8 Ekim 2011 Cumartesi

Yine Başkalarına Kaldık. 1-3

Milli takımımız kader maçlarının yaşanacağı viraja girdi.Grubu 2.bitirmek için evimizde oynayacağımız 2 maçta 4 puan almamız gerekiyordu.İlk maçımız da grup lideri Almanya'ya karşıydı.Malesef olmadı ve Almanya baştan sona üstün oynadığı maçı 3-1 kazanarak bizi ateşe attı.

Açıkçası önce maç öncesinden bahsetmek istiyorum.Mesut Özil konusu tabiki.Mesut'a karşı tepki hazırlığı olduğuna dair çok dedikodu çıktı.Nedenini anlayamıyorum.Adam Almanya'yı seçene kadar neredeyse bu eleştirileri yapan çoğu kişi adını bile bilmiyordu.Tabi bizim federasyonumuz da hiç ilgilenmemişti.Buna rağmen önce davransak belki de bizi seçerdi Mesut.Bizden bir hamle gelmeyince Almanya'yı seçti.Elimizden kaçınca da kıymete bindi vatan haini seçildi.Real Madrid'e transfer olmasına başarılı olmasına üzülenler bile vardı.Ayıptır.Mesut her fırsatta Türk kimliğini belirtiyor zaten.Milli takımı seçmemesi de bence çok doğru.Kıymete binince fark edersek iş işten geçer.Mesut'u da sonuna kadar destekliyorum umarım başarıları artarak devam eder.

Maça gelecek olursak mutlaka puan çıkarmamız gereken bir maçtı.İplerin bizim elimizde olması gerekliydi.Almanya belki de şu anda dünyanın en iyi 2 takımından biri milli takım düzeyinde.İşimiz zordu ama en azından mücadele vermeyi bekliyorduk.Olmadı ve kendi sahamızda mahkum bir futbol oynayarak maçı kaybettik.Maçın kısa bir değerlendirmesini yapacak olursak maça Almanya çok yüksek pas yüzdesiyle başlayıp oyunu bizim yarı alanımıza yıktı.Ancak yine de ilk ciddi pozisyonu biz bulduk.Selçuk'un süper pasında Hamit kaleciyle karşı karşıya kaldı.Vuruşunda Neuer muhteşem bir refleksle topu çıkarttı.Bu pozisyondan sonra da Almanya topun hakimiyetini sürdürdü ancak yine pozisyonu biz bulduk.Arda'nın pasında Selçuk'un vuruşunda top üstten auta gitti.

Daha sonra Hamit'in şutunda Neuer rahat kontrol etti.Hemen oyunu kurdu eliyle.Muller de tek pasla Gomez'i buluşturdu o da Servet'ten çok kolay sıyrılıp çok klas bir vuruşla golü buldu.İnanılmaz organize bir gol yedik.Özellikle Neuer'in oyunu başlatışı derslikti.Servet'in de yediği çalım çok üzücü.Milli takım stoperimizin bu kadar kolay bir hareketle pazara gitmesi şahsen beni üzdü.İlk yarının kalan dakikalarında ise top yine Almanya'nın ayağındaydı ve ilk yarı 1-0 bitti.


2.yarıya Selçuk-Gökhan Töre değişikliğiyle başladık.Gökhan Töre oyuna hareket getirdi tamam ama yani orada Sabri dururken Selçuk'u çıkartmak hiç doğru bir hamle değildi bence.2.yarıda da Almanya oynuyordu oyunu.Gomez'in 2 şutu belki de gelen golün sinyaliydi.Daha sonra hücumda yakalandığımız bir anda Neuer'in ayağının dışıyla kendi ceza sahasından bizim ceza sahamıza kadar Götze'ye attığı muhteşem pasla başlayan atakta Götze'nin pasında Müller çok düzgün vurdu ve topu köşeye bıraktı ceza sahası dışından.Yine 2 pasta çok organize bir gol yedik.Tabi 2 golde de atakları başlatan Almanya kalecisi Neuer'i tebrik etmek lazım.İlk golde topu oyuna çok hızlı ve çok doğru sokarken bu golde de müthiş bir pas attı.

2.golden sonra bizim de direncimiz düştü.Ancak Gökhan Gönül'ün güzel ortasında Hakan Balta'nın golü bir anda yine maça heyecan getirdi.Hakan çok güzel bir vuruş yaptı ve bize tekrar umut getirdi.Ancak ne yazıkki anlık bir umuttan başka bir şey değildi bu çünkü sahada futbol oynayan sadece Alman Milli takımı vardı.Nitekim 86.dakikada Gökhan Gönül'ün yaptırdığı penaltıyla Schweinsteiger durumu 3-1'e getirdi.Maçın son anlarında Almanya çok rahat geldi ceza sahamıza hatta bir ara orda pas bile yaptılar.Ama biraz gevşek davranınca bu noktada başka gol olmadı ve 3-1 kaybettik maçı dolayısıyla avantajımızı.


Maçla ilgili söylenecek çok şey var.Öncelikle bizim için çok üzücü bir maç oldu.Son birkaç yıldır Milli takımımızın olumlu bir futbol oynayarak kazandığı maç sayısı çok çok az.Olumlu bir futbol oynamıyoruz.Bunu ben çok zamandır söylüyorum.Bugün bir kez daha gördük.Tabiki rakibimiz de çok iyi bir takım hakkını verelim ama bu kadar teslim olmuş gözükmek heleki bu kadar önemli bir maçta çok kötü sinyal.

Hiddink ve de özellikle Oğuz Çetin'in bu takıma herhangi bir şey kattığını düşünmüyorum.Kadro seçimleri,değişiklikler,ilk 11'ler hatalarla dolu.Yani bunlar çok bariz olaylar.Sabri'nin kanatta veya orta sahada hatta milli takımda oynayamayacağını düşünüyorum.Selçuk gibi bir oyuncuyu çıkartmakta yukarıda dediğim gibi yanlış bir karar.Bir başka konu da Hamit ve Gökhan Gönül gibi sakatlıktan yeni çıkmış oyuncuların neden ilk 11 olduğunu da anlamadım.İkisi de hazır olmadıklarını gösterdiler zaten maçta.Hamit orta sahada çok aksadı.Gökhan Gönül de Schürrle'den fotokopi gibi çalım yedi,kademe hatasında bulundu en son da penaltıyı yaptırdı.Tabiki bu 2 oyuncu da çok önemli ve ikisi de sağlıklı oldukları zaman banko oynamalı ama şu kondisyonla kadroda olmaları en azından şu maça başlamaları bence hata.Arda'nın da çıkarken Hiddink'e tepki göstermesi belki de kopma noktasına getirdi olayları.Hiddink'in bu takıma çok daha fazla şey katmasını beklerdim.

Yazımı bitirmeden günün tek iyi olayı bence 2.yarıda giren genç oyuncu Gökhan Töre'nin umut verici performansıydı.Çok iyi oynadı Gökhan.Topla buluştuğu her an etkili olmaya çalıştı.Destek gelmediği için çok etkili olmadı ama çok umut verici oynadı.Umarım kariyerinin şu dönemlerinde Türkiye'ye gelmez de gelişimini sürdürür.Çünkü çok yetenekli bir oyuncu.

Çok mahkum oynadık iyi bir oyun çıkarmadık.Sıkıntı büyük Milli Takımda.Yine klasik olarak işleri başkasına bıraktık.Azerbaycan'ı yenmek yetmeyecek artık.Almanya'nın da Belçika'yı yenmesi lazım.Ama bir şekilde çıksak bile buradan artık ben iyi oynayan ve adaletli kadro seçimlerinin olduğu bir Milli takım görmek istiyorum.Umarım olur çünkü bu potansiyele sahibiz kadromuz da var.

7 Ekim 2011 Cuma

Asi Morrison

Adam Morrison Nba'e geldikten sonra beklentilerin çok çok altında kaldı.İlginç saç stili ve bıyığıyla daha çok dikkat çekmişti.Morrison son olarak Lakers kadrosunda yer alarak 2 yüzük kazandı.Genelde benchte takım elbisesiyle takım arkadaşlarını desteklemişti ama olsun.

Morrison son olarak Kızılyıldız kadrosuna dahil oldu.Takımına iyi uyum sağladı Morrison.Sezon açılışı maçında karşılaştıkları Bayern Münih maçında ise sinirler gerildi.Hücuma çıkarken Radosavljevic ile takışan Morrison dirsek yiyince iyice sinirlendi ve 2 oyuncu birbirine girdi.İtiş kakıştan sonra hemen hakemler ve oyuncular araya girip kavgayı büyümeden önledi.

Morrison çok hırslıydı durdurmak zaman aldı.Atıldıktan sonra sahadan çıkarken de zaten coşkulu olan Kızılyıldız taraftarının da desteğiyle daha da gaza gelip taraftarları da coşturdu.Bakalım yeni bir başlangıç yapabilicek mi kariyerine.Ne olursa olsun hırslı olması güzel.

İşte o görüntüler.

Zaza Galatasaray'da

Euroleague'e kalarak çok önemli ve güzel bir iş başaran Galatasaray'da kadroyu güçlendirme çalışmalarına da başlandı.Bu kapsamda çok önemli bir transfer olarak Zaza Pachulia'nın lokavt bitene kadar Galatasaray forması giyeceği açıklandı.

Çok önemli bir transfer Zaza.Eleme maçlarında Galatasaray'ın en zayıf karnı olarak pota altındaki sertliği görmüştüm.Nitekim yorumlarda bu yöndeydi.Andric-Furkan ikilisi yetenekli ama yeterince sert  değillerdi.Savunmada ortayı kapatacak bir oyuncu eksikliğini zaman zaman yaşadı Galatasaray.Bu açıdan buraya Zaza takviyesi olabilecek en iyi takviyelerden biriydi.

Zaza çok sert bir oyuncu gerçekten.Nba'de de bunu kanıtladı ve ligin en sert oyuncularından biri haline geldi.Çok iyi bir savunmacı hücumda da tabiri caizse ekmeğini taştan çıkartan yani çok iyi hücum ribauntu kovalayan bir oyuncu.Ortayı kapatma konusunda Galatasaray'ın bütün istediğini fazlasıyla verecektir Zaza.Üstüne üstlük Zaza'nın Türk pasaportu olması da işin cabası.
Çok önemli bir transfer yaptı Galatasaray.Son zamanlarda basketbol şubesi olarak ta çok doğru işler yapıyorlar.Hayırlı olsun bu transferde.

6 Ekim 2011 Perşembe

Naptın Blake?

Nba'in yeni uçan adamı Blake Griffin bu sezon hepimizi şaşırtan smaçlar yapmıştı.Ancak bu sefer daha ilginç bir işe imza attı ve Espn'in "Body" dergisi için soyundu.Baya soyundu hemde.İşte Blake'in o pozu.Fotoğraf için tek söyleyeceğim şey ise:"Yapma Blake yapma bunu bize." :(

Inigo'dan Harika Gol

Bu aralar yoğunluktan dolayı pek yazamıyorum.Şu golü de bir türlü giremedim.Fırsat bugüneymiş.

Hafta sonu Real Sociedad kendi evinde Athletic Bilbao'yu ağırladı.Bilbao 1-0 öndeyken Sociedad'lı Inigo futbol sahalarında ender görülen harika bir gole imza attı.

Maçın 60.dakikasında kendi yarı sahasının gerisinden kalecinin önde olduğunu gördü ve muhteşem bir vuruşla kaleciyi avladı.Harika bir vuruş gerçekten.Kaleci hatası da var tabiki de.Yani o anda durması gereken yer orası değil ama Inigo topun yönünü ve hızını süper ayarlıyor ve kaleciyi avlıyor.

İşte buyrun o gol.

5 Ekim 2011 Çarşamba

Tony Parker Asvel'de



Nba'de lokavt görüşmeleri süredursun Avrupalı yıldızlar da birer birer ülkelerine dönmeye başladı.Son olarak San Antonio Spurs'ün yıldız guardı Tony Parker ülkesinin Asvel takımıyla sözleşme imzaladı.

Dünkü kritik lokavt görüşmesinden de bir sonuç çıkmadı.Bununla ilgili zaten akşamüstü bir yazı yazacağım.Konumuza dönersek dün Kirilenko Cska'ya gitmişti bugün de Tony Parker'ın ülkesine döndüğü ve Asvel'le anlaştığı haberini aldık.Lokavt süresince Asvel formasıyla mücadele verecek Parker.Aldığı ücret konusunda henüz net bir açıklama yok.Parker ise ülkesine döndüğü için mutlu olduğunu söylüyor.Başka teklifler aldığını ama bunları reddettiğini söylüyor.

Sigorta sorunu yüzünden anlaşma gecikmişti ancak bunu çözdüler ve Parker Asvel'e geldi.Tabiki Parker gibi bir oyuncuyu kadrosuna katmak Asvel'e sınıf atlatacaktır.Sonuçta Parker'ın da Avrupa basketboluna uyum süreci yaşamadan direk liderlik edip takımına katkı verecektir. 

4 Ekim 2011 Salı

La Liga Oscarları Belli Oldu



La Liga'da Marca gazetesi tarafından düzenlenen geleneksel sezon ödülleri sahiplerini buldu.Barcelona'nın şampiyonluğu ve Ronaldo'nun rekor kırarak gol kralı olduğu sezonun Marca gazetesine göre belirlenen ödüller dün dağıtıldı.

Sezonun en iyi oyuncusuna verilen Alfredo Di Stefano ödülünü 3.kez üst üste Barcelona'nın süperyıldızı Lionel Messi kazandı.Tabiki bu konuda kimsenin şüphesi yoktu.Messi yine süper bir sezonu geride bıraktı.Bunu da şampiyonlukla taçlandırınca ödülü aldı.Gol kralına verilen Pichichi Ödülü ise Real Madrid'li Cristiano Ronaldo'nun oldu.Ronaldo geçen sezon 41 gol atarak La Liga rekorunu kırdı ve gol kralı oldu.Törende Ronaldo rekorunu daha da geliştireceğini söyledi.

En golcü İspanyol futbolcu ödülü olan Zarra ödülünüyse Sevilla'dan geçen sezon 20 gol atan Alvaro Negredo kazandı.Merakla beklenen en iyi teknik direktör ödülünü ise Real Madrid'in teknik direktörü Jose Mourinho kazandı.Son 2 sene de Pep Guardiola'nın kazandığı ödülü La Liga'daki ilk sezonunda Mourinho kazandı.Bence de Mourinho daha çok hak ediyordu.Sonuçta Barcelona'da kurulmuş bir düzen var.Mourinho önemli isimlerinden hiç faydalanamamsına rağmen Real'e etkisini hemen hissettirdi.Son olarak en az gol yiyen kaleci ödülünü de Barcelona'lı Victor Valdes'in oldu.Valdes'in bu ödül için savunmasına kocaman bir teşekkür etmesi gerek.

Kirilenko Cska'da



Nba'de lokavt süresi belirsizliğini korurken birçok oyuncu Avrupa'ya gitmeye devam ediyor.Son olarak bu sabah Rus forvet Andrei Kirilenko 3yıllığına eski takımı Cska Moskova'yla anlaştı.

Son dönemde sakatlık sorunları yaşasa da çok önemli bir oyuncu Kirilenko.All-Star seçilmiş ligin en elit savunmacılarından birisi.Kirilenko yetiştiği klüp olan Cska'yla 3 yıllık anlaşma sağladı.Artık Nba'e dönmesini de beklemiyorum onun.Bu belirsizlik oyuncuları özellikle de Avrupalıları çok huzursuz etmiş sanırım.Geri dönüşler iyice arttı.Kirilenko gibi önemli bir oyuncu da şu ana kadar Nba'den gidip en uzun sözleşmeyi imzalayan oyuncu oldu bu yıl.Kirilenko'nun Avrupa basketboluna alışması gibi bir sorun da yok.Zaten Rus Milli Takımı'nda performansı daha da yükseliyordu.

Cska da muhteşem bir kadro kurdu.Teodosic-Shved-Khryapha-Kirilenko-Kristic-Siskauskas gibi çok önemli oyunculara sahipler.Euroleague için en iddalı takımlardan biri haline geldiler Kirilenko da gelince.Heyecan verici bir takım gerçekten.

2 Ekim 2011 Pazar

Bravo Filenin Sultanları!


Avrupa Kadınlar Voleybol Şampiyonası'nda son gün milli takımımız İtalya'yı çekişmeli bir maç sonrasında 3-2 mağlup ederek büyük bir başarıya imza attı ve bronz madalyayla turnuvayı bitirdi.Hepsinin yüreğine sağlık.Çok önemli bir başarı bu.Maça biraz değinip bu başarıyı anlatıcağım.

İlk sete iyi başladık ama servislerimizde sıkıntı yaşayınca oyunumuzun karşılığı olan farkı yakalayamadık.Yine de teknik molaları önde geçtik.Setin sonuna doğruda yıldızımız Neslihan'la başarılı olduk ve seti de 25-21 kazandık.2. sette ise İtalya çok net hücumlar etti.Biz de üstüne savunmada hatalar yapınca erken koparttılar seti.Fark açıldıkça biz de seti bıraktık ve 25-15'le durum 1-1 e geldi.

3.sette ise çok çekişmeli bir oyun vardı.Eda ve Neriman'ın smaçlarıyla çok etkili olduk.20-16 öne de geçtik ama ne yazıkki yine basit hatalar yapmaya başladık.Bunu da iyi değerlendirdi İtalya ve seti 27-25 kazanıp 2-1 öne geçti.4.sete ise biz daha iyi başladık.Sultanlar teknik moladan sonra savunma direncini de iyice arttırdı ve bu sayede farkı arttırdık.Setin sonunu da iyi getirince 25-19 kazandık ve durumu 2-2'ye getirdik.

Son sete de çok iyi girip oyunumuzu kabullendirdik İtalya'ya.Üstüne Neslihan da hücumda devreye girince tie break setini 15-10 kazanarak bronz madalyayı kazandık.


Önemli bir başarıydı.Çünkü futbol dışında hiçbir sporu bir türlü gereken önemi veremeyen bir milletiz.Kızlarımız da çok inandılar çok istediler.Malesef altın olmadı ama bronz madalyayı kazandılar sonuna kadar hak ederek.Gönüllerin şampiyonuydular tabiki.Dediğim gibi diğer sporları anca kazanınca hatırlıyoruz.En basitinden kazandıkça sosyal ağlarda "Filenin Sultanları" yazıyordu herkes ama yenilince bugünkü maça bakmamışlardır bile.Sonuçta sadece futbol yok.Basketbolda başarılar kazandık şimdi de voleybolda çok önemli bir başarı kazandık.Son yıllara baktığımızda futbol başarımız yok neredeyse.

Tabiki herkes istediği sporu izler izlemez orası kişiye kalmış.Ama yine de sadece kaybedince ortaya çıkmaları hoş değil.Filenin sultanlarının bu başarısı kesinlikle çok önemli bir başarıdır.Şampiyonluğu da hak etmişlerdi olsun canları sağ olsun hepsine helal olsun.

Ilgauskas Nokyayı Koydu


Nba'in emektar oyuncularından Litvanyalı dev Zydrunas Ilgauskas basketbol kariyerine nokta koyduğunu açıkladı.

2 kez All-Star seçilmiş olan Ilgauskas ligin en uzun ve zor isimlerinden birine sahip gerçekten.Big Z 2.21'lik boyuna rağmen çok yumuşak ellere ve keskin bir orta mesafe şutuna sahipti.Klasik bir Avrupalı uzundu yani.Tüm kariyeri draft edildiği Cleveland'ta geçti son sene hariç.36 yaşındaki basketbolcu çok iyi niyetliydi gerçekten ve 13 yıllık Nba kariyeri boyunca 13 sayı 7.3 ribaunt 1.6 blokla oynadı.1'i Miami'de 1'i  Cleveland'ta olmak üzere 2 kez final oynadı ancak şampiyonluk yüzüğü kazanamadı.98 yılında da en iyi çaylak takımına seçilen Z o maçta Mvp ödülünü de kazanmıştı.İlk All-Star deneyimi ise oldukça tartışma yarattı.Z'nin oraya hak ederek geldiğini düşünyordu herkes sadece Doğu koçu Isiah Thomas hariç.Ilgauskas'a sadece 2 dakika süre vermesi oldukça eleştirilmişti.

Ilgauskas iyi bir kariyer geride bıraktı.Sportmen bir basketbolcuydu ve elinden geleni yapardı hep sahada.Shaq'tan sonra bir emektar pivot daha basketbolu bıraktı.Güle güle Z.

Eren Bey Ne Yapıyorsunuz?

Bayer Leverkusen'in evinde Wolfsburg'u konuk ettiği maçta Türk asıllı İsviçreli futbolcu Eren Derdiyok muhteşem bir gole imza attı.Sağ kanattan gelen topu 2 savunma oyuncusu arasında dokunup kaldıran Eren göğsüyle kontrol ettikten sonra ceza sahası köşesinden önündeki 2 kişiye rağmen müthiş bir rövaşatayla kalecinin uzanamayacağı noktadan ağlarla buluşturup takımını 2-1 öne geçirdi.Şahane ve nadir görülen güzellikte bir gol gerçekten.Çok zor pozisyonda çok klas bir gole imza atmış Eren helal olsun.


1 Ekim 2011 Cumartesi

Lokavt Görüşmelerinde İpler Gerildi



Nba'de lokavtı kaldırmak için oyuncularla takım sahipleri arasındaki görüşmeler son hızıyla devam ediyor.Ancak görüşmelerde anlaşmazlıklar çözülemeyince ipler de iyice gerilmeye başladı.Son olarak dünkü toplantıda Nba başkanı David Stern ve süperyıldız Dwyane Wade ciddi bir tartışma içinde bulundu.

Dünkü görüşme öncesinde Nba yetkilileriyle olan toplantıya Wade,Lebron,Carmelo gibi çok önemli oyuncular da katıldı.Ancak toplantıda sinirler gerildi.Özellikle Wade'in ısrarla serbest piyasadan bahsetmesi ve serbest piyasa olması halinde yılda 50 milyon dolar kazanacağını söylemesi üzerine Stern sinirlendi ve parmağıyla Wade'i göstererek durumu anlatmış ancak Wade sinirlerine hakim olamamış ve bir ağız dalaşına girip toplantıyı diğer oyuncularla terk etmiş.Neyse ki oyuncular sendikası avukatı Billy Hunter araya girip cumartesi için tarafları bir araya gelmeye ikna etmiş.

Üzücü gerçekten sezonun başlangıcı her geçen gün daha da uzaklaşıyor.Şu olayda bence Wade çok suçlu.Zaten yeterince kazanan bir oyuncu olarak daha neyin peşinde anlamıyorum.Üstüne üstlük ekonomik krizde Dünya çapında git gide yayılıyor.Takım sahiplerinin bu paraları vermesi demek kendinden düşük ücretli oyunculara sunulacak kontratların daha da azalması demek.Ayrıca zengin takımların istediği her oyuncuyu alabilmesini sağlayacak ki bu da rekabeti hatırı sayılır ölçüde azaltacak.Stern'in de bunca sıkıntı arasında kontrolünü kaybetmesi normal ama yine de pek birşey yapmamış gibi.Wade'in başının altından çıkmış açıkçası.

Toplantılarda ilerleme kaydedilemedikçe sinirler de gerilmeye başladı.Her 2 tarafın da mutlaka anlayışlı olması şart.Sezonun iptal olma olasılığı git gide artıyor olması üzücü.

Kobe Bologna'da Gibi


Kobe Bryant ve Bologna arasındaki görüşmeleri daha önce belirtmiştik.Bu görüşmeler son günlerde iyice ciddi bir hale geldi ve bazı kaynaklarda Kobe'nin İtalya ekibiyle anlaşma yaptığı haberleri çıkmaya başladı.Nitekim Bologna başkanı da anlaşmaya yakın olduklarını söyledi.

Kobe Bryant'a yaklaşık 40 gün için 3 milyon dolarlık bir para alıcak.Avrupa için çok yüksek bir rakam gerçekten.Kobe olumlu bakıyordu zaten Avrupa'da oynamaya.Üstüne üstlük çocukluğunun geçtiği İtalya olunca duygusal olarak ta çok iyiydi onun için.Ücret konusunda anlaşma sağlanmış gelen açıklamalara göre.Bu sabah olan görüşmenin de çok olumlu geçtiğini ve %95 bu işin bittiğini söylüyor Bologna başkanı.Lokavt görüşmelerinin kötü geçmesi de bu olasılığı iyice arttırıyor.

Kobe gibi bir oyuncunun Avrupa'ya gelmesi de lokavt açısından sıkıntının sürdüğünü gösteriyor.Keşke Türkiye'ye gelseydi biz de izleseydik onu canlı canlı.Bologna bu sene ciddi yatırımlar yaptı.Euroleague'te başarı gelebilir onlar için.Kobe Bryant'ı getirmelerinin ise reklam açısından önemini sanırım anlatmaya gerek yok.

30 Eylül 2011 Cuma

Durdurulamayan Boğa:Derrick Rose

Yıldız basketbolcu Derrick Rose müthiş bir sezonu geride bıraktı.Mvp ödülünü kazanan Rose'un popülaritesi iyice arttı.Bu yüzden de olsa gerek sponsoru Adidas Rose için yeni bir ayakkabı modeli üretmeye karar verdi.Bu ayakkabı için de çok güzel bir reklam hazırlamışlar.

Reklamda Rose arenaya salınan bir boğa gibi.Matadorlar onu durdurmaya çalışıyor ancak Rose o müthiş hızı ve top hakimiyetiyle onlardan sıyrılıyor.Başarılı bir çalışma olmuş gerçekten.Güzel de bir reklam çıkmış ortaya.

İşte o reklam.

Arda Damgayı Vurdu

Arda Turan Atletico Madrid kariyerine iyi başladı.Güzel performansının yanında arkadaşlarıyla arası da çok iyi Arda'nın.Atletico'nun son reklam filmine de Arda Turan damgasını vurdu.Oyuncuların takım arkadaşlarını tanıttıkları reklam filminde Arda gülmekten bir türlü konuşamadı.Sonuç olarak ortaya da aşağıdaki reklam filmi ortaya çıktı.Sevgilisi Sinem Kobal'dan biraz ders alması lazım Arda'nın.

Fatura Tevez'e Kesildi


Sene başında takımdan ayrılmak istediğini açıklayan Carlos Tevez'le Manchester City arasındaki ipler tamamen kopmak üzere.Son oynanan Bayern Münih maçında oyuna girmeyi reddeden Tevez için Mancini "Benim için bitti." gibi net bir ifade kullandı.

Agüero gelince üstüne üstlük çok ta formda başlayınca zaten Tevez'in pabucu dama atılmıştı ama yine de şu ana kadar en azından bize yansıtılan bir sorun yoktu.Ancak dün gece Mancini'nin oyuna girme talimatını takmadı Tevez ve oyuna girmedi.Bu da ipleri kopardı Arjantinli'yle Mancini arasındaki.Maçtan sonra Tevez konusunda oldukça sinirli gözüken  Mancini mağlubiyetinde etkisiyle verdi veriştirdi Tevez'e ve bir daha forma giyemeyeceğini söyledi.Tevez'se yanlış anlaşıldığını söyleyip biraz daha ılımlı yaklaştı olaya.

Bugün de yönetimle Mancini arasında bu konuda bir toplantı oldu.Toplantıdan fatura Tevez'e çıktı ve yıldız oyuncu 2 hafta takımdan uzaklaştırıldı.Ayrıca konu detaylı olarak araştırılacak ve Tevez'in kulüpteki geleceği resmen belli olacak.

Tevez gibi bir oyuncuyu silmek tabiki zor ama söz konusu takım Manchester City olunca zaten ayrılmak ta isteyen Tevez'e yol verilecektir.Sonuçta teknik direktöre hem de maç sırasında isyan bayrağı çekmek olmaz.Takım arkadaşlarını da zor durumda bıraktı Tevez.

İşte Tevez'in oyuna girmeyi reddetiği pozisyon.

28 Eylül 2011 Çarşamba

Makina Gibi

Şampiyonlar Ligi'nde dün gece oynanan maçlarda yine güzel goller atıldı.Benim için en dikkat çeken golse Real Madrid'in attığı goldü.Müthiş bir kontra atağa çıkan Madrid ekibi net paslarla sadece 16 saniyede tüm sahayı geçip Cristiano Ronaldo'yla golü buldu.Gerçekten müthiş bir organizasyon ve paslaşma zinciri.

Artık Brooklyn Nets


Nba takımlarından New Jersey Nets'in takım sahiplerinden ünlü Amerikalı şarkıcı Jay-Z takımın 2012-2013 yılından itibaren Brooklyn'e taşınacağını ve isminin "Brooklyn Nets" olarak değişeceğini açıkladı.

Brooklyn'de yapılan Barclays Center'da maçlarını yapacak olan Brooklyn Nets için Jay-Z yardım konserleri de düzenleyecek ve çeşitli kampanyalarla taraftarların ilgisini çekecek.Rus dolar milyarderi Prokhorov takımı satın aldığından beri ciddi bir yatırım yapması bekleniyordu Nets'in.Brooklyn'e geçmek yıldız oyuncuları cezbedecektir.İlk amaçlarının da şu an Beşiktaş'ta oynayan Deron Williams'ı tutmak oldukları biliniyor zaten.Deron'un yanına 2 süperstar ekleyerek hem modaya uyucaklar hem de şampiyonluk hedefleyecekler.

İşte Brooklyn Nets'in salonu ve tanıtımından kareler:

27 Eylül 2011 Salı

Faik Işık vs Ahmet Çakar

Dün akşam Beyaz Tv'de Türk televizyon tarihinin en sert kavgalarından biri yaşandı.Ahmet Çakar'la Faik Işık birbirine girdi.Son olarak Faik Işık'ta çıkarken Ahmet Çakar'a küfür edince iyice gerildi ortam.Koridorda da devam etmiş olabilir kavga çünkü Ahmet Çakar canlı yayından çıkıp gitti.Baya sert bir kavga oldu ama reyting uğruna bunu uzatmak ta hoş değil tabi kanal yönetimi için.Reklama girmemekte ısrar ettiler.

26 Eylül 2011 Pazartesi

En Çok Kazananlar Bizden

Avrupa basketbolunda en çok kazananlar listesi açıklandı.İlk 5 sırada lokavt sebebiyle Nba'den Avrupa'ya gelen basketbolcular var ki bunlardan 3'ü de bizim ligimizde oynayacak oyuncular.Ancak son gelişen haberlere göre bu liste yeniden şekillenebilir.Çok önemli oyuncuların Avrupa'ya geçişi olacak gibi şu lokavt süresinin uzamasından sonra.Şimdilik en çok parayı bizim takımımızdan kazanan oyuncular var listenin üstünde.İlk beş sıradaki isimler hariç diğerleri de Avrupa basketbolunun en önemli isimlerinden.Hele son Eurobasket'ten sonra Navarro çok az bile kazanıyor.

1-Deron Williams Beşiktaş 3.5 milyon Euro
1-Mehmet Okur Türk Telekom 3.5 milyon Euro
3-Nenad Krstic CSKA Moskova 3 milyon Euro
3- Rudy Fernandez Real Madrid 3 milyon Euro
5- Ersan İlyasova Anadolu Efes 2.7 milyon Euro
6- J.C Navarro Regal Barcelona 2.5 milyon Euro
7- Vassilis Spanoulis Olympiacos 2.4 milyon Euro
8- Dimitris Diamantidis Panathinaikos 2 milyon Euro
9- Mike Batiste Panathinaikos 1.9 milyon Euro
9-Milos Teodosic 1.9 milyon Euro

Guti Sorunsalı


Beşiktaş'ta Guti sorunu giderek ilginçleşen bir hal almaya başladı.Bu yazıyı uzun zamandır yazmayı planlıyordum aslında ama şu son Antalya maçını da bekleyeyim dedim.Bu maçta da Guti kadroya alınmayınca bu konuyu ele almanın zamanı geldi dedim.

Öncelikle Guti konusu birkaç etmenin bir araya gelmesiyle oluşan bir konu.Öncelikli olarak Guti'nin kendisiyle başlayalım.İlk geldiği zamanlar çok formdaydı.Takıma katkısı direkt belli oluyordu.Orta sahada bir noktaya kadar pres yapıyor,hücumlarda etkin bir rol alıyor ve takıma liderlik ediyordu.Ancak sonra Guti istikrarlı olarak düşüşe geçti.Performansı ve kondisyonu iyice geriledi.Artık daha az pres yapan,aldığı topları ileriye değil de daha çok geriye oynayan ve en önemlisi 10 dakikada kıpkırmızı olup yorulan bir Guti vardı genel olarak maçlarda.Performansıyla taraftarları memnun etmiyordu.Kondisyonunun kötü olması oyununu çok etkiledi.

Kondisyonunun iyi olmamasının en önemli sebebi de Guti'ydi tabiki.Kendine pek bakmadı açıkçası bazı dönemler özellikle.Gece hayatına biraz fazla düşüp antremanlarını aksattı.Bu dönemde verdiği pozlarda onun gece hayatında yaşadıklarını gösterdi.Alkolle arasının iyi olması onuun futbol hayatını değiştirmeye başladı.Sarhoş haldeyken karıştığı olaylar da artınca bazı kesimler ona cephe almaya başladı.

Sene sonuna doğru Guti'nin performansı iyice düştü.Beşiktaş'ın hızlı oyununa ayak uyduramayınca da kötü futbol sergiledi.Taraftarlar arasında onun gitmesi gerektiğini düşünenler iyice arttı.Ben açıkçası hep bir şans verilmesinden yanaydım.Sonuçta iyi bir sezon geçmemişti belki de bu yüzden konsantrasyonu azalmıştı.Ama yine de aklının sahada olması gerekirdi.Bu yüzden düşen performansı Guti'yi eleştiri oklarının hedefi haline getirdi.


Gece hayatını bu kadar göz önüne getiren basının da bu konuda suçu büyük.Zaman zaman çok ağır ve çok haksız eleştriler yaptılar.İzin günlerinde istediklerini yapabilir futbolcular ama basın bunu anlamadı.Sürekli Guti sanki maçlardan antremanlardan kaçıp geliyormuş havası estirildi.Tatile gitmek için bilerek kart gördü dediler hafta içindeki maçta 11'de oynadığını  yazmadılar.Guti'nin üstüne çok fazla gittiler o kızdıkça daha da gittiler.

Guti de sütten çıkmış ak kaşık değil belki ama şu kadar baskı yapıp üstüne gidecek bir durum da yoktu.Kupa zaferini kutlayan futbolcuların çoğu o akşam birşeyler içti ama manşetler de yine Guti vardı.Bu yüzden de Guti'nin kafasını bunlara takmaması imkansızdı.Bu da onu etkileyen başka bir unsurdu.


Guti konusunda teknik heyet ve yönetimin de suçu var aslında.Tam olarak kontrol edemediler onu.Tabiri caizse iplerini çok saldılar.Biraz daha çeki düzen verebilirlerdi ona çünkü o basında yer aldıkça yönetim açıkçası biraz sessiz kaldı.Kapalı kapılar ardında neler oldu bilemem ama bize yansıyana göre onlar da sıkıntılıydı.Yine de ciddi bir müdahele gelemedi.

Teknik ekibe gelirsek Schuster bu konuda pek birşey yapmadı.Yine de onun zamanında iyiydi Guti'nin performansı.Tayfur hoca belki toparlayabilirdi durumu ama malum olaylar yüzünden anlamsızca takımdan uzak kalıyor.Bu yüzden Guti konusunda  onu pek suçlayamayız.En radikal müdaheleyi de Carvalhal yaptı.Şu ana kadar resmi maçta kadroya almadı Guti'yi.Net bir sebep göstermese de Guti'nin durumundan memnun değil.Onun kendisini toplaması için de tekrar hırslandırılması lazım ki şu ana kadar da Carvalhal bence doğruyu yapıyor.


Şu an için Guti kadroya bile giremiyor.İlginç bir profil de çiziyor açıkçası.Sene başında birkaç kez yine gece kulübünde görüntü verdi ama ondan sonra bu konuda başka bir durum olmadı.Önceleri sakat olduğunu söylendi.Ancak son haftalarda kadroya girmemesi için tek neden Carvalhal.Nitekim o da twitter'da "Bugün sakat değilim ama yine kadroda değilim." dedi Bursa maçında kadroya giremeyince.Bu açıklamasını herkes bir isyan olarak algıladı.Gitmek istediğini söylediler.Ancak daha sonra Guti açıklamalarının yanlış anlaşıldığını Beşiktaş'ta kalıp başarılar yaşamak istediğini söyledi.

Son Antalya maçında ise ben ilk 11'de olmasını bekliyordum açıkçası ama yine kadroya bile giremedi.Bu durumdan sonra alacakları karşılığında sözleşme feshini istediğini bile söylediler ama Guti tam tersine yine kalmak istediğini söyledi ve maçtan sonra takım arkadaşlarını soyunma odasına inip tebrik etti.Ilımlı bir hava çizdi yaratılmak istenilenin aksine.



Guti konusunda son olarak değerlendirmeye gelecek olursak Guti'nin artık oynamak istediğini sanıyorum.Bunun için mutlaka kendisini toparlayıp futbola konsantre olması lazım.Kendini toparlarsa Carvalhal mutlaka ona gereken şansı verecektir.Çünkü şu kadro içerisinde Guti'nin daha doğrusu formda bir Guti'nin çok fazla katkısı olur.Beşiktaş ileride top tutma konusunda sıkıntı çekiyor bunun için de Guti'den daha iyisini bulamazlar.

Yönetimin de konuya el atması lazım.Carvalhal'le Guti arasındaki olası bir sorun varsa bunu halledip Guti'yi kontrol altına almalılar.Bu sorunu çözmek için herkesin ılımlı olması lazım.Guti'nin kendisini futbola vermesi bu durumun değişmesi için gerekli olan en önemli şart.O kendisini futbola verirse forma giymesi kaçınılmaz.

25 Eylül 2011 Pazar

Kobe Boğaz'da



Kobe Bryant İstanbul'da.Kobe'nin geleceğini söylemiştik daha önce şu yazımızda.Ve Kobe geldi.Kobe'nin gelişiyle ilgili detaylı bir yazı yazıcağım ama ilk fotoğraflarda gelmeye başladı.Kobe'nin boğazı geçerken çektirdiği fotoğraf yukarıdaki de.Gerçekten çok mutlu gözüküyor Bryant.Açıklamaları da bu yönde zaten.

23 Eylül 2011 Cuma

Bologna Kobe İçin Kesenin Ağzını Açtı



İtalya'nın güçlü ekiplerinden Virtus Bologna Los Angeles Lakers'ın süperyıldızı Kobe Bryant için adeta çıldırdı.Lokavt süresince Avrupa'da oynayabileceğini söyleyen Kobe Bryant için daha önce Beşiktaş ta devreye girmişti.Ama Bologna çok yüksekten uçtu.

Bologna genel menajeri Massimo Faraoni, Associated Press'e yaptığı açıklamada Kobe'ye teklif yaptıklarını ve ona maç başı yaklaşık 740 bin dolar önerdiklerini söyledi.Ayrıca Kobe'ye yıllık,aylık,2aylık ve maç başı olmak üzere 4 tane sözleşme önerdiklerini söyledi.

İnanılmaz bir rakam.Maç başına müthiş bir para.Yıllık sözleşmeyi kabul etmesi imkansız Kobe'nin neredeyse.Ama aylık bir sözleşme imzalayabilir lokavt bitene kadar.Zaten sezonun da geç başlaması kesinleşti.Bir servet olucak resmen.Müthiş bir para.Kobe de babasının oynadığı İtalya'da oynamak istiyor zaten.Takımdan iyi arkadaşı ve oyuncular birliği başkanı Derek Fisher'la bir kez daha lokavt konusunu konuşup karar vericektir Bryant.Bana göre artık Kobe büyük ihtimal Bologna'da oynar.Bu teklifi reddetmek çok çok zor.