28 Kasım 2011 Pazartesi

Avni Aker'de Kritik 3 Puan


Ne zamandır Beşiktaş maçlarını değerlendirmek istiyorum blogta.Bir türlü kısmet olmuyordu yoğun tempodan.Şu sıra biraz rahatladığıma göre dün akşamki önemli maçtan başlayarak Beşiktaş değerlendirmesi yapabilirim.

Öncelikle bu sezonun en çok maç yapan 2 takımı karşı karşıya geliyordu.Kritik bir maçtı. her 2 taraf içinde.Beşiktaş'ta özellikle orta sahada eksikler can sıkıyordu.Trabzon'sa hafta içi kendi evinde Inter'le karşılaştı ve müthiş efor sarf ederek çok güzel bir maç çıkardılar.Çok güzel bir maç izledik diyebilirim kendi adıma.Kazanan da gol orucunu bozan Quaresma'yla Beşiktaş oldu ve çok kritik 3 puanı hanesine yazıp rakibini geçti sıralamada.

Öncelikle maç öncesi kadrolara bakarsak Şenol Güneş klasik Trabzonspor kadrosuyla başladı.Değişikliğe gitmedi.Carvalhal'se sakatlıklardan dolayı değişik bir 11'le sahaya çıktı.Haftalar sonra Fernandes 11 çıktı.Keza sakatlıktan dönen Toraman ve Ekrem Dağ da ilk 11'deydi.Defansif gözüken bir Beşiktaş kadrosu vardı.Şaşırmıştım açıkçası kadroyu görünce ancak maç ilerledikçe Carvalhal'in dersine çok iyi çalıştığını ve çok güzel bir kadro çıkardığını gördüm.

Maça gelecek olursak Beşiktaş çok kontrollü başladı kadrosu doğrultusunda.Trabzonspor topa daha hakim taraftı ama bir türlü ciddi tehlike yaratamadılar.Alanzinho karşı karşıya kaldığı pozisyonda kötü vurdu topa.Daha sonra Beşiktaş önce kornerden gelen topta Egemen'in vuruşundan daha sonra da Quaresma'nın muhteşem çalımından sonra Tolga'yı da geçip vurduğu şuttan yararlanamadı.Çizgi üzerinde Cech şutu çıkardı.İlk yarının kalan kısmında da yine Beşiktaş kontraya yönelik oynadı.Trabzonspor topa hakim olmasına rağmen tehlike yaratamadı.


                             

2.yarıda da 2 takım oyun anlayışlarını değiştirmedi.Trabzon’un kazandığı kornerde Colman’ın vuruşu son anda Hilbert’in karnına çarptı.Bazı taraftarlar burada penaltı beklese de net bir şekilde karnına çarpıyor Hilbert’in penaltıyla ilgisi yok.Daha sonra Beşiktaş Fernandes’le pozisyonlar buldu.Portekizli birinde vurmakta geç kaldı diğerinde de kalecinin üzerine vurdu.Daha sonra Quaresma’nın vuruşunu Tolga sektirdi ancak Ekrem Dağ düzgün vuramadı topa ve farklı şekilde auta yolladı topu.Beşiktaş’ta Quaresma müthiş bir çalım sonrası çektiği şut karşı karşıya kaldığı Tolga’nın ayaklarından döndü.Oyuna önce günün etkisiz ismi Alanzinho’nun yerine Adrian’ı alarak Şenol Güneş müdahle etti daha sonra Carvalhal’de Holosko’yla Mustafa Pektemek’i oyuna aldı.Bu hamleyle biraz daha ofansif bir anlayış benimsedi Beşiktaş.

Nitekim oyunun kontrolü de Beşiktaş’a geçmeye başladı.Hilbert’in şutunda Tolga topu yine sektirdi.Mustafa Pektemek tam golü atacakken arkadan Celutska’nın hamlesiyle yerde kaldı ve Fırat Aydınus hem penaltı noktasını hem de Celutska’ya kırmızı kartını gösterdi.Penaltı vuruşunda günün başarılı ismi Quaresma kaleciyle topu ayrı köşelere yollayarak gol orucuna son verdi.10kişi kalan rakibi karşısında boş alanlar yakaladı Beşiktaş.İsmail 5’e 2 durumda pas vermedi kimseye ve topu da kaybedince mutlak bir golden oldu Beşiktaş.Daha sonra Tolga’nın hatalı pasını iyi sezen Quaresma topu Mustafa’ya atmakta geç kalınca Tolga hatasını telafi etti.Hemen bu atağın dönüşünde ilk kez istediği topu alan Burak Yılmaz kaleci Cenk’i geçemedi.Kalan bölümde Burak’ın el beklediği pozisyonda ve Trabzon’un attığı sayılmayan gol öncesinde Fırat Aydınus doğru karar verdi ve karşılaşma 1-0 Beşiktaş'ın üstünlüğüyle sona erdi.



Maçın yıldızlarına geçecek olursak Beşiktaş'ta sadece Almeida ve Ekrem'i beğenmedim.Onun dışında herkes çok iyi oynadı bence.Özellikle Quaresma,Hilbert,Sivok ve Egemen kusursuz oynadı.Trabzonspor ise etkisiz kaldı maç boyunca.Özellikle kaleci Tolga çok kötü günündeydi.Olmadık topları sektirdi.

Maçın asıl yıldızı ise bence Beşiktaş teknik direktörü Carlos Carvalhal'di.Trabzon'un hücumunu muhteşem analiz eden Carvalhal orta sahanın forvetle bağlantısını komple kesti.Rakibinin Inter maçındaki yorgunluğunu da hesap ederek "Önce durdur sonra vur" taktiğini oynattı.Çok ta güzel yaptı.Burak sadece oyunun son bölümünde istediği topu aldı.Onun dışında Trabzon atakları olgunlaşamadan Beşiktaş savunması arasında eridi gitti.Hücumda Quaresma'nın becerilerine güvendi Carvalhal.Portekizli iyi gününde olunca planı tuttu.Şenol Güneş'se rotasyona gitmeyerek ve sistemi değiştirmeyerek bence sınıfta kaldı bu maçta.Sonuç olarak Beşiktaş çok önemli bir deplasmandan çok kritik 3puanla döndü.

Adamsın Quaresma

Dün akşam ligde önemli bir maç vardı.Beşiktaş'la Trabzonspor Avni Aker'de karşı karşıya geldi.Gzel bir maç sonrası Beşiktaş kazandı maçı.Zaten maçın detaylı değerlendirmesini yapacağım akşamüstü ama değinmek istediğim bir olay var ki o da maç öncesi Quaresma'nın hareketi.

Maç öncesi engelli bir çocukla sahaya çıkan Quaresma ona çok içten davrandı.En son seramoni bittikten sonra da çocuğu öpüp içten bir şekilde sarıldı mutlu etti.O genç kardeşimizin gözlerinin içi güldü.Tüm samimiyetiyle sarıldı ona Q7.Gerçekten büyük bir davranış.Öyle anlatmakla pek olmuyor videoyu koyuyorum ne kadar güzel bir davranış yaptığını daha iyi anlayacaksınız Quaresma'nın.Tekrar helal olsun Q7'ye.Süper davranış.

27 Kasım 2011 Pazar

Modern Family



Son zamanlarda dizi arayışına girmiştim.Güzel bir komedi dizisi arıyordumki sağ olsunlar arkadaşlarım bana "Modern Family" i önerdiler.İyiki de önermişler müthiş bir diziye başlamış oldum.Herkese tavsiyemdir.

Diziyi kısaca özetleyecek olursak 3 aile var resimde gördüğünüz aileler ve bunların günlük yaşamlarıyla ilgili gelişmeleri izliyoruz.Alışılmış dizi tarzından çok farklı.Amatör bir çekim ortamı yaratılmış ki bence çok başarılı.Karakterler bireysel röportaj yapıyorlar o da çok eğlenceli oluyor.Dizideki aileler birbiriyle bağıntılı.En soldaki ailedeki Jay diğer ortadaki ailedeki Claire ve sağdaki ailede Mitchell'ın(İnce olan) babası.Her karakterin ayrı eğlenceli yanları var.Yaşanan olaylar da gerçekten çok güzel anlatılıyor.

Dizideki favori karakterimse açık ara Phil yani Claire'ın kocası.Apayrı bir adam ve o kadar doğal komik ki insan gülmekten kendini alamıyor.Rolünü de müthiş yapıyor.Hele oğlu Luke'la olduğu sahneler tadından yenmiyor.Hala başlamamış olanlar için kesin tavsiyemdir Modern Family.

Bu Sefer Güldürmedi

Fanatik Milanlı İtalyan spiker Tiziano Crudelli'den daha önce şu yazımda kısa da olsa bahsedip bir videosunu koymuştum.Crudelli bunu hep yapıyormuş gerçekten.Sonradan araştırdım daha birçok videosu var.Maçı yaşayarak anlatmanın üst noktası diyebiliriz.Hafta içi oynanan Milan-Barca maçında da Crudelli iş başındaydı.Yine maçı yaşayarak anlattı,atılan gollerde coştu yenilen gollerde çöktü.Boateng'in golünde klasikleşen Boateng sevincini yaptı.Ama maçın 3-2 Barca lehine bitmesiyle Crudelli'de çöktü.

İşte o anlar:

26 Kasım 2011 Cumartesi

Uykusuz Geceler Başlıyor


Nba'de lokavt görüşmelerinde nihayet olumlu bir sonuca ulaşıldı.Görüşmelerin tıkanıp oyuncular birliğinin dağılmasından sonra imkansızlaşan Nba sezonu dün 16 saatlik bir görüşmenin ardından kurtarıldı.Oyuncular ve takım sahipleri en önemli konu olan gelir paylaşımında anlaşma sağladı.

Buna göre 25 Aralık'ta başlayacak olan sezon 66 maçlık bir sezon olacak.Sonunda anlaşma sağladılar gerçekten.Bunda kişisel kanaatim lokavt bitiminden en çok etkilenecek takımlardan biri olan Beşiktaş'ın payı büyük.Son olarak Odom'la da anlaşmaları ve Avrupa pazarının bir anda ciddi olarak hareketlenmesiyle takım sahipleri tehlikeyi daha ciddi olarak anladı.Ayrıca kaybettikleri milyonlarca dolarında farkına varan takım sahipleri o katı tutumlarını değiştirdiler ve orta yola geldiler.Böylece sözlü olarak anlaşmaya varıldığı taraflar tarafından açıklandı.Her 2 tarafın temsilcileri de baya keyifli gözüküyordu.

Biz Nba severler için de sonunda hasret bitti.Yıllardır maçları takip eden biri olarak geceler boş geçiyordu.Lakers taraftarı olarak ta bir an önce geçen sezonu unutup bu sene şampiyon olmak istiyordum.Sezon kurtuldu sıra geldiği şampiyonluğa..

Son olarak ta Beşiktaşlı olarak üzüldüm.Tam Lamar Odom da geliyorken bir anda lokavtın bitmesi üzücü oldu.Özellikle forma giydiği dönemde işini çok ciddiye alan ve müthiş performans sergileyen Deron Williams'a helal olsun diyorum.Dünya gözüyle canlı olarak izledim onu.Süper sahiplendi takımı.Nasıl olsa gideceğim diye kaytarmadı.Büyük bir reyis gerçekten helal olsun tekrardan.Herşey için çok teşekkürler D-Will'e.Keşke Odom'u da görebilseydim.

Diğer takımlara da bakarsak kısaca Parker,Batum,Turiaf,Farmar,Gallinari,Fernandez,Ibaka gibi oyuncular hemen dönecekler lokavt bitince.Ülkemizde de Deron'un yanı sıra Semih Erden,Thabo Sefolosha ve Zaza hemen dönecek.Normalde Ersan'ın da dönmesi gerekiyor ancak Ersan'ın kalmak istediği ve konuyu Bucks yönetimiyle görüşeceği söyleniyor.Vujacic ve Songaila ise kalacak.Avrupa'da ise Kristic-Douglas Roberts gibi oyuncular kalacaklar takımlarında.Kirilenko ise kendisine bağlı dönüp dönmemesi.

Evet hasret sona eriyor.Lakerslı tarafım heyecanlı Beşiktaşlı tarafımsa buruk.Uykusuz geceler başlıyor sonuç olarak.10 gün içinde ufak pürüzlerin de giderilmesi ve resmen açıklanması bekleniyor.

25 Kasım 2011 Cuma

Lamar Odom Beşiktaş'ta


Nba'de sezonun ciddi anlamda tehlikeye girmesinden sonra Avrupa ve Çin'de transfer piyasası tekrar ciddi olarak hareketlenmeye başladı.Tabi bu hareketlenmeden Türk takımları da nasibini aldı.Pota altına bir takviye yapmak isteyen Beşiktaş birçok isimin arasından Los Angeles Lakers'lı Lamar Odom'la prensip olarak anlaşmaya vardı dün akşam saatlerinde.

Beşiktaş'ın Deron Williams'ı transfer etmesi müthiş bir sansasyon yaratmıştı dünyada.Aslında geçen sezon Allen Iverson transferiyle başlamıştı bunlar.Tüm dünya Beşiktaş'ı takibe almıştı.Lokavt olunca da birçok menajer oyuncularını önermişti Beşiktaş'a.Deron Williams'ın gelmesiyle bu durum iyiden iyiye arttı.Arkasından Semih Erden'i de transfer etti Beşiktaş.Ancak pota altında bir sıkıntımız vardı açıkçası.Bu sezon birçok kez Akatlar'a da gittim maçlara.Burada da net belli oluyordu.Dudley-Erceg çok zayıf kalıyordu tek başına Semih te yetmiyordu.Nitekim son maçta Semih baş parmağını kırıp 2 ay parkelerden uzak kalıcağı belli olunca uzun transferi şart oldu.

Gündeme önce Deng geldi ancak Semih'in sakatlığı netleşince daha uzun bir oyuncuya yöneldi Beşiktaş.Kevin Love,Nene,Gortat,Brook Lopez,Boozer ve Lamar Odom isimleri ortaya atıldı.Love'la ciddi olarak görüştü Beşiktaş ama son anda reddetti Love teklifi keza Lopez'de de aynı durum oldu.Bundan sonra Beşiktaş ta tercihini Odom'dan yana kullandı.Öncelikle koyu bir Beşiktaş ve Lakers taraftarı olarak bayram ettim diyebilirim Odom'un gelmesiyle.

Lamar Odom çok yetenekli bir oyuncu onu tarif etmeye gerek yok.Top hakimiyeti yüksek,şutu olan,ribaunt kabiliyeti yüksek bir oyuncu.Ayrıca Abd Milli Takımı'yla olduğu dönemde onu çokça kez pivot pozisyonunda da gördük.Bu yüzden Odom'un ülkemizde pivot pozisyonunda oynayacağını göreceğiz.Odom'un da katılmasıyla önemli bir eksiğini daha kapattı Beşiktaş.Deron komutasında şampiyonluğun en güçlü adaylarından birisi tabiki lokavt bitmezse.Odom transferi 2 gün içerisinde resmen açıklanacakmış.Dediğim gibi çok önemli bir takviye bu.Odom hücuma da derinlik kazandıracaktır ayrıca D-Will başta olmak üzere diğer oyunculara uygulanacak olan savunma baskısını kıracaktır.Ribauntu alıp hızla yarı sahayı geçmesi çok önemli hem de Beşiktaş gibi hızlı tempoda oynayan bir takım için.

Ne diyelim çok önemli bir iş yaptı Beşiktaş.En yakın zamanda tekrar Akatlar'a gitmek farz oldu.

Gündemi Geriden Takip Eden Adam 2:Nba'de Sezon Gitti mi?


Yoğun tempo arasında blogu boşlamak zorunda kaldım.Ancak özellikle yarından sonra daha rahat yazılarımı gireceğim.Anlayışınıza sığınarak yazamadığım önemli olayları anlattığım "Gündemi Geriden Takip Eden Adam" ın 2.siyle karşınızdayım.

Geçtiğimiz hafta gelişen önemli gelişmelerden biri de Nba'de lokavt görüşmelerindeki krizin iyice büyümesiydi.Takım sahiplerinin bu son teklifimiz demesine rağmen oyuncular birliği bu teklifi kabul etmedi ve kendini fesih etme kararı aldı.Böylece sezonun oynanma olasılığı daha da düştü.

Öncelikle teklif reddedildikten hemen sonra Oyuncular Birliği'nin dağılması çok stratejik bir hamle.Böylece oyuncular artık bireysel hareket edebilecekti.Nitekim birçok oyuncu hemen takım sahiplerine dava açtılar.Takım sahipleri de artık herkesle bireysel olarak muhattap olmak zorunda.Teklif için oyuncular fedakarlık yaptılar ama takım sahipleri de çok istediler.Özellikle ufak kontrat alan oyuncular bundan ciddi olarak etkilenecekti.Birlik te bunu düşünerek teklifleri reddetti.Saatlerce süren toplantılar böylece sonuçsuz kaldı.

Bir ara anlaşmaya çok yaklaşmışlardı ama bu sırada Jordan devreye girdi ve sert tutumuyla ortamı gerdi.%50 olan teklifi %47'ye çektirtti Jordan ve bu da oyuncuların ciddi tepkisini çekti.Sonrasında da takım sahipleri bu son teklifimiz diyerek rest çekti.Oyuncular da buna rağmen kabul etmedi ve dağıldı.Bundan sonra otoriteler tam sezonu çok zor görüyor.

Ancak son günlerde takım sahiplerinin gelen tepkilerden dolayı Noel'de başlayacak 66 günlük bir sezon planladığı haberleri çıktı.Kişisel olarak tahminim olay mahemeye taşındığı ve artık Oyuncular Birliği olmadığından anlaşmanın daha da zor olacağı yönünde bakalım izleyip göreceğiz.

20 Kasım 2011 Pazar

Gündemi Geriden Takip Eden Adam:Güle Güle Guti


Sonunda Guti Hernandez gitti.Yıllarca Real Madrid'te oynamış başarıdan başarıya koşmuş daha sonra ülkemize gelmiş bir oyuncuyu Beşiktaş formasıyla izlemek herşeye rağmen bir Beşiktaşlı olarak bana gurur verdi..Ama bir takım sorunlar çözülemedi bir türlü ve Guti'yle yollar ayrıldı.

Guti geçen sene geldikten sonra müthiş performans sergiledi.Ondan sonra da düşüşe başladı ne yazık ki.Pek birşey yazmayacağım bu konuda çünkü 1-2 ay önce şöyle bir yazı yazmıştım.Orada düşüncelerimi söylemiştim.Guti futbola bir türlü geri dönemedi ve başta Fernandes olmak üzere yanındakileri de etkileyince artık yol ayrımı kaçınılmaz oldu.Bu bölümde yine basın da çok üstüne gitti bu işin.Ayrıldı gitti diye sürekli haberler çıktı en sonunda da gitti artık Guti.Derin bir nefes alır basın.

Guti Beşiktaş'ı çok sevdi.Zaten giderken yaptığı açıklamalardan da belli oluyor bu.Ancak dediğim gibi bir süre sonra İstanbul'u biraz daha çok sevdi özellikle de gecelerini.Öyle olunca performansı da düştü.Yine de onu Beşiktaş formasıyla görmek izlemek çok çok güzeldi yazımın başında belirttiğim gibi.Nefis anılar bıraktı bizlere.Yanılmıyorsam Stoke City maçında da taraftar ona veda edecekmiş İnönü Stadı'nda.Güzel olur.Yolu açık olsun.

Şu pozunu da koymadan geçmek olmaz.

Yediği Önünde Yemediği Yanında



Michael Jordan kazanma hırsı gelmiş geçmiş en yüksek olan oyunculardan birisi.Kazanmak vazgeçilemez bir tutku onun için.Bu açıdan bakıldığında kumara olan bir bağımlılığı da söz konusu.Daha önce çok kez  yazıldı çizildi.Ama geçen gün de Jordan'ın poker masasında bir fotoğrafı basına yansıdı.Hakikaten yediği önünde yemediği yanında.Yemediği de baya maşallahı var.Biraz kazansın da şu sert tutumunu değiştirsin lokavt görüşmelerindeki.Yoksa tüm sezonun gitmesine az kaldı.

Geri Dönüş

2 haftadır malumunuz vize haftaları yüzünden hiçbir yazı giremedim.Bu dönemde blogun eksikliğini hissettim.Güzel bir şey gündeme dair fikir belirtmek yazılar yazmak.Neyse ben vizelere girerken(onlar da bana girmiş olabilir) ülke gündemi de hiç boş durmadı.Hepsine yavaştan değinicem gündemi geriden takip eden adam köşesiyle.Takipte kalın efendim.

8 Kasım 2011 Salı

Call of Dwight

Call of Duty'nin yeni oyunu Modern Warfare 3'ün reklamı çıktı.Daha önce Black Ops'ın reklamında Kobe Bryant'ı görmüştü Call of Duty'nin.Bu sefer de Dwight Howard rol almış.Herkesin içinde bir asker vardır sloganıyla güzel reklam olmuş bakalım oyun ne kadar güzel?

İşte Dwight'lı reklam.

7 Kasım 2011 Pazartesi

Kavurma Yememiş Heralde?



Kişisel olarak dünyada en uyuz olduğum insanlardan biri olan Justin Bieber kendisine kavurma yiyip yemediğini soran Türklere kızmış biraz twitter'dan.Yemedim dese yeterdi neye kızdı acaba?(!)Şimdi merak edilen diğer soru acaba büyüklerinin elini öptü mü?

20 Yıl Olmuş



Nba tarihinin en iyi oyuncularından Magic Johnson HIV virüsü taşıdığını ve bu yüzden basketbolu bıraktığını açıklamıştı bundan tam 20 yıl önde.Tüm dünyayı şoke etmiş Johnson zamanında bu açıklamasıyla.Ayrıca formunun zirvesindeyken de basketbolu bırakmak zorunda kaldı.

Kişisel olarak Nba efsaneleri arasında en sevdiğim oyuncuydu Erwin "Magic" Johnson.Yetişemedik tabi onun zamanına ama daha sonra indirip izlemiştim birçok maçını.Müthiş bir oyuncu ve yetenekti.O kocaman gülümsemesiyle Showtime Lakers'ını yaratan ve direksiyon koltuğunda oturmuştu Magic.Bu açıklamayı yapalı tam 20 yıl olmuş.O günden bu yana AIDS hastalığı taşıyanların umudu oluyor Magic Johnson.20 yıldır bu hastalıkla yaşıyor ve umut aşılıyor herkese.Aman nazar değmesin.

6 Kasım 2011 Pazar

Bayramınız Mübarek Olsun



Tüm ülkemizin ve İslam aleminin Kurban Bayramı'nı buradan da kutluyorum.İnşallah hayırlara vesile olur.Kendini kesenler,sahibinin elinden kaçanlar ve trafik kazaları zamanı da geldi böylece.

4 Kasım 2011 Cuma

Etten Duvar

Dün gece Beşiktaş Avrupa Ligi'nde çok çok önemli bir maçta evinde son yıllardaki belalımız Dinamo Kiev'i ağırladı.Maça çok girmeyeceğim çünkü maç yazısını akşamüstü giricem de yani şu son dakikada hatta son saniyede olanları girmezsem olmaz.

Yıllarca bu tip son anda gelen gollerle üzüldük ama bu sefer şans bizim yanımızdaydı.İnanılmaz olaylar oldu 7 tane net pozisyon verdik 1 dakikada.Az kalsın yine gidiyordu puanlar.Ama etten bir duvar örüldü oraya.Şansımızın yardımıyla da gol yemeden savuşturduk.Futbol sahalarında ender görülebilecek bir pozisyondu.İzlerken naptım ne dedim hatırlamıyorum.Sadece oradan gol yemeden çıktığımıza inanamadım uzun süre.

İşte o pozisyon.

3 Kasım 2011 Perşembe

Shaq'ın Kitabı Çıktı



Nba tarihinin en dominant oyuncularından biri.Shaquille O'Neal.Dev pivot 19 yıllık kariyeri boyunca bolca başarıya imza attı.Ama kendisi için Nba'in Sergen Yalçın'ı dersek yanılmış olmayız.Shaq yeteneklerini bir türlü çalışmayla birleştiremedi.Ancak buna rağmen 4kez Nba şampiyonluğu 3kez Finaller Mvp'si,1kez normal sezon Mvp'si,15 kez All-Star,8 kez "En İyi Beş"'e seçildi.İnanılmaz bir kariyeri geride bıraktı her şeye rağmen.

Shaq başarılarının yanında renkli kişiliğiyle de Nba'in en çok konuşulan isimlerinden birisi oldu.Yaptıkları saymakla bitmez.Ayakkabı telefondan her All-Star giydiği renkli kostümlerine,maskeyle yaptığı danstan yaptığı şakalara kadar birçok kez hepimizi güldürdü.Dev pivot bu yaz ise emekliliğini açıkladı.Espn'de bir zamanlar yumruk yumruğa girdiği Charles Barkley'nin de olduğu programın kadrosuna katılan Shaq bunun yanında boş durmadı ve biyografisini yazdığı "Shaq Uncut, My Story"'i de yayınladı.Shaq'ın kitabı olay çıkartacaktır muhtemelen çünkü Kobe'yle arasında geçenlerden Lebron'un koç Mike Brown'u takmaması gibi birbirinden ilginç hikayeleri var.

Türkiye'ye ne zaman gelir bilinmez gelirse de çevirisi düzgün yapılır mı o da soru işareti ancak basketbolseverlerin mutlaka okuması gereken bir kitap bence.Yeter ki Kobe'ye bulaşmamış olsun Shaq.Aman diyim. 

1 Kasım 2011 Salı

Rüzgar Gibi Geçti


Kim Kardashian'la New Jersey Nets'in oyuncusu Kris Humpries bir kaç ay önce birlikte görülmeye başlamışlardı.Daha sonra ikilinin bir ilişkisi olduğu doğrulanmıştı.Kim ve Humpries bundan 72 gün önce ise dillere destan bir düğünle evlenmişti.Ancak çoğu kişi bunun bir reklam evliliği olduğunu düşünüyordu.Nitekim de öyle oldu diyebiliriz çünkü çift boşanma kararı almış.

Yazık oldu Humpries'e.Kendi halinde yaşarken bir anda magazin dünyasının en çok konuştuğu isimlerden birisi oldu.Özel hayat denen bir şeyi kalmadı.Üstüne lokavt yüzünden işsiz olduğu şu dönemde paraları sokağa saçtı.Zaten Kardashian çanta gibi davranıyordu adama.Koluna takıp gezdiriyordu magazinin ortasına atıyordu.

Düğünleri dediğim gibi baya görkemliydi.Ama bunun bile tv programında yayınlanması ve üstüne çok ses getirmesi reklam olduğunu düşündürüyordu.Humpries'in bu kadar gündemde olmaktan rahatsız olduğu dedikoduları geriyordu.Daha sonra dedikodular iyice arttı ve Kardashian'ın bu evliliği reklam için yaptığı hatta ilk tercihinin Humpries değil Danilo Gallinari olduğunu söylediler.Ancak İtalyan oyuncunun bu teklifi reddettiği sadece arkadaş olmak istediğini söylendi.Derken Humpries'in parasını dolandırıcıya kaptırdığı ve Kardashian'ların onu kapı dışarı ettiği söylendi.En sonunda da boşanma olayı oldu.Daha doğrusu başvurular yapılıyormuş.

Humpries bir anda nasıl bir yerde kaldı gerçekten.Sonuç olarak bir reklam olayına meze oldu diyebiliriz.Allah Lamar Odom'a sabır versin ne diyelim.

Carlos Carvalhal


Carlos Carvalhal.Dünyada gördüğüm en pozitif adamlardan birisi.Yüzü hep gülüyor çok sempatik.Beşiktaş belki de hiç aklında yoktu ama şike soruşturması patlak verilip teknik direktör Tayfur Havutçu Metris yolunu tutunca apar topar Beşiktaş'ın başına geldi.

Öyle ahım şahım bir teknik direktör değil kabul ediyorum ama çok çok iyi bir insan.Her açıklamasından her davranışından bu seziliyor.Cesur da bir teknik direktör diyebiliriz.Bazen oyuncu değişikliklerinde çok geç kalıyor hatta yapmıyor.Nihayet kesinlikle forma giymesini istediğim Ernst'i oynatmaya başladı sonra sene başından beri en çok savunduğum oynamasını istediğim diğer isim Hilbert'i de.Böyle olunca takımın oyununda da gelişme oldu.Henüz istenilen seviyede değiliz o ayrı.Ama yine de apar topar geldiğin ve egosu yüksek olan oyuncuların olduğu bir kadroyla son 3 senedeki öyle ya da böyle en iyi başarıyı yakalamış olması da önemli.Ama bu yazı da insanlığıyla ilgili şeyler söyleyeceğim.

Son Sivas maçında bazı zeki insanlar Tayfur Hoca'nın maketini koymuşlar yedek kulübesine.Tayfur Hoca'ya bir jest gibi gözüken bu hareket Carvalhal'e de büyük bir saygısızlıktır.Tayfur Hoca'ya inancım sonsuz bu ülkedeki en dürüst adamlardan birisidir.İçeriden çıkacağına da tüm kalbimle inanıyorum.Ancak her ne olursa olsun şu anlık takımın teknik direktörü Carlos Carvalhal'dır.Bu da ona yapılmış bir saygısızlıktır.Ancak yine de bu iyi niyetli adam gülümseyerek Tayfur Hoca'nın maketiyle poz veriyor basın mensuplarına.Çok büyük adam gerçekten.Yüzü gülüyor her şeye rağmen.



Evet ya her şeye rağmen.Çünkü Carvalhal 2 oğlunu kaybetmiş buraya gelmeden 2 ay önce.2 evladını yitirmiş bir baba ayrıca."Ölmenin kolay olduğu zamanda ben yeniden doğmayı seçtim.Ben buraya ölmeyi reddederek geldim." dedi Carvalhal.Ne kadar zor bir durum.Çoğu insan bu baskıyı bu acıyı bu üzüntüyü kaldıramaz ama o gerçekten ölümü reddedip gelmiş buralara.Allah sabır versin bu iyi niyetli adama.İşte tüm bunlara rağmen gülüyor Carvalhal.Boşuna demiyorum dünyanın en pozitif insanlarından diye.

İşte o yüzden bu adamı üzmeye hakkı yok o dahice(!) fikri yapanların.Sonuçta Metris'e gidip Tayfur Hoca'ya "Başarılı olursak bu senin takımın ama olamazsak bütün sorumluluk benim." diyen bir insan.O maketin oraya koyulması Carvalhal'i hiçe saymak demektir.Hiç hoş olmadı gerçekten.Affettirmek lazım.Carvalhal belki biraz yetersiz hoca olarak ama insanlığıyla kalbimizi fethetti.Mutlaka affettirmek lazım Carvalhal'e.

30 Ekim 2011 Pazar

Nba'de Şok


Nba'de lokavt görüşmelerinde uzun süre sonra olumlu gelişmeler olduğunu yazmıştım.Dün gerçekleşen toplantıda çoğu kişi lokavtın sonlanabileceğini yazıyordu.2 tarafın da anlaşmaya istekli olduğu ve kaybettiklerini fark ettikleri konuşuluyordu.Ancak hiç beklenmedik bir gelişme oldu ve toplantı da anlaşma sağlanamadı üstüne Kasım ayındaki tüm maçlar iptal edildi.

Dünkü toplantı öncesi 2 taraf ta anlaşma olabileceğini belirtmişti.Nba'e yakın kesimlerden de anlaşma olacağı ve lokavtın sonlanacağı söyleniyordu.Ancak toplantıdan sonra açıklama yapan David Stern Kasım ayındaki tüm maçların iptal edildiğini açıkladı.Ayrıca artık hiçbir takımın 82 maçlık bir sezon oynayamayacağını açıkladı.Hepimiz için şok edici bir gelişme oldu.Açıkçası içten içe lokavtın tam sezon oynanmasına engel olacağını düşünmüyordum.

Oyuncular son toplantı öncesi ortak gelirden alacakları payları %57'den %52'ye kadar çekmişti.Takım sahipleri de 50-50'de diretiyordu.Toplantıda sinirlerin gerildiğini ve Billy Hunter'ın %52'den aşağı çekmeyiz diyerek toplantıyı terk ettiğini de söyledi Stern.Stern'e yakın kaynaklar ise bu toplantıda da anlaşma sağlanamayınca çok kızdığını ve teklifi daha da aşağı çekeceğini söyleyeceğini iddia etti.Bu da lokavtın uzamasını sağlayacak gibi duruyor.

Toplantıdan sonra oyuncular da yeterince taviz verdiklerini söyledi ve takım sahipleriyle NBA yetkililerini suçladı.Ana konuda anlaşamadılar daha bu konunun sözleşme süreleri,lüks vergileri verilen ücretler diye dallanıp budaklandığını düşünürsek bu iş daha çok uzun sürebilir ne yazık ki.Bu süreden sonra Nba'den Avrupa'ya geçişlerin daha da artacağını düşünüyorum.Yeni yıla Nba'siz girecek olmamız da neredeyse kesin gibi malesef.

Bobiler de konuyu es geçmemiş birkaç monte yapmışlar.Onları da koyayım dedim.Güzel çalışmalar olmuş gerçekten.

Derbide Eşitlik

 

Derbi yazısı biraz geçe kaldı ama olsun.Yoğunluktandır mazur görün.Sezonun ilk derbisi Tff'nin saçma kararlarına yenisini eklediği bir kararla Perşembe günü oynandı.İnanılmaz bir karar.Yani bu gibi maçların günü Pazar'dır.Resmen futbol zevkimizin içine etmek için elinden geleni yapıyor Tff ve şu ana kadar da başardılar.Tadı tuzu yok şu ligin.

Neyse biz maça geçecek olursak önemli bir maçtı her 2 takım adına da.Rakiplerin tamamı puan kaybetmişti ve bu derbide alınacak 3 puan 3puandan çok daha fazlaydı.Üstüne kazanılacak moral de çok önemliydi.2 takım da doğal olarak fazlasıyla önem veriyordu maça.Beşiktaş düzlüğe çıkmak için Fenerbahçe de seriye devam etmek için bir nevi galibiyete ihtiyaç duyuyordu.

Ben de Beşiktaş'a gittim maçı izlemeye.Atmosfer her zamanki gibi çok güzeldi.Her baktığım yerde siyah beyaz görmek beni ekstra mutlu ediyor.Tezahuratlar,marşlar derken stada giden gitti bizim gibi öğrenciler de arkalarından bakıp cafelere doğru dağıldık.Maç öncesi kadrolara baktığımda aslında şaşırdım.Fernandes'in bildiğim bir sakatlığı olmamasına rağmen kadroya alınmaması şaşırtıcıydı.Mersin deplasmanında iyi oynayan kadrodan sadece Necip-Aurelio değişikliği vardı ki bu da defans güvenliğini düşünerek yapılmış bir hamleydi.Fenerbahçe cephesinde ise kanatlar Caner-Mehmet Topuz ikilisine emanet edilmiş forvette ise Bienvenu'ya yer verilmişti.Beşiktaş'ın beklerinde sıkıntı varken ben Stoch'un oynamasını bekliyordum her ne kadar biraz savruk olsa da.Yetenekli bir oyuncu olarak sıkıntı yaratabilirdi Beşiktaş'a.
Maça her 2 takım da birbirini tartarak başlamıştı ki Fenerbahçe taraftarı müze kapısını kırıp stada daldı.Bu sırada bulunduğum mekanda ben de dahil herkes ayaktaydı stattaki küfüre eşlik ediyorduk.O sırada tok sesli bir abi çıkıp durumu özetledi."Bu bize değil federasyona yapılmış bir hamledir protestodur.Sakin olun maçı izleyin zaten bilenler vardı bunu."Öyle bir dediki kalkıp kimse ama filan diyemedi.Gerginliği emdi ses tonuyla.Maça dönersek 2 takım da kontrollü oynarken bir anda gelişen Beşiktaş atağında sezonun kayıp ismi Simao Sabrosa topa öyle bir vurdu ki son yılların en güzel gollerinden birine imza attı.Çok uzaklardan kusursuz bir vuruş çıkardı ve golü bulup Beşiktaş'ı öne geçirdi.

Gole kadar Fenerbahçe bir türlü organize atak yapamıyordu.Beşiktaş daha gayretliydi ama golden sonra klasik Beşiktaş hastalığı gerçekleşti ve geriye çekildi Beşiktaş.Ondan sonra da Fenerbahçe de Alex te orta sahaya gelip top almaya başlayınca oyunun kontrolü Fenerbahçe'ye geçti.Quaresma'nın kötü gününde olması Beşiktaş kontraataklarının olgunlaşmasını engelledi.Beşiktaş savunmasını geride kurdukça Alex gibi muhteşem bir beyine sahip olması Fenerbahçe'ye pozisyonlar getirdi.Önce Caner'in sert şutunu muhteşem çıkardı Cenk daha sonra da Alex'in zor pozisyonda pek kullanmadığı sağ ayağıyla verdiği müthiş pasta Bienvenu'nun şutunda muhteşem refleks sergiledi ve 2 net pozisyonu önledi.Daha sonra da Gökhan Gönül'ün vuruşunu Egemen çizgiden çıkardı.Son olarak ta Alex'in altı pastan vuruşunda Hilbert araya girdi ve devre 1-0 bitti.

Ancak tabiki bu arada biz ekran başında boğazlarımızı patlattık desem yeridir.Çünkü gereksiz yere fazlasıyla geriye yaslandı Beşiktaş.Savunmasını ceza sahasında kuruyor üstüne Aurelio'yu da oraya çekiyor Ernst te oraya geliyordu.Bu kadar çekildikten sonra gol gelmesi normaldi.Çok sinir olduk gerçekten.Yakışmıyan bir oyundu.Fenerbahçe organize olamazken zorla dizginleri verdi Beşiktaş.Fenerbahçe net pozisyonlar buldu ama Cenk çok başarılıydı.Özellikle Bienvenu'nun şutunda müthiş bir refleks sergiledi.


2.yarıyaysa Beşiktaş daha hızlı başladı.O ilk yarıdaki geri çekilmeyi atlattı Beşiktaş.Quaresma'nın getirdiği topta en son Mustafa Pektemek'in önünde kalan topta onun vuruşu direkten geri geldi.Dönen topta da Simao'nun golü haklı ofsayt gerekçesiyle geçersiz sayıldı.Ardından bir kez daha Simao uzaktan şanısnı denedi ama Volkan direk dibinde çok iyi kurtardı topu..Daha sonraysa Fenerbahçe adına maçın etkili ismi Caner Beşiktaş savunmasının arasından vurdu direkten top bomboş pozisyondaki Alex'e geldi o da kolaylıkla eşitliği sağladı.O topa ordan vurduran Beşiktaş savunması yine klasik hastalık haline gelen gollerden birini yedi.Alex te yine bizi boş geçmedi.

Golden sonra da değişiklikler gelmeye başladı.Beşiktaş'ın mumla aradığı Almeida nihayet sakatlıktan döndü ve oyuna girdi.Oyuna girer girmez de etkisini belli etti.Fenerbahçe'de ise bana göre süpriz bir şekilde ilk11 başlamayan Stoch süpriz bir şekilde harika oynayan Caner'in yerine süpriz bir şekilde oyuna girdi.Ayrıca Mehmet Topuz da Özer'le yer değiştirdi.Bu hamleyle Aykut Kocaman Beşiktaş beklerini iyice zorlamayı hedefliyordu.Ancak bence muhteşem oynayan Caner'i çıkartması yanlıştı.

Golden sonra Beşiktaş tekrar ileriye çıkmaya başladı.Maçın kötülerinden Quaresma sol kanatta topu aldı.Bekir'i geçti ve Almeida'ya yolladı topu.Almeida da güzel bir kafa vuruşuyla hem topu hem de Ziegler'le Volkan'ı kaleye soktu ve tekrar Beşiktaş'ı öne geçirdi.Quaresma maç boyunca çalım denedi ancak çoğunda başarısız oldu bizlere saç baş yoldurdu bazen desem yeridir.Ama bir anda öyle patlayıp öylesine net bir pozisyon hazırladıki alkışlamamak elde değildi.Almeida da kendisini çok özleyen Beşiktaş taraftarına "kalp" le döndü.Çok özlemişiz gerçekten.

Golden sonra Veli yerine Necip girdi.Çok doğru buldum açıkçası.Necip orta sahanın direncini arttırabilir.Ayrıca Ernst'le oynayınca bir başka oynuyor.Beşiktaş golden sonra güzel kontra atak şansları bulsa da kötü gününde olan Quaresma yüzünden bunları harcadı.Gözler Holosko'yu aradı tam bu zamanda.Fenerbahçe'de ise günün silik ismi Bienvenu yerine Semih girdi.Carvalhal de son olarak 86'da aldı Holosko'yu ama bana göre geç kalınmış bir hamleydi.

                             

Tam maç böyle bitecek derken günün başarılı isimlerinden Cenk dahil kimsenin vurmasını beklemediği bir yerden Cristian topu tam köşeye yolladı ve hepimizde soğuk duş etkisi yarattı.Cenk'in hatası büyük bu pozisyonda.Çok yanlış baraj kurduruyor.Zaten 2 kişi koyuyor baraja üstüne baraj da kalenin dışına doğru.Herkes gibi o da Alex'in içeri doğru kesmesini bekliyordu topu.Alex'in de açıkladığı gibi Baroni müthiş bir özgüvenle vurdu topa.Tam köşeye yolladı Cenk'in oraya giden topu çıkarması imkansızdı.

Maçın son anlarında ceza sahasında müsait pozisyonda Özer kötü vururken Beşiktaş adına Aurelio'nun vuruşunu Volkan çok iyi kurtardı ve 2 takım da galibiyete yaklaştı ancak puanlar paylaşıldı.Tabi şunu da belirtmeden geçemem Beşiktaş taraftarının atkılarını sahaya atması çok harika bir davranıştı.Sosyal sorumluluk konusunda zaten çok duyarlı bir taraftar Beşiktaş taraftarı.Bu açıdan da çok güzel bir ders verdiler bazı ayrımcılara.Orada üşüyen vatandaşlarımıza çok güzel bir destekte bulundular.Binlerce atkı sahaya yağdı.Çok güzel ve anlamlı görüntülerdi.

Sonuç olarak 2 takımın da belirli bölümlerde kazanmayı hak ettiği maçta puanlar paylaşıldı.Ama Beşiktaş'ın geriye çekilmesi ya da Caner'in çıkması gibi hatalar gözüme çarptı.Fenerbahçe'de bir forvet sıkıntısı var Bienvenu aranılan isim değil Semih te çok formsuz.Bu konu herkesin dikkatini çekmiştir elbet.Beşiktaş adına daha fazla takım oyunu oynamaya başlanmış.Ayrıca Almeida'nın dönüşü çok önemli katkı yapacaktır.Quaresma'nın biraz kontrol altına alınması lazım.

Maçın yıldızı Beşiktaş adına bence Fabian Ernst'ti.Ernst müthiş oynadı.Çok iyi savaştı ayrıca üstüne hücumda da çok önemli katkı yaptı.Atakları oluşturan pasları attı.Zaten onun gibi bir oyuncuyu oynatmayan teknik direktör eleştiriyi de alır haklı olarak.Fenerbahçe adına oyundan alınana kadar Caner çok iyi bir maç çıkardı.Sol kanattan Fenerbahçe adına birçok pozisyon yarattı,adam eksiltti beklenmedik derece de iyi oynadı.

Tabiki o son dakikada yenilen gol bizim üzüntülü olarak dağılmamızı sağladı.Tff'nin hafta içine koymaya devam ettiği derbilerde (Galatasaray-Fenerbahçe maçı da Çarşamba gününe koyulmuş.)görüşmek üzere diyelim ne diyelim.

29 Ekim 2011 Cumartesi

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Kutlu Olsun


Bugün 29 Ekim..Cumhuriyetimizin kuruluşunun 88.yılı.Hepimizin Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun.Birlik ve beraberliğe çok ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde bizim için çok önemli bir gün çok önemli bir bayram.

Ama hükümetimiz bu mutlu günde törenleri iptal etti.Bu kadar emek verilen,uğruna kan dökülen ve tüm zorluklara rağmen Atatürk'ümüz önderliğinde kurulan cumhuriyetimizi kutlayamıyoruz.Ama ne yapılırsa yapılsın bizim şu anda en çok ihtiyacımız olan şey Atatürk'ümüzün açtığı yolda ilerleyip cumhuriyete sahip çıkmak.Bizi aydınlık günlere başka bir yol götürmez.O yüzden de biz elimizden gelenin en iyisini yapmalıyız.Atatürk'ümüzün dediği şu cümle bile özetliyor her şeyi."Cumhuriyeti biz kurduk onu ilelebet yaşatacak olan sizlersiniz."

Törenlerin iptalini de hiç doğru bulmuyorum.Bu acıların yaşanmasına izin verenler üstüne kalkıp bu önemli bayramımızı kutlamaya izin vermiyorlar.1937 yılında doktorların tüm uyarılarına hatta ölüm riski olduğunu söylemelerine rağmen sırf halkın morali bozulmasın diye hasta yatağından Ankara'ya giden ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ün törenlere katıldığını söyleyip yazımı bitiriyorum.Herkesin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun.Cumhuriyete sahip çıkalım.

28 Ekim 2011 Cuma

Sonunda Lokavt Görüşmelerinden Olumlu Haber


Nba'de süren lokavtı bitirmek için taraflar haftalardır bir araya gelip saatlerce toplantı yaptı.Ancak ne yazık ki gelen haberler hep kötüydü.Taraflar anlaşmaktan uzaktı ve birçok kişi sezonun tamamen iptal edileceği yönündeydi.Fakat dün gece toplanan taraflar ilk kez anlaşmaya çok yaklaştı.

Federal arabulucunun bile katıldığı saatler süren toplantıdan bile sonuç çıkmamıştı.Her ne olduysa dün akşam toplanan ve 7 saat boyunca görüşen taraflardan bu sefer olumlu mesaj geldi.Oyuncuların gelirden istediği %57'lik payı %52.5'a kadar çektiği ancak buna rağmen takım sahiplerinin %50'de direttiği gelen haberler arasında.Ancak Billy Hunter ve David Stern'den gelen açıklamalar lokavtın kısa süre içerisinde bitebileceği sinyallerini verdi.Hunter"Anlaşmaktan uzak değiliz." derken Stern de "Önemli ilerleme kaydettiğimizi düşünüyorum." dedi.

Sevindirici bir gelişme gerçekten.Bu kadar uzun süre direttikten sonra her 2 taraf ta neler kaybettiklerinin farkına vardı sanırım.Anlaşma geciktikçe kayıp daha da büyütüyor.Henüz sezonun kurtarılma ihtimali var.Biraz yaza sarkar ama en azından 82 maç olur.Bakalım ne zaman son verecekler bu işe.

25 Ekim 2011 Salı

Şampiyonun Yüreğini Küçümseme

Serie A'da haftasonu çok ilginç bir maç yaşandı.Son şampiyon Milan deplasmanda Lecce'yle karşı karşıya geldi.Maça çok kötü başlayan Milan 3-0 geriye düştüğü maçın 2.yarısında müthiş bir geri dönüşle maçı 4-3 kazandı.

Henüz 4.dakikada sol kanattan kullanılan serbest vuruşta Giacomazzi iyi yükselerek Lecce'yi 1-0 öne geçirdi.Daha sonra 30.dakikada daha önce Milan'da da oynamış Massimo Oddo penaltıdan golü buldu ve durumu 2-0'a getirdi.37.dakikada ise Milan savunması ofsayt diye duraklayınca Grassmuller karşı karşıya kaldığı pozisyonda soğukkanlı bir vuruşla durumu 3-0'a getirdi.Lecce'liler galibiyet kutlamasına çok erken başlamıştı.

2.yarıya Milan Robinho'nun yerine Boateng'le başladı.Nitekim maçın kaderini de bu değişiklik belirledi.Oyuna giren Boateng Milan'ın ihtiyacı olduğu kıvılcım oldu.Hatta direk yangın oldu desek yeridir.Takımı toparladı Boateng üstüne 49.dakika da ceza sahasının çaprazına doğru seken topa gelişine muhteşem bulup topu 90'a astı.Ardından 55.dakikada Cassano'nun çıkardığı topa gelişine ayağının dışıyla muhteşem vurdu ve yine 90'a yolladı topu.2 golde de kaleci yerinden bile kıpırdayamadı.Ardından da 64.dakikada Lecce savunmasının ofsayt diye beklediği pozisyonda Boateng kalecinin tüm çabalarına rağmen ağlara yolladı ve bu inanılmaz geri dönüşe imza attı tek başına.Muhteşem bir performans sergiledi genç oyuncu.Milan için geri dönüş daha bitmemişti.83.dakikada Cassano'nun ortasına çok iyi yükselen Yepes durumu 4-3'e getirip uzun süre unutulmayacak bu geri dönüşe imza attı.

Nba'in efsane koçlarından Rudy Tomjanovich bundan yıllar önce efsane bir söz söylemişti."Asla bir şampiyonun yüreğini küçümseme."İşte burada tam bahsettiğimiz şey bu.Erken kutlama yapan Lecce'liler karşılarında bir şampiyon olduğunu unutmuş gibiydi.Bunun da bedelini çok fena ödediler.Milan müthiş bir güven kazanmıştır bu galibiyetle ve Serie A'da bu sezon da şampiyonluğun en güçlü adayı onlar.

Bir kanalda sanırım canlı anlatım yapılırken Milan taraftarı olduğu açıkça belli olan bir spiker de tam bu anlarda kendinden geçti.Boateng için müthiş(!) bir de tezahurat buldu bu spiker.Müthiş bir heyecan yaşamış ve buna da hiç hakim olmamış.O görüntüleri de koyuyorum gerçekten çok komik görüntüler olmuş.

Bu maçın özet görüntüleri:



Bu da bahsettiğim spiker: