23 Kasım 2010 Salı

Biz Ayrılıyoruz




Eva Longoria ve Tony Parker evliliğini bilmeyen yoktur heralde.

Griffinbulvarında daha önce söz edildi bu konudan.Yayınlanan iki postu şöyle verelim.

1.yazı

2.yazı


Üstdeki resimde de resmi boşanma davasını görüyoruz.Neyse hayırlısı diyelim.

Psikopat Suarez

Ajax'ın yıldız forveti Luis Suarez Ajax-PSV maçında çıkan tartışmada rakip oyuncu Otman Bakkal'ı ısırdı.Evet evet bildiğiniz ısırdı.Bir anda vampir gibi atılmış valla Otman'ın üstüne.Baya da kızartmış yani.Neyse psikopat Suarez sonra gönlünü almış ta yani yaptığı çok enteresan.

Spartacus Geliyor..

Spartacus dediğim gibi çok severek izlediğim bir diziydi.İlk sezondan sonra dizinin baş karakteri Spartacus'ü canlandıran Andy Whitfield'in kanser olması nedeniyle neler olcağı ve dizinin akıbeti bilinmiyordu.Ama 2.sezon Spartacus Gods Of the Arena adıyla geliyor ve Spartacus'ten önce Batiatus'un evinin hikayesi anlatılcakmış.Böylece Andy Whitfield ta tedavi sürecini aksatmayacak ve iyileşirse 3.sezonla dizi kaldığı yerden devam edicek.

Bu da Spartacus Gods Of The Arena'nın yayınlanan ilk teaser'ı.


22 Kasım 2010 Pazartesi

Jose Mourinho ve El-Classico



Öyle tipte adamlar vardır ki ya çok seversiniz ya da acayip nefret edersiniz.Yaptığı hareketler size ya çok sempatik gelir ya da antipatik.Jose Mourinho bu yaptığım tanıma inanılmaz uyan bir adam.Yaptığı hareketler ve safettiği sözler ile futbol dünyasının gözbebeklerinden birtanesi.Teknik direktörlük kısmındaki başarıları tartışılmaz derecede.İnter başkanı Massimo Moratti,Mourinho gittikten sonra o sadece bir teknik direktör diyerek nasıl saçmaladığını hepimizi şahit oluyoruz.(bakınız İnter'in ligteki durumuna)

Mourinho'nun Real Madrid'teki en önemli karşılaşmalarından birtanesine çıkıcak bu hafta.El-Classico.Bu maç adına sayfalarca yazı yazılması gerekilsede Mourinho öyle düşünmüyor.Onun için 38 maçtan sadece bir tanesi olduğu görüşünde.Herhangi farklı bir değer katmadığını sarfetti.Hoş artık Mourinho'nun böyle görüşleri artık pek kimseyi şaşırtmıyor.Bunu geçtiğimiz sezonda İnter'de de yaşamıştık.İnter Şampiyonlar Ligi'ne uzanmaya çalışırken ''Ben yakın geçmişte bu kupayı kazandım ama İnter 45 yıldır kazanamıyor sanırım İnter taraftarları heyecanlılar.'' Cümlesi tartışma yaratmıştı.Neyse gelelim bu hafta ki maça.Real Madrid-Barcelona.Küçüklüğümden beri hep Barca taraftarlığım olsada Real Madrid'e sempatim Ronaldo ile artmaya başladı bu 2 sezondur.Maçı tarafsız gözle izlicem.Kimsenin kaçırmaması tavsiye edilir.Mourinho için ne kadar herhangi bir maç gibi görünsede.

Gasol'un Kusursuz Gecesi


Los Angeles Lakers'ın forveti Pau Gasol sezonun en formda oyuncularından biri.Sezona süper girdi Gasol ve şu ana kadar bir çok maçta takımının en etkili oyuncusu oldu.

Bu sabahta kusursuz bir maç oynadı Gasol.Sadece 30 dakika sahada kaldı Gasol ama 28 sayı 9 ribaunt ve 5 asistl ve 4blokluk harika bir performans sergiledi.Asıl etkileyici olansa saha içinden 10-10 'la oynadı.Hiç şut kaçırmadan oynadı ve maçı domine etti İspanyol.Golden State'e hiç şans tanımadı onun önderliğinde Lakers ve maçı da kolayca kazandı.

Birçoklarına göre şu an Nba'in en iyi pota altı oyuncusu Pau Gasol ve bu sezonda ona bu değerlendirmeyi yapanları haklı çıkartır derecede bir performans sergiliyor.Etkileyici bir performans sergiledi ve Lakers'ın bir galibiyet daha almasında en önemli rolü oynadı.

Formula 1 2010 Sezonu Tamamlandı




2010 sezonun son yarışı kaçırılmaması gerekilen yarışlardan bir tanesi.Güzel bir sezonu daha geride bıraktık böylece.Alonso'nun büyük avantajlarla girdiği fakat hayal kırıklığı ile biten yarışın detaylarını kısaca anlatacağım.Geriden gelen Vettel'in umudu son tura kadar koruduğu ve gayet profosyonelce yarıştığı için tebrik etmek istiyorum.Zira kendisi damalı bayrağı geçtikten sonra şampiyon olduğu haberini alıyor.

Alonso bu kadar avantajlıyken neden kaybetti sorusunun cevabı takım patronu Domanicalli'de yatıyor.Ne yazikki Ferrari gene bi stratejinin kurbanı oldu son yarışta.Ross Brawn ve Todt'dan sonra ciddi bir kenar yönetimi sıkıntısı yaşamakta İtalyan ekip.Webber'in erken pit-stop yapması Alonso'yu erken pit-stop alma gereği hissettirdi İtalyan ekibe çünkü Webber'in önünde dönmek istiyorlardı.Fakat bu sırada hesaba katılmayan bi durum vardı.Geri gelişlerinde erken pit-stop yapan Petrov,Kubica ve Rosberg üçlüsünün gerisi düşücekti.Bu pilotlar olağandışı bi durum olmadığı sürece bi daha pit yapmayacaklarından Alonso şampiyonluk için üst sıralara tırmanması gerekmekteydi.Bu pilotları yarış içerisinde geçmesi gerekiyordu.İlk rakip Rus çaylak Petrov.Birkaç tur içinde geçmesini beklediğim Alonso bu süreyi iyiden iyiye aşıyor.Gitgide Rosberg ile arasını açıyordu.Alonso arkada kaldığı sürece heyecan artıyor hata oranı da doğal olarak yukarılara çıkmakta idi.Alonso'nun bütün çabalarına rağmen Petrov çok iyi bir pilotaj örneği ile Alonso'yu arkasında tuttu.Alonso'ya eski takımından bi kıyak gelmedi.Red-Bull'un motor sağlıcısıda olan Renault Red-Bull'un yararına bi yarış çıkarttı.Ben bu ikili mücadelesinden birşeyler çıkartmak istemeyenlerdenim.Petrov yapması gerekeni yaptı.Yarış sonunda Alonso'nun Petrov'a el kol hareketleri yapması hoş olmadı.Beni arkanda tuttunda ne oldu der gibi.Olmamış.

Alonso'nun durumu içler acısı içersindeyken peki şampiyon ne durumda bu arada.Tabiki havalarda.Kendileri yeni dünya şampiyonu ve ayrıca bu ünvanı alan en genç pilot.Çok eleştirildi sezon içerisinde.İstanbul'da yaşanan olaylar ve Webber'in ona karşı tutumu karşısında gerçekten çok tecrübeliymişçesine ayakta kalma becersini gösterdi.Son tura kadar en üst düzeyde pilotajlık gösteren Vettel Bu şampiyonayı sonuna kadar hakedenlerden birtanesi.Almanya'nın yeni varisi çok geçmeden ortaya çıkması Almanya için bi gurur kaynağı olsa gerek.Hoş adamlar üst sıralarda olmaktan bıktı artık.

Sadece bir reklam amaçlı F1 e giren Red-Bull'un başarısıda göz ardı edilemez.Daha yeni yeni buralarda yarışmaya başlayan takım çok mükemmel bi araç dizaynı ile liderlik koltuğuna kuruldu ve kalkmayada pek niyeti yok gibi.Seneye aynı pilotlarla yola devam edecekleri kesin gibi olan takımdan seneyede sıkı bir rekabet izleyeceğimiz kesin.

Sene başında çok sıkıcı yarışlara şahit olduğumuz F1 sezonu ilerleyen yarışlarla birlikte gerçekten üst düzey yarışlar izlettirdiler ve en çok izlenen spor olmayı hakkettiklerini söylemek isterim.Seneye daha sıkı bi rekabet olacağı muhtemel.Şimdiden en az 6 şampiyonluk adayının olması bizleri çok eğlenceleri yarışlar ve şampiyona izleteceğinin habercisi.Hamilton ve Button yeni araçları ile üst sıraları zorlayacaklardır.Ferrari en son Raikkonen ile kazandığı şampiyonluktan sonra 3 sezon geçirdi.Bu sezon artık şampiyon çıkartmak isteyecektir.Bunun için maddi ve manevi bütün çabalarını ortaya koyacaklardır.Hepsi merak uyandıran konular.

Birde Vettel var tabiki.Genç Alman zafer sarhoşluğu içerisinde yeni sezona başlayacak.Bakalım kendisi bu ünvanı gerçekten korumak mı isticek yoksa bu zafer sarhoşluğu Vettel'i yolundan edicek mi bekleyip görücez.Sezonun başlamasını sabırsızlıkla bekliyoruz.Esen kalın efendim...

21 Kasım 2010 Pazar

Sean May Fenerbahçe'de


Geçen yazımızda da belirtmiştik Vidmar'ın sakatlığını Fenerbahçe'de ve uzun rotasyonuna ekleme yapılması gerektiğini.Sarı Lacivertli klüp Nba patentli uzun Sean May'le anlaşmaya vardı.

May 2005'te Bobcats tarafından 1.tur 13.sıradan seçilmişti.North Carolina'da başarılı bir dönem geçirmişti ve o geldiğinde herkesin beklentisi çoktu ondan..Gerçi ben yine öyle sürükleyici bir lider olmasını beklemiyordum ama Okafor tarzı bir oyuncu olabilirdi bence.Ama istediği gibi geçmedi hiç Nba yılları.Sakatlıklardan çok çekti May ve bir türlü beklenilen patlamayı yapamadı.Daha sonra gittiği Kings'te de dikiş tutturamadı.Sakatlıklardan dolayı yine yapamadı istediğini.Daha sonra da artık Avrupa'ya gelmeyi tercih etmiş olucak ki Fenerbahçe'ye geldi.

May iyi bir potansiyele sahipti belki ama dediğim gibi sakatlıklardan çok çekti.Fenerbahçe Vidmar'dan boşalan yere de onu getirdi.May sert bir oyuncudur.Fiziği sayesinde de iyi kapatır ortayı.Ama boy dezavantajı var,sakatlığa çok yatkın bir oyuncu ve mikro cerrahi operasyonundan sonra bir türlü toparlıyamadı kendini.Kondisyon konusunda da ciddi sıkıntılar yaşamış ve yaşayan bir oyuncu.performanslar ortaya koydu. Ancak, bu ameliyattan sonra tükendi diyebiliriz.Boy konusunda da kısa kalıyor pozisyonuna göre. Şu yazıda gördüğüme göre Charlotte Bobcats'te koçu Larry Brown, onun kondisyon, yorgunluk ve tendinit problemleri yaşadığını söyledi. Tendiniti açıklayacak olursak; kaslar zorlandığı anda direkt sakatlık riski artıyor. Sürekli ağrı yapar ve otururken bile rahat edemezsiniz.May'den daha iyisi bulunabilir miydi peki?Özellikle Eurolegue'te süper başlayan Fenerbahçe bu kozunu kullanıp çok daha iyi transfer yapabilirdi bence.Yanılıp yanılmayacağımızı göreceğiz.

Bu arada May 23 Kasım Salı Türkiye'ye gelip 24 Kasım Çarşamba günü sağlık kontrolünden geçerek imzayı atıcak FB Ülker'e.

Los Angeles'ta Bir Azgın

Ee tabii Los Angeles ve basketbol kelimelierini yanyana koyunca akıllara her zaman Lakers gelir ancak dün geceki azgın Lakers'ta değil,şehrin iki numaralı basketbol takımı Clippers'ın oyuncusu.Evet çoğunuz belki izlediniz veya bi yerlerden gördünüz onun yaptıklarını.Buraya koymakta farz oldu doğal olarak.44 sayı 15 ribaund 7 asist 2 top çalma 1 blok..Müthiş istatistikler..Ancak Griffin'in istatistiklerinden daha fazla konuşulan şeyler vurduğu smaçlar.Hele ki Timofey Mozgov ve Danilo Gallinari'nin üzerinden vurduğu smaçlar gerçekten inanılmaz.

Mozgov'un üzerinden vurduğu smacı tekrar tekrar izleyin farkına varıyorsunuz.Sanki görünmeyen bir merdiven kullanıyor adam.Diğer smaçta da o crossoverdan sonra o kadar zıplayabilmek ve ayakta kalmak.. Gerçekten inanılmaz.Charles Barkley'i anımsatıyor gerçekten.

Kanal D'nin Arka Bahçesi?



Kanal D'nin dizisi Küçük Sırlar Star'a transfer olmuş.Bundan böyle Star'da yayınlanıcakmış.İyi güzel hoş tamam da bu kaçıncı dizi Kanal D'den geçen Star'a.Aralarında bir ortaklık mmı var acaba.Kanal D'nin reuytingi düşen yada programda yer bulamadığı diziler Star'a geçiyormuş gibi düşünüyorum ben.Özellikle bu sezon geçen 2. dizi oldu bu.

Bundan önce Sihirli Annem,Acemi Cadı,Küçük Kadınlar ve Geniş Aile geçmişti Star'a benim bildiğim yine böyle.Bu dizilerde başlarda yakaladıkları reytingi daha sonra kaybetmişlerdi.Bu da oluşturduğum teoriyi destekliyor.Kanal D'yle Star arasında kardeş kanal(!) anlaşması olabilir.Böylece de dizilerin transferi kolaylaşıyor olabilir.Özellikle Kanal D'de çok ve sevilen dizilerin olması buna yol açıyor.Neyse dediğim gibi Küçük Sırlar 29 Kasım'dan iyibaren saat 8'de Star'da yayın hayatına devam edicek.

3,2,1 Rudy!!!

Sezonun ilk maç kazandıran buzzer'ı Miami Heat karşısında Memphis Grizzlies'ten Rudy Gay'den geldi.Rudy Gay topu alıp sağ dip çizginin oralardan dengeli bir fade away'le maçı kazandırdı.Lebron'un bu toptaki kötü savunması vardı diyebiliriz.Özellikle ilk pozisyonda da Ilgauskas'ın oralara kadar çıkıp rakibi karşılaması ve pota altının boş kalması çok ilginç.Neyse Miami böylece 8-5 olurken Memphis'te kaybetme serisini durdurmuş oldu.İşte o game winner buzzer beater.

20 Kasım 2010 Cumartesi

Duncan Tarihe Geçti



Tim Duncan...Nba'in en karakterli,en düzgün,basketbol bilgisi en yüksek oyuncularından biri hatta belki de 1.'si.İstikrar abidesi bir oyuncu.Karl Malone'la birlikte Nba tarihinin en iyi power forveti olarak gösteriliyor.Ben de kendisini çok severim.Çoğu kişi onu antipatik bulsa da onu Kevin Garnett'in arkasına koysa da bunun nedeni onun süper smaçlarla filan değil zor şeyleri çok kolay gibi gösterdiği üstün basketbol bilgisiyle buralara gelmesi.

Tabi doğal olarak Tim Duncan Spurs organizasyonuna da damga vurmuş durumda.Kazanılan 4 şampiyonlukta da en önemli pay ona ait ve Spurs'ün yıllardır belli bir çizginin altına düşmemesinin baş nedeni o.Müthiş bir liderlikle bugünlere gelmesini sağladı Spurs'ün ve tabiki rekorlarını da kırdı kırmaya da devam ediyor.

San Antonio'nun bu sabah Utah Jazz'la yaptığı maçta 19 sayı kaydeden Tim Duncan Spurs tarihinin en skorer oyuncusu oldu.Spurs'ün bir başka efsanesi Amiral lakaplı David Robinson'u geride bıraktı Duncan.
Kaydettiği 2 serbest atışın ardından takım arkadaşlarından gelen tebrikleri kabul eden Duncan, o sırada tam olarak ne olduğunu anlayamadığını itiraf ederken, esprili bir şekilde Spurs'ün en skorer ismi olduğunu anlamasının biraz zaman aldığını ifade etti. Maçı 19 sayıyla tamamlayan Duncan, 20 bin 791 sayıyla Spurs'ün en skorer ismi olma rekorunu kırarken maçı 20 bin 797 sayıya ulaşarak tamamladı. Duncan, eski takım arkadaşı David Robinson'ı geride bıraktı. Duncan aynı zamanda Spurs'ün en çok formasını giyen isim olarak da (988 maç) Robinson'ı geçti.

Duncan'a duyduğum saygı bir kat daha arttı.Gerçekten süper bir oyuncu.Dediğim gibi birçok kişi onu antipatik bulsa da bunda hafif bir kıskançlık var içten içe.Ondan dolayı da Duncan sevilmiyor ama tabiki bu onun başarılarının göz ardı edilmesi gerektiği anlamına gelmez..Her neyse Duncan damgasını vurduğu Spurs organizasyonunun resmi olarak ta en iyi oyuncusu oldu.Kesinlikle hiç unutulmıycak bir oyuncu.



Darko Bizi Diskoya Götür


Adı Darko Milicic.2003 Draft'ında 2.sıradan seçildi.Lebron'un arkasında.Kimileri Kwame Brown'u veya Sam Bowie'nin seçilişlerini en kötü seçim olarak görsede,bana kalırsa NBA Draft Tarihinin en kötü seçimi kendisinin seçilmesidir-Yalnız bu yanlış anlaşılmasın,sadece o yeri fazlasıyla hak etmiyordu-.Arkasında kalan oyuncular Wade,Melo,Bosh falan filandı.Hatta aynı draftta 47.sıradan alıcısını bulan bir Mo Williams vardı.

Neyse bunları bir kenara bırakalım.Darko Milicic bu sezonki macerasını geçen sezon katıldığı Minnesota Timberwolves formasıyla yaşıyor.Ben bu adamın ciddi anlamda odun olmadığını düşünsemde yıllardır 1 gram bekleneni verememesi artık ona kayıp gözüyle bakılmasına neden oluyor.Bu seneki ortalamaları 7.5 sayı ve 6 ribaund.Ancak son üç maçta gözle görülür bi çıkışta Darko.Özellikle dün geceki Lakers maçında tutturduğu istatistiklerle "Yoksa...Yoksa..Kıya.." repliklerini dudaklarda raks ettirmeyi başardı Darko.23 sayı 16 ribaund 5 asist 6 blok 2 top çalma.Daha ne olsun dimi.

Umuyoruz ki bu çıkışını sürdürür,daha 25 yaşında.Ancak bir sonraki maçta 0 sayı 1 ribaund 6 faulle maçı tamamlarsa da şaşırmam.

19 Kasım 2010 Cuma

Gel de Dövme

Bu hafta içi oynanan hazırlık maçında Portekiz'le İspanya karşı karşıya geldi.Maçı canlı izleme şansı da buldum.Portekiz maça çok iyi başladı.Üst üste ataklar geliştirirlerken öyle bir pozisyon olduki çok konuşuldu.

Portekiz'in süperstarı Cristiano Ronaldo soldan ceza sahasına girdi.Rakibini süper geçirdi ve reklam panolarına yolladı.Müthiş zekice bir vuruşla zor pozisyonda topu Casillas'ın üstünden aşırttı.Top kaleye doğru filelerle buluşmaya yöneldi.Buraya kadar herşey çok iyi Portekiz adına.Ama burda beklenmedik bir isim gole engel oluyor.Nani...Kaleye yönelen topa kale ağzında dokunma ihtiyacı hisseden Nani ofsayt pozisyonunda olduğunu unutuyor ve bu güzel gole engel oluyor.

Ronaldo haklı olarak inanılmaz sinirleniyor tabi.Bu süper gole takım arkadaşının engel olması çok kızdırıyor doğal olarak.İşte o pozisyon..

2011 Nba All Star Oylaması Başladı



Nba'de 2011 sezonunda Los Angeles'ta düzenlenicek olan All-Star haftası içinde yapılacak olan Batı Karması Doğu Karması maçı için seçmeler Nba.com'da bugün itibariyle başladı.

Türkiye adına oylamada Phoenix Suns'tan forvet pozisyonunda Hidayet Türkoğlu ve Utah Jazz'dan pivot pozisyonunda Mehmet Okur bulunuyor bulunuyor.Hidayet için hem şu ana kadarki gösterdiği performans hem de Batı Karması' ndaki zengin forvet havuzu nedeniyle All-Star maçında yer bulması şu an için zor gözüküyor.Mehmet Okur için bakıcak olursak aslında bu sakatlığı çok kötü oldu zira Batı'da pivot pozisyonu için ciddi bir aday yok.Bu yüzden Mehmet güzel bir performans sergilerse rahatlıkla yer alabilirdi ama bu sakatlık yüzünden onun da burda yer alması zor gözükyor.Çünkü sakatlıktan muhtemel dönüş tarihiyle All-Star arasında çok kısa bir süre var.Sonuç olarak bu senede All-Star'da Türk oyuncu izlemek zor gibi gözüküyor.
Geçtiğimiz senelerde sakatlıklar yüzünden birçok yıldızı görememiştik.Onlar olmayınca tadı tuzuda olmuyor All-Star'ın inşallah bu sene olmaz.Son olarak kendi seçimlerimi de yazıyım.Lakers'lı olarak biraz torpil geçmiş olabilirim mazur görün.

Batı:Russell Westbrook-Kobe Bryant-Lamar Odom-Pau Gasol-Andrew Bynum
Doğu:Derrick Rose-Vince Carter-Josh Smith-Amar'e Stoudamire-Dwight Howard

18 Kasım 2010 Perşembe

Hagi'den İlk Neşter


Tarihinin en kötü sezonlarından birini geçiren Galatasaray'da teknik direktörlük değişikliği de pek işe yaramamış gibi duruyor.Rijkard'ın gitmeden önce dediğini Hagi de dedi ve bazı oyuncuların kasten oynamadığını ima etti 2 teknik adamda.Bu doğrultuda ilk kesik beklenmedik bir isim Zvjezdan Misimovic'e geldi.

Sene başında yanlış bir transfer politikası izlemişti Galatasaray yönetimi kişisel kanaatimce ve transferin son günlerinde de pek te sisteme uymayan Misimovic büyük umutlarla kadroya katılmıştı Insua'yla birlikte.Taraftarın gözünü boyamak içindi bence bu transferler.Ancak o da beklentilerin çok çok altında kaldı.
Geldiğinden beri hiç katkı veremedi neredeyse büyük bir hayalkırıklığı yarattı ve sonunda kesiği ilk o yedi ve kadro dışı kaldı.Aslında bu kadar büyük umutlarla ve yüksek bedelle transfer edilmiş Misimovic'in ilk kesiği yemesi çok ilginç çünkü ondan önce kesiği yemeyi hakeden çok oyuncu vardı takımda.Özellikle Galatasaray tribünleriyle arası iyice açılan ve sık sık hata yapıp her 2 teknik adamın da bilerek oynamıyor diyerek işaret ettiği oyuncuların başında gelen Servet Çetin'in kadro dışı kalması kimseyi şaşırtmazdı sanırım.

Misimovic geldiğinde zaten Rijkaard'ın sistemine hiç uymuyordu.Bir de üstüne uyum sorunu yaşıyor sanırım.Almanya'daki ailesini buraya getiremediği için ciddi anlamda sıkıntılıymış.Sonuçta insan yeni geldiği bir şehirde ailesi olmadan zorlanır.Bu duyguyu iyi bilirim.O yüzden Misimovic'e bu konuda hak veriyorum.Hagi geldikten sonra biraz kıpırdanır gibi oldu ama yine de beklenen verimin çok altında kaldı.Bu yüzden de Hagi'nin isteği doğrultusuyla kadro dışı kalmış ve bundan böyle A2 takımıyla çalışmalarına devam edicekmiş.

Belki Baros'un bu kadar çok sakatlanması Misimovic için kötü oldu.Onun atacağı toplara hareketlenebilecek bir santrafordu Baros bu yüzden veriminin düşmesi normal.Ayrıca dediğim gibi taktiğe pek uymuyordu özellikle Rijkaard'ın kine.Ayrıca yine takımda sürekli sakatlanmaların olması ve teknik direktör değişikliği belirli bir düzen oluşmasını engelledi.Bunlar yeni geldiği bir ülkede uyum sorunu yaşayan Misimovic için hep olumsuz şeylerdi.O da pek kendine bakmamış gibiydi.Yani kondisyonu yetersizdi özellikle bazı maçlar ayakta duracak hali yok gibiydi.

Tabiki bu ne ilk ne de son olur Galatasaray adına.Kapı açılmış oldu.İlerleyen günlerde zaten fokurdayan suların iyice kaynayacağını söyeyebiliriz Galatasaray adına.Heleki işler böyle kötü gitmeye devam ederse sadece futbolcuları kadro dışı bırakmak yetmeyecektir.

Greg Oden Bir Sezon Daha Yok




Portland Trail Blazers'ın 2008 Draftı 1 numara seçimi Greg Oden lige geldiğinde herkes onun bu senelerde All-Star olmuş olacağını ve ligin elit uzunları arasına gireceğini düşünüyordu.Ancak Oden'ın yakasını sakatlıklar bırakmadı.Önce çaylak sezonunun tamamını kaçırdı sonra geri döndüğünde yine sakatlandı ve şimdi tekrar sol dizinden microfracture ameliyatı olacak ve hiç süre alamadığı bu sezonun geri kalan kısmını da kaçırıcak.

Ne büyük hayal kırıklığı Blazers adına.Oden'ı hep ve büyük bir umutla beklediler ama sakatlıklardan başını kaldıramadı.Zaten oynadığı dönemlerde de hiç te o beklenilen seviyeye gelebileceğini gösteren performanslar sergilemedi.Daha çok iyi bir savunma oyuncusu olabileceğini gösterdi.Ancak yine de başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmedi.Çok ciddi bir sakatlık geçirdi ve hala belini doğrultamadı.

Blazers'ın bundan sonraki tutumu nolucak merak ediyorum.Artık ondan ümidi kesmişlerdir.Ama onu nasıl pazarlıycaklar önemli bir sorun.Durant'i seçmedikleri için başlarını taşlara vurmayı bıraktıktan sonra bu konuyu düşüneceklerdir.

ŞOK!


Bir önceki yazıda değinmiştik Parker - Eva olayından. Yeni haberler dolaşıyor ortalıkta. Parker'ın Eva'yı 2 kadınla aldattığı (ki oha!) söyleniyor. Daha önemlisi bu kadınlardan biri eski takım arkadaşı Brent Barry'nin eşi olması. Ahanda yukarıda da 4'lünün pozu var olayın özeti.

Bu da Bayan Berry'nin bir başka pozu. Sağlam bir insanmış hehe..

17 Kasım 2010 Çarşamba

Eva Longoria-Tony Parker Boşanıyor


San Antonio Spurs'un yıldız guardı Tony Parker ve ünlü oyncu Eva Longoria'nın evliliğinde sona gelinmiş Associated Press'te çıkan haberlere göre.Çiftten de henüz yalanlama gelmedi bu habere.Demekki doğru haber bu ayrılma olayı.

Habere göre Longoria şiddetli geçimsizlikten dolayı açmış davayı.Hiç te öyle gözükmüyorlardı yani.Dışarıya çok mutlu bir çift görüntüsü veriyorlardı çıkan haberlerde ama demekki içtenmiş sorunlar.Şiddetli geçimsizlik te fix zaten boşanmalarda.Her neyse bu habere Spurs yönetimi de çok üzülmüştür.Çünkü sezona formda girmişti Parker ve bu olayın onu etkilemesini,performansının düşmesini istemeyeceklerdir.Ama sanki Parker biraz etkilenecekmiş gibi geliyor bana.

Kötü olmuş ya oldum olası boşanmaları sevmem.Ortada çocuk olmaması bir nebze olsun iyi.Erkekler yine sevinecektir bu habere zira Eva Longoria da yine erkeklerin gözdelerinden.


Not:Ben yazımı yazdıktan sonra Tony Parker da twitter'dan boşanacaklarını duyurdu.

Shaq'tan Türkiye'ye Mesaj Var



Boston Celtics'in tecrübeli bir o kadar da renkli pivotu Shaquille O'Neal "O benim kardeşim" dediği Milli oyuncumuz Semih Erden'le kameralara Türk bayrağı tutarak ülkemize ve Semih'e güzel bir jest yaptı.Gittiği günden beri de Semih'e sahip çıkıyor Shaq.Semih için büyük şans onun orda olması ve sahip çıkması.Shaq'a da bu özel jestinden dolayı teşekkür ediyoruz Shaq'a.İlerleyen günlerde,senelerde ülkemizde görürüz Shaq'ı.

Yurdum İnsanından Pratik Çözümler-4



Ne yani eski araba kapılarını illa atmak,hurdaya vemek mi lazım.İşte süper bir çözüm.Hem pencere masrafını ortadan kaldırılmış hem de arabadan faydalanılmış böylece hurdaya gitmesi önlenerek geri dönüşüme destek verilmiş.Gerçekten çok pratik bir çözüm.

Çaylaktan Beklenmedik Katkı



New York Knicks'in bu sezon draftında 2.tur 39.sıradan seçtiği Landry Fields hiç beklenmedik katkı veriyor Knicks'e.İlk beşe de yerleşen Fields mücadeleci oyunuyla takdir kazanıyor.Bu sanahki Denver maçında çaylak guard 21 sayı ve tam 17 ribauntluk süper bir performans sergiledi.Ama galibiyete yeterli olmadı.

Nba Tv veriyordu maçı o yüzden izleme imkanı buldum tekrarını.Gerçekten takdir ettim.Tüm o Knicks'in düzensizliğinde bir mücadele gösteren,bir düzene sadık kalmaya çalışan tek oyuncuydu.Bir kısa olarak çok iyi bir ribauntçuydu zaten ama bu maç iyice abarttı.Mücadelesiyle de son çeyrek takımı ateşledi ama dediğim gibi yeterli olmadı.Diğer Knciks oyuncularının Fields'tan birazcık mücadele gücü almaları heralde tüm Knciks taraftarlarının en büyük isteklerindendir keza üst üste 6.mağlubiyetlerini aldılar ve kazanma istekleri çok düşük.Fields'ı tekrar tebrik etmek lazım.Bundan sonra heralde birçok kişi dikkatle takip edicektir kendisini.

Kurban Bayramınız Kutlu Olsun



1 gün geç te olsa Kurban Bayramı'nızı kutluyoruz blogumuzun tüm yazarları olarak.Herkese iyi bayramlar olsun efendim.Hayvanlara eziyet eden(bkz.dün haberlerde gördüğüm kurbanlık hayvana pompalı tüfekle ateş eden adam,kurbanlığı arabanın arkasında sürükleyen adam vb.) kişilerin hariç tabiki.

Yarım Saatte Servet



Birçoklarına göre dünyanın en seksi hatunu Adriana Lima.Gerçi benim için öyle değil ama neyse.Ama yine de Marko Jaric gibi bir adamla neden evlenir mantıklı bir açıklama bulamıyorum.Allessandro Ambrossio da yine taş gibi hatun kategorisinde.Her neyse Victoria's Secret'ın ve dünyanın en çok kazanan mankenleri olan bu ikili Adriana Lima ve Allessandro Ambrossio yarım saatlik bir defileden sonra tam 1milyon dolar almışlar.Evet yarım saat defile için 1milyon dolar.

Hakkaten inanılmaz bir rakam bu.Yani yarım saatte 1 milyon dolar.Tamam dünyanın en tanınmış mankenleri de yani bu parada baya astronomik.Cem Yılmaz'ın da dediği gibi hemen bir Türk mantığı yürütsek basitten haftada 2 defileye çıksalar ve toplam 2 saat podyumda kalsalar ayda 16 milyon eder.Yılda ohooo...Vay anasını yav.Mankenlik te dünyanın en karlı mesleği olma yolunda ilerliyor şu haberlere göre.Basketbolda Nba varsa mankenlikte de Victoria's Secret var resmen.Oraya kapak attın mı sırtın yere gelmez.Valla bana baya bir ilginç geldi bu haber ondan koyayım dedim.Şu haberden sonra dünyada Marko Jaric olmak isteyen erkeklerin sayısı iyice artmıştır.Gerçi çoğu yine paraya bakmadan bunu diyor ama olsun yine de artmıştır.