5 Ekim 2011 Çarşamba

Tony Parker Asvel'de



Nba'de lokavt görüşmeleri süredursun Avrupalı yıldızlar da birer birer ülkelerine dönmeye başladı.Son olarak San Antonio Spurs'ün yıldız guardı Tony Parker ülkesinin Asvel takımıyla sözleşme imzaladı.

Dünkü kritik lokavt görüşmesinden de bir sonuç çıkmadı.Bununla ilgili zaten akşamüstü bir yazı yazacağım.Konumuza dönersek dün Kirilenko Cska'ya gitmişti bugün de Tony Parker'ın ülkesine döndüğü ve Asvel'le anlaştığı haberini aldık.Lokavt süresince Asvel formasıyla mücadele verecek Parker.Aldığı ücret konusunda henüz net bir açıklama yok.Parker ise ülkesine döndüğü için mutlu olduğunu söylüyor.Başka teklifler aldığını ama bunları reddettiğini söylüyor.

Sigorta sorunu yüzünden anlaşma gecikmişti ancak bunu çözdüler ve Parker Asvel'e geldi.Tabiki Parker gibi bir oyuncuyu kadrosuna katmak Asvel'e sınıf atlatacaktır.Sonuçta Parker'ın da Avrupa basketboluna uyum süreci yaşamadan direk liderlik edip takımına katkı verecektir. 

4 Ekim 2011 Salı

La Liga Oscarları Belli Oldu



La Liga'da Marca gazetesi tarafından düzenlenen geleneksel sezon ödülleri sahiplerini buldu.Barcelona'nın şampiyonluğu ve Ronaldo'nun rekor kırarak gol kralı olduğu sezonun Marca gazetesine göre belirlenen ödüller dün dağıtıldı.

Sezonun en iyi oyuncusuna verilen Alfredo Di Stefano ödülünü 3.kez üst üste Barcelona'nın süperyıldızı Lionel Messi kazandı.Tabiki bu konuda kimsenin şüphesi yoktu.Messi yine süper bir sezonu geride bıraktı.Bunu da şampiyonlukla taçlandırınca ödülü aldı.Gol kralına verilen Pichichi Ödülü ise Real Madrid'li Cristiano Ronaldo'nun oldu.Ronaldo geçen sezon 41 gol atarak La Liga rekorunu kırdı ve gol kralı oldu.Törende Ronaldo rekorunu daha da geliştireceğini söyledi.

En golcü İspanyol futbolcu ödülü olan Zarra ödülünüyse Sevilla'dan geçen sezon 20 gol atan Alvaro Negredo kazandı.Merakla beklenen en iyi teknik direktör ödülünü ise Real Madrid'in teknik direktörü Jose Mourinho kazandı.Son 2 sene de Pep Guardiola'nın kazandığı ödülü La Liga'daki ilk sezonunda Mourinho kazandı.Bence de Mourinho daha çok hak ediyordu.Sonuçta Barcelona'da kurulmuş bir düzen var.Mourinho önemli isimlerinden hiç faydalanamamsına rağmen Real'e etkisini hemen hissettirdi.Son olarak en az gol yiyen kaleci ödülünü de Barcelona'lı Victor Valdes'in oldu.Valdes'in bu ödül için savunmasına kocaman bir teşekkür etmesi gerek.

Kirilenko Cska'da



Nba'de lokavt süresi belirsizliğini korurken birçok oyuncu Avrupa'ya gitmeye devam ediyor.Son olarak bu sabah Rus forvet Andrei Kirilenko 3yıllığına eski takımı Cska Moskova'yla anlaştı.

Son dönemde sakatlık sorunları yaşasa da çok önemli bir oyuncu Kirilenko.All-Star seçilmiş ligin en elit savunmacılarından birisi.Kirilenko yetiştiği klüp olan Cska'yla 3 yıllık anlaşma sağladı.Artık Nba'e dönmesini de beklemiyorum onun.Bu belirsizlik oyuncuları özellikle de Avrupalıları çok huzursuz etmiş sanırım.Geri dönüşler iyice arttı.Kirilenko gibi önemli bir oyuncu da şu ana kadar Nba'den gidip en uzun sözleşmeyi imzalayan oyuncu oldu bu yıl.Kirilenko'nun Avrupa basketboluna alışması gibi bir sorun da yok.Zaten Rus Milli Takımı'nda performansı daha da yükseliyordu.

Cska da muhteşem bir kadro kurdu.Teodosic-Shved-Khryapha-Kirilenko-Kristic-Siskauskas gibi çok önemli oyunculara sahipler.Euroleague için en iddalı takımlardan biri haline geldiler Kirilenko da gelince.Heyecan verici bir takım gerçekten.

2 Ekim 2011 Pazar

Bravo Filenin Sultanları!


Avrupa Kadınlar Voleybol Şampiyonası'nda son gün milli takımımız İtalya'yı çekişmeli bir maç sonrasında 3-2 mağlup ederek büyük bir başarıya imza attı ve bronz madalyayla turnuvayı bitirdi.Hepsinin yüreğine sağlık.Çok önemli bir başarı bu.Maça biraz değinip bu başarıyı anlatıcağım.

İlk sete iyi başladık ama servislerimizde sıkıntı yaşayınca oyunumuzun karşılığı olan farkı yakalayamadık.Yine de teknik molaları önde geçtik.Setin sonuna doğruda yıldızımız Neslihan'la başarılı olduk ve seti de 25-21 kazandık.2. sette ise İtalya çok net hücumlar etti.Biz de üstüne savunmada hatalar yapınca erken koparttılar seti.Fark açıldıkça biz de seti bıraktık ve 25-15'le durum 1-1 e geldi.

3.sette ise çok çekişmeli bir oyun vardı.Eda ve Neriman'ın smaçlarıyla çok etkili olduk.20-16 öne de geçtik ama ne yazıkki yine basit hatalar yapmaya başladık.Bunu da iyi değerlendirdi İtalya ve seti 27-25 kazanıp 2-1 öne geçti.4.sete ise biz daha iyi başladık.Sultanlar teknik moladan sonra savunma direncini de iyice arttırdı ve bu sayede farkı arttırdık.Setin sonunu da iyi getirince 25-19 kazandık ve durumu 2-2'ye getirdik.

Son sete de çok iyi girip oyunumuzu kabullendirdik İtalya'ya.Üstüne Neslihan da hücumda devreye girince tie break setini 15-10 kazanarak bronz madalyayı kazandık.


Önemli bir başarıydı.Çünkü futbol dışında hiçbir sporu bir türlü gereken önemi veremeyen bir milletiz.Kızlarımız da çok inandılar çok istediler.Malesef altın olmadı ama bronz madalyayı kazandılar sonuna kadar hak ederek.Gönüllerin şampiyonuydular tabiki.Dediğim gibi diğer sporları anca kazanınca hatırlıyoruz.En basitinden kazandıkça sosyal ağlarda "Filenin Sultanları" yazıyordu herkes ama yenilince bugünkü maça bakmamışlardır bile.Sonuçta sadece futbol yok.Basketbolda başarılar kazandık şimdi de voleybolda çok önemli bir başarı kazandık.Son yıllara baktığımızda futbol başarımız yok neredeyse.

Tabiki herkes istediği sporu izler izlemez orası kişiye kalmış.Ama yine de sadece kaybedince ortaya çıkmaları hoş değil.Filenin sultanlarının bu başarısı kesinlikle çok önemli bir başarıdır.Şampiyonluğu da hak etmişlerdi olsun canları sağ olsun hepsine helal olsun.

Ilgauskas Nokyayı Koydu


Nba'in emektar oyuncularından Litvanyalı dev Zydrunas Ilgauskas basketbol kariyerine nokta koyduğunu açıkladı.

2 kez All-Star seçilmiş olan Ilgauskas ligin en uzun ve zor isimlerinden birine sahip gerçekten.Big Z 2.21'lik boyuna rağmen çok yumuşak ellere ve keskin bir orta mesafe şutuna sahipti.Klasik bir Avrupalı uzundu yani.Tüm kariyeri draft edildiği Cleveland'ta geçti son sene hariç.36 yaşındaki basketbolcu çok iyi niyetliydi gerçekten ve 13 yıllık Nba kariyeri boyunca 13 sayı 7.3 ribaunt 1.6 blokla oynadı.1'i Miami'de 1'i  Cleveland'ta olmak üzere 2 kez final oynadı ancak şampiyonluk yüzüğü kazanamadı.98 yılında da en iyi çaylak takımına seçilen Z o maçta Mvp ödülünü de kazanmıştı.İlk All-Star deneyimi ise oldukça tartışma yarattı.Z'nin oraya hak ederek geldiğini düşünyordu herkes sadece Doğu koçu Isiah Thomas hariç.Ilgauskas'a sadece 2 dakika süre vermesi oldukça eleştirilmişti.

Ilgauskas iyi bir kariyer geride bıraktı.Sportmen bir basketbolcuydu ve elinden geleni yapardı hep sahada.Shaq'tan sonra bir emektar pivot daha basketbolu bıraktı.Güle güle Z.

Eren Bey Ne Yapıyorsunuz?

Bayer Leverkusen'in evinde Wolfsburg'u konuk ettiği maçta Türk asıllı İsviçreli futbolcu Eren Derdiyok muhteşem bir gole imza attı.Sağ kanattan gelen topu 2 savunma oyuncusu arasında dokunup kaldıran Eren göğsüyle kontrol ettikten sonra ceza sahası köşesinden önündeki 2 kişiye rağmen müthiş bir rövaşatayla kalecinin uzanamayacağı noktadan ağlarla buluşturup takımını 2-1 öne geçirdi.Şahane ve nadir görülen güzellikte bir gol gerçekten.Çok zor pozisyonda çok klas bir gole imza atmış Eren helal olsun.


1 Ekim 2011 Cumartesi

Lokavt Görüşmelerinde İpler Gerildi



Nba'de lokavtı kaldırmak için oyuncularla takım sahipleri arasındaki görüşmeler son hızıyla devam ediyor.Ancak görüşmelerde anlaşmazlıklar çözülemeyince ipler de iyice gerilmeye başladı.Son olarak dünkü toplantıda Nba başkanı David Stern ve süperyıldız Dwyane Wade ciddi bir tartışma içinde bulundu.

Dünkü görüşme öncesinde Nba yetkilileriyle olan toplantıya Wade,Lebron,Carmelo gibi çok önemli oyuncular da katıldı.Ancak toplantıda sinirler gerildi.Özellikle Wade'in ısrarla serbest piyasadan bahsetmesi ve serbest piyasa olması halinde yılda 50 milyon dolar kazanacağını söylemesi üzerine Stern sinirlendi ve parmağıyla Wade'i göstererek durumu anlatmış ancak Wade sinirlerine hakim olamamış ve bir ağız dalaşına girip toplantıyı diğer oyuncularla terk etmiş.Neyse ki oyuncular sendikası avukatı Billy Hunter araya girip cumartesi için tarafları bir araya gelmeye ikna etmiş.

Üzücü gerçekten sezonun başlangıcı her geçen gün daha da uzaklaşıyor.Şu olayda bence Wade çok suçlu.Zaten yeterince kazanan bir oyuncu olarak daha neyin peşinde anlamıyorum.Üstüne üstlük ekonomik krizde Dünya çapında git gide yayılıyor.Takım sahiplerinin bu paraları vermesi demek kendinden düşük ücretli oyunculara sunulacak kontratların daha da azalması demek.Ayrıca zengin takımların istediği her oyuncuyu alabilmesini sağlayacak ki bu da rekabeti hatırı sayılır ölçüde azaltacak.Stern'in de bunca sıkıntı arasında kontrolünü kaybetmesi normal ama yine de pek birşey yapmamış gibi.Wade'in başının altından çıkmış açıkçası.

Toplantılarda ilerleme kaydedilemedikçe sinirler de gerilmeye başladı.Her 2 tarafın da mutlaka anlayışlı olması şart.Sezonun iptal olma olasılığı git gide artıyor olması üzücü.

Kobe Bologna'da Gibi


Kobe Bryant ve Bologna arasındaki görüşmeleri daha önce belirtmiştik.Bu görüşmeler son günlerde iyice ciddi bir hale geldi ve bazı kaynaklarda Kobe'nin İtalya ekibiyle anlaşma yaptığı haberleri çıkmaya başladı.Nitekim Bologna başkanı da anlaşmaya yakın olduklarını söyledi.

Kobe Bryant'a yaklaşık 40 gün için 3 milyon dolarlık bir para alıcak.Avrupa için çok yüksek bir rakam gerçekten.Kobe olumlu bakıyordu zaten Avrupa'da oynamaya.Üstüne üstlük çocukluğunun geçtiği İtalya olunca duygusal olarak ta çok iyiydi onun için.Ücret konusunda anlaşma sağlanmış gelen açıklamalara göre.Bu sabah olan görüşmenin de çok olumlu geçtiğini ve %95 bu işin bittiğini söylüyor Bologna başkanı.Lokavt görüşmelerinin kötü geçmesi de bu olasılığı iyice arttırıyor.

Kobe gibi bir oyuncunun Avrupa'ya gelmesi de lokavt açısından sıkıntının sürdüğünü gösteriyor.Keşke Türkiye'ye gelseydi biz de izleseydik onu canlı canlı.Bologna bu sene ciddi yatırımlar yaptı.Euroleague'te başarı gelebilir onlar için.Kobe Bryant'ı getirmelerinin ise reklam açısından önemini sanırım anlatmaya gerek yok.

30 Eylül 2011 Cuma

Durdurulamayan Boğa:Derrick Rose

Yıldız basketbolcu Derrick Rose müthiş bir sezonu geride bıraktı.Mvp ödülünü kazanan Rose'un popülaritesi iyice arttı.Bu yüzden de olsa gerek sponsoru Adidas Rose için yeni bir ayakkabı modeli üretmeye karar verdi.Bu ayakkabı için de çok güzel bir reklam hazırlamışlar.

Reklamda Rose arenaya salınan bir boğa gibi.Matadorlar onu durdurmaya çalışıyor ancak Rose o müthiş hızı ve top hakimiyetiyle onlardan sıyrılıyor.Başarılı bir çalışma olmuş gerçekten.Güzel de bir reklam çıkmış ortaya.

İşte o reklam.

Arda Damgayı Vurdu

Arda Turan Atletico Madrid kariyerine iyi başladı.Güzel performansının yanında arkadaşlarıyla arası da çok iyi Arda'nın.Atletico'nun son reklam filmine de Arda Turan damgasını vurdu.Oyuncuların takım arkadaşlarını tanıttıkları reklam filminde Arda gülmekten bir türlü konuşamadı.Sonuç olarak ortaya da aşağıdaki reklam filmi ortaya çıktı.Sevgilisi Sinem Kobal'dan biraz ders alması lazım Arda'nın.

Fatura Tevez'e Kesildi


Sene başında takımdan ayrılmak istediğini açıklayan Carlos Tevez'le Manchester City arasındaki ipler tamamen kopmak üzere.Son oynanan Bayern Münih maçında oyuna girmeyi reddeden Tevez için Mancini "Benim için bitti." gibi net bir ifade kullandı.

Agüero gelince üstüne üstlük çok ta formda başlayınca zaten Tevez'in pabucu dama atılmıştı ama yine de şu ana kadar en azından bize yansıtılan bir sorun yoktu.Ancak dün gece Mancini'nin oyuna girme talimatını takmadı Tevez ve oyuna girmedi.Bu da ipleri kopardı Arjantinli'yle Mancini arasındaki.Maçtan sonra Tevez konusunda oldukça sinirli gözüken  Mancini mağlubiyetinde etkisiyle verdi veriştirdi Tevez'e ve bir daha forma giyemeyeceğini söyledi.Tevez'se yanlış anlaşıldığını söyleyip biraz daha ılımlı yaklaştı olaya.

Bugün de yönetimle Mancini arasında bu konuda bir toplantı oldu.Toplantıdan fatura Tevez'e çıktı ve yıldız oyuncu 2 hafta takımdan uzaklaştırıldı.Ayrıca konu detaylı olarak araştırılacak ve Tevez'in kulüpteki geleceği resmen belli olacak.

Tevez gibi bir oyuncuyu silmek tabiki zor ama söz konusu takım Manchester City olunca zaten ayrılmak ta isteyen Tevez'e yol verilecektir.Sonuçta teknik direktöre hem de maç sırasında isyan bayrağı çekmek olmaz.Takım arkadaşlarını da zor durumda bıraktı Tevez.

İşte Tevez'in oyuna girmeyi reddetiği pozisyon.

28 Eylül 2011 Çarşamba

Makina Gibi

Şampiyonlar Ligi'nde dün gece oynanan maçlarda yine güzel goller atıldı.Benim için en dikkat çeken golse Real Madrid'in attığı goldü.Müthiş bir kontra atağa çıkan Madrid ekibi net paslarla sadece 16 saniyede tüm sahayı geçip Cristiano Ronaldo'yla golü buldu.Gerçekten müthiş bir organizasyon ve paslaşma zinciri.

Artık Brooklyn Nets


Nba takımlarından New Jersey Nets'in takım sahiplerinden ünlü Amerikalı şarkıcı Jay-Z takımın 2012-2013 yılından itibaren Brooklyn'e taşınacağını ve isminin "Brooklyn Nets" olarak değişeceğini açıkladı.

Brooklyn'de yapılan Barclays Center'da maçlarını yapacak olan Brooklyn Nets için Jay-Z yardım konserleri de düzenleyecek ve çeşitli kampanyalarla taraftarların ilgisini çekecek.Rus dolar milyarderi Prokhorov takımı satın aldığından beri ciddi bir yatırım yapması bekleniyordu Nets'in.Brooklyn'e geçmek yıldız oyuncuları cezbedecektir.İlk amaçlarının da şu an Beşiktaş'ta oynayan Deron Williams'ı tutmak oldukları biliniyor zaten.Deron'un yanına 2 süperstar ekleyerek hem modaya uyucaklar hem de şampiyonluk hedefleyecekler.

İşte Brooklyn Nets'in salonu ve tanıtımından kareler:

27 Eylül 2011 Salı

Faik Işık vs Ahmet Çakar

Dün akşam Beyaz Tv'de Türk televizyon tarihinin en sert kavgalarından biri yaşandı.Ahmet Çakar'la Faik Işık birbirine girdi.Son olarak Faik Işık'ta çıkarken Ahmet Çakar'a küfür edince iyice gerildi ortam.Koridorda da devam etmiş olabilir kavga çünkü Ahmet Çakar canlı yayından çıkıp gitti.Baya sert bir kavga oldu ama reyting uğruna bunu uzatmak ta hoş değil tabi kanal yönetimi için.Reklama girmemekte ısrar ettiler.

26 Eylül 2011 Pazartesi

En Çok Kazananlar Bizden

Avrupa basketbolunda en çok kazananlar listesi açıklandı.İlk 5 sırada lokavt sebebiyle Nba'den Avrupa'ya gelen basketbolcular var ki bunlardan 3'ü de bizim ligimizde oynayacak oyuncular.Ancak son gelişen haberlere göre bu liste yeniden şekillenebilir.Çok önemli oyuncuların Avrupa'ya geçişi olacak gibi şu lokavt süresinin uzamasından sonra.Şimdilik en çok parayı bizim takımımızdan kazanan oyuncular var listenin üstünde.İlk beş sıradaki isimler hariç diğerleri de Avrupa basketbolunun en önemli isimlerinden.Hele son Eurobasket'ten sonra Navarro çok az bile kazanıyor.

1-Deron Williams Beşiktaş 3.5 milyon Euro
1-Mehmet Okur Türk Telekom 3.5 milyon Euro
3-Nenad Krstic CSKA Moskova 3 milyon Euro
3- Rudy Fernandez Real Madrid 3 milyon Euro
5- Ersan İlyasova Anadolu Efes 2.7 milyon Euro
6- J.C Navarro Regal Barcelona 2.5 milyon Euro
7- Vassilis Spanoulis Olympiacos 2.4 milyon Euro
8- Dimitris Diamantidis Panathinaikos 2 milyon Euro
9- Mike Batiste Panathinaikos 1.9 milyon Euro
9-Milos Teodosic 1.9 milyon Euro

Guti Sorunsalı


Beşiktaş'ta Guti sorunu giderek ilginçleşen bir hal almaya başladı.Bu yazıyı uzun zamandır yazmayı planlıyordum aslında ama şu son Antalya maçını da bekleyeyim dedim.Bu maçta da Guti kadroya alınmayınca bu konuyu ele almanın zamanı geldi dedim.

Öncelikle Guti konusu birkaç etmenin bir araya gelmesiyle oluşan bir konu.Öncelikli olarak Guti'nin kendisiyle başlayalım.İlk geldiği zamanlar çok formdaydı.Takıma katkısı direkt belli oluyordu.Orta sahada bir noktaya kadar pres yapıyor,hücumlarda etkin bir rol alıyor ve takıma liderlik ediyordu.Ancak sonra Guti istikrarlı olarak düşüşe geçti.Performansı ve kondisyonu iyice geriledi.Artık daha az pres yapan,aldığı topları ileriye değil de daha çok geriye oynayan ve en önemlisi 10 dakikada kıpkırmızı olup yorulan bir Guti vardı genel olarak maçlarda.Performansıyla taraftarları memnun etmiyordu.Kondisyonunun kötü olması oyununu çok etkiledi.

Kondisyonunun iyi olmamasının en önemli sebebi de Guti'ydi tabiki.Kendine pek bakmadı açıkçası bazı dönemler özellikle.Gece hayatına biraz fazla düşüp antremanlarını aksattı.Bu dönemde verdiği pozlarda onun gece hayatında yaşadıklarını gösterdi.Alkolle arasının iyi olması onuun futbol hayatını değiştirmeye başladı.Sarhoş haldeyken karıştığı olaylar da artınca bazı kesimler ona cephe almaya başladı.

Sene sonuna doğru Guti'nin performansı iyice düştü.Beşiktaş'ın hızlı oyununa ayak uyduramayınca da kötü futbol sergiledi.Taraftarlar arasında onun gitmesi gerektiğini düşünenler iyice arttı.Ben açıkçası hep bir şans verilmesinden yanaydım.Sonuçta iyi bir sezon geçmemişti belki de bu yüzden konsantrasyonu azalmıştı.Ama yine de aklının sahada olması gerekirdi.Bu yüzden düşen performansı Guti'yi eleştiri oklarının hedefi haline getirdi.


Gece hayatını bu kadar göz önüne getiren basının da bu konuda suçu büyük.Zaman zaman çok ağır ve çok haksız eleştriler yaptılar.İzin günlerinde istediklerini yapabilir futbolcular ama basın bunu anlamadı.Sürekli Guti sanki maçlardan antremanlardan kaçıp geliyormuş havası estirildi.Tatile gitmek için bilerek kart gördü dediler hafta içindeki maçta 11'de oynadığını  yazmadılar.Guti'nin üstüne çok fazla gittiler o kızdıkça daha da gittiler.

Guti de sütten çıkmış ak kaşık değil belki ama şu kadar baskı yapıp üstüne gidecek bir durum da yoktu.Kupa zaferini kutlayan futbolcuların çoğu o akşam birşeyler içti ama manşetler de yine Guti vardı.Bu yüzden de Guti'nin kafasını bunlara takmaması imkansızdı.Bu da onu etkileyen başka bir unsurdu.


Guti konusunda teknik heyet ve yönetimin de suçu var aslında.Tam olarak kontrol edemediler onu.Tabiri caizse iplerini çok saldılar.Biraz daha çeki düzen verebilirlerdi ona çünkü o basında yer aldıkça yönetim açıkçası biraz sessiz kaldı.Kapalı kapılar ardında neler oldu bilemem ama bize yansıyana göre onlar da sıkıntılıydı.Yine de ciddi bir müdahele gelemedi.

Teknik ekibe gelirsek Schuster bu konuda pek birşey yapmadı.Yine de onun zamanında iyiydi Guti'nin performansı.Tayfur hoca belki toparlayabilirdi durumu ama malum olaylar yüzünden anlamsızca takımdan uzak kalıyor.Bu yüzden Guti konusunda  onu pek suçlayamayız.En radikal müdaheleyi de Carvalhal yaptı.Şu ana kadar resmi maçta kadroya almadı Guti'yi.Net bir sebep göstermese de Guti'nin durumundan memnun değil.Onun kendisini toplaması için de tekrar hırslandırılması lazım ki şu ana kadar da Carvalhal bence doğruyu yapıyor.


Şu an için Guti kadroya bile giremiyor.İlginç bir profil de çiziyor açıkçası.Sene başında birkaç kez yine gece kulübünde görüntü verdi ama ondan sonra bu konuda başka bir durum olmadı.Önceleri sakat olduğunu söylendi.Ancak son haftalarda kadroya girmemesi için tek neden Carvalhal.Nitekim o da twitter'da "Bugün sakat değilim ama yine kadroda değilim." dedi Bursa maçında kadroya giremeyince.Bu açıklamasını herkes bir isyan olarak algıladı.Gitmek istediğini söylediler.Ancak daha sonra Guti açıklamalarının yanlış anlaşıldığını Beşiktaş'ta kalıp başarılar yaşamak istediğini söyledi.

Son Antalya maçında ise ben ilk 11'de olmasını bekliyordum açıkçası ama yine kadroya bile giremedi.Bu durumdan sonra alacakları karşılığında sözleşme feshini istediğini bile söylediler ama Guti tam tersine yine kalmak istediğini söyledi ve maçtan sonra takım arkadaşlarını soyunma odasına inip tebrik etti.Ilımlı bir hava çizdi yaratılmak istenilenin aksine.



Guti konusunda son olarak değerlendirmeye gelecek olursak Guti'nin artık oynamak istediğini sanıyorum.Bunun için mutlaka kendisini toparlayıp futbola konsantre olması lazım.Kendini toparlarsa Carvalhal mutlaka ona gereken şansı verecektir.Çünkü şu kadro içerisinde Guti'nin daha doğrusu formda bir Guti'nin çok fazla katkısı olur.Beşiktaş ileride top tutma konusunda sıkıntı çekiyor bunun için de Guti'den daha iyisini bulamazlar.

Yönetimin de konuya el atması lazım.Carvalhal'le Guti arasındaki olası bir sorun varsa bunu halledip Guti'yi kontrol altına almalılar.Bu sorunu çözmek için herkesin ılımlı olması lazım.Guti'nin kendisini futbola vermesi bu durumun değişmesi için gerekli olan en önemli şart.O kendisini futbola verirse forma giymesi kaçınılmaz.

25 Eylül 2011 Pazar

Kobe Boğaz'da



Kobe Bryant İstanbul'da.Kobe'nin geleceğini söylemiştik daha önce şu yazımızda.Ve Kobe geldi.Kobe'nin gelişiyle ilgili detaylı bir yazı yazıcağım ama ilk fotoğraflarda gelmeye başladı.Kobe'nin boğazı geçerken çektirdiği fotoğraf yukarıdaki de.Gerçekten çok mutlu gözüküyor Bryant.Açıklamaları da bu yönde zaten.

23 Eylül 2011 Cuma

Bologna Kobe İçin Kesenin Ağzını Açtı



İtalya'nın güçlü ekiplerinden Virtus Bologna Los Angeles Lakers'ın süperyıldızı Kobe Bryant için adeta çıldırdı.Lokavt süresince Avrupa'da oynayabileceğini söyleyen Kobe Bryant için daha önce Beşiktaş ta devreye girmişti.Ama Bologna çok yüksekten uçtu.

Bologna genel menajeri Massimo Faraoni, Associated Press'e yaptığı açıklamada Kobe'ye teklif yaptıklarını ve ona maç başı yaklaşık 740 bin dolar önerdiklerini söyledi.Ayrıca Kobe'ye yıllık,aylık,2aylık ve maç başı olmak üzere 4 tane sözleşme önerdiklerini söyledi.

İnanılmaz bir rakam.Maç başına müthiş bir para.Yıllık sözleşmeyi kabul etmesi imkansız Kobe'nin neredeyse.Ama aylık bir sözleşme imzalayabilir lokavt bitene kadar.Zaten sezonun da geç başlaması kesinleşti.Bir servet olucak resmen.Müthiş bir para.Kobe de babasının oynadığı İtalya'da oynamak istiyor zaten.Takımdan iyi arkadaşı ve oyuncular birliği başkanı Derek Fisher'la bir kez daha lokavt konusunu konuşup karar vericektir Bryant.Bana göre artık Kobe büyük ihtimal Bologna'da oynar.Bu teklifi reddetmek çok çok zor.

6 Saatlik Görüşmeye Rağmen Sonuç Yok



NBA'de bu akşam lokavtla ilgili çok çok önemli bir görüşme yapıldı.2 tarafın da önemli isimleri bir araya geldi.Lokavt konusunda anlaşmak üzere yapılan toplantı tam 6 saat sürdü.Ancak bir sonuca varılamadı.

2 tarafta görüşmeden sonra keyifsizdi.Herhangi bir ilerleme olmadığı konusunda açıklamalar geliyor.Böylece Nba sezonunun zamanında başlamayacağı neredeyse kesinleşti.Şu anda anlaşsalar bile sezonun normal zamanda başlaması çok çok zor.Haftaya bir görüşme daha yapılacak ama anlaşma bence çok uzak.Daha önce de demiştim aradaki fark çok ve 2 tarafta anlaşmaya şu an için yanaşmıyor.

Okyanus ötesine geçişlerin hızlanması da bunu gösteriyor..Hafta başından itibaren Rudy Fernandez,Danillo Gallinari,Kenyon Martin,Austin Daye ve Semih Erden gibi oyuncular Avrupa'da veya Çin'de takımlarla anlaştı bile.

Umarız taraflar fazla inada bindirmez işi.Her ne kadar Deron Williams gibi bir süperstarı takımımda izleyecek olsam da Nba'in tadı başka.

22 Eylül 2011 Perşembe

Ne Takım Be!


 
Bundan 20 yıl önce FIBA'nın Nba oyuncularına vize vermesiyle dünya tarihinin en güçlü takımı kuruldu.Hatta bence tüm spor tarihindeki en güçlü takım buydu.1992 Olimpiyatlarında Amerika için toplanan bu oyuncuların hepsi NBA efsanesi durumunda.

Kadroda kimler yokki.. Michael Jordan,Magic Johnson,Larry Bird,Scottie Pippen-Karl Malone-Charles Barkley-David Robinson- Patrick Ewing-Clyde Drexler-John Stockton-Chris Mullin ve Christian Laetner dan oluştu kadro.Laetner'i biraz geri plana alırsak hepsi NBA tarihine damga vurmuş oyunculardı.Tabiki rahatlıkla şampiyonluğa uzandılar.Öyle bir takımdıki bu rakip oyuncular molalarda gelip fotoğraf çektiriyordu.Gerçekten inanılmaz bir takım.

21 Eylül 2011 Çarşamba

Ron Artest Elendi

Ron Artest yani yeni adıyla Metta World Peace'in dans yarışmasına katıldığını yazmıştık.Yarışma başladı ve ilk hafta performansları sergilendi.İlk elenen de tabiki World Peace oldu.Artest aslında fena dans etmedi başlarda.Sarıya boyattığı saçlarıyla da ilgi çekti ama dansın ilerleyen bölümlerinde baya kötüleşti Artest.Cüssesinin dezavantajı işte.Jüriden en düşük puanı aldı ve elendi.

İşte Artest'in Cha-Cha dansı.

Telekom'lu Memo

Mehmet Okur lokavt süresince Türk Telekom'la anlaşmıştı.Dün itibariyle de resmi sözleşme imzalandı.Katılımın yoğun olduğu imza töreninde Memo'nun çok mutluğu olduğunu gördüm.Ondan beklentiler de yüksek.İnşallah sağlık sorunu yaşamadan oynar biz de izleriz.

İşte imza töreninden görüntüler ve Telekom'lu Memo.

20 Eylül 2011 Salı

Semih Erden Beşiktaş'ta


Lokavt görüşmelerinin tıkanması sonrasında Avrupa'ya dönüş iyice hızlandı.Akşam saatlerinde de Milli oyuncumuz Semih Erden'in Beşiktaş'la anlaştığı haberi geldi.Semih lokavt bitene kadar Deron Williams'lı Beşiktaş forması giyecek.

Semih Erden'le Beşiktaş daha önce de görüşmüş ancak anlaşma çıkmamıştı.Semih'in sakatlığının da tamamen geçtiği ve oynamaya hazır olduğu bilgisi geldi.Ancak henüz resmi sözleşme olmadığı haberleri de var.Bu haberlerde Semih'le görüşmenin çok olumlu geçtiği ancak henüz imza atılmadığı bilgisi var.Yine de büyük ihtimal Semih Beşiktaş forması giyecek.

Önemli bir transfer.Semih önemli bir oyuncu kafasını basketbola verince.Üstelik yerli oyuncu olarak oynaycak olması da büyük avantaj.Pota altında ribaunt ve blok sezgisiyle önemli katkı verecektir mutlaka.Deron Williams gibi bir oyuncuyla oynayacak olması da onun için büyük avantaj.Oyununu geliştirebilir.Ama Beşiktaş olası lokavt bitiminde çok daha ağır bir darbe yiyecek bunun için ekstra bir planları olmalı mutlaka.Ama yine de bir yabancı uzun takviyesi gerekiyor Beşiktaş'a bence.