece de Minnesota karşısında çok güzel oynadı Aldridge ve takımının galip gelmesini sağladı.Aldridge 24'te 15 isabetle 37 sayı kaydetti ve 12 ribaunt ekledi bu güzel istatistiğine.Buna yakın istatistik yaptığı birkaç maç daha hatırlıyorum.Çok formda gerçekten.Takımının o kadar eksiğe rağmen bu derecede olmasının en büyük nedeni o.Hakkını biraz geç te olsa teslim edelim Aldridge'in.Bence All-Star olmayı da hakediyor bu sene.

Sezonun bir başka formda ismi de Russell Westbrook.Bundan önce de etkileyici performanslar sergileyip günün performansları köşemizde yer almıştı.Bu sene de birçok maçta takımına liderlik etti,sürükledi.Dün gece oynanan Lakers maçında da elinden geleni yaptı Wesbrook.Lakers'ın savunmada yumuşak karnı guard bölümünde bu zayıflığı çok iyi kullandı.23'te 12'yle 32 sayı attı ve ayrıca 12 asistle de Durant'in kötü bir gününde takımını sürükledi ama galibiyete yeterli olamadı.Westbrook ta gerçekten çok formda ve bence o da All-Star olmayı hakediyor ama Batı'nın zengin guard bölümünde kendine yer bulabilir mi bilinmez.Ama olursa da kimse ses çıkartmaz sanırım.

Westbrook'tan sezonun bir başka formda guardı Derrick Rose'a geçelim.Gerçekten o da çok formda ve Mvp için bile adı geçiyor.Bu sene çok iyi liderlik ediyor takımına ve Bulls ta bu sezon iyi bir konumda.Böyle devam ederlerse ciddi bir aday olabilir Mvp için.Dün geceki Memphis maçında da 20'de 7'yle nispeten kötü bir yüzdeyle 22 sayı attı ama 12 asist 10 ribauntla kariyerinin ilk triple double'ına imza attı.Galibiyette de büyük pay sahibi oldu.Dediğim gibi çok formda ve müthiş performanslar sergiliyor.Bu maçta da çok yönlü bir performansla yine liderlik etti takımına.


Son olarak ta bir başka triple double yapan oyuncuya geçelim.Boris Diaw takımı Charlotte Bobcats'in uzatmada Sixers'a 96-92 kaybettiği maçta çok yönlülüğünü sergiledi ve 25 sayı 11 ribaunt 11 asistle triple double yaptı.Dediğim gibi çok yönlü bir oyuncu Diaw ve bu sene de ilk triple double'ını yaptı.

Efendim işte bunlar Martin Luther King gününde oynanan 13 maçta sizler için seçtiğim günün performansları.Gerçetken bu kadar çok etkileyici performans 1 günde toplandığı için dediğim gibi bir tanesini koyamadım...

17 Ocak 2011 Pazartesi

Hayrettin ve Shaq

Hayrettin'in programı baya baya ilgimi çekmeye başladı.Çok güzel şakalar filan yapıyor.Videoları da güzel montajlıyor.Shaq'la da ilgili bir şey yapınca ben de paylaşayım dedim.Güzel olmuş baya."Şşşt Shaq" diye seslenişi çok komiğime gitti.Apaçi dansı da yakışmış.

BBL'de Son Gelişmeler


Önce tabiki beni çok üzen bir olayla başlayacağım yazıma.O da Iverson'un sakatlığı..Malesef tam form bulmaya başlamıştı.Çok iyi ve olgun bir basketbol oynuyorduki acısına daha fazla dayanamadı.Sakatlık yüzünden tedavi olmak için ülkesine gitti.Hem de baya ciddi bir sakatlık olabilir.Iverson'da olan kist kötü huyluysa kanser tehtidi var ki bu çok kötü.Basketbolcu olmasına gerek yok herhangi bir insan için de çok kötü bir durum.Iverson'un play-off'lara kadar gelemeyeceği konuşuluyor.Tabiki önemli olan sağlığı.Umarım ciddi bir şeyi yoktur.Bende bu tip bir olaydan çok çektim hala da çekiyorum.Allah'tan benimki iyi huyluydu.Neyse Iverson'ın durumu bir takım testlerden sonra kesin olarak belli olacak.Dediğim gibi çok kötü oldu bu durum sağlığına kavuşması herleyden daha önemli.Umarız mümkün olan en kısa sürede en sağlıklı olarak döner.Doyamadık daha onu izlemeye ülkemizde.


Beşiktaş'ta bu üzücü sakatlık üzerine skorer oyuncu arayışına girdi.Pek te uzun sürmedi bu arayış ve ülkemizde Mersin Bşb. de oynamış ve etkileyici skor performanslarına imza atmış(61 sayı,Fb'ye 47 sayı gibi)  Chris Lofton'la anlaşma aşamasına geldi.Lofton müthiş bir şutör gerçekten.Ama Beşiktaş için daha delici bir oyuncu olsaydı belki daha iyi olabilirdi ama yine de Lofton bence katkı verecektir.Dediğim gibi müthiş şutör ve Chatman'la iyi bir ikili oluşturabilirler.Pota altı oyuncularını da rahatlatıcaktır tabiki.Takım oyununa adapte edebilirse Ergin hoca onu iyi bir transfer gibi duruyor.


Bir başka transfer haberi de Efes Pilsen'den geldi.Efes Pilsen bir süredir peşinde olduğu Nba'in tecrübeli guardlarından Flip Murray'le anlaştı.Murray transferini TOP 16'da kendilerine katkı sağlayacağını düşündükleri için yapmışlar ama ilginç bir hamle olmuş.Yani Murray bu zamana kadar neredeyse hiç bir zaman takım oyuncusu olmamış bir oyuncu.Efes gibi en önemli silahı takım oyunu olan bir takımda nasıl bir performans verecek muamma.Keza önümüzde bir Rakocevic örneği var.O da pek takımın bir parçası olamadığı için eskisi gibi değil.Bu yüzden de Avrupa basketboluna uyum sağlayabileceği de dahil birkaç önemli soru işareti olan bir oyuncu yerine bence daha bilindik bir oyuncu alınabilirdi Avrupa'dan.Hem de daha kaliteli olurdu Efes'e de daha çok katkı verebilirdi.Tabi Murray adapte olabilirse tecrübesiyle çok şey katar takıma.Özellikle işlerin kızıştığı Top 16'da Efes'in kendisinden beklediği katkıyı yapabilir.Bekleyip göreceğiz.Şu an Murray'in adaptasyonuna bağlı bir transfer olmuş.Oynanması gereken bir kumar mıydı?Bence değildi.Ama yine de umarım başarılı olur ve Efes için de iyi olur.



Nba'den bir başka transferi de Bornova Belediyesi yaptı ve Mardy Collins'i transfer etti.Hatırlamayanlar için Melo'yla kapışan Knicks'li desem sanırım hatırlarsınız.Collins iyi bir savunmacı ve görev adamıdır.Ligimizde de 3-4 numaralarda rahatlıkla oynar.Bornova'nın da savunma direncini arttırır.Hücumda pek başarılı bir oyuncu olarak bilinmiyor.Ceza şutlarını kesebilir ama hücumda takımı sürükleyecek tarzda bir oyuncu değil.Avrupa basketboluna da uyum sağlayabileceğini düşünüyorum Collins'in.O yüzden Bornova adına bence iyi bir transfer olmuş.


Son olarak bir transfer haberi değil de bir ayrılık haberini verelim.Fenerbahçe Ülker Lynn Greer'la yollarını ayırdı.Greer zaten geldiğinden beri Fenerbahçe'nin ondan beklediği performansı veremiyordu genel olarak.Bu sezon da çok formsuzdu ve Jasikevicius'un gelişinden sonra da iyice gözden düşünce beklenilen bir ayrılıktı.Durumu test edip ilerleyen günlerde eksik noktalarına bir takviye beklenebilir.Bekleyip göreceğiz.

16 Ocak 2011 Pazar

Lights Out

Dün gece oynanan Minnesota-Orlando maçında ilginç bir şey yaşandı ve salondaki elektrikler gitti kısa bir süreliğine.Bir an çok güzel bir ortam oluştu tabi reklam panolarından gelen ışıkla.Daha sonra durum düzeltildi ve maç kaldığı yerden devam etti.

Bir de pek alakası yok ama Orlando'nun maçta giydiği forma çok hoşuma gitti.Gayet güzel.

Takım Sahibi Kimi Raikkonen



Kimi Raikkonen hastasıyımdır bunu başta belirtmek isterim. Kendisini F1'den sonra WRC'de de elimden geldiğince takip etmeye çalıştım geçen sene. Citroen Junior takımı ile elinden geldiğince iyi dereceler yapmaya çalıştı Ice Man. Geçenlerde Citroen takımı patronunun açıklamasını okudum Citroen Junior takımını kapatacaklarına dair. Bu haberi doğrulayan haberler arka arkaya karşımıza çıktı. Takım patronu Olivier Quesnel takımda genç sürücü olmadığına göre bu takımın varolmasının bi nedeni yok gibi bir açıklama ile kapatacaklarını duyurmuş.

Önemli olan kısıma gelmek gerekirse olaylar burdan sonra geliyor. Bunun üzerine Kimi Raikkonen gene açıkta kalma durumu oluştu. Bu duruma Kimi Raikkonen kendi müdahale etmiş ve aldığı sponsorluk yardımları ile kendi takımını kurmuş.'Ice 1 Racing' adı altında kurduğu takımda kendi patronluğunu yapıp yarışlara katılacakmış. Aracı olarak geçmiş arabası olan Citroen'den seçmiş.Kimi yarışlarda Citroen DS3 WRC ile mücadele edecekmiş.Hayırlısı olmasını diliyorum.Bu sezon daha bi istikrarlı olarak takip etmeye çalışıcam Ice 1 Racing takımını.Her nekadar F1 kadar canlı yayın imkanı olmasada.

15 Ocak 2011 Cumartesi

Ferrari'den Haberler Var



2010 sezonunun kaybeden 2 isminden 2 farklı açıklama geldi hafta içinde. Kim mi bunlar? Tabiki Fernando Alonso ve Domenicali. Geçen sene son yarışta şampiyonluğu Vettel'e kaptıran Alonso bu sene ki hedefi tabiki şampiyonluk. Fakat bu yarışta ki rakibi konusunda karasız kalmış anlaşılan. Bu sezon pist üzerinde tamıtamına 5 tane geçmiş şampiyon olacak. Bunlar Michael Schumacher,Fernando Alonso,Lewis Hamilton,Jenson Button ve son şampiyon Sebastian Vettel. Bu kadar bol geçmiş şampiyonun barındığı bir sezon var mıdır bilemiyorum ama pek tahmin etmiyorum. Alonso bu kadar eski şampiyon arasında kendine rakibi belirlemiş. Kendisi 7 kez şampiyon olan Shumacher'miş. Mercedes GP daha iyi bir araç yapmadığı sürece bu ihtimal pek göz önünde değil. Alonso'da eminim bunun farkında ve diğer rakiplerine göz dağı veriyor. Verdiği isim nekadar büyük olursa olsun pek şampiyonluk kazanma ihtimali yok.

Verdiği demeçte yeni kurallar hakkında da konuşmuş çifte dünya şampiyonu. Arka kanat uygulamasının ve KERS sisteminin geri getirilmesinin yarışlarda geçiş olanağı bakımından fayda getiriceğini sunan Alonso'ya bu konuda katılmamak elde değil.Zira bende ilk duyduğumda KERS sistemi için sevinmiştim.



Bir diğer kaybeden F1 insanı Domenicali pilotu Alonso gibi iddaalı açıklamalarda bulunmuş basın mensuplarına. Kendileri bu sezon çifte zafer hedeflediklerini bütün F1 dünyasına duyurdu. Yeni sezona çok iyi hazırlındıklarını söyliyen Domenicali bu sezon geçen sezon ki hataları yerine getirmeyeceklerini söylemiş. Ayrıca Massa'yada basın yoluyla bi uyarıda bulunup Massanın yarışlara kendini motive etmesini istemiş. Bakalım 2011 yılı Ferrari'nin mi yılı olucak.Esen kalın efendim...

Jazz Vakti

Cavs'a vuran vurana sevgili okurlar.Lebron James'in takımdan ayrılmasıyla belini bir türlü doğrultamayan Cavs mağlubiyet serileri dışında rakip oyuncuların yaptığı güzel hareketlerle adını duyuruyor.

Son Utah maçında da Cj Miles süper bir smaç bastı.Postere malzeme olan isim JJ Hickson'du.Tek eliyle çok güçlü ve süper bitirdi Miles.Dengesiz bir şekilde zıplamıştı ama darbeye rağmen çok sağlam bastı smacı.

Bir başka güzel harekette Utah hücumundaki güzel paslaşmaydı.Önce Watson belinin arkasından Kirilenko'ya çıkardı topu.O da bekletmeden aynı şekilde Ronny Price'ı gördü ve bu çok güzel hücumu basketle bitirmek zor olmadı Ronny Price için.

İşte buyrun o hareketler..



14 Ocak 2011 Cuma

Bruno Senna Serbest



Kısa bi aradan sonra F1 dünyası ile tekrar karşınızdayım. Hafta içinde pek önemli olamayacak bi olayla karşılaştım. Bruno Senna koltuğundan edilmiş. Kimse buna pek şaşırmamıştır sanırım. Zira gösterdiği performans hiç iç acıcı değildi. Her nekadar çaylak olsa da ve her nekadar aracı kötü bi durumda olsada hiç umut vermedi. Amcasının yolundan gidebilicek mi ? Pek bi olabilitesi yok. Yaşı da zaten 27 olmuş. Pekte genç sayılmaz. Bruno Senna'dan boşalan koltuğa Hindistanlı pilot Narain Karthikeyan dolduracakmış. Kendisinden de pek iyi bir performans beklemiyoruz şahsen. HRT takım patronu Colin Kolles ''Kendisine kariyerinde başarılar diliyoruz.'' diyerek son noktayı koymuş. Gülegülge fake Senna.

Westbrook Şov



Oklahama City Thunder'ın genç ve atletik guardı Russell Westbrook takımının Orlando Magic'i 125-124 yendiği maçta tam anlamıyla şov yaptı.Takımını Durant'le birlikte takımı sırtlayan Westbrook 32 sayı 13 asist 10 ribauntluk süper bir performans sergiledi ve triple double yaptı.

Maç boyu Orlando'ya çok sorun yarattı Westbrook.22 şutta 11 isabet buldu ve etkileyici olan bu performansa imza atarak takımının galibiyetinde büyük rol oynadı.Tabi böylece de günün performansı köşesinde yer almaya hak kazandı.

All-Star'da Son Durum-3



All-Star oylaması hakkında son rakamlar açıklandı.Geçen bilgilere göre önemli değişiklikler var.Geçende ilk beş için iddalı 2 isim Amar'e ve Rose farkı kapatmıştı.Bu açıklamayla birlikte bu ikilinin öne geçtiği görülüyor.Baya da fark açmışlar.Bence güzel oldu.2 isim de daha çok hakediyordu ilk beşi Garnett ve Rondo'ya göre.

Onun dışında Batı'da kadro şekillenmiş gibi.Ama hala pivot kim başlayacak orası meçhul.Pivot bölümünde önde giden Yao'nun sezonu kapatması burada soru işareti oluşturuyor.

Genel oylamada ise Kobe Bryant'ın liderliği devam ediyor.Onu Dwight Howard izliyor.

Forvetler:Forvetler:
LeBron James  (Heat)  1,518,807
Amar'e Stoudemire  (Knicks)  1,143,391
Kevin Garnett  (Celtics)  1,049,544
Paul Pierce  (Celtics)  578,473
Chris Bosh  (Heat)  427,551
Carlos Boozer  (Bulls)  320,661
Josh Smith  (Hawks)  280,158
Danilo Gallinari  (Knicks)  259,619
Danny Granger  (Pacers)  201,653
Luol Deng  (Bulls)  191,312
Kevin Durant  (Thunder)  1,270,729
Carmelo Anthony  (Nuggets)  945,720
Pau Gasol  (Lakers)  851,456
Blake Griffin  (Clippers)  702,784
Tim Duncan  (Spurs)  663,487
Dirk Nowitzki  (Mavericks)  615,243
Lamar Odom  (Lakers)  364,950
Luis Scola  (Rockets)  347,986
Kevin Love  (T-Wolves)  301,529
Caron Butler  (Mavericks)  205,146
  
Guardlar: Guardlar:
Dwyane Wade  (Heat)  1,499,768
Derrick Rose  (Bulls)  1,225,575
Rajon Rondo  (Celtics)  1,171,311
Ray Allen  (Celtics)  630,588
John Wall  (Wizards)  260,893
Brandon Jennings  (Bucks)  254,614
Raymond Felton  (Knicks)  246,208
Gilbert Arenas  (Magic)  240,586
Jamal Crawford  (Hawks)  163,971
Darren Collison  (Pacers)  156,230
Kobe Bryant  (Lakers)  1,757,216 Chris Paul  (Hornets)  949,049
Manu Ginobili  (Spurs)  593,718
Steve Nash  (Suns)  522,215
Deron Williams  (Jazz)  487,887
Russell Westbrook  (Thunder)  463,250
Tony Parker  (Spurs)  355,993
Jason Kidd  (Mavericks)  303,164
Vince Carter  (Suns)  277,430
Kevin Martin  (Rockets)  266,037
  
Pivotlar:Pivotlar:
Dwight Howard  (Magic)  1,537,619 Shaquille O'Neal  (Celtics)  639,661
Joakim Noah  (Bulls)  291,107
Andrew Bogut  (Bucks)  245,253
Al Horford  (Hawks)  193,449
Roy Hibbert  (Pacers)  183,092
Andrea Bargnani  (Raptors)  162,364
Brook Lopez  (Nets)  125,022
JaVale McGee  (Wizards)  106,710
Ben Wallace  (Pistons)  79,017
Yao Ming  (Rockets)  928,928
Andrew Bynum  (Lakers)  660,576
Nene  (Nuggets)  389,263
Marc Gasol  (Grizzlies)  352,136
Emeka Okafor  (Hornets)  317,677
Brendan Haywood  (Mavericks)  276,777
Marcus Camby  (Trail Blazers)  201,133
Chris Kaman  (Clippers)  165,684
Andris Biedrins  (Warriors)  126,567
DeMarcus Cousins  (Kings)  110,230

12 Ocak 2011 Çarşamba

Sakin Ol Şampiyon

Dün geceki Minnesota-San Antonio maçında maç baş başa giderken hakem Ken Mauer biraz kontrolü kaybetti ve 10 saniyede tam 5 tane teknik faul çaldı Minnesota aleyhine.

Önce pek te faul olmayan bir pozisyonda Milicic'e faul çalındı sonra Corey Brewer'a da hemen peşinden yine basit bir faul çalındı.Bundan sonra kayış koptu ve Milicic ve Brewer birer tane teknik faul aldı.Ardından koç Kurt Rambis üst üste 2 tane teknik faul alıp atıldı.En son da teknik faulden sonra ribaunt pozisyonuna itiraz eden Kevin Love da tekniği yedi tabiki.

Bu kadar kızıp gelene geçene teknik faul vermeye de gerek yoktu 10 saniye gibi kısa bir sürede.Oradan sonra Minnesota'nın düzeni de bozuldu ve Spurs üstünlüğü eline aldı maçı da kazandı.İşte o pozisyonlar.

Lakers Dağıttı

Lebron'un gidişinden sonra çok sıkıntılı bir dönem geçiren Cavs ligin dibine demir attı.Son 22 maçta 21 mağlubiyet aldılar ama son Lakers maçında aldıkları mağlubiyet çok ağır ve acı verici bir mağlubiyet oldu.

Normal sezonda bu tip maçları pek takmayan ve bu maçları yakın farklarla kazanan bazen de kaybeden Lakers bu maçı tam anlamıyla domine etti ve Cavs'ı sadece 57 sayıda tutup kulüp tarihinin bir maçta en az sayısını yedi bir takımdan.Üstüne üstlük tam 55 sayılık farkla yine kulüp tarihinin en farklı 3.galibiyetini aldı Lakers.

Varejao'nun da sakatlığıyla iyice güçsüzleşen Cavs karşısında uzunlarının çok uzun kalmasıyla oyuna baştan kontrolü altına aldı Lakers.Savunmada da kontrolü hiç kaybetmeyen Lakers farkı arttırdı.Cavs'a en fazla 16 sayı imkanı verdi bir çeyrekte ve 112-57 gibi inanılmaz bir skorla kazandı Nba için.Cavs çok kötü bir durumda ve bir travma yaşıyorlar.Bu kadar kötü değiller aslında.Sonuç olarak bu kötü maçı yaşadılar.Lakers'ta çok konsantre oynadı ve maçı çok rahat kazandı.Skoru da iyi paylaştılar.Tabi biraz da şov eksik olmadı tabiki.

Nick Young Patladı



Washington'un şut makinası Nick Young dün gece oynanan Sacramento maçında hedefi buldu,43 sayı attı ve kariyer rekorunu kırdı.Uzatmaya giden maçta da takımının galip gelmesini sağladı.

Müthiş bir maç geçiren Young 22 şutunda 14 isabet buldu ve ek olarak 10 kez üçlük denedi ve 7 isabet buldu bunda da.Müthiş bir yüzde zaten.Eline gelen tüm topları atmasıyla biliniyor Nick Young.Genelde de kötü isabet yüzdesi yakalar ama dünkü maçta çemberi buldu ve sonucunda da 43 sayı gibi yüksek bir rakama ulaştı.Ek olarak ta 4 ribaunt ve 3 asist yaptı genç oyuncu.Tabi doğal olarak ta günün performansı bölümünde yer buldu.

11 Ocak 2011 Salı

Ronaldinho Flamengo'da


Ronaldinho'nun Milan'dan ayrılacağını yazmıştım.Ülkesine döneceği konuşuluyordu sambacının ve o kulübün de eski kulübü Gremio olacağı söyleniyordu.Hatta bu yolda Blackburn'ün astronomik teklifini reddetti Ronaldinho.

Ancak Ronaldinho Gremio'yu değil Brezilya'da en çok taraftarı olan Flamengo'ya gitmeyi tercih etti.Ronaldinho'nun ilgiye,desteğe ihtiyacı var.Bunu en iyi hissedeceği yer de tabiki ülkesi...Flamengo da taraftar topluluğu çok olan bir takım olduğu için onu cezbetmiş olabilir.Onun gelişi tabiki çok heyecanlandırdı tüm taraftarları.Rahat olduğu bu ortamda da ben başarılı olacağını düşünüyorum Ronaldinho'nun.Brezilya Ligi de bireysel yeteneklere daha çok dayanan bir lig bu yüzden Ronaldinho gibi büyük bir yeteneğin de başarılı olması beklenebilir.

Büyük bir Ronaldinho fanatiği olarak umarım eski günlerinden kesitler sunar bize.Tam olarak eskisi gibi olması zor ama ne kadar yakın olursa o kadar iyi olur biz futbolseverler için.

He son olarak yıllardır onu bir çok haberde ülkemize getiren Türk basını bu işe çok üzülecektir.Ronaldinho biraz da başarısız olursa "Ülkesinde mutsuz olan Ronaldinho" diye haberler çıkar tabi yine.

Altın Messi

Barcelona'nın süper yıldızı Lionel Messi ödüle doymuyor.Bu sefer de Fifa tarafından "Yılın Futbolcusu" ödülünü takım arkadaşları Xavi ve Iniesta'nın önünde kazandı Arjantinli futbolcu.

Ancak Messi'nin bu ödülü kazanması büyük eleştrilere de sebep oldu.Casillas,Cristiano Ronaldo,İspanyol basını ve son olarak ta yılın teknik direktörü seçilen Jose Mourinho Messi'nin bu ödülü hak etmediği görüşünü savundular.Bu görüşü savunmalarının en önemli nedeni de Dünya Kupası'nı kazanan İspanya Milli Takımı'nın oyuncuları Xavi ve Iniesta'nın hem takımsal hem de Milli takım bazında çok çok iyi performans sergilemesi buna rağmen Messi'nin Milli takım da çok başarısız bir performans sergiledi.Hatta son üçe kalamayan Sneijder'in de bu ödülü kazanması gerektiği ciddi ciddi tartışılıyor.

Bana kalırsa ben de Messi yerine bu 2 futbolcudan birinin alması gerektiğini düşünüyordum.Dünya Kupası'nı kazanması da İspanya'nın bu görüşüm için en büyük destek.Messi tabiki çok iyi bir oyuncu ama her alanda sergiledikleri performans göz önünde bulundurularak bu ödül verildiği için ben Xavi veya Iniesta'nın (ki bana kalırsa Xavi) ödülü alması gerektiğini düşünüyordum.Neyse tebrikler Messi.Bu aldığı son ödül olmayacaktır tabiki.

Dzeko City'de

Bir kaç gün önce uzun zamandır konuşulan transfer gerçekleşti ve Edin Dzeko Manchester City'e transfer oldu.Son 1 yıldır zaten konuşuluyordu bu transfer.Dzeko da yeşil ışık yakmıştı bu transfere tek engel Wolfsburg'tu onlar da daha fazla direnemediler ve City'nin teklifine evet dediler.

Resmi olarak bir açıklama gelmese de bonservis hakkında konuşulan ve yapılan haberlere göre City'nin yaklaşık 30 milyon sterlin gibi astronomik bir bonservis ücreti ödeyeceği belirtiliyor Bosnalı genç golcü için.Peki bu transfer gerekli miydi?

City Arap iş adamlarının kontrolüne geçtiğinden beri bonservisler ve oyunculara ödenen ücretler konusunda çok bonkör bildiğimiz gibi.Birçok yıldız oyuncuyu kadrolarına kattılar.Bunların büyük bir kısmı da forvet takviyesiydi.Hem de alınan forvetler öyle boş oyuncular değildi.Adebayor,Santa Cruz,Bellamy,Tevez,Balotelli ve Milner alındı.Unuttuğum da olabilir.Her neyse bu alınan oyunculardan beklenileni bir tek Tevez karşıladı ve arayış devam ediyor.Dzeko da çok yetenekli bir golcü.Eğer uyum sağlayabilirse Tevez'le müthiş bir ikili oluşturabilirler.

Dzeko hem hava toplarında etkili hem de bileklerine hakim yetenekli bir oyuncu.Ama onunla ilgili kafamda ilk beliren soru Premier Lig'in sert futboluna nasıl uyum sağlayabileceği.Yani Almanya Ligi'ne göre çok daha sert bir futbol oynanıyor.Dzeko da bu duruma nasıl ayak uydurucak merak konusu.Bir başka soru ise yukarıda saydığım bir çok forvetten verim alamayan Dzeko'nun da bu ismler kervanına katılıp katılmayacağı.Ayrıca uyum sürecinde yerine girebilecek oyuncuların da çok kaliteli olması onun başını ağrıtabilir.

Tabiki bu soruların cevaplanması için Dzeko'nun performansını görmek gerekiyor.Manchester City güzel bir yatırım yaptı bence bu sefer.Bakalım karşılığını alabilecekler mi?

NBA Türkiye Ocak Sayısı Çıktı


Ülkemizdeki tek basketbol dergisi Nba Türkiye'nin Ocak sayısı çıktı tabi.Koymakta geç kaldım özür dilerim.Geçen gün aldım ben de.Gayet dopdolu bir sayı olmuş yine.Poster olarak Blake Griffin ve Dirk Nowitzki var.Ayrıca ek olarak 6 tane de sticker veriliyor bu sayıda.

Hidayet takası,Tyreke Evans,Hornets,Efes Pilsen,2007 draftı ve daha bir çok konuyla yine çok güzel bir sayı.Alalım aldıralım sahip çıkalım.

Küçük Kobe



Mete Aktaş twitter'da paylaşmış.12 yaşındaki Kobe Bryant.İtalya'da bulunduğu dönemde basket oynadığı takımla birlikte çekilmiş.Çok muzip gülmüş Kobe.

10 Ocak 2011 Pazartesi

Cem Yılmaz Türk Telekom Arena Reklamı

Malumunuz Galatasaray yıllardır beklediği stadına kavuşacak çok yakında.Artık son rötuşlar yapılıyor ve günler sayılıyor stadın açılışı için.

Bu arada stadın yapımında büyük emeği olan Türk Telekom'da reklam yüzü Cem Yılmaz'ın oynadığı bir reklam filmiyle Türk Telekom Arena'nın reklamını çekmiş.

Tabi işin içinde Cem Yılmaz var ve doğal olarak ta komik bir reklam filmi olmuş.Hakikaten çok komik adam bu Cem Yılmaz heh heh.

Bu da bahsettiğim reklam filmi.


Puskas Ödülü Hamit'in

Milli futbolcumuz Hamit Altıntop Euro 2012 elemelerinde Kazankistan’a attığı golle, yılın en güzel golüne verilen Frencs Puskas Ödülünün sahibi oldu.

Süper bir goldü gerçekten ve böyle bir ödüle layık görülmesi de çok sevindirici bizim açımızdan.Hamit yıllardır ülkemizi başarıyla temsil ediyor bu ödül de o gole gerçekten çok yakıştı.

Uzaktan şutlarla attığı goller biliniyor hep Hamit'in o da uzaktan deniyor zaten şansını ama bu nefis bir goldü.Top ayağına tam oturdu ve şahane bir gol oldu.Kimse de haksızlık demez bu golün bu ödülü almasına.Tebrikler Hamit'e.

Golü eminim herkes hatırlıyordur ama buyrun yine de koyayım dedim ben.