18 Kasım 2010 Perşembe

ŞOK!


Bir önceki yazıda değinmiştik Parker - Eva olayından. Yeni haberler dolaşıyor ortalıkta. Parker'ın Eva'yı 2 kadınla aldattığı (ki oha!) söyleniyor. Daha önemlisi bu kadınlardan biri eski takım arkadaşı Brent Barry'nin eşi olması. Ahanda yukarıda da 4'lünün pozu var olayın özeti.

Bu da Bayan Berry'nin bir başka pozu. Sağlam bir insanmış hehe..

17 Kasım 2010 Çarşamba

Eva Longoria-Tony Parker Boşanıyor


San Antonio Spurs'un yıldız guardı Tony Parker ve ünlü oyncu Eva Longoria'nın evliliğinde sona gelinmiş Associated Press'te çıkan haberlere göre.Çiftten de henüz yalanlama gelmedi bu habere.Demekki doğru haber bu ayrılma olayı.

Habere göre Longoria şiddetli geçimsizlikten dolayı açmış davayı.Hiç te öyle gözükmüyorlardı yani.Dışarıya çok mutlu bir çift görüntüsü veriyorlardı çıkan haberlerde ama demekki içtenmiş sorunlar.Şiddetli geçimsizlik te fix zaten boşanmalarda.Her neyse bu habere Spurs yönetimi de çok üzülmüştür.Çünkü sezona formda girmişti Parker ve bu olayın onu etkilemesini,performansının düşmesini istemeyeceklerdir.Ama sanki Parker biraz etkilenecekmiş gibi geliyor bana.

Kötü olmuş ya oldum olası boşanmaları sevmem.Ortada çocuk olmaması bir nebze olsun iyi.Erkekler yine sevinecektir bu habere zira Eva Longoria da yine erkeklerin gözdelerinden.


Not:Ben yazımı yazdıktan sonra Tony Parker da twitter'dan boşanacaklarını duyurdu.

Shaq'tan Türkiye'ye Mesaj Var



Boston Celtics'in tecrübeli bir o kadar da renkli pivotu Shaquille O'Neal "O benim kardeşim" dediği Milli oyuncumuz Semih Erden'le kameralara Türk bayrağı tutarak ülkemize ve Semih'e güzel bir jest yaptı.Gittiği günden beri de Semih'e sahip çıkıyor Shaq.Semih için büyük şans onun orda olması ve sahip çıkması.Shaq'a da bu özel jestinden dolayı teşekkür ediyoruz Shaq'a.İlerleyen günlerde,senelerde ülkemizde görürüz Shaq'ı.

Yurdum İnsanından Pratik Çözümler-4



Ne yani eski araba kapılarını illa atmak,hurdaya vemek mi lazım.İşte süper bir çözüm.Hem pencere masrafını ortadan kaldırılmış hem de arabadan faydalanılmış böylece hurdaya gitmesi önlenerek geri dönüşüme destek verilmiş.Gerçekten çok pratik bir çözüm.

Çaylaktan Beklenmedik Katkı



New York Knicks'in bu sezon draftında 2.tur 39.sıradan seçtiği Landry Fields hiç beklenmedik katkı veriyor Knicks'e.İlk beşe de yerleşen Fields mücadeleci oyunuyla takdir kazanıyor.Bu sanahki Denver maçında çaylak guard 21 sayı ve tam 17 ribauntluk süper bir performans sergiledi.Ama galibiyete yeterli olmadı.

Nba Tv veriyordu maçı o yüzden izleme imkanı buldum tekrarını.Gerçekten takdir ettim.Tüm o Knicks'in düzensizliğinde bir mücadele gösteren,bir düzene sadık kalmaya çalışan tek oyuncuydu.Bir kısa olarak çok iyi bir ribauntçuydu zaten ama bu maç iyice abarttı.Mücadelesiyle de son çeyrek takımı ateşledi ama dediğim gibi yeterli olmadı.Diğer Knciks oyuncularının Fields'tan birazcık mücadele gücü almaları heralde tüm Knciks taraftarlarının en büyük isteklerindendir keza üst üste 6.mağlubiyetlerini aldılar ve kazanma istekleri çok düşük.Fields'ı tekrar tebrik etmek lazım.Bundan sonra heralde birçok kişi dikkatle takip edicektir kendisini.

Kurban Bayramınız Kutlu Olsun



1 gün geç te olsa Kurban Bayramı'nızı kutluyoruz blogumuzun tüm yazarları olarak.Herkese iyi bayramlar olsun efendim.Hayvanlara eziyet eden(bkz.dün haberlerde gördüğüm kurbanlık hayvana pompalı tüfekle ateş eden adam,kurbanlığı arabanın arkasında sürükleyen adam vb.) kişilerin hariç tabiki.

Yarım Saatte Servet



Birçoklarına göre dünyanın en seksi hatunu Adriana Lima.Gerçi benim için öyle değil ama neyse.Ama yine de Marko Jaric gibi bir adamla neden evlenir mantıklı bir açıklama bulamıyorum.Allessandro Ambrossio da yine taş gibi hatun kategorisinde.Her neyse Victoria's Secret'ın ve dünyanın en çok kazanan mankenleri olan bu ikili Adriana Lima ve Allessandro Ambrossio yarım saatlik bir defileden sonra tam 1milyon dolar almışlar.Evet yarım saat defile için 1milyon dolar.

Hakkaten inanılmaz bir rakam bu.Yani yarım saatte 1 milyon dolar.Tamam dünyanın en tanınmış mankenleri de yani bu parada baya astronomik.Cem Yılmaz'ın da dediği gibi hemen bir Türk mantığı yürütsek basitten haftada 2 defileye çıksalar ve toplam 2 saat podyumda kalsalar ayda 16 milyon eder.Yılda ohooo...Vay anasını yav.Mankenlik te dünyanın en karlı mesleği olma yolunda ilerliyor şu haberlere göre.Basketbolda Nba varsa mankenlikte de Victoria's Secret var resmen.Oraya kapak attın mı sırtın yere gelmez.Valla bana baya bir ilginç geldi bu haber ondan koyayım dedim.Şu haberden sonra dünyada Marko Jaric olmak isteyen erkeklerin sayısı iyice artmıştır.Gerçi çoğu yine paraya bakmadan bunu diyor ama olsun yine de artmıştır.

15 Kasım 2010 Pazartesi

Vidmar'dan Kötü Haber



Beko Basketbol Ligi'nin son şampiyonu Fenerbahçe Ülker'in genç pivotu Gasper Vidmar Medical Park Trabzon maçında ön çapraz bağlarını kopardı ve yapılan kontroller sonrası sezonu kapattığı açıklandı.

Fenerbahçe için çok kötü oldu bu tabiki.Vidmar pota altında gelecek vaat ediyordu.Geçen sene özellikle final serisinde iyi bir performans çizmişti.Ayrıca bu çok uzun bir süreli sakatlık.Yani sezonu daha şimdiden kapattı ve yani ciddi de bir sakatlık geçirdiği için de bunun fiziksel açıdan yaratacağı sıkıntılar bir yana psikkolojik olarak ta Vidmar'ı çok yıpratabilecek bir sakatlık bu.Vidmar'a bu açıdan da ciddi anlamda destek olunması gerekiyor.Sonuçta dediğim gibi genç ve gelişme kaydeden bir oyuncuydu bu yüzden sakatlık onu çok olumsuz etkileyecek.Bunun yaratacağı etkileri en aza indirmede hem Vidmar'a hemde Fenerbahçe Ülker'e önemli görev düşüyor.Böyle sakatlıklardan geri dönüş te çok önemli.Yani Vidmar'ın sakatlıktan dönmesi belki 6 ayı bulur belki geçer ama psikolojik olarak darbe alırsa bunun toparlanması çok uzun sürer.

Bu sakatlık takım açısından kötü oldu tabiki.Sonuçta hiç hesapta olmayan uzun süreli bir sakatlıktı.Bu eksikliği nasıl doldurucaklar ya da doldurmayı tercih edicekler mi bilmyirum ama benim aklıma hemen Enes geldi.Geçen gün yazdığım bir yazıda Enes'in durumundan bahsetmiştim.Belki de Fenerbahçe Vidmar yerine onu oynatmaya başlar.Böyle olursa her 2 taraf için de çok kazançlı bir durum olur.Bakalım Fenerbahçe yönetimi nasıl bir yol izleyecek.Tekrar geçmiş olsun Gasper Vidmar.

Teknik Faul Sorunu

Nba yönetiminin bu sene koyduğu kurala göre teknik faul çalımı artık iyice kolaylaştı.Hakeme en ufak el kolu affetmiyorlar.Çok eleştirilen bir kural bu bende açıkçası daha sezon yeni başlamış olsa da nefret ettim kuraldan daha şimdiden.

Oyuncuları robotlaştıran bir kural olmuş resmen.En ufak bir tepkiye affetmeden teknik çalıyorlar.Böyle olunca tabiki teknik fauller havada uçuşmaya başladı.Ufacık bir serzeniş hakeme laf söylemede el kol hareketinde bile hemen teknik faul çalınıyor.Tabi bu da saçma sapan teknik faullere yol açıyor doğal olarak.Oyuncuyla hakem diyaloğunu sınırlandırıp dediğim gibi oyuncuları robotlaştıran bir kural oldu bu ve acilen değişmesi gerekli.

Sonuç olarak bu kural baştan beri var bu sezonun ama bu sabahki Lakers-Suns maçında bir olay yaşandı ondan bende yazmak istedim.Maçın son 1 dakikasına girilirken Suns 4 sayı önde.Lakers hücumunda Odom basketi buluyor.Pozisyonda Hido'nun net faulü var Odom'a.Basketten sonrada Odom "And one" diye bağırıp ellerini sallıyor.Ve çat teknik faul.Tabi bundan sonra Suns'ta bunu sayıya çevirip bunun da avantajıyla maçı kazanıyor.Yanlış anlaşılmasın yanlız Lakers'ın maç boyu savunmada düşük performansı vardı ve Suns'ta baya iyi şut atarak kazandı yani maçın kaybını tek bu düdüğe yıkmamak gerek.Fakat bunun bu maçla kalmayacağı çok net.Yani yarın öbür gün yine böyle kafa kafaya giden maçlarda çalınırsa bu düdükler Nba yönetiminin baya başı ağrır.

Nasıl ki hakemler yanlış düdük çalabiliyorlarsa oyuncularda buna itiraz edebilir.Ama yine de yani bunlar maçın atmosferi arasında olan şeyler.Oyuncuları duygularından arındırmaya çalışmanın hiç bir anlamı yok.İnşallah bu kural bir an önce iptal olur.Aşağda bu kuralın en saçma örneği var şu ana kadarki.Glen Davis sadece ellerini açtı diye evet evet sadece ellerini açtı diye teknik faul alıyor.Bir de bahsettiğim Odom olayı var.



13 Kasım 2010 Cumartesi

Robin Niyeti Bozdu




How I Met Your Mother çok severek izlediğim bir dizi.Konusu filan çok güzel.Spartacus'le birlikte en sevdiğim dizi diyebilirim.Neyse konuyu fazla dağıtmadan dizide Robin karakterini canlandıran Cobie Smulders çarpıcı açıklamalarda bulunmuş.

Robin'in dizideki nerdeyse bütün erkek karakterlerle ilişki yaşadığını söylemiş Cobie.Buraya kadar herşey doğru ama bundan sonra ise "Alyson Hannigan'ın canlandırdığı Lily'le lezbiyen ilişki yaşamayı istiyorum.Alyson çok seksi çünkü." demiş.Vay anasını sevgili seyirciler.

Niyeti fena bozmuş Robin.Bildiğin Lily'e sulanmış yönetmenlere de mesajı yollamış.Valla Robin'in dizide biraz erkek canlısı(!) olduğunu biliyorduk ta gerçek hayatta da benziyormuş yani dizideki karakterine.Baya çarpıcı bir açıklama olmuş baya şaşırdım görünce.Neyse Marshall duymasın diyelim de yazıyı bitirelim.

Kevin Love Coştu



Minnesota Timberwolves için son yıllar özellikle de Garnett gitmeden hemen önceden itibaren başlıyan seneler hep hayal kırıklıklığıyla dolu geçti.Bu dönemde takımı etrafında kurmayı planladıkları Al Jefferson'dan da vazgeçtiler ve son zamanlarda bir başka oyuncudan çok önemli katkılar gelmeye başladı.

Kevin Love'dan bahsediyorum tabiki.Love Jefferson sonrası dönemde Timberwolves'un en güvendiği isim açık ara.Üstün ribaunt sezgisi ve gücüne belirli mesafe şut ta ekledi Love ve iyi bir uzuna dönüştü.Yazın da Türkiye'de Amerika formasıyla kısıtlı sürelerde çok önemli katkılar verdi ve ben dahil bir çok kişi hak ettiği süreyi alamadığını düşündü Love'ın.

Love sezona belki de bu yoğun tempodan dolayı biraz tutuk başladı ama yeni rolüne giderek hızlı bir şekilde alışıyor.Ribaunt konusunda hiç bir sıkıntı yok.Çünkü dediğim gibi üstün bir ribaunt sezgisi var.Ligin en iyi 5 ribauntçusu arasında rahatlıkla yer alır keza liginde ribaunt kralı şu ana kadar.Ama Love asıl patlamayı bu sabah Knicks'e karşı yaptı.Love çok etkili bir maç geçirerek maçı 31 sayı 31 ribauntla tamamladı.

Evet yanlış duymadınız 31 sayı 31 ribaunt.İnanılmaz bir performans.Üstün bir ribauntçu olduğunu kanıtlarcasına oynadı ve hücum repertuarını da genişlettiğini kanıtladı Love.En son 1982'de 30-30 yapıldığını düşünürsek Love'un yaptığı büyük başarı.Gerçekten tebrik etmek gerek.Love belki bir lider olup etrafında takım kurulabilcek bir oyuncu olmaz ama 20-10 seviyesinde bir oyuncu olacağı kesin gibi.Mücadeleci oyunu da onun bir başka artısı.Tabi T-Wolves içinde süper haber bu zira Beasley'le bu işin gitmeyeceği apaçık ortada.Beasley iyi bir oyuncu olabilir ama kişisel olarak güvenilmez olduğunu çoktan kanıtladı.O yüzden Love'un bu performansı T-Wolves yöneticilerini inanılmaz mutlu etmiştir.

Karikatür -1



Sevdiğimiz,beğendiğimiz,güldüğümüz karikatürleri de paylaşıcaz bundan sonra blogumuzda.

Penguen'de gördüğüm bu karikatür çok güldürdü beni.Çok zekice ve süper olmuş valla eline sağlık diyelim çizenin.

Ünlü Şaka Türkiye'de Uygulanırsa

Star'da programa başladı biliyorsunuz Hayrettin.Gerçekten komik işler yapıyorlar.İnternette ün yapmış videolardaki kahramanlarla görüşüyor filan.

Güzel de videolar buluyor.Hafif bir Beyaz havası var kendisinde zaten.Yani tavırsal olarak.Birkaç kere denk geldim komiğime giden şeyler gördüm programda.Ama şu şaka çok güzel olmuş ya hakkaten baya güldüm.

Iverson yoksa Chatman Var



Blogta bireysel performanslara pek yer vermiyoruz genelde.Ama tabiki böyle etkileyici performanslar çıkınca yazıyoruz bizde.(bkz.Milsap)

Beşiktaş Cola Turka Bursa deplasmanında Oyak Renault'la karşılaşırken tabiki herkesin aklında Iverson oynayacak mı sorusu vardı.AI bu maçta oynamadı ama maçı izleyenler Beşiktaş'ın guardı Mire Dejuan Chatman'ın müthiş şovuna tanıklık etti.Beşiktaş'a geldiğinden beri çok iyi katkı veren hatta geçen sene ceza alana kadar lig Mvp'si için en büyük aday olan Chatman bu maçta harika bir performans ortaya koydu ve uzatmaya giden maçta 34 sayı 10 ribaunt 8 asist ve 6 top çalmayla oynadı.

Chatman'ı hep sevmişimdir zaten Beşiktaş taraftarı da sever.El-Amin'den sonra en uzun süre takımda kalan oyuncu yanlış hatırlamıyorsam.Bu sene de iyi oynuyor Iverson'un gelişiyle çok tehlikeli bir ikili oluşturucaklar.Ama şu performansa şapka çıkartmamak elde değil.Bir guard olarak her türlü işi yapıyor ve o oyundayken Beşiktaş bambaşka bir takım oluyor.Tebrikler Chatman.

12 Kasım 2010 Cuma

Enes'e Kötü Haber



Genç Türk yeteneğimiz Enes Kanter bilindiği gibi Fenerbahçe altyapısından yetişmişti ve daha sonra Amerika'da Kentucky Üniversitesi'nden burs almıştı.Ancak NCAA yönetimi Enes'in daha önce profesyonel olduğunu bu sayade 33 bin dolar gelir elde ettiğini ve sadece amatör basketbolcuların forma giyebileceği NCAA'de oynayamayacağı açıklandı.

Bu tabiki Enes için çok kötü oldu.Yani Nba scout'ları genel olarak Ncaa'i takip ediyorlar ve Enes'in de daha şimdiden dikkat çektiğini biliyoruz.1 sene daha Ncaa'de oynadıktan sonra muhtemelen ilk 5'ten seçilicekti Enes hatta bazı değerlendirmelerde ilk sıra için en büyük aday olarak gözüküyor ama işte bu haber hesapları değiştirdi.

Şimdi Enes'in bu sene mutlaka basketbol oynaması lazım.Bu da D-League'te olabilir.Ama orda alınan başarılar pek te belirleyici olmuyor.O yüzden Enes'in göstereceği iyi performanslar bazı scout'lara boş gelebilir.Bu da sıralamasını değiştirir.Ayrıca nispeten daha kolay rakiplere karşı oynadığı için de kendini geliştirme şansı azalır.Bu da onun gibi genç bir basketbolcu için kötü olur tabiki.

Enes'in bir başka şansı ise kulübü Fenerbahçe'de oynaması.Ancak bu da yine kötü olur çünkü Fenerbahçe kadrosunu kurdu ve sağlam bir uzun rotasyonları var burada kadro da oturmuş olduğundan Enes gibi genç bir oyuncuya yer açılmayabilir.Böylece az süre alır ve yine kendini geliştirmesi zorlaşır.

Son şansı ise kulübü Fenerbahçe'nin de kabul etmesiyle başka bir lulüpte oynayabilir Enes.Bu onun için en güzeli olur bence.Sonuçta gideceği kulübü süre almasına göre kendi belirler.Ayrıca daha dişli rakiplerle oynar.Heleki Eurolegue'te oynayan bir takıma giderse onun için çok iyi olur.Bu sayede de kendini geliştirebilir.Onun için en mantıklı olan bu seçenek duruyor bana göre.

Tabi bunun olması Enes için kötü oldu.Bakalım bu seneyi nasıl geçirip kendini nasıl geliştirecek ve kendine nasıl bir rol çizecek Enes Kanter.Daha şimdiden umutlar çok ondan inşallah bu başına gelen son problem olur da Nba'de ülkemizi temsil eden Türkler arasına girer ve Milli Takım'la da başarılar kazanrı Enes.

Bu Nasıl Hava?



Kasım ayındayız.Ortasına geldik nerdeyse.Normalde havanın böyle soğuk olması arada yağmur yağması gerekir ama nerdee?Güneş tepede sıcaklık 20 derece civarı hep.Kısa kolluyla çok rahat gezilir sadece sabah ve akşam serin oluyor o kadar.O da ince bir polarla rahatça geçiştirebilinir.

Bir ara soğuklar oldu.Yurda kışlıkları getirdim kısa şeyleri götürdüm ama bı sıcaklarda ters köşeye yattım çok fena.Havada maşallah aynen devam hiç bir serinleme bile yok.Nasıl bir Kasım ayıdır anlamadım.Ne zaman hava soğuyacak merak ediyorum mayıs ayında filan mı acaba.İyice dengesi şaştı dünyanın.Ehehehe

11 Kasım 2010 Perşembe

Dişlik Takın Arkadaşım !



Gerçekten çok ilginç sahne,dişliklerin önemi birkez daha ortaya çıkıyor.Videonun sonuna kadar izleyin.Diş tükürme sahnesi..

Lebron James'ten Ameliyat



Miami Heat'in süperstarı Lebron James benchte sıkılınca zaman geçirmek için kendince bir yol bulmuş gibi.Hem kendini de rahatlatmış.Zaten o burun delikleri normal yollarla oluşmuş olamaz.Ne diyelim iğrençsin Lebron.

10 Kasım 2010 Çarşamba

Peace




Var mı barıştan öte.Savaşa karşıyız baylar bayanlar.Bilgisayar oyunları hariç.ehehe

Fotoğraf:All-Star 2002(MJ-KB)



Michael Jordan'a birazcık sempatim olmasından dolayı arada işim olmaz fotoğraflara bakarım.Ancak bu fotoğrafı hatırlamıyorum açık açık.Gördüm paylaşıyım dedim.2002 All-Star Philadelphia.Ayrıca Kobe Bryant'ın ilk All-Star Mvp'si olduğu yıl.

Millsap'in Büyüsü


Geride bıraktığımız gecenin en güzel maçlarından biriydi Utah Jazz-Miami Heat maçı.Tabii beklentiler Heat'in kazanması yönündeydi.Aslında Heat kazanmak için her şeyi yaptı.İstatistik kağıdına bakınca inanılmaz işler yaptıkları ortada.Bosh 17 sayı 9 ribaund,Lebron 20 sayı 14 asist 11 ribaund,Wade 39 sayı 6 ribaund..Büyük üçlüden 66 sayı geldi,ancak yetmedi.

Utah'da geldiğinden beri her gün oyununa yeni bir şey ekleyen,pozisyonuna göre kısa boylu olmasından ötürü genel menejerlerce gözard edilip 2.turdan draft edilen Millsap,şansında yanında olmasıyla birlikte adeta patlama yaptı.46 sayı 9 ribaund'la oynayan Millsap,takımının maçı uzatmaya götürmesindeki bir numaralı etken oldu.Son 15 saniye 8 sayı kaydetti.8 sayının 6'sını üçlüklerden kazandırdı ki bu sezon şu ana kadar çıktığı 7 maçta daha önce üçlük çizgisinin gerisinden şut yollamamıştı.Dün gece itivbariyle şans faktörünün Millsap'ın yanında olduğuna şüphe yok,ancak Millsap'in de hakkını vermek gerek.Millsap'ın bu inanılmaz oyunuyla ilk yarıda 32 sayı atan Utah Jazz,ikinci yarıda 72 sayı kaydetti.

Tabii Mehmet Okur gelince kimmin benche oturacağı konusu biraz sıkıntılı olacak gibi.Sloan'ın kafasındaki bazı şeyler hiç değişmez,ama bu saatten sonra Millsap'i de benche oturtturmaz diye düşünüyorum.

Iverson'un İmza Töreninden Notlar


Dün akşam bildiğiniz gibi Beşiktaş'ın yeni transferi süperstar Allen Iverson'un imza töreni vardı.Biz de yurttaki arkadaşlarla ani bir kararla gitmeye karar verdik törene.Arkadaşlarım arasında sadece Beşiktaşlı ben vardım.Onlar Iverson'u görmeye geldiler bu da Iverson'un nasıl ilgi çekiceğinin ufak bir göstergesi gibi.

Dediğim gibi ani bir karardı ve imzaya 15 dk kala yurttan çıkıp Akatlar'a gittik.Taksici abi de sağ olsun biraz gezdirdi(!) bizi ve salona geldik.Salonda büyük boşluklar olmasına çok şaşırdım.Kasımpaşa maçı baya bir etkiledi sanırsam.İçeriye rahatlıkla girdik.Onu görmek büyük heyecan veriyordu bana gerçekten.Iverson'un sahaya gelişi çok güzeldi.Işık şovlarıyla çok güzel bir gösteri hazırlanmıştı Iverson için..Beşiktaş'ın çocuğu Allen Iverson tezahuratları çok hoşuna gitmiş.Yine yapılırken çok eğlendi çok mutlu olduğunu gördük.Formasını gösterdi platforma çıkarken.İmzayı attı iddalı açıklamalarda bulundu.Ve başarı pozunu verdi AI.

Daha sonra altyapıda oynayan 3 çocukla 2'ye 2 maç yaptı.Tabiki kendini kasmadı.Ufak dripling şovları yaptı.Bu arada sıcak tavırları ve orda bulunmaktan aldığı keyif görülmeye değerdi.Çocuklarla şakalaştı.Taraftar bağrına bastı hemen Iverson'u o da bu ilgiden oldukça memnundu.Çocuklarla maçında pek kasmadı dediğim gibi ama birkaç turnike de kaçırmadı değil hatta bunun üstüne aramızda "Gerçek Iverson ne zaman çıkıcak?" espirileri bile döndü.Ufak dripling şovları alkış aldı seyirciden.O da çocuklarla şakalaştı ve bu ufak maç sona erdi.

Daha sonra Iverson'dan üçlü çektirmesini izledi taraftar.Şaşkın şaşkın bize doğru baktı Iverson ne yapıcağını bilmiyordu.Gülüşmeler oldu tabiki ve daha sonra oradaki görevli ona üçlü çektirmeyi öğretti.Heycanlı bir şekilde ama biraz da çekingen olarak yaptı hareketi taraftar üçlüye başlayınca çok eğlendi.Ama biraz yumuşak yapmıştı görevli tekrar ve daha sert bir şekilde yapmasını söyledi.Tekrar üçlü çektirdi bu sefer daha güzel oldu.O da çok eğlendi hoşuna gitti bu hareket.Sonra bir tane de kendi isteğiyle yaptı.Bu seferki harika oldu.O anki mutluluğunu,aldığı keyfi görmenizi çok isterdim.Küçük bir çocuk gibi eğleniyordu.Taraftarla bütünleşti üçlü çekilirken tempo tuttu.Dediğim gibi mutluluğunu orada bulunmaktan aldığı keyfi,taraftardan gördüğü ilgiye hayran kalışını görmek harikaydı.Taraftar da Beşiktaş'ın çocuğu diyerek tekrar bağrına bastı Allen Iverson'u.

Son kez taraftarı selamladı ve içeriye girdi Iverson ve imza töreninin sonuna gelindi.Gerçekten çok keyif aldım.Onu Beşiktaş formasıyla görmek inanılmaz heycan vericiydi.Forma da çok yakışmıştı açıkçası.Onun da burada mutlu olduğunu görmek ayrıca bir mutluluk verdi.İnşallah başarılı olucak Allen Iverson yanlız tabiki inanılmaz reklamı oluyor Beşiktaş'ın bu arada.Her türlü yabancı sitede Iverson'un buraya gelişine,karşılanışına,gösterilen ilgiye geniş yer ayırdı.

İmza töreni güzel geçti.Çok keyif vericiydi ama katılımın düşük olması biraz kötüydü.Taraftarın dışarıya taşmasını bekleniyordu kurulan dev ekran boş kaldı.Zaten salonda da boşluklar vardı.Umarım bu boşluklar artık olmayacak ve Beşiktaş seyircisi Allen Iverson'lu basketbol takımına hak ettiği değeri fazlasıyla vericektir.

Bizde bu keyifli dakikalardan sonra tekrar yurda döndük.Sağolsun bu sefer gezdirmedi gelen taksici bu arada direk götürdü Beşiktaş'a.Ve bizde Iverson'u görmenin ve o ortamda bulunmanın verdiği mutlulukla tekrar yurda geldik.


Çok Güzel Hareketler'de Yaprak Dökümü



Kanal D'nin sevilen programı Çok Güzel Hareketler'de yaprak dökümü başladı.Önce Yılmaz Erdoğan artık yorumlarıyla katılmayacağını söyledi programa.Aslında bu da genç oyunculari için iyi oldu.Kendi başlarına bişeyler yapıcaklardı ancak ardından oyuncu kadrosundan da ciddi kayıplar geldi.

Hıyarlı Baba karakteriyle ünlenen Şahin Irmak önce ayrılık kararını açıkladı daha sonra da Büşra Pekin,Murat Eken ve Bülent Emre Parlak ta programdan ayrıldıklarını açıkladılar.Zaten son zamanlarda ciddi anlamda az skeçte rol alıyorlardı bişeyler olduğu belliydi sonunda ayrılık oldu.Bu isimlerin kendi yazdıkları sinema filminde oynayacakları ve BKM bünyesinde kalmaya devam edicekleri açıklandı ayrıca bazı sitcom dizilerinde de rol alıcakları söyleniyor.Ama tabiki bir ayrılık söz konusu ve bence bazı problemler buna yol açtı.Sonuçta bu 4 oyuncuda buu programın çok önemli 4 oyuncusuydu.Yani sinema filmine ağırlık vermeleri bence bir bahane.Sonuçta az da olsa buraya çıkıp 2-3 skeç oynayabilirlerdi.

Eser,Oğuzhan,İbrahim'in oluşturduğu bir grup var bence orda ve bu grup özellikle de Yılmaz Erdoğan'ın gitmesinden sonra daha da öne çıktığı için diğer oyuncular rahatsız olmuş olabilir.Neyse inanılmaz komplo teorileri ürettim bende şaşırdım kendime biraz da kaptırıp abarttım sanırım.Masum bir ayrılık ta olabilir.Gerçekten sinema projesine önem vericeklerdir.Diğer fırsatları da değerlendirmek istiyor olabilirler ki bence hakları sonuçta sonsuza kadar burada kalıcak halleri yok.Böylece yeni yetenekler de görücez demektir Çok Güzel Hareketler'de.Ama tabiki bu 4'lünün ayrılması üzdü beni.Sağlam bir kan kaybı oldu bu.Hıyarlı Baba mesela en sevilen skeçlerden biriydi.Ayrıca oyunculukları da çok iyiydi bu isimlerin.Bakalım nasıl etkilenecekler bu ayrılıklardan.Ama tabiki çok kötü olmuş keşke bir arada kalsalardı.

He unutmadan bu olaylardan sonra Yılmaz Erdoğan yorumlarıyla arada tekrar programa katılacağını söyledi.Belliki ayrılıkların programı etkilemesini istemiyor ve tecrübesiyle onları en az hasarla kurtarmaya çalışıcak.