4 Nisan 2011 Pazartesi

Hido 10 bini Devirdi



Hidayet Türkoğlu yıllardır ülkemizi Nba'de başarıyla temsil ediyor.Orlando'yla finalde oynayan Hido daha önce "En Çok Gelişme Kaydeden Oyuncu" ödülünü de kazanmıştı.Hidayet bunun gibi çokça başarısına bu sabaha karşı eski takımıyla oynanan maçta bir yenisini ekledi.

Hidayet Türkoğlu dün geceki maçta 11 sayıyla oynadı.Peki bunun ne gibi bir önemi var diyecek olursanız Hidayet Türkoğlu'nun dün gece kariyerindeki 10bininci sayısı için sadece 2 sayıya ihtiyacı vardı.Hidayet çok büyük bir başarıya imza attı gerçekten.Buna da eski takımı karşısında ulaşması -ki Toronto'yla geçirdiği sene baya bir sıkıntılı oldu ve ayrılış sırasında taraftarlarla sorunlar oldu bu yüzden pek te sevilmiyor Hido- çok daha anlamlı oldu.

Hidayet bu barajı aşarak bunu başaran 300 sporcu arasına girmiş oldu.Ayrıca şu an aktif oyuncular arasında bunu sadece 50 oyuncunun başarabildiği düşünülürse Hidayet'in ne kadar önemli bir eşiği aştığını anlayabiliriz.Çok önemli bir başarıya imza attı Hidayet Türkoğlu.Toronto ve Suns maceraları yaşamasa belki çok daha önce geçerdi burayı.Tebrikler Hidayet Türkoğlu.

3 Nisan 2011 Pazar

Denize Düşen Yılana Sarılır


Miami Heat'in pota altındaki sorunları devam ediyor malum.Heat'in umutla beklediği Udonis Haslem'in dönüşü tekrar ertelendi ve gelse de tam kapasitede olmayacağı konuşuluyor.Nitekim büyük ihtimal de Haslem'i bu sezon bir daha izleyemeyeceğiz.

Heat cephesinde ise play-off'a az bir süre kala bu konu canları sıktı.Yetersiz olan uzun rotasyonu için takviye yapmak istiyor Heat yönetimi ancak piyasada düzgün bir uzun yok.Ancak genç isimlerle ilave edebilirler oraya.Ancak onlar bambaşka bir yol izlemeye karar vermişler sanırım çıkan dedikodulara göre.Kadrolarını veteran bir uzunla takviye edeceklermiş ki o isim de Eddy Curry..Evet evet en son New York'ta gördüğümüz fazlasıyla fazla kilosu olan Eddy Curry...

Son günlerde Heat'in ciddi anlamda Minnesota tarafından serbest bırakılan Eddy Curry'le ilgilendiği ve hatta doktor muaynesinden olur raporu alınırsa Curry'le sözleşme imzalanacağı konuşuluyor.Çok enteresan bir tercih bu.Yani sağlıklı çıksa bile kaç yıldır basketbol topuna bile değmeden milyonlarca doları cebine indiren Curry Miami'ye ne verebilir.Oynarken bile fazla kilolarıyla gündemde kalmayı başaran Curry basketboldan uzaklaştıktan sonra nasıl bir fiziğe sahip merak ediyorum.Bazı kaynaklara göre Curry'nin tam 180 kilo civarı olabileceği bile konuşuluyor.Curry Chicago'da özel çalışmalar yapıyormuş bu yüzden de Pat Riley ve ekibi onu workout'a çağırmışlar.Beğenilirse sözleşme imzalayacaklarmış.

Curry'den bahsetmişken kalbindeki problemden bahsetmeden geçilmez tabiki.Curry'nin kalbinde sağlığını ciddi anlamda tehdit edebilecek bir ritim bozukluğu var.Bu konuda da mutlaka tam anlamıyla kontrol edilmeli.Trajik bir olay yaşanmaması için tabiki.

Curry olur raporunu alsa bile Heat'e ne verebilir tam bir soru işareti.Yani bir uzun ihtiyaçları var tamam da Curry'i alacaklarına oradaki eksikle dursunlar daha iyi.Olası bir Orlando eşleşmesinde Howard'ın arkasında filan durabilceğini düşünüyorlarsa ciddi bir hayal dünyası içindeler demektir.Bakalım Curry büyük 3'lüye katılacak mı ilerleyen günlerde?

Atışma Devam Ediyor




Geçen gün Lakers'la Dallas arasında oynanan maç hayli gerilimli geçti.Özellikle Terry'nin yaptığı gereksiz itmeden sonra çıkan olaylarda Matt Barnes ta oraya girip Terry'i sertçe itince işler iyice karışmıştı.

Olaylar bununla son bulmadı tabiki.Matt Barnes twitter'dan Dallas'a fena salladı.Dallas'ın yumuşaklığından bahseden Barnes bu konu hakkında "Biraz sertlik gösterince hemen siniyorlar.Hep böyleydi şimdi de böyle bu kadar basit." dedi.Terry'se Barnes'ı tuvalet kağıdı kadar yumuşak olarak nitelendirdi.Barnes ta Golden State'teyken 8.sıradan girip 1.sıradaki Dallas'ı elemelerini anımsatan tweet'lerle cevap verirken Lakers cephesinden bir başka hamle geldi.Barnes ve Artest'in bulunduğu tshirtlerde "Matt Barnes sizi öldürür.Tabi Artest daha önce öldürmeze." yazıyor.

Bu tshirtler bazı oyuncuların tepkisini çekse de Lakers adına olumlu bir gelişme.Son zamanlarda sert faullere maruz kalıyor Lakers ama bu tshirtler bir nevi meydan okuma.Olası bir play-off eşleşmesi öncesi iyice gerilmeye başladı ortam.Bakalım bu tip olaylarda sivri diliyle ortaya çıkan Dallas Gm'i Mark Cuban bu olaylara ne zaman ve nasıl dahil olacak.

Bu da o tshirt.İlgilenenler için 30 dolardan satışa sunuldu.

2 Nisan 2011 Cumartesi

Rodman'a 2 Büyük Onur

Dennis Rodman Nba tarihinin gelmiş geçmiş en ilginç oyuncularından biri.Yaşamıyla,ilginç saç tipleriyle,davranışlarıyla,yaşadıklarıyla ve bunun gibi birçok şeyle daha basketboluyla birlikte gündeme geldi.Ancak yine de saha içinde verdiği katkıyı küçümsemek çok haksızlık olur.

Bana göre Nba tarhinin en iyi 3 ribauntçusundan biri Rodman.Boy dezavantajına rağmen üst üste 7 kez ribaunt kralı olarak müthiş bir başarı yakaladı.Rodman ayrıca müthiş bir savunmacıydı.Topa çok iyi baskı kuruyor sertlikle rakiplerini oyundan düşürüyordu.Takımına çok iyi enerji getiriyordu her seferinde.Tam 5 kez de Nba şampiyonluğu sevinci yaşadı Rodman.

Daha önce de belirttiğimiz gibi Detroit Rodman'ın formasını emekli etme kararı almıştı.Dün gece oynanan ve Rodman'ın şampiyonluk kazandığı 2 takım Detroit-Chicago maçında da bu seramoni gerçekleştirildi ve Dennis Rodman'ın forması duygusal bir törenle emekli edildi.Daha önce forması emekli edilen ve Bad Boys üyesi olan oyuncuların da bulunduğu törende Rodman göz yaşlarına hakim olamadı.Törenle ilgili görüntüleri aşağıda paylaştığım videoda görebilirsiniz zaten.

Rodman'a bir diğer onursa Hall of Fame listesine girmiş olması.Henüz resmi bir bilgi yok bu konuda ama tüm kaynaklar ve Rodman'ın dediğine göre Hall of Fame listesine girmiş.Resmi açıklamanın da Pazartesi günü yapılması bekleniyormuş.Ne diyelim tebrikler Rodman'a.Hak etti gerçekten her ne kadar ilginç bir insan olsa da saha içerisinde çok çok önemli katkılar vermiş bir oyuncu.

Aşağıda törenle ilgili birkaç resim ve video bulabilirsiniz.Buyrunuz efendim.








Gijon Mourinho'nun Serisini Bitirdi



Jose Mourinho dünyanın en iyi teknik direktörü olarak gösteriliyor ve bence sonuna kadar da hak ediyor.Hem saha içinde hem saha dışında rakiplerini çok iyi organize ediyor ve kazanma hırsına tabiki diyecek laf yok.Mourinho'nun çalıştırdığı takımlar hep en üste oynayan takımlar olmuştur.Mourinho'nun takımları tam 9 yıldır kendi evinde kaybetmiyor.Ancak bu süper seri bu akşamki maçla son buldu.
La Liga'da şampiyonluk yolunda Real Madrid malum Barcelona'nın peşinde.Farkı azaltmaya çalışan Madrid ekibi Barcelona'nın önemli eksiklerinin olduğu bu haftada kendi evinde Sporting Gijon'u geçmeyi amaçlıyordu.Ancak Madrid'te de başta Ronaldo olmak üzere çok önemli eksiklikler vardı.Uzun süren sakatlıktan dönen Higuain ise 18 kişilik kadrodaydı.

Madrid maça iyi başladı.İlk yarıda birçok pozisyondan yararlanamadı Real Madrid ve ilk yarı 0-0 bitti.2.yarıyla birlikte Real Madrid yine girdiği pozisyonlardan yararlanamadı.Gijon'sa organize geldiği atakta güzel paslaşmalar sonucu De Las Cuevas'la golü buldu.Bu andan sonra maç iyiden iyiye tek kaleye döndü.Real çok net pozisyonları harcadı tabi bunda Gijon'un kalecisi Juan Pablo'yu geçemedi.Böylece Gijon maçı 1-0 kazandı.Bunun sonucunda Real Madrid'in teknik direktörü Mourinho'nun 9yıldır süren müthiş kendi evinde kaybetmeme serisi son buldu.

Madrid çok çok önemli eksiklerine rağmen çok iyi bir maç oynadı.Ancak yakaladıkları pozisyonları değerlendirememeleri en büyük handikapları oldu.Gijon da özellikle kaleci Pablo çok iyi direndi.Real Madrid açısından bakarsak tabiki kötü oldu bu.Olası Barcelona'nın puan kaybında arayı kapatma şansını kaçırdılar ve yine olası Barcelona galibiyetinde fark açılcak ve şampiyonluk şansı azalacak.Mourinho açısından bu müthiş serinin son bulması üzücü.Ancak bu serinin oyuncular üstünde baskı yaratma olasılığı da yüksek diye düşünüyorum ki bir bakıma iyi oldu diyebiliriz.Mesela bir Barcelona maçında bu serinin bozulması ezeli rekabette göz önüne alındığında çok daha acı verici olabilirdi.Barcelona bozucağına Gijon bozsun demiştir zaten Real Madrid taraftarı da.

Faul Yapın FAUL!Sizde Bir Susun!

Dün gece Teksas derbisinde play-off mücadelesini sürdüren Houston Rockets,son haftaların düşüşte ve üst üste 5 maç kaybeden takımı San Antonio Spurs'ü ağırladı.

Çok çekişmeli ve zevkli bir maç oldu.Spurs kötü dönemi geride bırakıp arkadan feci halde yaklaşan ve ligin en formda takımı Lakers'la arasındaki farkı koruyup lig liderliğini kaybetmemeyi amaçlıyorken Houston da play-off için son hamlelerini yapıyordu.Maçın son anlarına 108-108 eşitlikle girildi.Spurs adına Manu Ginobili ters turnikeyi attığında süre çoktan bittiğinden maç uzatmaya gitti.

Uzatmada Houston 3 sayı öndeyken Parker'ın üçlüğünden isabet bulamadı Spurs.Rübauntu Scola aldığında 27 saniye kalmıştı maç bitimine.Rockets hızlı paslaşmalarla rakip alana geçti.Bu sırada Spurs'ün koçu Greg Popovich faul yapmasını istiyordu takımının ama Houston taraftarının çıkardığı gürültüden duyuramıyordu.Tecrübeli koç tabiri caizse kendini parçalıyordu oyuncularına sesini duyurmak için.Ancak en son Duncan duyduğunda sadece 7 saniyesi kalmıştı Spurs'ün.Popovich bu duruma çok çok sinrilendi.Hatta taktik tahtasını kenara bile savurdu.Kevin Martin faul atışlarını değerlendirdi ve bu önemli maçı kazandı.Spurs'te ise kötü gidiş devam etti.

İşte buyrun o anlar.

1 Nisan 2011 Cuma

Kahraman Kobe

Los Angeles Lakers'ın süperyıldızı Kobe Bryant bu sene sahadaki müthiş oyununu devam ettirirken saha dışında da ilginç oyunculuk performansları veriyor.

Kobe daha önce Nike'ın çektiği kısa filmde oynayan Kobe bu sefer Big in the City reklamında rol aldı.Kobe bu reklam filminde bir sanat galerisinden resim çalan hırsızın peşinden gidiyor.Reklamın sonunda da ne kadar iyi bir pasör olduğunu sergiliyor Kara Mamba. :)

Buyrun o reklam filmi.

Nba Günün Maçları

Nba'de dün gece 2 önemli karşılaşma vardı.Son dönemin 2 formsuz takımı San Antonio'yla Boston Teksas'ta karşı karşıya gelirken Staples Center'da ise ligin en formda takımı Lakers Batı'da üst sıralar için çekiştiği Dallas Mavericks'i ağırlıyordu.Her 2 maç ta adına yakışır geçti diyebiliriz.

Gecenin ilk maçına bakacak olursak dediğim gibi 2 takımda son dönemi hiç iyi geçirmiyorlar.Boston Doğu'daki liderliğini kaybederken San Antonio ise açık ara önde olduğu lig liderliğini kaptırmaya çok yaklaştı.Bu yüzden 2 takım içinde önemli bir maçtı play-off öncesi.Her 2 takım cephesinde de sevindirici gelişmeler oldu.San Antonio'da geçtiğimiz hafta bileğinden sakatlanan Tim Duncan bu maçta sahadaki yerini aldı.Boston'da ise aylardır sakat olan Jeramine O'Neal da geri dönüş yaptı sahalara.Jermaine'sizliğe alıştı zaten Boston ama Duncan'ın dönüşü o yokken çok bocalayan Spurs adına çok iyi haber oldu.

Maça geçecek olursak ilk çeyrek beklenenin aksine bol skorlu geçti.San Antonio'da Parker takımı sürüklerken Boston'da Pierce ona karşılık veriyordu.Karşılıklı basketlerle geçen ilk çeyrek 33-31 Boston üstünlüğüyle geçildi.2.çeyrekte ise ilk çeyrekte hiç ortada gözükmeyen Manu Ginobili sorumluluk almaya başladı ve Spurs çeyrek başında farkı açtı ancak ona cevap yine ilk çeyrek pek ortalarda gözükmeyen Kevin Garnett Boston adına devreye girdi ve fark kapandı.Savunmaların daha çok ön plana çıktığı bu çeyrekle birlikte ilk yarı 49-49 eşitlikle tamamlandı.


2. yarı ise Spurs adına Tim Duncan sahne almaya başladı ancak Boston'un cevabı gecikmedi.Rondo ve Pierce önderliğinde kontrolü ele alan Boston farkı açmaya başladı.Rondo hem basketleriyle hem de asistleriyle hücumu yönlendirirken Pierce ve Green de ona eşlik etti ve Celtics 12-0'lık seriyle farkı 10'a kadar çıkarttı.Son çeyrekte Spurs adına Gary Neal devreye girdi.Daha sonra Duncan'dan üst üste sayılar geldi ancak Spurs savunmada Celtics'i durduramadı.Takımca iyi hücum ettiler ve Spurs'ün farkı kapatmasına izin vermediler.10 sayı civarında seyretti hep fark ve bu sayede Celtics önemli bir maçı kazanmış oldu hem de deplasmanda.



Maçı değerlendirecek olursak dediğim gibi 2 takım içinde önemli bir maçtı.Duncan'ın da dönüşü ve ev sahibi avantajıyla San Antonio'nun kazanmasını bekliyordum ancak Celtics iyi bir karakter ortaya koydu ve maçı kazandı.Bu galibiyette özellikle Perkins gittikten sonra en iyi maçını ortaya koyan ve 20'de 11 isabetle 22 sayı 14 asist ve 5 ribauntla oynayan Rondo'nun payı büyüktü.Rondo'ya 21 sayı 11 ribaunt ve 7 asistle çok yönlü bir performans gösteren Pierce,20 sayı 9 ribauntla oynayan Garnett ve benchten gelerek 16 sayı bulan Glen Davis eşlik etti.Spurs'te ise Tony Parker 23 sayı 4 ribaunt 8 asistle oynadı.Sakatlıktan dönen Tim Duncan da 22 sayı 13 ribauntla iyi bir performans sergiledi ancak Ginobili'nin sadece 9 sayıda kalması mağlubiyetin ana etmenlerinden biriydi..



Gecenin bir diğer maçıysa Batı'da üst sıralar için mücadele veren Lakers'la Dallas'ı karşı karşıya getirdi.Lakers All-Star'Dan sonra muhteşem bir grafik yakaladı  ve Dallas'ı geçti.Dallas normal sezonun sonuna doğru en azından son şans adına Lakers'ı yenip geçemese bile play-off'lar için rakibine bir mesaj vermek istediği için bu maçı kazanmak isterken Lakers'sa Spurs'ün düşüşüyle lig birinciliği için bu maçı kazanmak istiyordu.

İlk çeyrekte Lakers adına Kobe ve Gasol skoru sürüklerken Artest ve Bynum onlara yardımcı oluyordu.Dallas tüm parçalarından katkı alıyordu.Lakers'ın o fizik avantajı yine çok işlerine yarıyordu.İlk çeyrek karşılıklı basketlerle 28-26 Lakers üstünlüğüyle geçildi.2.çeyrekte Lakers'ın benchi ve Bynum'un sayılarına Dallas'tan Barea ve Stojakovic onlara karşılık verdi.Daha sonra Gasol ve Kobe'yle Lakers farkı açsa da Dallas'ta Dirk Nowitzki farkı tekrar indirdi ve ilk yarı 54-51 Lakers üstünlüğüyle geçildi.


2.yarıda Lakers adına Kobe kontrolü ele aldı ve Lakers onun önderliğinde farkı açmaya başladı.Dallas Marion'un basketrleriyle direnmeye çalışsa da Bynum'un da devreye girmesiyle Lakers farkı açtı ve etkili bir savunma performansı da gösterdi bu çeyrekte.Bu sayede Lakers 3.çeyreği 12 sayı farkla 82-70 önde geçmeyi başardı.Son çeyreğe Lamar Odom'un müthiş performansıyla giren Lakers farkı iyice açmaya başladı.Bu dönemde Odom üst üste 8 sayı buldu ve fark 18'e kadar yükseldi ancak tam bu anlarda sinirler gerildi ve saha karıştı.Bir pozisyonda içeri girerken Terry Blake'e faul yaptı bununla yetinmedi ve düşmekte olan Blake'i 2 eliyle ittirdi.Blake te tepki verip üstüne yürüdü bu arada da Barnes olaya karışıp Terry'i sert bir şekilde ittirdi.Dahada karışan olaylar sonrasında Matt Barnes,Steve Blake,Jason Terry ve Brendon Haywood maçtan atıldı.Gerginlikler bununla da bitmedi.Bir taraftar Dallas benchine doğru koşarken son anda güvenlik görevlileri araya girdi ve belki de büyük bir olayı önlediler.Gerginliklerden Dallas faydalı çıktı ve fark inmeye başlarken Lakers'ta bu tip anların usta ismi Kobe Bryant devreye girdi ve farkın kapanmasına izin vermedi.Diğer parçalarından da katkı aldı Lakers ve son gerginlik olarak Gasol'a sert bir faul yapan Cardinal'a tepki gösteren Shannon Brown atıldı ve Lakers 110-82 galip gelerek çok önemli bir maçtan sağlam bir galibiyetle çıktı.



Maçı değerlendirecek olursak Lakers önemli bir galibiyet aldı ve ilk 2'deki yerini sağlamlaştırdı.Tam bir play-off havasında geçti maç gerginlikler,itişmeler,sert müdaheleler.Gerçekten zevkli bir maçtı.Lakers Kobe önderliğinde diğer önemli parçalarından da önemli katkı alınca maçı kazandı.Lakers adına Kobe 28 sayı 5 ribaunt 4 asistle oynarken ona 20 sayı 7 ribauntla Gasol,18 sayı 13 ribauntla Bynum ve benchten gelip 16 sayı 11 ribauntla önemli bir katkı veren Lamar Odom eşlik etti.Dallas'ta ise Nowitzki'nin 27 sayı 13 ribauntuna sadece Stojakovic 13 sayıyla eşlik edince mağlubiyet kaçınılmaz oldu.

Bu arada Lakers-Dallas maçındaki kavgayı merak edenler aşağıdaki videoyu izleyebilirler.

31 Mart 2011 Perşembe

Yok Öyle Waka Waka Maka Maka



Barcelona'nın başarılı savunma oyuncusu Gerard Pique ile dünyaca ünlü şarkıcı Shakira'nın aşkları artık iyice ortaya çıktı.Hem magazin hem de spor dünyasının yakından ilgilendiği bir konuydu.

Genel olarak memnuniyetle karşılanan bu aşk Barcelona'nın ezeli rakibi Real Madrid tarafından ilginç bir tepki aldı.Madrid ekibi bundan böyle Shakira'nın herhangi bir şarkısının Santiago Bernabeu'da çalınmayacağını açıkladı.Özellikle Waka Waka'nın çalındığı statta bu yasaklamayla birlikte bu rekabetin ne kadar büyük olduğunu anlamak mümkün.

İlginç bir karar gerçekten ama Madrid'in son yıllarda biraz tek taraflı olmayan bu rekabette Barcelona'ya ne kadar bilendiğini görmek mümkün ki ben de İspanya'da Real Madrid'i destekleyen biri olarak bu kararı güzel buluyorum.Taraftarlar da pek itiraz etmeyeceklerdir zaten.Futbol tarihinin ilginç yasaklarından biri olduğundan ufak ta olsa değinmek istedim.

John Wall vs Zydrunas Ilgauskas

Bu sabah Miami'yle Washington karşı karşıya geldi.Miami 123-107 galip gelirken maç olaylı geçti.Wizards'ın çaylak guardı John Wall'la Heat'in tecrübeli pivotu Ilgauskas birbirine girdiler.2 takım oyuncuları ve koçlar zor ayırdılar.

2 takımın karşılaştığı daha önceki bir maçta da kavga çıkmıştı oyuncular arasında.Neyse bu olaya gelecek olursak pozisyon gereği karşı karşıya geliyor Ilga ve Wall.Wall topu çalmak için hamle yaparken 2 kez Ilgauskas dirseğini savuruyor Wall'a çarpıyor o da kızıp yumruğunu savuruyor Ilgauskas'a doğru.Ilgauskas'ta kızıyor ve Wall'la itişiyorlar diğer oyuncular ve koç Eric Spoelstra araya giriyor diğer tarafta da JaVale Mcgee ve Juwan Howard'ta itişiyorlarken onları da koç Saunders ve hakem ayırıyor.

2 oyuncu da atılıyor ancak ben Ilgauskas'ı suçlu buldum.Çünkü dirseklerini kasten savuruor gibi geldi.Wall da gençliğinin verdiği heyecanla en son dayanamayıp savurmuş bir tane.

Buyrun kavgadan görüntüler.

Melo Nets'e Kendini Gösterdi



Carmelo Anthony'nin takası olay olmuştu.Milyonlarca kez duyduğumuz ve artık sıkıldığımız için burayı hızlı geçeceğim.Sonuç olarak Melo Nets'i reddedip Knicks'i seçmişti.Knicks henüz istenileni veremedi bir türlü ancak Melo bireysel olarak iyi performanslar sergiliyor.Bu sabahta Knicks'in Nets'i yendiği maçta New Jersey Nets'e neler kaçırdığını gösterdi Carmelo.

Carmelo 26 şut kullandı bunlarda 14 isabet buldu iyi bir yüzde yakaladı ve 35 sayı attı Nets potalarına.Hücumda takımını sırtladı ve galibiyette en büyük rolü oynadı.Melo'nun performansı bununla sınırlı değildi.Bu sezon çok iyi ribaunt alıyor Carmelo ve bu maçta da 10 ribaunt alıp double-double yaptı.5 te asist yaptı Carmelo.Bu sayede günün performanslarına girmeyi başardı.

Bu arada ufak bir nokta kafama çok takıldı.Melo geldikten sonra performansı düşen Amar'e'nin sahada kaldığı 30 dakika boyunca sadece 1 ribaunt alması zaten pivotu olmayan bir takım için çok çok çok endişe verici.

Jordan Crawford Coştu



Wasington Wizards yeniden yapılanma içerisine girdi ve takımın merkezi olarak John Wall seçilmiş durumda.Bu yüzden geleceğe yönelik adımlar atılırken Hinrich'in kontratından kurtulundu ve yerine gelen Mike Bibby'nin kontratı waive edildi.Yanlız o takasta arka planda gelen bir oyuncu hiç beklemedikleri kadar yüksek katkılar veriyor şu ana kadar.Jordan Crawford'tan bahsediyorum.

Crawford geldiği günden bugüne özellikle sayı olarak ve diğer alanlarda çok etkileyici performanslara imza attı.Fantasy oyuncularının da gözdesi haline geldi Crawford.Bu sayede Wizards yönetiminin gözüne girmiş olabilir ve muhtemelen yeniden yapılanma içerisinde yerini kazanmıştır.Gerçekten çok yüksek bir skor potansiyeli var.Sadece biraz kontolü kaybetmeye meyilli.Yani takımda bir Nick Young varken kontrol edilmezse büyük ihtimal 2.'si de çıkabilir.Ancak şu ana kadar bireysel olarak onun adına işler yolunda.

Bu sabah Miami'yle karşılaştı Wizards.Gergin geçen maçta Wall'un da atılmasıyla hepten zor duruma düşen Wizards maçı kaybederken Heat'e direnen tek isim Jordan Crawford'tu.Crawford kullandığı 24 şutta 12 isabet bularak tam 39 sayı attı.Müthiş bir performans gerçekten.Ayrıca 3 ribaunt ve 4 asist te yaptı genç oyuncu.Galibiyete yeterli olmadı ama günün performansları bölümümüze girmeye yetti.

29 Mart 2011 Salı

Psikopat Balotelli

Mario Balotelli belkide son dönemde yetişen en yetenekli futbolculardan biri.Ancak gittiği her takımlar içinde mutlaka adı problemlere,olaylara ve skandallara karışıyor.Henüz sadece 20 yaşında olmasına rağmen İtalya'nın ve dünyanın en önemli klüplerinden İnter'de oynayan ancak buradan adı sürekli sorunlara karıştığı için ayrılan Balotelli yüksek bir bedelle geldiği Manchester City'de de bu formunu devam ettiriyor.

Bu sene yetenekleri kadar saha dışındaki olaylarıyla ve yaptıklarıyla gündeme geldi yine İtalyan oyuncu.Balotelli hem aşırı iddalı açıklamaları hem saha içinde ve dışındaki umursamaz tavırlarıyla City'nin ondan beklediklerini bir türlü karşılayamadı.Balotelli önce Avrupa Ligi'nde Dynamo Kiev'le gördüğü maçta çok gereksiz bir kırmızı kart gören ve menajer Mancini tarafından sert bir dille eleştirilen Balotelli daha sonra da kendi t-shirt'ünü kendi giyememesi ve onla baya mücadele etmesiyle gündemdeki yerini korudu.

Balotelli'nin son vukuatı da hem garip hem de tehlikeli.Balotelli canı sıkıldığı için genç takım oyuncularına gerçek dart oku fırlatmış hatta olayda yaralanmalarda olmuş.Yani gerçekten çok enteresan bir adam Balotelli.Yetenekleri çok yüksek olan bir oyuncu ama beynini kullanmaya başlayamadığı için hiçbir zaman olabileceği seviyeye gelemeyecek.Şu hareketin anlamı gerçekten yok yani.Sonuçta bu oklar birine saplansa ciddi bir problem yaratabilirdi.City yönetimi sadece uyarı vermişki çok hafif bence.Ne diyelim Allah akıl fikir versin ama pek te düzelcek bir hali yok...

Bu da Balotelli'nin t-shirt'üyle macerası...

Melo Magic'i Yıktı



Carmelo Anthony'nin takası hiç kuşkusuz çok konuşuldu çok ta ses getirdi.Ancak işler Knicks'in beklediği gibi gitmiyor diyebiliriz.%50 galibiyet seviyesinin altına düştüler ve üst üste maçlar kaybettiler.Hem de kolay takımlara karşı.Özellikle Melo'nun gelişinden sonra takımda pivot olarak kimsenin kalmaması ve Jeffries,Shelden Williams gibi çoğu takımda süre dahi alamayacak oyuncuların pivot pozisyonunda oynamaları büyük sıkıntılar yarattı.Temponun yavaşlaması ve pota altında tek kalması nedeniyle Amar'e'de de ciddi bir düşüş söz konusu..Bu yüzden hafif hafif Melo takası sorgulanır oldu.

Bu sabah Knicks kendi evinde Orlando'yu ağırlıyordu.Ligin kendilerinden bekleneni veremeyen 2 takımının mücadelesiydi.Çekişmeli bir maç oldu açıkçası ve uzatmaya giden maçta Orlando'yu 113-106 yendi Knicks.Bu galibiyette de son zamanlarda eleştirilen isim Carmelo Anthony vardı.

Melo 26 şut kullandı bunlarda 12 isabet bularak pek te fena olmayan bir yüzde yakaladı.Melo 39 sayı yolladı Magic potalarına ve üstüne de 10 ribaunt aldı.Önemli bir performans verdi Melo son çeyrekte de takımının skor yükünü çekti.Etkileyici bir performans ve bu sayede günün performansları bölümümüze girdi Carmelo Anthony.

Formula 2011 Sezonu Başladı


Uzun bekleyiş en sonunda son buldu.2011 sezonumuz başladı.Ne yazık ki bu yarış 27 Marta denk geldi.Neden mi ne yazık ki? Çünkü ben bu sene YGS sınavına girdim.Yani uzun bi süredir beklediğim sezonun ilk yarışını izleyemedim.Pek hareketli geçmese de iyi bir start verilmiş sezonu.Dayımdan aldığım haberlere göre Vettel gene herkesden bir adım öndeymiş.Mclaren'ler sezona kısıtlı zamanlar kala yaptığı açıklamalar bir oyunmuş.(Mclaren gibi takıma yakışmadı.Ferrari gene hüsranlarda.Haftanın süprizi Petrov.Bu araca Kubica,Raikkonen iyi mi giderdi yoksa!

Fazla söyleyebilicek sözün yok.Sezonun ikinci yarışında takımlar hakkında daha detaylı bilgiler aktarmak dileğiyle.

dipnot:yasak gitti geri döndük.özlemişiz be abi!

28 Mart 2011 Pazartesi

Şampiyon Ayaklandı

Nba’de son 2 sezonun şampiyonu Los Angeles Lakers bu sene de şampiyonluk için en önemli favoriler arasında yer alıyordu.Lakers klasik normal sezon rutininde giderken bir anda işler ters gitmeye başladı ve üst üste maçlar kaybedildi.Takımda bir doygunluk,bir umursamazlık havası vardı ve çok kolay kazanılması gerekilen maçlar bile kaybediliyordu.Son olarak bu sezon şampiyonluğun bir diğer iddialı takımlarından Miami’ye karşı Staples Center’da etkisiz bir oyunla kaybedilen maç sonrası Lakers çok konuşuldu.Takımdaki bu isteksizliğin takasla çözülebileceği ve Lakers’ın mutlaka değişime gitmesi gerektiği konuşuldu.Özellikle bu sezon çok kötü bir performans gösteren Ron Artest takas dedikodularının merkeziydi ancak Lakers sessiz geçirdi takas dönemini.

           


Lakers için işler iyi gitmiyordu.Batı’da 3.sıraya kadar gerilemişti Lakers ve San Antonio’yla arasındaki fark çok açılmıştı.Ayrıca ligin üst seviyesindeki takımlara karşı kaybedilen maçlar da taraftarları endişelendiren bir başka konuydu.Lig tarihinin üst üste mağlubiyet rekorunu kıran ligin en kötü takımı Cleveland’a bile yenildi Lakers ve eleştrilerin artmasını sağladı.All-Star arasına 38-19 gibi Lakers standartlarında kötü bir yüzdeyle girmişti şampiyon.Yerin yerinden oynadığı ve içlerinde çok önemli All-Star olmuş oyuncularında bulunduğu onlarca oyuncu takaslarla yeni şehirlere,yeni takımlara giderken adı Carmelo Anthony takası dahil çokça dedikoduda yer alan Lakers sessiz kaldı ve değişikliğe gitmedi.

All-Star arasından sonraysa bambaşka bir Lakers izlemeye başladık.All-Star’dan ben yazımı hazırladığım şu güne kadar geçen sürede 16 maçta 15 galibiyet alan Lakers şu sıralar ligin en formda takımı.Çok kararlı ve sağlam bir basketbol oynuyor Lakers ve avantajlarını sonuna kadar kullanıyor.Kobe Bryant önderliğinde ligin zirvesine doğru tırmanıyor Lakers Batı’da 2. Sıraya lig genelinde de 3.sıraya tırmandı Lakers ve Spurs’le aralarındaki farkı da 4 maça kadar indirdiler.

All-Star’dan sonra müthiş form yakalayan Lakers çok önemli rakipleri de yenmeyi başardı.Deplasmanda Portland,Oklahoma City,San Antonio ve Dallas gibi ligin önemli takımlarını yenmeyi başaran Lakers kendi evinde de Orlando ve Portland gibi iddialı takımları dize getirdi.All-Star arasından sonra sadece deplasmanda Miami’ye yenildi Lakers.Peki bu silkinme nasıl oldu?

                    


Öncelikle bunun en önemli sebebi Lakers’ın inişli çıkışlı performans veren oyuncusu Andrew Bynum’un sonunda kendisinden ne istenildiğini anlaması ve müthiş bir istikrarla takımı için çok çok önemli katkı vermesi diyebiliriz.Bynum bu takımın en önemli parçalarından birisi.O kafasını oyuna verebildiği zaman Lakers bambaşka bir takım oluyor.Öncelikle Bynum’un 2.17 olduğunu ve yanında da 2.15’lik Pau Gasol’un olduğunu düşünürsek Lakers uzunları pota altında inanılmaz bir boy avantajına sahip oluyor.Bu sayede de hem hücumda hem de savunmada rakiplerine sağlam darbeler vurabiliyor.Bynum ve Gasol’un bu fizik avantajı sayesinde hücumda kolay sayılar bulan ve hücum ribauntlarını toplayabiliyor Lakers bu sayede de hücumlar çok daha verimli oluyor Lakers adına.Ayrıca bu iki kulenin yarattığı eşleşme problemleri de diğer oyuncuların üzerlerindeki baskı azalıyor bu sayede de diğer oyuncular çok daha verimli oluyorlar.Ayrıca Gasol’un çok iyi bir pasör oluşu,Bynum’un da görece olarak iyi paslar verebilmesi ve bu 2 uzunun aralarındaki bağlantının çok iyi işlemesi de yine önemli bir faktör.Dediğim gibi bunda en sebebi Bynum’un silkelenmesi ve kendinden isteneni istikrarlı olarak verebilmesi.Bynum işin savunma yönünde de Lakers’ın en önemli oyuncusu diyebiliriz.All-Star arasından itibaren ortayı çok çok iyi kapatıyor Bynum ve rakip uzunları da çok iyi savunuyor.Onun uzun kolları ve atletiklikliğiyle kısalara yarattığı blok tehtidinin yanı sıra sahip olduğu kalıplı fiziği de uzunların potaya gitmesini engelliyor.Ayrıca Bynum All-Star’dan itibaren müthiş bir ribaunt katkısı veriyor takımına.Bu açıdan da çok konsantre oynadığını görmek mümkün…Bynum’un yaptığı sert faul sonrası aldığı 2maç cezada da Lakers’ın diğer maçlardan çok daha fazla zorlanarak galip geldiğini de göz önünde bulundurursak konsantre bir Bynum’un Lakers için çok önemli olduğunu söylersek hiç te yanılmayız.


Lakers’ın yükselişindeki bir başka önemli faktör de sezon başından itibaren çok kötü bir performans gösteren Artest’in kendine gelmesi.Artest sezonun ilk yarısında çok kötü şut performansının yanı sıra hep en etkili olduğu yer olan savunmada da çok kötü bir performans gösterdi.Bu yüzden çok eleştiri aldı Artest ve belirttiğim gibi adı çokça takas dedikodularında yer aldı.Ancak Lakers yönetimi ona güvenmeyi seçti o da sezonun 2.yarısında kendisine çeki düzen vererek onların yüzünü kara çıkartmadı.Artest savunmada çok iyi işler yapmaya başladı ve şutunu da bir nebze olsun düzeltti.Artest’in savunma katkısı Lakers için çok önemli.Çünkü içeride Bynum varken dışarıda Lakers’ın savunmada en çok güvendiği isim Artest.Ayrıca genelde rakibin en önemli skorerini tutma görevi onun oluyor.Artest’in bu düzelen performansı da Lakers’ın çıkışındaki en önemli etmenlerden birisi.


Ayrıca uzun süredir sakat olan Matt Barnes’ın dönmesiyle birlikte Lakers benchi yine çok etkili bir bench haline geldi.Matt Barnes ta getirdiği enerjiyle hem hücumda hem savunmada Lakers adına önemli katkılar yapan bir isimdi ve Artest’in de kötü performans gösterdiği dönemde Lakers onu çok aradı diyebiliriz.Artest’in kendisine çeki düzen vermesinde takas dedikodularının yanı sıra Barnes’ın da dönüşünün önemli olduğunu düşünüyorum kişisel olarak.


                                        


Tabi ki Kobe Bryant’la Pau Gasol da Lakers’ı sürükleyen isimler tüm bu etkenlerin yanında ve onlar kötü performans verirse bu etkenler çok daha anlamsız kalır.Kobe takımın lideri olarak çok daha etkili bir performans sergiliyor All-Star arasından sonra.Her ne kadar Dallas maçında bileğini feci şekilde burkmuş olsa da maç bile kaçırmadı.Bu arada birkaç maç doğal olarak biraz kötü bir şut performansı sergiledi ama yine de kendini topladı ve galibiyetlerin baş mimarı olmaya devam ediyor.Keza Gasol da savunmada Bynum’un devreye girmesiyle çok daha etkili olmaya başladı.Hücumda özellikle durdurulması çok zor bir oyun sergiliyor Gasol.


Sonuç olarak şampiyon iyice toparlandı ve play-off havasına girmiş gibi gözüküyor.San Antonio’yu geçmeleri zor gibi gözükse de hem Spurs’le 1 maçları kalması hem de Duncan’ın da sakatlığıyla düşüşe geçen Spurs’ün nispeten zor maçları olması işin imkansız olmadığının göstergesi.Lakers şanssız bir sakatlık yaşamazsa da şampiyonluğun en büyük favorisi.Bakalım three peat’i tamamlayıp Zen Master Phil Jackson’a şampiyonlukla veda edebilecekler mi?

Büyük Üçlü Tarihe Geçti



Sene başında kurulan ve inanılmaz ses getiren Miami üçlüsü hala da çok konuşuluyor.Kazandıkları maçlar,kaybettikleri maçlar,yaptıkları hareketler,ağlama olayı ve bunlar gibi birçok sebepten dolayı hemen hemen her gün bu oyuncularla ilgili bir haber görmek mümkün.

Bu üçlü inişli çıkışlı bir performans sergiledi sene boyunca.Özellikle de Chris Bosh çok eleştirildi.Ancak son dönemde işler yolunda gözüküyor.Heat maçları kazanmaya devam ediyor ve eleştiriler nispeten azalmış durumda.Bu sabah oynanan Rockets maçında bu 3 oyuncu geldikleri günden bu yana birlikte en iyi performanslarını verdiler ve tarihe de yazdırdılar adlarını.

Heat ligin son dönemdeki en formda takımlarından Houston'u zorlansa da 129-125 yenerken Miami'nin süper 3lüsü iş başındaydı.Her biri 30 sayı 10 ribaunt  barajını geçtiler ve bunu başararak tarihe geçtiler.Çok etkileyici gerçekten ve çok ta başarılması zor bir iş...Zaten en son 1961'de yapıldığı düşünülürse ne kadar zor olduğu anlaşılabilir.

Dwyane Wade 25 şutta 11 isabet buldu belki ama son dönemde sazı eline aldı ve takımını sırtlayarak 30 sayı buldu.Ayrıca 11 ribaunt alan Wade 5 te asist yaptı ve çok yönlü oynadı.Keza Lebron da Wade gibi çok yönlü bir performans sergiledi.Lebron kullandığı 21 şutta 13 isabet bularak iyi bir yüzde yakaladı.Bu sayede 33 sayı attı Lebron ve ayrıca 10 ribaunt 7 de asist ekledi istatistiklerine.Bu üçlünün en zayıf halkası olarak gösterilen ve en çok eleştirilen ismi olan Bosh ta bu maçta çok iyi bir performans sergiledi.21 şutta 11 isabet buldu Bosh ve 31 sayı yolladı Rockets potalarına.Bosh ayrıca 12 de ribaunt alarak çok etkili bir performans sergiledi.

Gerçekten etkileyici bir performans geldi Büyük 3'lü den.Tarihe de geçtiler ve doğal olarak günün performansları bölümümüzde yer alıyorlar.

3,2,1 Williams!!!

Dün akşamüstü saatlerinde nba.com'a girdiğimde Sacramento-Sixers maçı olduğunu gördüm.Biraz boxscore'dan takip ettim sonra sarmadı.Meğerse baya çekişmeli bir maç geçmiş 2 takım arasında.

Sixers play-off yolunda Kings karşısında muhtemelen kolay bir galibiyet bekliyordu ancak hiç te öyle olmadı.Son anlara Udrih'in serbest atışlarıyla 3 sayı önde girdi Kings ancak Sixers guardı Louis Williams molası olmayan Sixers adına son saniyede maçı uzatmaya götürecek olan 3 sayılık basketi yolladı 3 sayı çizgisinin baya uzağından.

Uzatmaya gitti maç gitmesine ama yine de Kings galibiyeti aldı Sixers deplasmanında.Pek te beklediği gibi geçmedi yani Sixers için gece.Ama yine de Williams'ın basketi çok önemli ve zordu.

25 Mart 2011 Cuma

Randolph Kendine Geldi



Yasakların izin verdiği sürece yazı girmeye devam ediyorum elimden geldiğince.Kısa bir giriş yapalım önce.Antyony Randolph sene başı Knicks'e geldiğinde ondan beklentiler çoktu.Müthiş atlet ve yetenekli bir oyuncu olan Randolph için Knicks'in hızlı sistemi biçilmiş kaftandı.Ben dahil ondan beklentiler çok çok fazlaydı.Ancak bir türlü istenileni veremedi.Sistemde kendine yer bulamadı üstüne bir de sakatlıklar gelince hepten gözden düştü.Takas döneminde de Minnesota'nın yolunu tuttu Randolph.

Minnesota'da da yavaş yavaş rotasyonda yerini alıyordu.Üstüne Kevin Love'un sakatlığı gelince ilk beşe yerleşti Randolph ve dün gece ligin güçlü takımlarından Dallas'a karşı çok iyi bir performans sergilese de galibiyete yeterli olamadı Randolph.

Kullandığı 20 şutta 14 isabet bularak harika bir yüzde yakaladı Randolph.Bu sayede de kariyer rekoru olan 31 sayıyı Dallas potalarına yolladı.Üstüne 11 ribaunt 3 asist 2 top çalma ve 1 de blok ekledi ve elinden geleni yaptı.Bu sayede de günün performansları bölümümüzde yer alıyor kendisi.Tebrikler Randolph.

22 Mart 2011 Salı

I Love This Game

Basketbol çok güzel ve bir o kadar da ilginç bir spordur..Bugüne kadar yüzlerce mucize gerçekleşti.Biz de bu oyunu çok sevdik.

Son günlerde basketbolu neden sevdiğimize dair bir olay daha gerçekleşti.Malaga-Real Madrid maçının sonu gerçekten müthişti.Harika bir maç sonu oldu ve müthiş bir çekişme içerisinde geçti.İşte buyrun o anlar..

21 Mart 2011 Pazartesi

Kyle Lowry'den Triplde Double



Nba'de artık son döneme giriliyor ve play-off yarışı iyice kızışmış durumda.Dün gece de Batı'da play-off dışında olup play-off için son çırpınışları yapan Houston ve Utah karşı karşıya kaldı.Kaybedenin işinin iyice zorlaşacağı bir maçtı bu ve Houston kendi evinde tarihinin belki de en karışık sezonlarından birini geçiren Utah'ı yenerek play-off iddasını devam ettirdi.

Houston'ın galibiyetinde bu sezon büyük bir çıkış yakalayan Lowry'nin payı büyüktü.Brooks'un sakatlığında süre alan ve çok iyi katkı veren Lowry Brooks döndükten sonra da ilk beşteki yerini kaybetmedi ve hatta Brooks'un gözden çıkarılmasına sebep oldu diyebiliriz.Dün gece de süper oynadı Lowry.Kullandığı 14 şutta 9 isabet bularak iyi bir yüzde yakaladı.Üstüne çok yönlü bir oyun sergileyerek 11 ribaunt aldı 10 da asist yaptı ve kariyerinin ilk triple double'ını yaptı.Bu yüzden de hak ederek günün performansları köşemizde yer alıyor genç oyun kurucu.

Griffin Geri Dönüyor

Blog yasakları malum darbeyi vurdu blogumuza ve diğer tüm bloglara.Bu süre içerisinde Dns'lerimi değiştirmeme rağmen blogger a giremedim bu sürede de yazı paylaşamadım ne yazıkki.Diğer arkadaşlarım sağ olsunlar yazı girmişler.Ancak tabiki devamlılık sağlayamadık.Bilgisayarıma ufak ayarlar çektikten sonra nihayet blogger'a girdim ve hafta başı olması nedeniyle de yeniden başlamak için bu günü seçtim.

Evet blogger yasaklarından sonra ufak ta bir tatil yaptık ve geri dönüyoruz.Bugünden itibaren eski haline getiricez blogumuzu ve yazı paylaşımlarına başlayacağız.Bizi izlemeye devam edin efendim.

17 Mart 2011 Perşembe

Nba'de Günü Maçları-14 Mart

Orlando Magic 84-97 Los Angeles Lakers
Allstar arasından sonra zorlu bir viraja giren son şampiyon bu virajdan sağsalim çıkma yolunda.Deplasman serisinden sadece Miami mağlubiyeti ile dönen Lakers Staples Center'da oynayacağı 7 maçlık seriye başladı.Bu seride ilk maçları 2009'da finallerde karşılarına çıkan Orlando Magic'ti.Kobe'nin sakatlığından dolayı oynayamayacağı söyleniyordu fakat Kobe maça çıkmadan edemedi.Lakers'ta sahada en önemli katkıyı veren Kobe olmadı yalnız bu maçta.Lakers'ın uzunlarından Pau Gasol çok iyi bir oyun sergileyerek 23 sayı-5 ribaund-5 asist ile maçı tamamladı.Kobe'nin 16 sayıda kaldığı maçta,Bynum 10 sayı-18 ribaund alarak ribaund konusunda kariyer rekorunu kırmayı başardı.Magic'te ise normal olarak Howard'ı top performans'ta görüyoruz.22 sayı-15 ribaund ile maçı tamamlayan Howard'a temsilcimiz Hidayet'ten 12 sayılık bir katkı geldi.Ama bu katkılar galibiyete yeterli olmadı.

San Antanio Spurs 80-110 Miami Heat
Miami için çok önemli olan bir maçtı bu maç.Kötü gidişata Lakers galibiyeti ile dur diyen Heat şimdi de deplasmanda ezildikleri Spurs'u kendi evlerinde resmen ezdiler.Lakers tarafından ağır mağlubiyete uğrayan Spurs şimdi de Heat'ten aldığı ağır mağlubiyet ile liderlik koltuğunda oturmaya devam etsede playofflar için biraz alarm sesleri ötmeye başlıyor.Heat'ten 30 sayılık bir fark yiyen Spurs bi an önce toparlanması gerekiyor.Heat'in pota altı oyuncusu Bosh'un etkili oyunu göze batıyor.30 sayı-12 ribaund ile maçı tamamlayan Bosh'a,Wade'den 29 sayı-9 ribaund,James'ten 21 sayı-8 asist'lik bir katkı geldi.Spurs tarafında ise Parker'ın 18 sayısı ve Ginobili'nin 12 sayı-6 ribaund-5 asist'lik katkısı göze çarpıyor.Normale göre çok düşük bir yüzdeyle oynayan Spurs maçı kaybetti.

Boston Celtics 79-88 New Jersey Nets
Boston aldığı bu saçma mağlubiyet ile Chicago'ya yakalandı.Doğu liderliği için büyük gayret içinde olan Bulls bu fırsatı değerlendirecektir.Boston uzun bir müddettir elinde tuttğu doğu liderliğini bu gidişle kaybedebilir.Dün Bucks'u darmadağın eden Celtics bugün Nets'e yeniliyor.Finalin en önemli adaylarından olan Boston kaybedeceği e sahibi avantajı ile finalden olabilir.Nets'te skor dağılımı çok dengeli olmuş bu sabah.Deron Williams 16 sayı-6 ribaund-9 asist'lik katkısına takım arkadaşlarından da katkı gelmiş.Brook Lopez'in 20 sayı,Humphries 16 sayı-15 ribaund'luk katkısı Celtics karşısında galibiyet olmasına yardımcı oldu.2008 yılının şampiyonu Celtics'te ise Ray Allen 19 sayı,Kevin Garnet 18 sayılık katkıları mağlubiyeti engelliyemedi.

Denver Nuggets 114-103 New Orleans Hornets
Süperstarları yok belki ama yürekleri ile oynadıkları kesin.Raymond Felton'un kenardan gelerek önemli katkılar yaptığı gecelerden birtanesi ile karşı karşıya geldik.Kenardan gelerek 22 sayı-12 asistlik bir performans ile bitirmiş maçı.Gene takas ile gelen Chandler'ın 21 sayılık performansı dikkat çekiyor.İyi bir uyum içinde olan Nuggets playoff'larda 5. sırayı garantiyelecek gibi.Karşılarına gelecekleri Thunder ile güzel bi seri yaşatabilir bize Nuggets.Hornets ise playofflara girmesi kesin ama kaçıncı sıradan gireceği daha belli değil.Bu sabah ki maçta Paul 27 sayı-5 ribaund-10 asist ile oynamasına rağmen mağlubiyeti önliyemedi.